Ara
Menü
ذ

fâsık

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Allah’ın buyu duğu emirleri yerine getirmeyi na asi olan mümin veya kâfir için re kullanılan terim. Kur’ân-ı ış Kerîm’de bu söz, kök biçiminde ı- yedi ayette, çekimli fiil olarak on u ayette, “fâsık” olarak da otuz r; yedi ayette yer almaktadır. Hak dislerde ise çoklukla Kur’ân-ı n Kerîm’de söz konusu olan anlamlanyla geçmektedir.

Bu söz, büyük mezheplerde de kâfir >) olarak nitelenmiştir. Söz gelişi de Hâricîler, büyük günah işleyen ma herkese “fâsık”, her fâsıkın da cu rî kâfir olduğunu savunmuşlardır. ğu Şiîler ise büyük günah işleyen, dinin emir ve yasaklannı hafife alacak derecede fıskmı izhar k.

edenlere “fâsık” ve bunlara da akâfir demiştir. Mâliki, Şâfi’î ile -ı Hanbelîlere göre fâsık, velâyet da hakkmı kaybetmiştir, bundan ğu dolayı da “kadı” olarak tayin edilmemiştir. Hanefiler, bunlara k.

göre daha toleransh olup kadılıle ğa bir fâsık tayin edilmişse verzı diği kararlar geçerli olur. Ancak e baştan bu tür kimselerin o göreu, ve getirilmemesinin daha uygun a olacağı görüşü hâkimdir. it § tam.

fâsıku’l-te'vîl a. az İslâm inancma egöre, dinin bütün emir ve yasaklarmı benimsemekle bir >) likte Kur’ân-ı Kerîm ve sünnetin bir hükmünü kendince yorumlayan veya küfre varmamak kaydıyla iman yourlundan ayrılmış kimse. ip

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Açıkça günah işlemekten çekinmeyen, âsî, günahkâr mü'min.

Fâsıkın fıskına mâni olmağa kudreti varken, kimse mâni olmazsa, Allahü teâlâ, bunların hepsine, dünyâda ve âhirette azâb yapar. (Hadîs-i şerîf-Berîka)

Fâsık medh olunduğu zaman, Rabbimiz gadâba gelir. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî, İbn-i Adî)

Kızını fâsığa veren mel'ûndur. (Hadîs-i şerîf-Zevâcir)

Öğrenilmesi farz ve vâcib olan fıkıh (din) bilgilerini öğrenmemek fısktır, günahtır. Fâsıkların şâhidliği kabûl olmadığı için, şâhidlere îtirâz olunduğu zaman, hâkim şâhidlere fıkıhtan sorar. (İbn-i Âbidîn)

Fâsıkın, bid'at sâhibinin (inanışı bozuk olanın) ve âsînin evine, ziyâfetine, ancak zarûret olunca veya bir kimsenin işini görmek için gidilir. (İmâm-ı Gazâlî)

Sözlüğe dön