ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
13 sonuç · “fâsık”
01fâsık
Allah’ın buyu duğu emirleri yerine getirmeyi na asi olan mümin veya kâfir için re kullanılan terim. Kur’ân-ı ış Kerîm’de bu söz, kök biçiminde ı- yedi ayette, çekimli fiil olarak on u ayette, “fâsık” olarak da otuz r; yedi ayette yer almaktadır. Hak dislerde ise çoklukla Kur’ân-ı n Kerîm’de söz konusu olan anlamlanyla geçmektedir. Bu söz, büyük mezheplerde de kâfir >) olarak nitelenmiştir. Söz gelişi de Hâricîler, büyük günah işleyen ma herkese “fâsık”, her fâsıkın da cu rî kâfir olduğunu savunmuşlardır. ğu Şiîler ise büyük günah işleyen, dinin emir ve yasaklannı hafife alacak derecede fıskmı izhar k. edenlere “fâsık” ve bunlara da akâfir demiştir. Mâliki, Şâfi’î ile -ı Hanbelîlere göre fâsık, velâyet da hakkmı kaybetmiştir, bundan ğu dolayı da “kadı” olarak tayin edilmemiştir. Hanefiler, bunlara k. göre daha toleransh olup kadılıle ğa bir fâsık tayin edilmişse verzı diği kararlar geçerli olur. Ancak e baştan bu tür kimselerin o göreu, ve getirilmemesinin daha uygun a olacağı görüşü hâkimdir. it § tam. fâsıku’l-te'vîl a. az İslâm inancma egöre, dinin bütün emir ve yasaklarmı benimsemekle bir >) likte Kur’ân-ı Kerîm ve sünnetin bir hükmünü kendince yorumlayan veya küfre varmamak kaydıyla iman yourlundan ayrılmış kimse. ip
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl
Sayfalar 37–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · nur, herhangi bir kimseyi çağırır gibi Yâ Ahmed, Yâ Muhammed diye çağırırsanız bütün hayırlı amellerinizi iptal etmiş olursunuz. Siz, bunun farkına bile varamazsınız. Dikkat ediniz
Sayfalar 73–79
Muzaffer Ozak Külliyatı · lâdına dehşetli bir düşmandır. Şeyh şeklinde görünür ve seni namazından, niyazından alıkoyar. Şeytan, mü'mine şu şekilde vesvese verir: — Namaz da ne imiş? der. — Yatıp, kalkmaktan
Sayfalar 78–84
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bir nigehe talibem, baksa biraz yüzüme Ayağının tozunu çeksem sürme gozüme Mübarek kademini bassa bir kez yüzüme Türabım kapısında billâhi Muhammedin Nûr-u çeşmim Ahmedin. Aşki lay
Sayfalar 137–144
Muzaffer Ozak Külliyatı · Üçüncü hicaba HICAB-ÜL-MİNNET adını verdi ve minnet hicabında da ruh-u Muhammediyye'yi on bin sene karar ettir. di. Ruh-u Muhammedi bu hicapta da: SÜBHANE MEN HÜVE DÂ'İMÜN zikriyle
Sayfalar 155–160
Muzaffer Ozak Külliyatı · bur ve muztar kalmadıkça kimseye kıymadık. Oysa, insan kılıgında yaratılan bu hayâsızlar, hemcinslerinin hayâ duygularına insafsızca kıyarak, bizlerden çok aşağılık olduklarını isp
Sayfalar 161–167
Muzaffer Ozak Külliyatı · onun için yaratılmıştır. O insan ise, Allahu teâlâ'ya kulluk için halk olunmuştur. Kâfirlerin de gördükleri rü'yâların hak olduğuna siyer, tarih ve nice sadık kişiler şahittir. Bu
Sayfalar 214–221
Muzaffer Ozak Külliyatı · memiştir. Hayvanlar da, tıpkı insanlar gibi yerler, içerler, yediklerini ve içtiklerini çıkarırlar, yeniden acıkırlar, dişileri ile çiftleşirler ve ürerler, sıcaktan veya soguktan
Sayfalar 222–229
Muzaffer Ozak Külliyatı · katil hadiselerinin rehberi ve öncüsü olarak her birinden nasibini alacaktır. Milletler, birbirlerinden akıl, feraset, fetanet, güç. kuvvet, güzellik bakımlarından farklı ve faik o
Sayfalar 269–274
Muzaffer Ozak Külliyatı · Seni tesbih ve tenzih ederiz, seni hakkıyle bilemedik. ey Mâ'ruf Seni tesbih ve tenzih ederiz, seni hakkıyle zikredemedik ey Mezkûr. Seni tesbih ve tenzih ederiz, sana hakkıyle şük
Sayfalar 237–244
Muzaffer Ozak Külliyatı · cüsü madenlerden, toplanan vergilerdir. (Padişahın bu sözünden anlaşılıyor ki, o devirde madenlerimiz işletilmekte imiş.) Yoksa. milletim Karun kadar zengin olsa, ellerinden zulüm
Sayfalar 216–222
Muzaffer Ozak Külliyatı · tigim için bana kızma. Aleyhimde bulunma. Bunları bana Allah söyletiyor. Söyleyene bakma söyleteni gör. Sana nimeti verene bakma, verdirene nazar et. Sana sopayı vuranı nazar-ı iti