ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
32 sonuç · “Halîm”
01Babakuşî Abdurrahman Efendi
Babakuşî Abdurrahman Efendi (ö. Zilkade 983/Şubat-Mart 1576), Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Edirne ve İstanbul medreselerinin ardından Sahn pâyesiyle Kefe müftülüğüne getirilen Osmanlı fıkıh âlimidir.
Bursalı İsmâil Belîğ
Bursalı İsmâil Belîğ (1079/1668-69–22 Ramazan 1142/10 Nisan 1730), yaklaşık elli yıl imamlık yapan; Güldeste-i Riyâz-ı İrfân ile Bursa’nın şeyh, âlim, şair, sanatkâr ve şehir kurumlarını biyografik bir hafızada birleştiren tarihçi, tezkireci, şair ve nâsirdir.
Celâleddîn es-Süyûtî
Celâleddîn es-Süyûtî (1445-1505), tefsir, hadis, Şâfiî fıkhı, Kur’an ilimleri, Arap dili, tarih ve tasavvuf sahalarında yüzlerce eser veren; Kahire’nin geç Memlük dönemi ilim hayatını şekillendiren büyük muhaddis ve müelliftir.
Ebüssuûdzâde Mustafa Efendi
Ebüssuûdzâde Mustafa Efendi (965-1008/1557-1599), Ebüssuûd Efendi’nin oğlu; doğrudan Sahn müderrisliğine başlayan, Selânik’ten İstanbul’a uzanan kadılıkları ve Anadolu-Rumeli kazaskerlikleriyle ilmiye hiyerarşisinin zirvesine çıkan fıkıh âlimidir.
Mevlânâzâde Seyyid Abdülhalim Efendi
Mevlânâzâde Seyyid Abdülhalim Efendi (ö. 1091/1680-81 civarı), 1071/1660-61’de Konya Mevlânâ Âsitânesi postuna geçen ve görevi oğlu Seyyid Bostan Efendi’ye devreden Mevlevî şeyhidir.
Mevlânâzâde Şeyh Bostan Efendi
Mevlânâzâde Bostan Efendi (1647-1706), Abdülhalim Çelebi'nin oğlu; 1680 dolaylarında Konya Mevlânâ Âsitânesi postuna geçen, hac yolculuğu ve kısa Kıbrıs sürgünüyle kayda geçen Mevlevî şeyhidir.
Muhammed Âlim Sıddîkī (Âlim Şeyh)
Muhammed Âlim Sıddîkī (1564-65–1634), Pîrim Şeyh’in halifesi, Aliâbâd merkezli Yesevî mürşidi ve Ahmed Yesevî’den kendi devrine uzanan tarikat hafızasını Lemehât min nefehâti’l-kuds’ta koruyan tabakat müellifidir.
Muhammed Hamdullah Hamdî Efendi
Muhammed Hamdullah Hamdî Efendi (ö. 914/1508), devlet görevlerinden uzak durup telifle geçinen; Yûsuf u Züleyhâ başta olmak üzere beş mesnevi kaleme alan Osmanlı şair ve âlimidir.
Sûfî Emir Seyyid Mehmed Efendi
Sûfî Emir Seyyid Mehmed Efendi (ö. 1730), Eğirdir'den İstanbul'a gelerek Edirne ve Medine kadılıklarına yükselen, hac yolunda Tûr yakınında vefat eden Osmanlı âlimidir.
Sunullah Efendi
Alâiyyeli Ali Efendi'nin oğlu Sunullah Efendi (yaklaşık 1656-1724), İstanbul kadılığı ve selâtin vakıfları müfettişliği yapan fıkıh âlimidir.
Şeyh Abdülhalîm Efendi b. Tâhir Efendi
Abdülhalîm Efendi (1825–1896), İstanbullu; Abdullah Efendi’den Rifâî hilâfeti alan, Kozyatağı’nda dergâh kuran ve tanbur, sînekeman ile ney icrasında tanınan şeyhtir.
Şeyh Abdülhalîm er-Rifâî
Şeyh Abdülhalîm er-Rifâî, Unkapanı Yeşil Tulumba civarında kurduğu dergâhla İstanbul Rifâîliğinin İzzeddînî aktarımında önemli bir mekân halkası oluşturmuştur.
Halîm
Sözlük de anlamı, “Sabırlı, akıllı, ağırbaşlı.” lolan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” z, (Allah’ın güzel isimleriydin, olup öl “Kudretli olduğu hâlde birdenbire ve öfkelenip cezalandırmayan, zada man içinde gelişmelere göre ceza vermeyi uygun bulan.” anlamma. da bir sıfat ve terimdir. “Halîm”, rı Kur’ân-ı Kerîm’de on beş ayette ü geçmekte olup bunlardan on birinde Allah’a, ikisinde Hz. İbrahim’e, birinde Şuayb peygambeü) re, birinde de İsmail peygambeıre izafe edilmiştir. Bu söz, Allah’ın rivayet edilen doksan dokuz ismi arasında yer almakta, ayrıca bazı hadis metinlerinde de zikredilmektedir.
Halîm (el-Halîm)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hep hilm sâhibi olan; günâh işleyenlerin, günâh işlemelerini ve emirlerine muhâlefetlerini, karşı geldiklerini gördüğü hâlde gazablanmaya ve onları cezâlandırmaya gücü yettiği hâlde, acele etmeyen. Allahü teâlâ kullarına cezâ vermekte acele etmez fakat ihmâl de etmez. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Bilin ki, Allahü teâlâ mağfiret edicidir (bağışlayıcıdır), Halîm'dir. (Bekara sûresi: 235) Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem sıkıntılı zamanlarında; "Azîm, Halîm olan Allah'tan başka ilâh yoktur. Büyük arşın Rabbi olan Allah'tan başka ilâh yoktur." buyururlardı. (İmâm-ı Müslim) El-Halîm ism-i şerîfini okuyan denizde ise boğulmaktan, bir vâsıtada ise helâk olmaktan kurtulur. (Yûsuf Nebhânî) 2. Yumuşak, sertlik göstermeyen, kızmayan kimse. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: İbrâhim (aleyhisselâm) Allahü teâlâdan çok korktuğu için çok âh ederdi. Halîm idi. (Tevbe sûresi: 114) Allahü teâlâ halîm, iffetli kimseyi sever; çirkin şeyler konuşan, ısrarla halktan bir şey isteyen kimseye gazab eder. (Hadîs-i şerîf-Taberânî) Halîm kimse, gadaba sebeb olan şeyler karşısında kızmaz, heyecâna gelmez. Korkak olan, kendine zarar verir. Gadablı kimse ise, hem kendine, hem başkalarına zarar verir. (Hâdimî)
Aliçerçi köyü
Bozkır · Türkiye · Kaynak: “1784 (H.1198) senesinde Konya'nın Bozkır kazâsının Aliçerçi köyünde dünyâya geldi.” Babası Mustafa b. Îsâ, annesi Halîme Hanım'dır. Köyün tam konumu kaynakta belirtilmediği için koordinat verilmemiştir.
Müşellel (Kudeyd)
Mekke-Medine yolu · Suudi Arabistan · Yetmiş-yetmiş iki yaşında, bir hac veya umre yolculuğu sırasında Kudeyd mevkiinde vefat edip Müşellel'de defnedildiği yer. Konum çok yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir : Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir (yaklaşık 657–725), Hz. Âişe’nin yanında yetişen, Medine’nin yedi fakihinden sayılan güvenilir hadis râvisi; bazı tasavvuf silsilelerinde Ca‘fer es-Sâdık’tan önce yer alan tâbiî âlimidir.
Cebel-i Himrin
Cebel-i Himrin · Irak · Osman Sirâceddin'in 1781'de (H. 1195) doğduğu yer. Babası Hâlid b. Abdullah, annesi Halîme Hanım'dır. Hz. Hüseyin'in neslinden geldiği için Hüseynî nisbesiyle de anılır. Kesin nokta belirtilmediğinden koordinat verilmemiştir.
Mescid-i Nebevî
Medine · Suudi Arabistan · Fukahâ-yi seb'adan biri olarak ders halkası bulunduğu mescid; Medine fıkıh mektebinin merkezidir. İlişkili kişi dosyası Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir : Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir (yaklaşık 657–725), Hz. Âişe’nin yanında yetişen, Medine’nin yedi fakihinden sayılan güvenilir hadis râvisi; bazı tasavvuf silsilelerinde Ca‘fer es-Sâdık’tan önce yer alan tâbiî âlimidir.
Medine
Medine · Suudi Arabistan · Hz. Osman devrinde doğduğu, halası Hz. Âişe'nin yanında yetişip ömrünü geçirdiği şehir; Yahyâ b. Saîd burada ondan daha faziletlisini görmediklerini söyler. İlişkili kişi dosyası Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir : Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir (yaklaşık 657–725), Hz. Âişe’nin yanında yetişen, Medine’nin yedi fakihinden sayılan güvenilir hadis râvisi; bazı tasavvuf silsilelerinde Ca‘fer es-Sâdık’tan önce yer alan tâbiî âlimidir.
Mekke
Mekke · Suudi Arabistan · Son yolculuğunun menzili; hac ya da umre için giderken yolda vefat etmiştir. İlişkili kişi dosyası Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir : Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir (yaklaşık 657–725), Hz. Âişe’nin yanında yetişen, Medine’nin yedi fakihinden sayılan güvenilir hadis râvisi; bazı tasavvuf silsilelerinde Ca‘fer es-Sâdık’tan önce yer alan tâbiî âlimidir.
Fustat (Mısır)
Kahire · Mısır · Babası Muhammed b. Ebû Bekir'in vali iken öldürüldüğü bölge; Kāsım'ın halasının yanında yetişmesinin sebebi budur. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir : Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir (yaklaşık 657–725), Hz. Âişe’nin yanında yetişen, Medine’nin yedi fakihinden sayılan güvenilir hadis râvisi; bazı tasavvuf silsilelerinde Ca‘fer es-Sâdık’tan önce yer alan tâbiî âlimidir.
Kûfe (Ca'fer es-Sâdık çevresi)
Kûfe · Irak · Torunu Ca'fer es-Sâdık'ın ilminin yayıldığı merkezlerden; Kāsım'ın soyu bu yolla Ehl-i beyt geleneğine bağlanır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir : Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir (yaklaşık 657–725), Hz. Âişe’nin yanında yetişen, Medine’nin yedi fakihinden sayılan güvenilir hadis râvisi; bazı tasavvuf silsilelerinde Ca‘fer es-Sâdık’tan önce yer alan tâbiî âlimidir.
Yeşil Tulumba / Abdülhalîm Efendi Dergâhı
İstanbul · Türkiye · 1924-25'teki kayıt Şeyh Halîm/Yeşil Tulumba Tekkesi , Hüseyin Vassâf'ın tekkelerin kapanmasından hemen önce verdiği cetvelde Rifâiyye'ye bağlı görünür. Kayıt yeri Unkapanı , âyin günü ise Cuma olarak verilmiştir. Postnişin Cetvelde tekkenin şeyhi Şeyh Cemâl Efendi (Yeşil Tulumba) olarak kayıtlıdır. Bu bağlantı, yalnızca ad benzerliğine değil tekke adı, semt, tarikat aidiyeti ve tarih kesitinin birlikte örtüşmesine dayanır. Kaynakların birlikte okunması Risâle-i Rifâiyye mekânı 56 İstanbul merkezi arasında sayarken Sefîne aynı yapının 1924-25'teki şeyh ve âyin gününü verir. Böylece liste maddesi, kişi ve icra takvimi bulunan tarihî bir tekke kaydına dönüşür.
Sancaktar / Şeyh Nuri Camii
İstanbul · Türkiye · Sancaktar / Şeyh Nuri Camii (Kozyatağı) , Risâle-i Rifâiyye içinde 1925 öncesi İstanbul Rifâî tekke ve zâviyeleri arasında kaydedilir. Ad bazen yapının resmî adını, bazen şeyh veya mahalle lakabını yansıtabilir. Bâni, açık adres, postnişin silsilesi ve bugünkü yapı durumu ikincil kaynak ve arşiv kaydıyla doğrulanıncaya kadar bu kayıt tarihî envanter düzeyindedir.
Şeyh Abdülhalîm Efendi
İstanbul · Türkiye · Kozyatağı-Erenköy merkezi Şeyh Abdülhalîm Efendi Tekkesi Kozyatağı-Erenköy çevresindeki Rifâî merkezidir. Mahalle sınırlarının tarih içinde değişmesi sebebiyle iki semt adı birlikte korunur. Musiki bağlantısı Ahmediye Rifâî Tekkesi postnişini, zâkirbaşı ve nevbezen Tığlızâde Mehmed Şevki Bey burada da zâkirbaşılık yaptı. Bu bağlantı Anadolu yakasındaki iki Rifâî tekkeyi musiki ve âyin meşki üzerinden birleştirir. Sancaktar kaydından ayrım Risâlede Kozyatağı için ayrıca Sancaktar/Şeyh Nuri Camii adı geçer. Açık özdeşlik belgesi bulunmadığından iki kayıt birleştirilmemiş; Şeyh Abdülhalîm kaydı ikinci kaynakla doğrulanmıştır.
Şeyh Halîm Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Şeyh Halîm Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Seyyid Velâyet Hazretleri.
Rifâiyye'nin İstanbul ve Balkan Yolculuğu
Üsküdar'dan Unkapanı, Yakova ve Prizren'e. Risâleden hazırlanmış özgün ve ihtiyatlı editoryal inceleme.
1925 Öncesi İstanbul Rifâî Dergâhları
Risâlede semtleriyle kaydedilen 56 tekke ve zâviye. Risâleden hazırlanmış özgün ve ihtiyatlı editoryal inceleme.
İstanbul'dan Balkanlar'a Rifâî-İzzeddînî Silsilesi
İstanbul Rifâî âsitânelerini, postnişin zincirlerini, zâkirbaşı-musiki çevresini ve Balkan dergâhlarını kişi–mekân ilişkileriyle izleyen ayrıntılı ağ dosyası.
HALVETTE ZUHÛR EDEN MA’NEVÎ FETİHLER
Avârifü’l-Maârif · 27. bölüm · Bir grup insan, halvet ve çilehâneye girmenin usulünde hatâ ettiler. Kelime ve mânaları değiştirip bozdular; içlerine şeytan girdi ve kendilerine gurur kapısı açıldı. Çünkü onlar,
Sayfalar 16–22
Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,
Sayfalar 58–63
Muzaffer Ozak Külliyatı · tadır? Bana yolunu tarif eder misin?) dedi. Diğer haham: (Aman ne yapıyorsun? O şehre sakın gitme. Orada bir sihirbaz vardır) dedi. (Sihri ile âlemi kendine bendetmiştir. Korkarım