Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

24 sonuç · “Selef

01
Sözlük

ulemâ-yı selef

ulemâ-yı selef ç. a. (uL tsUi) ftk. İslâmiyetin ilk dönemlerinde yetişmiş saygm din büyükleri.

02
Sözlük

selefiyye

selefiyye a. [Ar.] Sözlük a lamı, “Eskiden olmak, evvelce b lunmuş olmak, yerine geçme önde olmak.” olan bu söz, di terim olarak sahabe, tâbiûn onlann yolunu benimseyer onlar gibi düşünen ilk dönem lâm anlayışmı sürdürme anla şını ifade etmektedir

03
Sözlük

Selefîlik

İnanç ve din anlayışında ilk Müslüman nesillerin yorum ve uygulamalarını esas alma iddiasındaki yaklaşım. Tarihî Ehl-i hadis çizgisiyle modern Selefî hareketler aynı bağlamda değerlendirilmemelidir.

04
Sözlük

Selef

Önce gelenler. Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn (Eshâb-ı kirâmı gören büyükler) ve Tebe-i tâbiîne (Tâbiîn'i gören büyüklere) verilen isim.

05
Sözlük

Selef-İ Sâlihîn

Hicrî ilk asrın müslümanları. Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn ve Tebe-i tâbiînin büyükleri. Zamânımız tarîkatçileri, câmilerde mevlid cemiyetleri, ilâhîler, mersiyeler okutuyorlar. Tekkelerde çalgı, tanbur dinliyorlar. Bunlar gibi nice bid'atleri, dinde olmayıp, sonradan dîne sokulan şeyleri tarîkatin îcâbı olarak yapıyorlar, dünyâya düşkün olanlarla, fâsıklarla (açıktan günâh işleyenlerle) birlikte bulunuyorlar. Namazda kavmeye, celseye ve cemâate hattâ Cumâ namazına ehemmiyet vermiyorlar. Selef-i sâlihînin zamanlarında böyle şeyler hiç yoktu. Bunların hiçbiri İslâmiyet'te yoktu. (İmâm-ı Rabbânî) Selef-i sâlihînin halefleri (sonra gelenleri) olan Ehl-i sünnet âlimleri zamânımıza kadar, hattâ bugün bile yazdıkları kitablarında Selef-i sâlihînin mezhebi olan Ehl-i sünnet îtikâdı (îmân) bilgilerini savunmuşlardır. (Şeyhzâde) Eshâb-ı kirâmdan sonra insanların en üstünleri, Eshâb-ı kirâmı gören ve onların sohbetinde yetişen müslümanlardır. Bunlara Tâbiîn denir. Bunlar bütün bilgilerini Eshâb-ı kirâmdan almışlardır. Tâbiîn'den sonra insanların en üstünleri Tâbiîn'i gören ve onların sohbetinde yetişen müslümanlardır. Bunlara Tebe-i tâbiîn denir. Selef-i sâlihînden sonra gelen din adamlarının arasında sözleri, işleri Resûlullah'ın ve Selef-i sâlihînin bildirdiklerine uygun olup, îtikâdda (îmânla ilgili bilgilerde) ve amelde bunların yolundan hiç ayrılmayan zekî, akıllı ve İslâmiyet'in hududlarını aşmayan bir kimse, başkalarının kötülemesinden korkmaz. (Muhammed Bahît)

06
Mekân

Gence

Gence · Azerbaycan · 1009 Recebinde Sirâc Efendi’nin yerine kadı tayin edildiği, Şirvan’ın merkezi sayılan şehir; aynı yılın Şevvâlinde yol kesicilerin elinde şehid düştü ve mansıb selefine iade edildi. İlişkili kişi dosyası Karaçı Sa‘dîzâde Mehmed Efendi : Karaçı Sa‘dîzâde Mehmed Efendi (ö. 1009/1601), babası Karaçı Sa‘dî’nin yanında yetişmiş; Seyitgazi’den Tebriz, Nahcıvan ve Gence’ye uzanan görev hattının sonunda yol kesiciler tarafından öldürülmüş Osmanlı âlimidir.

07
Mekân

Kövenk (Köğenk)

Selefi Hacı Ömer Hüdâyî Baba’nın nisbesini aldığı ve kendisinin postta bulunduğu yer. Halifesi Hacı Mustafa Hayri Baba, icazetini aldığı karşılaşmayı anlatırken "Kövenk’e geldiğimizde, o vakitte Hacı Muhammed Baba vardı" der. Kaynakta yerin idarî bağlılığı belirtilmediği için şehir alanı boş bırakılmıştır.

08
Mekân

Aziz Mahmud Hüdâyî Âsitânesi

İstanbul · Türkiye · Celvetiyye'nin merkez âsitânesi. 1130/1717'de Mehmed Sabûrî Dede Çelebi'nin yerine buranın postuna geçmiş, on yıl kadar şeyhlik etmiş ve vefatında âsitâne çevresinde selefinin yanına defnedilmiştir. Postnişin listesinde 13. sıradadır.

09
Mekân

Sofya

Sofya · Bulgaristan · 1137 Şevvalinde kendisine tevcih edilen ve vefatına kadar elinde kalan kadılık; selefi Babadağlı Ali Efendi’dir. İlişkili kişi dosyası Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi : Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi (ö. 1726), Mahmud Paşa Mahkemesi kâtipliğinden medrese ve Sofya kadılığına ilerleyen Osmanlı âlimidir.

10
Mekân

Fatih Camii

İstanbul · Türkiye · 1052'den Şaban 1065'teki vefatına kadar vaizlik yaptığı kürsü; selefi Abdülahad Nûrî Efendi, halefi Üstüvânî Mehmed Efendi. İlişkili kişi dosyası Menteşeli Veliyyüddin Efendi : Menteşeli Veliyyüddin Efendi (ö. 1655), Kādızâde Mehmed Efendi’nin öğrencisi; Abdülahad Nûrî’nin ardından Fatih Camii vâizliği yapan âlimdir.

11
Mekân

Eyüp Sultan Camii

İstanbul · Türkiye · 1067 hilâlinde cuma vaizliğine getirildiği cami; selefi Nasrullah Efendi, halefi Şeyh İspirî Ali Efendi. İlişkili kişi dosyası Miftâhîzâde Ahmed Efendi : Miftâhîzâde Ahmed Efendi (ö. yaklaşık 1072/1661-62), Narlıkapı kale kapıcısının oğlu; üç ayrı şeyhin terbiyesinden geçerek Şah Sultan ve Eyüp camilerinde vaaz ve tefsir hizmeti veren müelliftir.

12
Mekân

Ayasofya Camii

İstanbul · Türkiye · 1052 hudûdundan 1057'deki vefatına kadar vaizlik yaptığı kürsü; selefi Şeyh İsmail Efendi, halefi Abdülahad Nûrî Efendi. İlişkili kişi dosyası Evliyâzâde Mustafa Efendi : Evliyâzâde Mustafa Efendi (ö. yaklaşık 1057/1647), Siroz’dan ilmiye mesleğine girip İzmit kadılığı yapan; ardından Kızılmusluk Zâviyesi ile Bayezid, Süleymaniye ve Ayasofya kürsülerinde şeyhlik ve vaizlik yürüten âlimdir.

13
Eser

BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD

Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas

14
Eser

SEMÂ HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞÜ

Avârifü’l-Maârif · 22. bölüm · Allahu Teâlâ buyurmuştur ki "Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! Onlar Allah’ın hidâyete ulaştırdığı kimselerdir. Ve onlar, gerçek akıl sahipleridir.” (Zümer (39),

15
Eser

SEMAÎ REDDEDENLER

Avârifü’l-Maârif · 23. bölüm · Önceki bölümde, semâ’ın sahih olan şeklini ve sıdk ehli için lâyık olan kısmını açıkladık. Artık (zaman ve niyetler değişti ve) semâ yoluyla fitneler çoğaldı. Ondaki sâfiyet (ve ra

16
Eser

SEMÂ ÂDABI

Avârifü’l-Maârif · 25. bölüm · Bu bölüm, semâ’ın edeblerini, sema yaparken düşen hırkayı parçalamanın hükmünü, bu hususta büyüklerin işâretlerini, bu konuda tavsiye edilen ve sakındırılan durumları içine almakta

17
Eser

HAVASSIN ABDEST ÂDABI

Avârifü’l-Maârif · 35. bölüm · Bildiğimiz dinî ahkâmı uyguladıktan sonra, sûfilerin, dikkat ettikleri bir takım edebleri vardır; bu edebler şunlardır: 1-Abdest âzalarını kalp huzuru ile yıkamak. Sâlihlerden biri

18
Eser

YEME-İÇME ÂDABI

Avârifü’l-Maârif · 43. bölüm · 1-Yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmek. Rivâyet edildiğine göre; Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz, Hz. Ali’ye şöyle buyurmuştur: “Ya Alil Yemeğine tuzla başla ve tuzla bitir. Çünkü tuz

19
Eser

SÛFİLERİN GİYİM-KUŞAMDAKİ EDEBLERİ

Avârifü’l-Maârif · 44. bölüm · Yemek, açlığı gidermek için nefsin bir ihtiyacı olduğu gibi, giyecek de vücudun sıcak ve soğuktan korunması için zarûri ihtiyaçlarındandır. Nefis, kendisine yetecek yiyeceğe kanaat

20
Eser

GÜNLÜK İBÂDET VE ZİKİRLERİN TAKSİMİ

Avârifü’l-Maârif · 50. bölüm · Mü’minin gündüze âit olarak yapacağı amellerden birisi; sabah namazını kıldığı yerde kıbleye karşı oturup zikirle meşgul olmasıdır. Ancak, özel ibâdet yerine gitmeyi, herhangi bir

21
Eser

Sayfalar 3–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista

22
Eser

Sayfalar 93–99

Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle ise, ELLi DÖRT' FARZ'1 mutlaka öğrenelim, icabını yerine getirelim, Hakkın rizasına erelim, cennetine girelim ve cemalini görelim. ELLİ DÖRT FARZ şunlardır: bilmek, ria gire o

23
Eser

Sayfalar 160–167

Muzaffer Ozak Külliyatı · şerifleri bildiğin gibi içtihat eyle.. Fakat, kendi anladığın kadarına ümmet-i Muhammed'i dâvet ederek, saf ve mâ'sum insanları idlâl etme.. Çünki yalan - yanlış içtihatlarından ke

24
Eser

Sayfalar 402–409

Muzaffer Ozak Külliyatı · med'ine bağışla ve bizleri de affınla, rahmetinle dilşâd eyle yâ Rabbi.. Vâ'delerimiz tamam olunca, bizleri incitme, korkutma. ölüm acılarını duyurma, Azrail darbesini hissettirme.