ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
59 sonuç · toplam 59 · “Hak Teâlâ” · 1/3
01Hak Teâlâ
Yüce Allah. Allah celle celâlühü. (Bkz. Allah) Hak teâlâ, intikâmın kul eli ile alır İlm-i hâli bilmiyenler, onu kul yaptı sanır. (M. Sıddîk bin Saîd)
Etvâr-ı dil
Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir…
Aynu’s-sey Cİ
عين Bir şeyin özü; kendisi tas. Hak Teala. Ibn Arabi Futuhat'ta, “Tenzih ederim o zatı ki eşyayı icat etti, kendisi bu eşyanın aynısı olduğu halde,” demiştir, “Hak, zahir olanın aynısı olup halk ismini almıştır” (iv 187; kı 34). Bir vücuddu…
Baran
Yağmur. tas. a Hak Teala'nın kapsamh rahmeti ve feyzi ki gayb âleminden imkân âlemine taşar, mümkün varlıklar yetenekleri ölçüsünde bundan nasiplerini alır. b İlâhî inayetin sâlike galebe çalması ve onu etkisi altına alması (sr).
Çeşm-i mest
Mahmur 802. tas. a Hak Teala'nın, sâlikin kusurlarını sâlikten de halktan da gizli tutması, hiç kimsenin bunları bilmemesi, affa ve mağfirete uğraması. b İlahi sır ve cezbeler (sr). Çeşm-i nergiz.(جشمنركيز) Nergiz özlü, 2. tas. Sâlikin iyi…
Husus
(ye (خصو Hak Teala'nın kendilerine hakikatler, haller, makamlar tahsis | ettiği müminler zümresi. Bunlara ehl-i husus ve havas da denir. Hususu'l-husus veya hassu'l-havas ise mücerret tevhit ve tefrit ehlidir. Bunlar halleri aşmışlar, makam…
İntikam
( Öç alma. tas. Allah'ın intikam sıfatı (Zu) ve kahhariyeti bazı kişilerde kuvvetli bir şekilde tecelli eder. Hak Teala asi ve zalim kullarını bunlar vasıtasıyla cezalandırır. Hak kulundan intikamın yine abd ile alur Bilmeyen ilm-i ledünni…
İstifa
I) Seçme, süzme. tas. a Hak Teala'nın kulunun kalbini boşaltıp içine ilâhî marifet doldurması ve bu suretle marifetin kendi saflığını burada yayması. b Hakk'ın ezeli ilminde yapmış olduğu seçme. Hak Teala Peygamber'i ezelde kendisi için seç…
Kahr
Ezmek, mahvetmek, perişan etmek. tas. Hakk'ın yardımıyla nefsi ezmek, arzularını kırmak ve dingizlemek. Bazı veliler kahr, bazıları lütuf sıfatına mazhar olur. Birincisi vahada sahra hayatı; ikincisi sahrada vaha hayatı yaşar. Büyük süfiler…
Kala belâ
لوا بلى) 5) Hak Teala insanlardan çok evvel onların ruhlarınr yaratmış ve sormuş, “Ben sizin Rabb'iniz değil miyim?” (Elestü bi-Rebbiküm) Onlar da “Evet öyledir,” demişler (kala belâ) (Araf Suresi, 172). Böylece Allah'la kulları arasında bi…
Maşuk
(5 (معشو Sevgili, yâr, canan, aşık olunan. 2. tas. Hak Teala; zira her yönden en mükemmel ve en fazla sevilmeye hakkı olan O'dur. Matlup 5. ar. (مطلو ب) 1. Maksat, yar, sevgili. 2. tas. Allah (11s). Hak Teala Hz. Peygamber'e Dedi ki matlab…
Münâzele
(45 (منا Mesafe alma, menzillerde yol alma. Biri iniş, diğeri çıkış halinde bulunan iki zatın yüzyüze gelmeleri. 2. tas. a Hakk'ın kuluna inmeyi irade etmesi ve kulunun kalbinde ona doğru gitme arzusunu yaratması ve böylece bir karşılaşma h…
Na'leyn
İki nalin. Hak Teala Hz. Musa'ya, “Nalinlerini çıkarıp at; çünkü sen mukaddes bir yerdesin,” (Taha Suresi, 12) diye hitap etmişti. tas. a Rahmet-azap. rıza-Bazap, nimet-mahrumiyet gibi Hakk'ın zıt sıfatları (cik 4). b Kıyasın iki öncülü, Âl…
Riyazet
5) İdman, eğitme, terbiye ve ıslah etme, boyun eğdirme, çekici ama zararlı şeylerden uzak kalmaya, zor ama faydalı şeyleri yapmaya kendini alıştırma. Süfiler az yemeye, az konuşmaya az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikr ve tefekkür etmey…
Sille
Tokat; enseleme, yakalama. tas. İlahi darbe, Allah'ın Kahhâr ve Cebbâr ismiyle tecelli etmesi; manevi tokat (Duhan 16, Burüc 12). Hak sillesinin sadâsı yoktur Bir vurdu mu hiç devâsı yoktur Kam Silsile i ar. Zincir, tas. a Genel olarak halk…
Talep-Talip
x. İstek, heves; aday olmak. 2. tas. Matlübu bulmak ve murada nail olmak için O'nu araştırma. Cüneyd'e göre, “talep eden bulur”. Şibli'ye göre de (tam tersine) “bulan, arar”. Matlüp olmak talip (arayan) olmaktan iyi olmakla beraber talep iy…
vücûd-ı vâcib
vücûd-ı vâcib a. UaJj ^f) tas. Hak teâlânın varlığı. vücûd-ı zihnî a. (^j j^ Yalnızca zihinde oluşa “vücûd” için kullanılan k lâm terimi. vücûd-nâme a- \< A vücûd + F. nâme] tas. ed. Tasa vufî edebiyatta mutasavvıf şa lerin insanın Allah ta…
Rezzâk (er-Rezzâk)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her yarattığı ve rızık vereceği mahlûkunun rızkını yaratıcı ve ulaştırıcı ve o rızık ile faydalanma sebeblerini hazırlayan ve rızık gönderen Allahü teâlâ. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyr…
Kur'ân-I Kerîm
Allahü teâlânın Cebrâil aleyhisselâm vâsıtasıyla Muhammed aleyhisselâma yirmi üç senede Arabça olarak indirdiği, bize kadar ilk nâzil olduğu şekilde tevâtürle, yalan söylemeleri mümkün olmayan üstün vasıflı insanların bildirmeleri ile gelen…
Kahhâr (el-Kahhâr)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Düşmanlarından, cebbâr (kibirli, zorba, zâlim), inâdcı, nîmetlere nânkörlük edenleri öldürüp, onları zelîl (aşağı, hakîr) etmekle dünyâda kahreden, âhirette düşmanları olan kâfirlere…
Kadr (kadir) Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin doksan yedinci sûresi. Kadir sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Beş âyet-i kerîmedir. Kadir gecesinden bahsedildiği için sûre bu ismi almıştır. Sûrede, Kadir gecesi, fazîleti, o gece meleklerin yeryüzüne inişi bildirilmekt…
Eyyâm-I Biyd
Ayın ışığının en aydınlık olduğu kamerî aylarının 13, 14 ve 15. günleri. İlk insan ve ilk peygamber hazret-i Âdem Cennet'ten çıktığı zaman vücûdu birden bire karardı. Hazret-i Cebrâil gelerek Âdem aleyhisselâma dedi ki: "Ey Âdem! Vücûdunun…
âyet-El Kürsî
Kur'ân-ı kerîmde Bekara sûresinin, fazîletiyle bilinen 255. âyet-i kerîmesi. Kur'ân-ı kerîmdeki âyetlerin en üstünü Bekara sûresinde bulunan Âyet-el-kürsî'dir. Bu âyet, bir evde okunduğu zaman, şeytan muhakkak oradan uzaklaşır. (Hadîs-i şer…
âzâd Etmek
Serbest bırakmak, hürriyetine kavuşturmak, kölelikten kurtarmak. Kim kölesine bir tokat atsa yâhut onu döğse, onun keffâreti, köleyi âzâd etmesidir. (Hadîs-i şerîf-Buhârî) Bir kimse Ramazân-ı şerîf ayında bir oruçluya iftar verirse günahlar…