Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

18 sonuç · “hades

01
Sözlük

Muhâdese

(48 (محا د 1, Konuşma. 2. tas. Hakk'ın kuluna mülk ve madde âlemindeki varlıklardan hitap etmesi. Hz. Musa'ya ağacın hitap etmesi gibi (kı; CT; İFM).

02
Sözlük

hades

fık. Sözlük anlamı, “Kısa zamanda oluşan, birdenbire ortaya çıkan.” olan bu terim, abdestsizlik veya cünüplükten dolayı meydana gelen manevî kirliliği ifade etmek için kullanılmıştır. Namazm dışındaki altı şartından biri olan “hadesten taharet” sözüyle hükmî kirliliğin oluşması ifade edilmiş ve “hades”in oluşması münasebetiyle namaz veya oruç gibi farz olan bazı ibadetlerin yerine getirilmesi mümkün görülmemiştir. Fıkıh büiminde, önce bu kirlilikten armması sonra insanın üzerine farz olan ibadetleri yerine getirmesi öğütlenmektedir.

03
Sözlük

hadesten taharet

hadesten taharet a. Namazm dışmdaki altı şartmdan biri. bk. hades

04
Sözlük

hades-i ekber

fık. Gusül yapmayı gerektiren, yani cünupluk, hayız ve nifas gibi durumlar, büyük kirlilik için kullanılan terim

05
Sözlük

hades-i semâvî

Q^jLoxu ûja.) fık. Burun kanaması, kusma gibi elde olmayan sebeplerle oluşan kirlilik

06
Sözlük

Hades-i zâhir

Abdest veya guslü gerektiren hükmî kirlilik hâli. Maddî necasetten farklıdır; ibadet öncesinde usulüne göre tahâretle giderilir.

07
Eser

SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI

Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş

08
Eser

RIBAT VE TEKKELERDEKİ SÛFİLERİN ÖZELLİKLERİ

Avârifü’l-Maârif · 15. bölüm · Bil ki; rıbat ve tekkelerin (mânevi bir eğitim müessesesi olarak) te’sisi, hidayet üzerindeki İslâm ümmetinin bir süsü (iftihar tablosudur). Rıbat ve tekkelerde yaşayan sûfilerin,

09
Eser

SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI

Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi

10
Eser

SEFERDEN DÖNME ÂDABI.

Avârifü’l-Maârif · 18. bölüm · Sûfi, seferden döndüğü zaman, seferin meşakkatlerinden Allah Teâlâ’ya sığındığı gibi, ikâmet hâlindeki âfetlerden de O’na sığınması gerekir. Bu hususta, hadis-i şerifte şöyle bir d

11
Eser

MÂNEVÎ FETİHLER VE İLÂHÎ İHSANLAR

Avârifü’l-Maârif · 20. bölüm · Sûfinin, Allahu Teâlâ ile meşguliyeti kemâle erince ve içinde bulunduğu vaktin hukukuna tam riâyetle takvâda ilerleyip zühdü tamam olunca, sebeplere sarılmayı terk eder. Kendisine

12
Eser

SÛFİLERİN AHLÂK ANLAYIŞI

Avârifü’l-Maârif · 29. bölüm · Sûfiler, Rasûlullah (a.s) Efendimize uyma konusunda insanların en ileride bulunanları ve O’nun sünnetini ihyaya en fazla lâyık olanlarıdır. Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) ahlâkı ile ahl

13
Eser

SÛFİLERİN AHLÂKI

Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo

14
Eser

TAHÂRET ÂDABI

Avârifü’l-Maârif · 33. bölüm · Allahu Teâlâ, Ashâb-ı Suffe hakkında şöyle buyurmuştur: "O mescitte (günahlardan ve pisliklerden) temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah güzelce temizlenen kimseleri sever.” (Tev

15
Eser

KURBİYYET EHLİNİN NAMAZI

Avârifü’l-Maârif · 37. bölüm · Bu bölümde, namazın keyfiyetini, şeklini, şartlarını, zâhirî ve bâtıni edeblerini, ilmimizin ve anlayışımızın imkan verdiği ölçüde anlatmaya çalışacağız. Ancak, bu konuda söylenmiş

16
Eser

Sayfalar 77–84

Muzaffer Ozak Külliyatı · Yunus Isa Uzeyir incil Lokman Zülkarneyn » Muhammed Mustafa aleyhissalâtü ves-selâm (Kur'an-1kerimde ismi geçmemekle beraber Şit aleyhisselâma da 50 suhuf nâzil olmuştur.) Lâm Bunl

17
Eser

Sayfalar 302–307

Muzaffer Ozak Külliyatı · hammed aleyhisselâmın nübüvvetine şehadet edip, beş vakit namazı vaktinde eda, zahirinde tadil-i erkâna, farzına, vacibine, sünnetine, riayet, batınında ise Allaha tam teslimiyet,

18
Eser

Sayfalar 490–497

Muzaffer Ozak Külliyatı · Insana ve irfana yakışan; her şeyden önce kendini bilmek aczini ve zaafını idrak etmektir: Bakuben ne göresin? Gözün açılmayınca, Kimseyi ne bilesin? Sen, seni bilmeyince.. Tek ve