ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
13 sonuç · “Malum”
01Kemâl Ümmî
Kemal Ümmî (asıl adı İsmâil); mutasavvıf-şair. Tahsil görmeden yetiştiği için şiirlerinde Ümmî Kemal mahlasını kullanmıştır. Halvetî; son durağının Bolu olduğu araştırmalarla anlaşılmıştır.
Kemâl-i Ümmî İsmâil
Kemal Ümmî (asıl adı İsmâil); mutasavvıf-şair. Tahsil görmeden yetiştiği için şiirlerinde Ümmî Kemal mahlasını kullanmıştır. Halvetî; son durağının Bolu olduğu araştırmalarla anlaşılmıştır. [Editör notu: Bu kayıt 1181 numaralı kayıtla mükerrerdir ; CMS'te silinip 1181'e yönlendirilmelidir.]
Şeyh Hacı Muhammed Rûhî Efendi
İsmâîl-i Rûmî hazretleri, Edirne’yi teşrîf buyurdukları zamân, a’lemü'l-ulemâ ve efkahu’l-fukahâdan Edirne Nakîbü’l-Eşrâfı Mûsâ Efendi merhûmun mahdûmu eş-Şeyh el- Hac Muhammed Rûhî Efendi’ye misâfir olup, kendini irşâda ve konağın vakf ve dergâh edilmesine ma’nevî me’mûr bulunduğunu ifâde eylemiş ve müşârünileyh dahi kemâl-i itâatle derhâl konağını dergâha tebdîl ile, kâffe-i mâl ü menâlini meşîhat ve tevliyeti evlâdına munh
Şeyh Murâd el-Özbeki en-Nakşıbendi
ŞEYH MURAD el-ÖZBEKİ en-NAKŞiBENDİ Keşmir veya Kabil beldesinden neş'et eyledi. 105 5/( 1 645) tarihinde dünyaya zi net-bahş olmuştur. Henüz üç yaşındayken ayaklarına felç arız olmakla kötürüm bir halde kaldı. Fakat atideki tafsilden ma'lum olacağı üzre, ayakları sağlam olandan zi yade dünyayı dolaştı. Sinni kemal bulunca, tahsll- i kemalata başlayıp…
Ya'küb Han Hazretleri
YA'KÜB HAN HAZRETLERİ 1 280/( 1 863-64 ) senesinde i'lan- ı istiklal eden Kaşgar Em'iri Ya'kub Han'ın hem şire-zadesi olup, Buharalıdır ve seyyidü'n-nesebdir. Emir Ya'kub Han tarafından Sul- 68. Bu ibarenin hesablanmasından 1 32 7 çıkmaktadır. ( H ) lbrahimiyye- i Şa'baniyye 1 35 tan Abdülaziz Han'a arz-ı ma'lumata ve ızhar-ı ta'zimata me'mGren lstanbul'a…
Malum
م) gla.) Bilinen. tas. Belli ve bilinen rızk. “Özellikle fukaranın belli ve biriktirilmiş bir gıda maddesine ve kaynağına (malum) sahip olmamaları lazımdır. Zira malumun karanlığı vaktin aydınlığını söndürür.
Semâ Kaynakları ve Tören Düzeni
Semâ Hakkında Malumat belgesindeki tarih, meydan ve icra bilgilerini mevcut Mevlevî âyin dosyasıyla karşılaştıran kaynak notu.
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
MÂNEVÎ FETİHLER VE İLÂHÎ İHSANLAR
Avârifü’l-Maârif · 20. bölüm · Sûfinin, Allahu Teâlâ ile meşguliyeti kemâle erince ve içinde bulunduğu vaktin hukukuna tam riâyetle takvâda ilerleyip zühdü tamam olunca, sebeplere sarılmayı terk eder. Kendisine
KURBİYYET EHLİNİN NAMAZI
Avârifü’l-Maârif · 37. bölüm · Bu bölümde, namazın keyfiyetini, şeklini, şartlarını, zâhirî ve bâtıni edeblerini, ilmimizin ve anlayışımızın imkan verdiği ölçüde anlatmaya çalışacağız. Ancak, bu konuda söylenmiş
RÛH, KALB, AKIL VE NEFSİN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 56. bölüm · Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî’nin, Abdullah İbn Mesud (r.a)’dan naklederek bildirdiğine göre; es-sâdık ve’l-masdûk olan Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Muhakkak ki, siz
KALBE GELEN DÜŞÜNCELERİN TANINMASI
Avârifü’l-Maârif · 57. bölüm · Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî, bize, İbnu Mesut’tan (r.a) nakille, Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: “İnsan oğlunun kalbinde şeytanın vesvesesi ve meleğin
Sayfalar 147–155
Muzaffer Ozak Külliyatı · Yüksek islâm velileri ve ârifleri ve ülemayı benâm hazretlerinin ittifakları şöyledir: Sabırdan daha ziyade, indi-ilâhide bir mevki yoktur. Bundan daha faziletli bir sıfat tasavvur