Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî, bize, İbnu Mesut’tan (r.a) nakille, Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: “İnsan oğlunun kalbinde şeytanın vesvesesi ve meleğin ilhâmı bulunur. Şeytanın verdiği vesvese, şerri va’dedip hakkı yalanlamaktır. Meleğin ilhâmı ise, hayrı tavsiye ve tasdik etmektir. Kim, kalbinde hayrı kabul edip hakkı tasdik duygusunu bulursa, onun Allah’dan olduğunu bilsin ve ona hamdetsin. Kim de aksini bulursa, şeytandan Allahu Teâlâ’ya sığınsın.” sonra, Rasûlullah (a.s): “Şeytan sizi fakirlikle korkutarak cimriliği ve hayasızlığı emreder.” (Bakara (2), 268.) Meâlindeki âyeti okudu.429 Bu iki duyguyu tanımaya ve düşünceleri birbirinden ayırt etmeye ancak, susuz bir kimsenin suya düştüğü gibi, bunu bilmek isteyen bir Hakk tâlibi dikkat edip vâkıf olabilir. Bunu da bunların te’sirini, tehlikesini, felâhını, salâhını ve fesâdını bilmesinden dolayı yapar ve bu kimse, bu sayede, kendisine sâfî yakin ve yakîn ehlinin ikramları verilip, Hakk tarafından sevilen ve aranan bir kul olur. Bunları bilmeye daha ziyâde, mukarrabûn makâmında olanlar ve onların yoluna girmiş kimseler…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.