Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

13 sonuç · “Haslet

01
Sözlük

Haslet

İnsanın yaratılışındaki huy, mîzâc, tabîat, karakter. Şu dört haslet kimde varsa o hâlis münâfıktır. Bunlardan bir tânesi kendisinde bulunan kimse, onu terk etmedikçe, kendisinde münâfıklıktan bir haslet bulunur. Birincisi emânete hıyânet etmek, ikincisi konuşunca yalan söylemek, üçüncüsü sözünde durmamak, dördüncüsü başkalarına devâmlı kötülük yapmak. (Hadîs-i şerîf-Tebyîn) Kimde şu dört haslet bulunursa, bu hasletler o kimseyi yüksek derecelere kavuşturur. Hem Allah katında, hem de insanlar yanında kıymeti çok olur. Birincisi hilm (yumuşaklık), ikincisi ilim, üçüncüsü cömertlik, dördüncüsü güzel ahlâk sâhibi olmak. (Cüneyd-i Bağdâdî) Türkleri maddeten yıkmak ve ezmek mümkün değildir. Çünkü Türkler, müslüman oldukları için çok sabırlı ve mukâvemetli (dayanıklı) insanlardır. Kuvvetli îmân sâhibidirler. Çok çalışkan ve zekîdirler. Bu hasletleri; dinlerine bağlılıklarından, kadere rızâ göstermelerinden, devlet adamlarına itâat duygularından gelmektedir. Türkleri parçalamanın ve yenmenin tek yolu; evvelâ itâat duygusunu kırmak ve mânevî bağlarını parçalamak, dînî metânetlerini (sağlamlığını) zaafa uğratmak (zayıflatmak)tır. Bunun da en kısa yolu, millî geleneklerine ve mânevî duygularına uymayan hâricî (yabancı) fikirler ve hareketlere alıştırmaktır... (Patrik Gregoryus-Rus sefîri İgnatiyef'in hâtıralarından)

02
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

03
Eser

TASAVVUFUN MÂHİYETİ

Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa

04
Eser

MÜRŞİDLİK RÜTBESİ VE MÜRŞİDLERİN HİZMETİ

Avârifü’l-Maârif · 10. bölüm · Rasûlullah (sav) Efendimiz bir hadislerinde buyurmuştur ki: “Muhammed’in nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin olsun; eğer isterseniz bu hususta yemin de edebilirim. Hiç şüphesiz

05
Eser

Sayfalar 3–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista

06
Eser

Sayfalar 13–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme

07
Eser

Sayfalar 21–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu

08
Eser

Sayfalar 41–48

Muzaffer Ozak Külliyatı · ETVAR-I-SEB'ADA OLAN ESMÂ-I-İLÂHİYYENİN RENKLERI Tevhidin nuru hava'i mavi Ism-i-celâlin nuru kırmızı İsm-i-Hû'nun nuru yeşil İsm-i-Hak'kın nuru beyaz Ism-i-Hay'yın nuru sarı İsm-i

09
Eser

Sayfalar 42–50

Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle celâluhu; bu âyet-i celillerle, kâfirlerin cehennemde görecekleri şiddetli âzabı beyan buyurmakta ve diğer bir âyet-i kerimede de: «innâ a'tednâ lil-kâfiriyne selasile

10
Eser

Sayfalar 59–65

Muzaffer Ozak Külliyatı · lallahu aleyhi ve sellem efendimizle müşerref olur. Efendimiz kendisine sorar: — Sana tevdi olunan emaneti neden yerine getirmedin? — Hangi emaneti yâ Resûlallah? — Bağdat'ta alış-

11
Eser

Sayfalar 50–55

Muzaffer Ozak Külliyatı · şarı atılabilir ve şehadet kapısı yüzüne kapanabilir. Iş, kitaba taallük etmiştir. Hadis-i şerifi, dikkat ve ibretinize sunarIm: inne ahadeküm yücmeu halkuhü ti batni ümmihi erbaiy

12
Eser

Sayfalar 73–80

Muzaffer Ozak Külliyatı · uyandırmaktan gayrı hiçbir işe yaramayan bu iddianızla, Resûl-ü zişânı incittiğiniz gibi, din ve peygamber düşmanlarının ekmeklerine yağ sürdüğünüzün de farkında mısınız? Allahu te

13
Eser

Sayfalar 69–77

Muzaffer Ozak Külliyatı · Hasan-ül-Basri, kendisine iyman telkin ve kelime-i şehadeti talim için yanına yaklaştığında, hasta adam büyük bir neş'e ve sürûr içinde konuştu: — Yâ Hasan! Sen sus... Dur ve bekle