ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
31 sonuç · “Vâhid”
01Ebü’l-Fazl Abdülvâhid b. Abdülazîz et-Temîmî
Ebü’l-Fazl Abdülvâhid b. Abdülazîz et-Temîmî (342/953-954–425/1033-1034), babası Abdülazîz et-Temîmî’nin ilim ve tasavvuf çevresini sürdüren Bağdatlı Hanbelî âlim; Kādirî silsilesinin Ebü’l-Ferec et-Tarsûsî’ye uzanan ara halkasıdır.
Ebü’l-Ferec Muhammed et-Tarsûsî
Ebü’l-Ferec Muhammed b. Abdullah et-Tarsûsî (ö. 447/1055), kaynaklarda Kudüs şeyhi diye anılan; Abdülvâhid et-Temîmî’den hırka alıp Ebü’l-Hasan el-Hakkârî’ye aktaran, Kādirî silsilenin erken âlim-sûfî halkasıdır.
Ebü’l-Hasan Abdülazîz b. Hâris et-Temîmî
Ebü’l-Hasan Abdülazîz b. Hâris et-Temîmî (317/929–371/981-982), Hanbelî fıkıh ve hadis çevresinde yetişen Bağdatlı âlimdir. Tasavvuf silsilelerinde Ebû Bekir eş-Şiblî’den sonra, oğlu Ebü’l-Fazl Abdülvâhid’den önce anılır.
Hâfız Abdullah Kârî Taşkendî
Abdülvahid Sayramî'nin halifesi Abdullah Kârî, Taşkent-Koyluk merkezli sohbetleriyle Fergana, Cizzah ve komşu bölgelerde Hüseyniyye devamını taşıdı.
Şeyh Abdülvahid Sayramî
Tacikistan'ın Ura-Tübe çevresinde doğan Abdülvahid Sayramî, Buhara'da eğitim gördü; Güney Kazakistan'daki Kuşçu-Ata çevresinde baskı döneminde irşad ve meslek ağı kurdu.
Şeyh Hâlil b. Hüseyin Eşrefî
Hüseyin Efendi’nin birâderidir. Ondokuz sene kadar irşâd-ı ibâd ile meşgûl olup, 1145/(1732)’de meşâyıh-ı Kâdiriyye’den Şeyh Ali el-Vâhidî Efendi’yi tevkîl ederek Hicâz’a gidip, Medîne-i Münevvere’de rahmet-i ilâhîyyeye müstağrak olmuştur. Târîhi: Olup mısrâ-ı evvel sâde âhir cevherî Hâfız İki mısra’larını eyledim târîh-i nev-i
Şeyh İbrahimcan Akkorganî
Fergana'nın Akkorgan köyünde doğan İbrahimcan Akkorganî, Abdülvahid Sayramî ve Abdullah Kârî yanında yetişti; Sovyet ve bağımsızlık dönemlerinde sohbet, hizmet ve el emeğini birleştirdi.
yed-i vâhid
yed-i vâhid a. Uij a) Tekel. yed-i yümnâ a. (^ ^ t Ukba. yed-i yüsrâ a. [< F. + Ar.] t Kuvvet ve kudret anlamm kullanılan tasavvuf! terim
şevâhidü’n-nübüvve
a'lâmü’n-nübüvve, delâ'ilü’n-nübüvve
icâre-i vâhide
G^lj sjLJ) fik. Vakıflara ait gelirlerin bir defaya mahsus olmak üzere kiraya verilmesi konusu
hazret-i vâhidiyye
Tasavvuf düny smda, “hakîkat-i Muhamm diyye” (bk. bu madde) iç kullanılan tasavvuf! terim
ashâbu’l- vâhid
Peygamber zamanmdan sadce bir tek hadis nakleden sahabîlere verilen ad için kullanılan bir terim
Paşmakçı Ali Efendi (Küçük Piyâle) Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Beyoğlu, Kaptanpaşa Mahallesi'nde, Kasımpaşa Zincirlikuyu Caddesi üzerindedir. İlk defa XVI. yüzyıl sonlarında Kurd Kaptan tarafından mescid olarak yaptırılmış, XVII. yüzyıl başlarında tekke olarak yeniden inşa ettirilmiştir. Tekkenin ilk şeyhi Bayramî-Melâmîlerden Paşmakçı Ali Dede'dir; ondan sonra oğlu Seyyid İshak Efendi, ardından Seyyid Pîr Muhammed Efendi ve Seyyid Halil Efendi postnişin olmuştur. Muabbir Tekkesi şeyhi ve Kādirîhâne şeyh vekili Ali el-Vâhidî'nin damadı Abdurrahman Efendi ile birlikte tekke Kādiriyye'ye intikal etmiş, son şeyhi Hâfız Muhammed Cemâleddin (Zâkirbaşı Kasımpaşalı Cemal) Efendi 1910'da tayin edilerek 1925'e kadar burada kalmıştır. Süleyman Safî Efendi'nin şeyhliği döneminde son kez inşa edilen yapının resm-i küşâdı 14 Rebîülâhir 1321 (10 Temmuz 1903) tarihinde yapılmıştır. 1925'ten sonra Vakıflar İdaresi tarafından kiraya verilmiş, 1934'te Kasımpaşa Camikebir imamı Ahmed Kalafat buraya taşınmış ve ailesi günümüze kadar burada oturmayı sürdürmüştür.
Konya (Çelebilik makamı)
Konya · Türkiye · Kendisine şeyhlik destarı vererek Beşiktaş Mevlevîhânesi meşihatına tayin eden Sadreddin Çelebi'nin makamı; mektuplarının büyük kısmı da buradaki Abdülvâhid Çelebi'ye yazılmıştır. İlişkili kişi dosyası Hüseyin Fahreddin Dede : Hüseyin Fahreddin Dede (1854–1911), Bahariye Mevlevîhânesi'nde otuz dört yıl postnişinlik yapan; ney, beste, şiir ve dil öğretimini aynı irfan çevresinde birleştiren son dönem İstanbul Mevlevîliğinin önde gelen ismidir.
Hasan-ı Basrî'nin Tasavvuf Silsilelerindeki Yeri
Tarihî temas, ilmî isnad ve manevî aidiyet katmanları. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Kübreviyye Silsile Varyantları
Ammâr-ı Yâsir, İsmâil el-Kasrî ve Ehl-i beyt hatlarını birbirine karıştırmadan okumak. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Sa‘diyye'nin On İki Esmâlı Sülûk Dizisi
Esmâ dizisi Sefîne kaydında sülûk şu on iki isimle açıklanır: Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hayy, Kayyûm, Kahhâr, Vâhid, Azîz, Vedûd, Vehhâb ve Müheymin. Liste değil eğitim Esmâ yalnız ardışık kelimeler değildir; şeyhin gözetiminde zikir, ahlâk, hizmet ve hâl denetimiyle yürüyen eğitimin aşamalarıdır. Kaynak farkl
Abdullah Bosnevi ve Merâtib-i Vücûd
Mertebe neden kullanılır? Merâtib-i vücûd tasnifleri tek varlığın çoğalma hikâyesi değil, mutlaklık, ilim, ruh, misal ve duyulur âlem arasındaki nispetleri açıklama araçlarıdır. Tasnif sayısı müellif ve metne göre değişebilir. Yedili tasnif Ahadiyyet, vahdet, vâhidiyyet, ruhlar, misal, şehâdet ve insan mertebeleri olarak özetlenen yedili düzen, Hakk'ın zâtın
Abdülkerîm el-Cîlî’de İnsan-ı Kâmil
Ayna, tecelli, Hakîkat-i Muhammediyye ve varlık mertebelerini hulûl diline düşmeden okumak
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
TASAVVUFUN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa
Sayfalar 18–25
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YA GAFURU ism-i celilini, hummaya ve başağrısına uğrayanlarla, gam ve keder içinde bulunanlar devamlı okurlarsa kurtulurlar.) 3EJE3, Eş Şekûrü Celle Şanühu Kendi rızâsı için yapıl
Sayfalar 41–48
Muzaffer Ozak Külliyatı · ETVAR-I-SEB'ADA OLAN ESMÂ-I-İLÂHİYYENİN RENKLERI Tevhidin nuru hava'i mavi Ism-i-celâlin nuru kırmızı İsm-i-Hû'nun nuru yeşil İsm-i-Hak'kın nuru beyaz Ism-i-Hay'yın nuru sarı İsm-i
Sayfalar 134–145
Muzaffer Ozak Külliyatı · VE EZKÂ TAHİYYATİKE FADLEN VE ADEDEN Tahiyyatının sayı ve fazilet bakımlarından en pâk ve arınmışını ALÂ EŞREF-İL HALÂ'İK-İL İNSANİYYETİ İnsan olarak yaratılmışların en şereflisi V
Sayfalar 147–161
Muzaffer Ozak Külliyatı · el-lâtifü, eş-şekûrü, el-aliyyü, el-kebirü, el-hafizü, el-mukiytü, el-hasiybü, el-celilü, el-cemilü, el-kerimü, er-rakıybü, el-müciybü, el-vâsi'ü, el-hakimü, el-vedûdü, el-mecidü,
Sayfalar 178–192
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahiym Lâ ilâhe illâllahü adede habbâtihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hayatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hasatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede kelimatihi.. Lâ
Sayfalar 168–176
Muzaffer Ozak Külliyatı · ümmetimin Yahudileridirler. Bunlar, kafalarını traş ettirirler, seslerini yükselterek bağırır gibi Allah'ı zikrederler ve kendilerini ebrâr tarikinden zannederler. Halbuki, bunlar
Sayfalar 194–208
Muzaffer Ozak Külliyatı · nanenAw ya berrü, yâ tevvâbü, yâ mün'ımü, yâ müntekımü, yâ afüvvü, yâ râ'ufü, ya mâlik-el-mülki, yâ zel-celâli vel-ikrami, yâ Rabbi, yâ muksitü, yâ câmiü yâ ganiyyü, yâ mugni, ya m
Sayfalar 232–246
Muzaffer Ozak Külliyatı · BOCT 90 0004 mu'azzamü sübhaneke yâ kayyûm-ül mükerremü sübhaneke yâ bâ'isü sübhaneke yâ vârisü sübhaneke yâ muktedirü sübhaneke yâ âlim-es-sırrı vel-hafiyyat sübhaneke yâ bâ'ise m
Sayfalar 275–287
Muzaffer Ozak Külliyatı · hayret ve durgunluk verecek şekilde halk ve icat eden Aliahim... Ey daima diri, mahlükatının korunup kollanmasına kaim, ey celâl, azamet ve ikram sahibi Allahim... Ulûhiyyetinin az