Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-4335- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 55
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>عين | لجبع) Tam cem hali. Bu halde bulunan sûfî her şeyi fani, yalnızca Allah'ı baki olarak görür. Bütün varlıkları ya Allah veya Allah'tan gören sûfî, bu hal için de tam olarak fani (aynu'l-fena) olduğundan her işi Allah’a nispet eder ve “Allah'tan başka fail yoktur,” der. Bâyezid Bistâmi bu haldeyken, “Kendimi tenzih ederim, şanım ne yüce!”; Hallâc ise, “Ene’l-Hak” demiştir. Hak'ta fani olduklarından bu sözleri onların diliyle söyleyen Allah'tır ( 549; SA 525; وه 628). Aynu'l-cem, tevhide verilen çeşitli isimlerden biridir. Aynu'l-cem halinde sûfî her şeyi Hak olarak görür.</p><blockquote>Ben bu suretten ileri adım Yünus değil iken<br>Ben ol idim ol ben idi bu aşkı sunandaydım<br>Yünus Emre gözün aç bak iki cihan dopdoludur Hak<br>Gümanı sıdk oduna yak şöyle âşikâre nihandadır<br>Yünus<br>Yine bu hal içinde sûfî her şeyi kendi olarak görür, ama o Hak'ta fani olduğundan<br>Hak'la aralarında ayrılık gayrılık değil, vahdet vardır. Bu fani, o bakidir.<br>Benem ol ışk bahrisi denizler hayran bana<br>Derya benim katremdir, zerreler umman bana<br>Yünus</blockquote><p>Aynu’1-fena )' (عين | لفنا Tam fena hali. Fena içinde fena (fena ender fena); fenadan</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-5589- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 55
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>عين | لجبع) Tam cem hali. Bu halde bulunan sûfî her şeyi fani, yalnızca Allah'ı baki olarak görür. Bütün varlıkları ya Allah veya Allah'tan gören sûfî, bu hal için de tam olarak fani (aynu'l-fena) olduğundan her işi Allah’a nispet eder ve “Allah'tan başka fail yoktur,” der. Bâyezid Bistâmi bu haldeyken, “Kendimi tenzih ederim, şanım ne yüce!”; Hallâc ise, “Ene’l-Hak” demiştir. Hak'ta fani olduklarından bu sözleri onların diliyle söyleyen Allah'tır ( 549; SA 525; وه 628). Aynu'l-cem, tevhide verilen çeşitli isimlerden biridir. Aynu'l-cem halinde sûfî her şeyi Hak olarak görür.</p><blockquote>Ben bu suretten ileri adım Yünus değil iken<br>Ben ol idim ol ben idi bu aşkı sunandaydım<br>Yünus Emre gözün aç bak iki cihan dopdoludur Hak<br>Gümanı sıdk oduna yak şöyle âşikâre nihandadır<br>Yünus<br>Yine bu hal içinde sûfî her şeyi kendi olarak görür, ama o Hak'ta fani olduğundan<br>Hak'la aralarında ayrılık gayrılık değil, vahdet vardır. Bu fani, o bakidir.<br>Benem ol ışk bahrisi denizler hayran bana<br>Derya benim katremdir, zerreler umman bana<br>Yünus</blockquote><p>Aynu’1-fena )' (عين | لفنا Tam fena hali. Fena içinde fena (fena ender fena); fenadan</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-3429- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 101
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>tas. Kulun İnsanî vasfını bırakarak kendisinde Allah’ın benliğini bulması durumu, aynu’l-lah</p>
عين
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
عين | لجبع) Tam cem hali. Bu halde bulunan sûfî her şeyi fani, yalnızca Allah'ı baki olarak görür. Bütün varlıkları ya Allah veya Allah'tan gören sûfî, bu hal için de tam olarak fani (aynu'l-fena) olduğundan her işi Allah’a nispet eder ve “Allah'tan başka fail yoktur,” der. Bâyezid Bistâmi bu haldeyken, “Kendimi tenzih ederim, şanım ne yüce!”; Hallâc ise, “Ene’l-Hak” demiştir. Hak'ta fani olduklarından bu sözleri onların diliyle söyleyen Allah'tır ( 549; SA 525; وه 628). Aynu'l-cem, tevhide verilen çeşitli isimlerden biridir. Aynu'l-cem halinde sûfî her şeyi Hak olarak görür.
Ben bu suretten ileri adım Yünus değil iken
Ben ol idim ol ben idi bu aşkı sunandaydım
Yünus Emre gözün aç bak iki cihan dopdoludur Hak
Gümanı sıdk oduna yak şöyle âşikâre nihandadır
Yünus
Yine bu hal içinde sûfî her şeyi kendi olarak görür, ama o Hak'ta fani olduğundan
Hak'la aralarında ayrılık gayrılık değil, vahdet vardır. Bu fani, o bakidir.
Benem ol ışk bahrisi denizler hayran bana
Derya benim katremdir, zerreler umman bana
Yünus
Aynu’1-fena )' (عين | لفنا Tam fena hali. Fena içinde fena (fena ender fena); fenadan
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
tas. Kulun İnsanî vasfını bırakarak kendisinde Allah’ın benliğini bulması durumu, aynu’l-lah