ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
17 sonuç · toplam 17 · “Meşrep” · 1/1
01Meşrep
(4 (مشثى a İçmek, içecek yer, çeşme. b Tabiat, fıtrat. tas. “Tasavvuf veya melamet aslında bir meşreptir,” sözü tasavvuf bir hayat tarzı, bir duyuş ve tutum biçimidir, anlamına gelir. Süfilerin ve melamet ehlinin kendine özgü bazı inanışlar…
Melâmet Bir Tarikat mı, Bir Meşrep mi?
İlk Melâmetî çevrelerden Bayramî-Melâmî yorumlara uzanan kavramsal ayrım TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.
Ali el-Aclûnî
Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gelerek Bursa’ya yerleşen; 1546’dan itibaren Ulu Cami imamlığı yapan, on kıraat bilgisi, uzlet hayatı ve Ebüssuûd Efendi’yle ilmî yazışmalarıyla tanınan Hanefî ve Kâdirî me…
Agyar
(5 (اغيا veya Agyar. t. Gayr Yabancılar, bigâneler, zıtlar, muhallifler, eller, başkaları, yar olmayanlar. tas. a Sûfî olmayan, tasavvufi hayata yabancı, Ah | zıt. Tasavvufi hayata aşina olanlara ehl-i dil veya gönül ehli denir. b Aynı tari…
Kadem
Sübut. Sabit olmak. Ezeliyet, kıdem. Bir'in sıfatlarını kendi hakikati haline getirmek için onun izini takip etme. “Falan Muhammed'in kademi üzerinedir” demek, “o Muhammedidir,” “Muhammediyyu's-sıfattır,” “Muhammediyyu'l-mesreptir,” yani “o…
Seb'at-ı ebhur
سبعة | بحر) Yedi deniz. tas. Ariflerin ve sülûk ehlinin tuttuğu yedi yol, yedi meşrep: Sekr, vecd, berk, hayret, şuhüd, nur-i kurb, velayet-i vücut (sr). Sebep ¢. Esbab Vasita, araç, Hak ile halk arasindaki vasitalar (sı. 435; BS 613). Süfi…
Kalederiyye
Dünya değerlerine veya nimetlerine itibar etmeyen, içinde yaşadıkları toplumun ortak değer yargılarına karşı çıkarak kendi yaşama felsefesini ön planda tutan kalendermeşrep sûfîler ve bunların oluşturdukları zümreler için kullanılan ortak a…
aydariye (III)
aydariye (III) a. [Ar.] tas. Tasavvuf tarihinde 13. yüzyılda Kutbüddin Haydar Zâve'î ’ye nispet edilen bir tarikat için kullanılan bir terim. Genellikle rind ve kalendermeşrep kişilik ve kimlikleriyle tanınan ve Horasan bölgesinde oluşan bu…
Çark-Çarh
Farsça. Yaka, gök, talih, okyayı, yer, devam eden, süren gibi manaları ihtiva eder. Mevlevîler sağ ayağa çarh, sol yağa da direk derler. Semâ sırasında, direk adı verilen sol ayağa dayanılarak, sağ ayak döndürüldüğü için bu adın verildiği k…
Belh
Belh · Afganistan · 546'da (1151) doğduğu şehir; sûfîmeşrep bir bilginler ailesine mensuptu. Moğol saldırısından çekinerek 616 (1219) sonlarına doğru buradan ayrıldı. İlişkili kişi dosyası Bahâeddin Veled : Bahâeddin Veled (1151-1231), Belh…
Bahâeddin Nakşibend Türbesi, Buhara
Buhara · Özbekistan · İcâzetten sonra bir yıl — dokuz erbaîn — boyunca kabrinin yanında ibadet ve tefekkürle vakit geçirdiği yer; Üveysî-meşrep tanınmasının sebebi budur. İlişkili kişi dosyası Abdullah-ı İlâhî : Simavlı Abdullah-ı İlâhî (ö.…
Aclûn — doğum ve menşe
Aclûn · Ürdün · Aclûn — doğum ve menşe. Aclûn şehir merkezi yaklaşık koordinatıdır; doğduğu yapı bilinmemektedir. Biyografideki yeri Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gelerek Bursa’ya yerleşen; 1546’dan iti…
Bursa Ulu Cami — imamlık, kıraat ve uzlet
Bursa · Türkiye · Ali el-Aclûnî’nin 953/1546’dan vefatına kadar imamlık yaptığı; kıraat ve uzlet hayatını sürdürdüğü Bursa Ulu Cami. Yapıyla ilişkili kişi Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gelerek Bursa’ya…
Emir Sultan Mezarlığı — vefat ve defin
Bursa · Türkiye · Ali el-Aclûnî’nin defnedildiği kaydedilen Emir Sultan Mezarlığı. İşaret mezarlık alanını gösterir; şahsî mezar noktasını değil. Yapıyla ilişkili kişi Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gele…
Beşiktaşlı Yahyâ Efendi
Beşiktaşlı Yahyâ Efendi (1495–1571), Kanûnî Sultan Süleyman’ın sütkardeşi; Zenbilli Ali Efendi’nin talebesi, Sahn-ı Semân müderrisi, Müderris mahlaslı şair ve Beşiktaş’taki geniş hayır çevresinin kurucusudur.
Şah Ali Efendi
Şah Ali Efendi (ö. yaklaşık 960/1553), Şeyh Vefâ, Emir Buhârî, Cemâl Efendi ve Sünbül Sinan çevreleriyle temas kurmuş; Nakşibendî yolu tercih ederek Ayasofya'da ders veren ve kitaplarını talebeye vakfeden Osmanlı âlimidir.
Sayfalar 218–223
Muzaffer Ozak Külliyatı · selemez, hak katına ulaşamaz ve boşuna çırpmarak helak olur giderler. Böylelerinin ölümden korkmaları tabiîdir. Aşagıda nakledeceğim kıssa, bu görüşümü isbatlamaktadır. Yeter ki, d