ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
14 sonuç · “Takdis”
01Takdis
Temizleme, arındırma, kutsama, 2. tas. a Hakk'ı, şanına yakışmayan her çeşit kusurdan mutlak olarak tenzih etmek (cr). b Kutsal kılma, kutsallaştırma. “Kaddesellâhu sırrahü,” “kuddise sirruha,” sözleri ölü veliler için Söylenir ve “Allah onun sırrını (ruhunu) mukades kılsın,” anlamına gelir. c Kutsal haber veya kutsal bilgi; Hak'tan gelen ilâhî haber ve bilgi. Tarikat ehli genellikle ermişlerin kutsiyetine inanır ve bunun onlardan kendilerine de sirayet etme- REEL Talep sini ümit eder. “Kutsal nefes,” “kutsal mektup” (enfâs-i kudsiye, mektübât-ı kudsiye) gibi ifadeler bunu gösterir. Evliyanın kullandığı eşyanın da mukaddes olduğuna inanılır. Bkz. Teberrük. Tâk-ı ebru (4 » (طاق! 1. Kemer kaş. 2. tas. Kendisinde görülen kusur sebebiyle derece ve makamından düşen sâlikin bu halde terk ve ihmal edilmesi (us). Kemer kaş. 2. tas. Kendisinde görülen kusur sebebiyle derece ve makamından düşen sâlikin bu halde terk ve ihmal edilmesi (us).
Ürgüp yöresi
Nevşehir · Türkiye · Hıristiyanlarla sıkı ilişkiler geliştirip ihtidâlarına zemin hazırladığı bölge; bölge hıristiyanları onu Aziz Charalambos adıyla takdis etmiştir. İlişkili kişi dosyası Hacı Bektâş-ı Velî : XIII. yüzyılda Sulucakarahöyük’te yaşayan Hacı Bektâş-ı Velî’nin tarihî şahsiyeti Baba İlyas çevresiyle; asırlar süren tesiri ise Vilâyetnâme, Rum abdalları ve kurumsallaşan Bektaşîlik üzerinden anlaşılır.
SEMÂ HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞÜ
Avârifü’l-Maârif · 22. bölüm · Allahu Teâlâ buyurmuştur ki "Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! Onlar Allah’ın hidâyete ulaştırdığı kimselerdir. Ve onlar, gerçek akıl sahipleridir.” (Zümer (39),
Sayfalar 16–22
Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,
Sayfalar 29–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · haremeyn, ceddüs-sıbteyn, imam-ül-Enbiyâ, imam-ül-etkiyâ, tâcül-asfiyâ, sahib-üs-seyf, sahib-ül-kitab, münzel-ül-Kur'an, sahibül-mi'râc, şefi-ul-müznibiyn, Resûlüllah, Habibullah,
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · den, senin âleme rahmet olduğundandır. Arş ve kürsi, yerler ve gökler, içlerinde bulunan mahlüklar ve bunların cümlesinin hilkatleri ve nimet bulmaları hep senin hürınetindendir. B
Sayfalar 73–80
Muzaffer Ozak Külliyatı · uyandırmaktan gayrı hiçbir işe yaramayan bu iddianızla, Resûl-ü zişânı incittiğiniz gibi, din ve peygamber düşmanlarının ekmeklerine yağ sürdüğünüzün de farkında mısınız? Allahu te
Sayfalar 97–102
Muzaffer Ozak Külliyatı · da içmek, yemek yediği tabağa ve su içtiği kaba üfürmemek, her yudumun evvelinde besmele ve sonunda el-hamdü lillah demektir. Behlül-ü Dâna, kadı efendiyi sabırla ve sükûnetle dinl
Sayfalar 114–119
Muzaffer Ozak Külliyatı · lim, çünkü, hiçbir şey yoktur ki, dünyâda, âhiretin bir nümuncsi olmasın. Yâni, âhirette ne varsa onun bir ifadesi, bir nümunesi, bir örneği ve bir işareti mutlaka ve mutlaka dünya
Sayfalar 120–125
Muzaffer Ozak Külliyatı · Iyi Ahlâk Derneği; ayrıca «Fukaraya Yardım Cemiyeti» adı altında bir cemiyet kurarak, buraya verilecek olan, hayırperver zatların yardım ve sadakalarını başka maksat veya menfaatle
Sayfalar 137–144
Muzaffer Ozak Külliyatı · Üçüncü hicaba HICAB-ÜL-MİNNET adını verdi ve minnet hicabında da ruh-u Muhammediyye'yi on bin sene karar ettir. di. Ruh-u Muhammedi bu hicapta da: SÜBHANE MEN HÜVE DÂ'İMÜN zikriyle
Sayfalar 137–143
Muzaffer Ozak Külliyatı · kapıya sıgınır, hangi mahlük ona yardımeı olabilir? buyurulmaktadır. Evet; Rabbimizin bahş ve ihsan buyurduğu her ni'mete şükretmek her kula vâciptir. O ni'metleri bir kerre daha h
Sayfalar 140–146
Muzaffer Ozak Külliyatı · gelince; O, mühim bir sıfattır. Onu sana bu gün öğretemem, yarın gel» dedi. Ertesi günü alelâcele mürüvveti öğrenmeye koşan zat, Hallacı dârağacında asılı buldu. Dün bunu, yâni mür
Sayfalar 263–268
Muzaffer Ozak Külliyatı · Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey zâtı ve kemali ile kaim ve yarattıklarının korunup kollanmasında yegâne hakim olan şeref ve izzet sahibi.. Seni tesbih ve tenzih ederiz, ey peygamb