ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
14 sonuç · “Mekr”
01Mekr
(مكر) Oyun, kandırma, hile. tas. Allah'ın, emirlerini dinlemeyen bir kuluna nimet üzerine nimet vermesi, edepsizliğine rağmen durumunu olduğu gibi bırakması ve olağanüstü hususları başarmayı ona nasip etmesi (KI; CT; İFM; Gi 1:83). Bu anlamda mekr, istidractır. Bu yüzden süfiler kendilerinden zuhur eden kerametlerin mekr-i ilahi olmasindan endise ederler, Masukun aşıkını, bazen iltifat ederek, bazen ona muhalefet ederek kandırması (us). Kimk-i mekr-i zen-i dünyaya zebün olmaz ise Rezm-gâh-ı feleke merd gelir merd gider Nâbi Mekr-i hafi Gizli mekr; kerametlerde söz konusudur. Mektümin i ar. (مكتومين) t. Mektüm 1. Gizliler, saklılar. 2. tas. Sayıları dört bin olan, yekdigerini tanımayan, daimi surette hem halktan hem de bizzat kendilerin- .den gizli kalan gayb erenler. Ricâlu'l-gaybten dört bin eren. Bunlar insanların karşısına yabancı kıyafet içinde çıkarlar (TK 11:1266).
namazm mekruhları
namazm mekruhları a. Namaz kılarken “mekruh” (bk. bu madde) şeylerle uğraşma için kullanılan terim. İlmihal kitaplarında bu konuda elliye yalan madde sayılmaktadır. Bunlardan en önemlileri şöyle sıralanabilir: Namazda esnemek veya gülmek, elbise ile oynamak, boynu çevirerek etrafa bakınmak, tükürmek, bağdaş kurmak, ikinci rekâtta birinci rekâtta okuduğu sureden uzun sure okumak, birinci ve ikinci rekâtta aynı sureyi okumak, gözlerini yukarıya dikmek, ağzına yiyecek almak, düzgün olmayan elbise giymek, hamam veya mezarlık gibi uygun olmayan yerlerde namaza durmak, önünden insan geçebüecek yerlere sütre koymamak, kor hâlindeki ateşe karşı namaza durmak, önünde uyuyan bir kimse bulunmak gibi.
SEFERDEN DÖNME ÂDABI.
Avârifü’l-Maârif · 18. bölüm · Sûfi, seferden döndüğü zaman, seferin meşakkatlerinden Allah Teâlâ’ya sığındığı gibi, ikâmet hâlindeki âfetlerden de O’na sığınması gerekir. Bu hususta, hadis-i şerifte şöyle bir d
SEMÂ HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞÜ
Avârifü’l-Maârif · 22. bölüm · Allahu Teâlâ buyurmuştur ki "Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! Onlar Allah’ın hidâyete ulaştırdığı kimselerdir. Ve onlar, gerçek akıl sahipleridir.” (Zümer (39),
SEMAÎ REDDEDENLER
Avârifü’l-Maârif · 23. bölüm · Önceki bölümde, semâ’ın sahih olan şeklini ve sıdk ehli için lâyık olan kısmını açıkladık. Artık (zaman ve niyetler değişti ve) semâ yoluyla fitneler çoğaldı. Ondaki sâfiyet (ve ra
Sayfalar 33–40
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cenabı erham-er-râhimiyn, cümlemize tevfikini ihsan buyursun, âf ve magfiretiyle sâd eylesin ve bizleri necata erdirsin. Kötü ve çirkin huylarımızı Kur'an ahlâkına ve ahlâk-ı Ahmed
Sayfalar 63–68
Muzaffer Ozak Külliyatı · bından, celâlinden korkmadan, O'nu hakkıyle tanımadan Zât-1 ülühiyyetinden şefkat ve merhamet umarsın? O'nu hakkıyle tanı ki, şefkat ve merhamet olunasın. Allahu teâlâ da, kullar d
Sayfalar 73–79
Muzaffer Ozak Külliyatı · lâdına dehşetli bir düşmandır. Şeyh şeklinde görünür ve seni namazından, niyazından alıkoyar. Şeytan, mü'mine şu şekilde vesvese verir: — Namaz da ne imiş? der. — Yatıp, kalkmaktan
Sayfalar 77–84
Muzaffer Ozak Külliyatı · Yunus Isa Uzeyir incil Lokman Zülkarneyn » Muhammed Mustafa aleyhissalâtü ves-selâm (Kur'an-1kerimde ismi geçmemekle beraber Şit aleyhisselâma da 50 suhuf nâzil olmuştur.) Lâm Bunl
Sayfalar 80–87
Muzaffer Ozak Külliyatı · -80 -ları helâke sürüklerler. Çiti, duvarı yani ilmi varsa, kısmen menfaat temini mümkündür. Ilim sahibi olur; bâtını ve zâhiri cem'ederse; helâk olmaktan emin olur. Ilim duvarı sa
Sayfalar 88–94
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve radıyallahu anh efendimize sevgi gösterisinde bulunanların mekr-ü hiyleleri, bugün sadakat ve samimiyete ve Imam-i müşârünileyhe gerçek muhabbete dönüşmüştür. Vaktiyle, Imam-ı H
Sayfalar 85–92
Muzaffer Ozak Külliyatı · inkâr ederse, kâfir olur. Zira, farzlar kesin delillerle sabit olmuştur. Vâcipler ise zanni delillerle sübut bulmuştur. Bundan dolayı vâcibi inkâr eden kâfir olmaz, fakat işlemeyen
Sayfalar 84–89
Muzaffer Ozak Külliyatı · zamanlar, o da bizim gibi yiyor, içiyor, gezip dolaşıyor, aglıyor, gülüyor, üzülüyor ve seviniyordu. Bir tahta kurusu veya sivrisinek çıksa, tedirgin oluyor, yün veya pamuk döşekle
Sayfalar 135–140
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle, bir nûr-u Muhammediyyeyi (aleyhisselâm) dört kısma taksim edip, birinci kısmından Levhi ve Kalemi hâlk etti; kalem, emr olunanı yazdı. Nûrun ikinci kısmından Arş ve Kü