ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
23 sonuç · toplam 23 · “Hayran” · 1/1
01Hayran
Şaşkınlığı ifâde eden Arapça bir kelime. Hayret, Allah hakkında hırslı olmakla, ümitsiz olmak arasında bir duraktır. Aynı şekilde, korku ve rıza, tevekkül ve recâ arasında bir duraktır. Hayret, derin düşünce ve Allah huzurunda, hakikat ehli…
Şeyh İbrâhim-i Hayrâni Efendi Hazretleri
İbrâhim-i Hayrânî Efendi, Eyüp-Baba Haydar çevresindeki Uşşâkî aktarımında adı yaşayan ve oğullarıyla tekke hizmetini sürdüren şeyhtir.
Şeyh Mahmud Hayrân-ı Zeynî
Mahmud Hayrân-ı Zeynî, II. Bayezid devrinde Bursa Zeynîler Zâviyesi’nde inziva ve tevhid zikriyle yaşayan, aynı zâviye çevresine defnedilen Zeynî dervişidir.
Âşık Yunus'un ilâhisinde tâc u taht terki
İbrâhim b. Edhem · Vassâf, "Gönül hayrân olupdur aşk elinden" mısraıyla başlayan Âşık Yunus ilâhisinin onu kastettiğini belirtir.
Âmme
Halk, umum, ahali. tas. Yalnızca şeriatı bilen ve bunun dışın- EEE MMZ—ğ—ğ——... <,. F2şŞ—jX)yjYXY)v2 ا An-1 daim Sih Te yu MEAN da başka bir şey bilmeyen, ulema-i rusum, yalnızca şekle ve dış görünüşe ilişkin özellikleri bilen süfiler. Tasa…
Aynu’l-cem
عين | لجبع) Tam cem hali. Bu halde bulunan sûfî her şeyi fani, yalnızca Allah'ı baki olarak görür. Bütün varlıkları ya Allah veya Allah'tan gören sûfî, bu hal için de tam olarak fani (aynu'l-fena) olduğundan her işi Allah’a nispet eder ve “…
Dem
م) >) (ar'da kan)1. Nefes, soluk. 2. Vakit, an, içinde yaşanılan zaman. “Gün bugün, saat bu saat, dem bu dem.” 3. tas. a Rahmani nefes ki, Hakk'ın feyzinden ibarettir (sr). b Tecellinin zuhur ettiği an ki Mevleviler buna “Hü” derler, 1 101…
Şükür
) <3) veya Şükr Teşekkür; nimeti dile getirme. tas. a Yapılan iyiligin makbule geçtiğini dile getirme, iyiliği yapanı övme (cr). Kul, Allah'ın lütuf ve nimetlerini dile getirir ve onu överse şükretmiş olur. b Nankör olmamak di Şürb m << (o…
Telvin - Temkin
(تلو ين - تمكيه) 1, Boyama, renklilik. 2. tas. a Talep ve istikamet yolunu araştırma makamı (cr) telvin, istikamet üzere karar kılma ve iyice yerleşme makamı ise temkin'dir. b Kul yolda olduğu sürece, bir halden diğerine geçtiğinden telvin…
Ân
Ân , zamanın bölünemeyecek kadar kısa parçası; içinde bulunulan vakit demektir. Tasavvuf dilinde sâlikin geçmiş ve gelecek kaygısından sıyrılarak Hakk’ın huzurunu idrak ettiği vakti, Hak ile zuhur hâlini ve aşkın şimdiki zamanını ifade eder…
Cin suresi
Cin suresi a. ((^[ -1 Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş ikinci, iniş sırasına göre kırkıncı suresi olup “A'râf suresi” nden sonra ve “Yâsîn suresi” nden önce Mekke’de nazil olmuş ve yirmi sekiz ayetten meydana gelmektedir. Admı ilk ayetteki “cinn” t…
Kur'ân-I Kerîm
Allahü teâlânın Cebrâil aleyhisselâm vâsıtasıyla Muhammed aleyhisselâma yirmi üç senede Arabça olarak indirdiği, bize kadar ilk nâzil olduğu şekilde tevâtürle, yalan söylemeleri mümkün olmayan üstün vasıflı insanların bildirmeleri ile gelen…
Salsâl
Pişmemiş kuru çamur... Pişmiş gibi kurumuş çamur. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Andolsun ki, biz insanı hame-i mesnûndan ( balçık çamurundan ), salsâlden yarattık (Hicr sûresi: 26) Âdem aleyhisselâm yeryüzünde yaratılan i…
Server-İ âlem
Âlemin efendisi, en üstünü Muhammed aleyhisselâm. Server-i âlem (sallallahü aleyhi ve sellem) bizim bilmediğimiz bir hayat ile şimdi hayattadır. Cesed-i şerîfi (mübârek bedeni) aslâ çürümez. Kabrinde bir melek durup ümmetinin okudukları sal…
îcâz
Az söz ile pürüzsüz ve kusursuz olarak çok mânâ ifâde etme. Muhammed aleyhisselâm; " Bu Kur'ân, Allah kelâmıdır, inanmıyorsanız bir âyeti kadar siz de söyleyiniz. Söyleyemezsiniz " buyurdu. O kadar düşman oldukları, el ele verip uğraştıklar…
Fena Fi’l-Aşk
Arapça, aşkta fânî olmak manasındadır. Vücûd-ı mutlak, aynı zamanda kemâl-i mutlak, cemâl-i mutlak ve hayr-ı mutlaktır. Cemâl, aşkı doğurur ve cemâl aşksız olamaz. Dünya üzerinde gördüğümüz her güzel, mutlak güzelden bir parçadır. Bu sebepl…
Mecelle
Tanzîmât'ın îlânından sonra, Ahmed Cevded Paşa'nın başkanlığında bir komisyon tarafından hazırlanan; İslâm hukûkunun muâmelâta (alışveriş, şirketler, hibe v.b.) âit hükümlerinin Hanefî mezhebine göre maddeler hâlinde tertibinden meydana gel…
Mûcid (el-Mûcid)
Îcâd eden, yoktan vâr eden, yaratan mânâsına Allahü teâlânın isimlerinden. "Ben civaya bakınca, bunu yaratanın büyüklüğüne hayran oluyorum. Buna ne türlü hassalar vermiş! Bunları düşündükçe, aklım başımdan gidiyor.Benim buluşlarım esâsen dü…
Karaköy Arap Camii Kur'an Kursu
İstanbul · Türkiye · Köye gelen bir Diyanet müfettişinin, maaşsız bir köy imamının köyü imar edişine duyduğu hayranlık üzerine buraya tayini yapılmış; uzun yıllar bu kursta hizmet ederek pek çok hâfız yetiştirmiştir. İlişkili kişi dosyası H…
Babahaydar'da Şeyhü'l-islam Dergahı
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Babahaydar'da Şeyhü'l-islam Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluş…
Sayfalar 426–433
Muzaffer Ozak Külliyatı · Mazhar-1 sırrı Hudâ, Mesher-i feyz-i atâ, Meş'ar-i pûş-i hata, Pir sultan Abdülkadir.. İns-ü cin oldu hayran, Melekler kıldı devran, Arsı eyledi seyran, Pir sultan Abdülkadir.. Ber
Sayfalar 365–372
Muzaffer Ozak Külliyatı · pacaklarını bilemeyen, akılları hayrette kalanlar kimlerdir? diye sordum. Bana: — Onlar, Ümmet-i Muhammed'den âsi ve günahkâr olanlardır, hesaplarının görülmesini bekliyorlar, dedi
Sayfalar 486–491
Muzaffer Ozak Külliyatı · — On senede, yirmi senede, otuz senede.. Yüz senede vereni de vardır, dedi. Halife ihtiyara hitaben: — Bu diktigin hurma fidanlarının meyvasını yiyebilecek misin? dedigi zaman ihti