ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
12 sonuç · “Ma'iyyet”
01Ma'iyyet
Berâberlik. Her an Allahü teâlâ ile berâber olma. Huzur, cem'iyyet, vilâyet-i Hâssa-i Muhammedî de denir. Ma'iyyet yolu, cezbe (Allahü teâlânın çekmesi) yollarından biridir. Ma'iyyet yolundan Allahü teâlâya kavuşmak nasîb olursa, aracı, vâsıta olmaksızın kavuşulur. "Kişi sevdiği ile berâberdir" hadîs-i şerîfi, bu sözümüzü kuvvetlendirmektedir. (Muhammed Bâkî-billah) Nakşibendiyye yolunda ma'iyyeti ilk koyan Behâeddîn Buhârî hazretleri; onu herkese yayan ise, Alâeddîn-i Attâr'dır. (Muhammed Ma'sûm-ı Fârûkî) Yüksek hocamın, lütf ederek, acıyarak mübârek gönlünü bu fakîre çevirmesi ile, tasavvufçuların tevhîd (bir bilmek), kurb (yakınlık), ma'iyyet, ihâta (kuşatmak), sereyân (her zerrede bulunmak) gibi sözlerle anlatmak istedikleri mâ'rifetlerden, ince bilgilerden ele geçmeyen hemen hemen hiç kalmadı. (İmâm-ı Rabbânî)
Sayfalar 262–269
Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞÂD adındaki üç ciltlik eserimizin ikinci cildinde yayınlanan bu şiiri de burada ve bu vesile ile tekrarlamakta fayda görüyorum: Altun ovalarda, gümüş dağlarda; Gezen sürülerden
Sayfalar 281–287
Muzaffer Ozak Külliyatı · habım? Ezvâc ve evlâdım neredeler? Hani; Fatıma'm, Rukiyye'm, Zeyneb'im, Ibrahim'im, Kasım'ım, Abdullah'ım? Ummetlerim neredeler, söyle ey Cibril-i emin söyle ümmetlerim nerede? bu
Sayfalar 402–408
Muzaffer Ozak Külliyatı · mecburiyetinde bırakacağından, böyle bir teklifin yapılması şiddetle nehyedilmiştir. Bir kimsenin bir diğerini zorla sevemeyeceği gerçeği karşısında, bir kulun da Allahu talâ'nın â
Sayfalar 445–452
Muzaffer Ozak Külliyatı · isyan ve günahlarından ötürü taraf-ı ilâhiden derhal azap inmemesi veya yok edilmemeleri, yahut Israil oğulları gibi yüzlerinin ve şekillerinin değiştirilerek herhangi bir hayvan s
Sayfalar 466–473
Muzaffer Ozak Külliyatı · başlarına gelecek feci âkibeti gösterecek, kendisinden sonra buna cür'et ve cesaret edenlere de mâ'ruz kalacakları azap ve Iztırabı bildirmiş olacaktı. Sahip olduklarını zannettikl
Sayfalar 493–499
Muzaffer Ozak Külliyatı · — «Ey sebeb-i hılkat-i kâ'inat olan Resûller Resûlü!.. Ey Habibim ve kalb-i selimim Ahmed!.. Resûl-ü emcedim yâ Muhammed!.. Âlemlerin Rabbi olan ve seni âlemlere rahmet olmak üzere
Sayfalar 430–435
Muzaffer Ozak Külliyatı · onu orada rezil ve perişan edecegim ve herkesin gözü önünde sürükleye sürükleye cehennemime attıracağım. Bilmem anlatabildim mi? Fâni ve gelip geçici dünya malına güvenen, malının
Sayfalar 529–535
Muzaffer Ozak Külliyatı · dirler. Evet, tuttukları yolun yol olmadığını, Hak dinin ancak ve yalnız müslümanlık olduğunu bile bile hırs, hased ve kibirlerinden bu gerçeği bir türlü kabule yanaşamamakta, Yahu
Sayfalar 536–542
Muzaffer Ozak Külliyatı · davranmaktan son derece çekinir ve sakınırdı. Müslüman Türk, düşmanları ile Hak için savaşır, düşmanını öldürünce bile onun cesedine ihanet ve tahkir ctmez, orta yerde bırakarak ve
Sayfalar 558–564
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hz. Ömer-ül-Faruk, Başrahibe şu cevabı verdi: — Evet, kilisede namaz kılmak caizdir, dedi. Fakat, beni burada namaz kılarken gören müslümanlar, kiliseni cami yapmak isterler. Oysa,
Sayfalar 696–701
Muzaffer Ozak Külliyatı · dinin boş kalan kürsüsüne yine ölecek bir başka vâiz efendi oturuyor, ölen bir müftünün makamına ölecek başka bir müftü kuruluyor, ölenin yerini önünde sonunda ölecek bir başkası a