Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

19 sonuç · “Fakir

01
Şahsiyet

İsmâil Fakirullah-ı Tillovî

İsmâil Fakirullah-ı Tillovî (1657–1735), Tillo’da ilim, ziraat, uzlet ve irşadı birleştiren; Erzurumlu İbrâhim Hakkı’nın hayatını ve öğretisini derinden şekillendiren Nakşibendî-Kādirî şeyhidir.

02
Şahsiyet

Kara Abdurrahman bin Mustafa Efendi

Kara Abdurrahman Efendi (ö. Şevval 976/Mart-Nisan 1569), Konyalı kıraat ve musiki âlimi; Bursa Zeynîler Tekkesi çevresinde tasavvuf terbiyesi görmüş müderristir.

03
Sözlük

Fakir

ç Fukara Derviş, yoksul. 2. tas. Sâlikin Hak'ta fani olması ve kendini ona muhtaç bilmesi. “Ey insanlar sizler fakirsiniz, Allah’a muhtaçsınız” (Fatır Suresi, 15). Kibir ifade eden ‘ben’ sözü yerine tevazu gösterip “fakir, ‘sen’ yerine de hürmeten 'nazirim' denir. Bkz. Fakr. Fakiri (5 5-33) 1. Yoksulluk. 2. tas. Kendisinden ilim ve amel alınmış olan sâlikin iradesiz kalması hali (11s). Yoksulluk. 2. tas. Kendisinden ilim ve amel alınmış olan sâlikin iradesiz kalması hali (11s).

04
Mekân

Tillo (Aydınlar)

Siirt · Türkiye · İsmâil Fakirullah'ın yaşadığı, irşad ettiği ve kabrinin bulunduğu yer. Sefîne-i Evliyâ neşrindeki hazırlayan notu, Tillo'nun bugünkü adının Aydınlar olduğunu ve Siirt'e bağlı bir ilçe merkezi olduğunu belirtir. Koordinat ilçe merkezi seviyesinde yaklaşıktır.

05
Mekân

Hırpanî Medresesi (Biyara ve Hurmal)

Biyara / Hurmal · Irak · Tavîla'da Kur'an'ı ve bazı kitapları okuyup bitirdikten sonra gittiği, her memleketten gelen talebelerin ders gördüğü medrese. Tahsil hayatı boyunca çalışkanlığı ve doğruluğuyla dikkat çekti; fakir olduğu için okuyacağı kitapların hepsini kendi eliyle yazdı.

06
Mekân

Tırhala

Trikala · Yunanistan · 941 (1534) civarında doğduğu şehir; fakir bir ailenin çocuğuydu. İlişkili kişi dosyası İdrîs-i Muhtefî : İdrîs-i Muhtefî (1534–1615), asıl adı Hacı Ali Bey olan; Hüsâmeddin Ankaravî ve Seyyid Osman Hâşimî’nin terbiyesinde yetişerek İstanbul Bayramî-Melâmîliğinin gizlilik dönemine yön veren şeyhtir.

07
Mekân

Alâeddin Uşşâkî Türbesi ve Kabaklar Camii

Uşak · Türkiye · Kabaklar’daki irşad ve kabir hafızası Alâeddin Uşşâkî 890/1484-85’te Kabaklar’da vefat etti ve burada defnedildi. Türbesi köy camisinin bitişiğindedir; ikinci kabrin eşine ait olduğu düşüncesi yerel rivayettir. Koordinatın sınırı İşaret Kabaklar köy merkezini gösterir. Türbe yapısının kesin parsel koordinatı ayrıca yerinde doğrulanmalıdır.

08
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

09
Eser

TASAVVUFUN MÂHİYETİ

Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa

10
Eser

Sayfalar 3–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista

11
Eser

Sayfalar 2–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,

12
Eser

Sayfalar 11–17

Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h

13
Eser

Sayfalar 10–17

Muzaffer Ozak Külliyatı · (YÂ RAHMANÜ ism-i celilini, her farz namazdan sonra 100 kerre okuyan kimseler, gaflet ve unutkanlıktan ve gönül darlığından emin olurlar.) Er Rahiymü Celle Celâluhu Pek ziyade merh

14
Eser

Sayfalar 10–15

Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel

15
Eser

Sayfalar 16–22

Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,

16
Eser

Sayfalar 21–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu

17
Eser

Sayfalar 18–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · ğunu ileri sürmesine benzerler. Babasının kim olduğu bilinmeyen ve bir fahişeden dünyaya gelen ne idüğü belirsiz bir piçe, böyle bir zat: (Evlâdım...) diyebilir mi, bilmem? Insan,

18
Eser

Sayfalar 34–41

Muzaffer Ozak Külliyatı · Birincisi; gökyüzüdür. Güneşi, ayı, yıldızları ve daha güremediğimiz, bilemediğimiz diğer varlıkları ile enginleşen o muhteşem gökyüzünü bir düşününüz. Düşününüz ki, insanoğlu, en

19
Eser

Sayfalar 31–36

Muzaffer Ozak Külliyatı · «Liginanü Bidun ie selune şübelen je ejdalühu kavli lâ ilâhe illallah re ednahû imalati! con anit tariks rel hayau şübetün minel iyman. Lyman, yetmiş küsur şubedir. Bunun en efdali