Ara
Menü
ذ

Aynu’s-sey Cİ

عين

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-6654
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
56
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>عين</p><ol><li>Bir şeyin özü; kendisi</li><li>tas. Hak Teala. Ibn Arabi Futuhat'ta, “Tenzih ederim o zatı ki eşyayı icat etti, kendisi bu eşyanın aynısı olduğu halde,” demiştir, “Hak, zahir olanın aynısı olup halk ismini almıştır” (iv 187; kı 34).</li></ol><blockquote>Bir vücuddur cümle esyd ayn-ı eşyâdır Huda<br>Hep hüviyettir görünen yok Hudâ'dan maadâ<br>Gaybi Sun'ullah<br>Sâni' komuş adımız bizim şey yoksa<br>Biz kendi vücudumuzla bir şey değiliz<br>Nâbi</blockquote>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-5593
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
56
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>عين</p><ol><li>Bir şeyin özü; kendisi</li><li>tas. Hak Teala. Ibn Arabi Futuhat'ta, “Tenzih ederim o zatı ki eşyayı icat etti, kendisi bu eşyanın aynısı olduğu halde,” demiştir, “Hak, zahir olanın aynısı olup halk ismini almıştır” (iv 187; kı 34).</li></ol><blockquote>Bir vücuddur cümle esyd ayn-ı eşyâdır Huda<br>Hep hüviyettir görünen yok Hudâ'dan maadâ<br>Gaybi Sun'ullah<br>Sâni' komuş adımız bizim şey yoksa<br>Biz kendi vücudumuzla bir şey değiliz<br>Nâbi</blockquote>

عين

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

عين

  1. Bir şeyin özü; kendisi
  2. tas. Hak Teala. Ibn Arabi Futuhat'ta, “Tenzih ederim o zatı ki eşyayı icat etti, kendisi bu eşyanın aynısı olduğu halde,” demiştir, “Hak, zahir olanın aynısı olup halk ismini almıştır” (iv 187; kı 34).
Bir vücuddur cümle esyd ayn-ı eşyâdır Huda
Hep hüviyettir görünen yok Hudâ'dan maadâ
Gaybi Sun'ullah
Sâni' komuş adımız bizim şey yoksa
Biz kendi vücudumuzla bir şey değiliz
Nâbi
Sözlüğe dön ←