ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
14 sonuç · “Daşt”
01Kahraman er-Rifâî el-Kâdirî
Kahraman er-Rifâî el-Kādirî, Cemâlî Cemâleddin’den 1999’da üç irşad hattının emanetini aldığı aktarılan ve Risâle-i Rifâiyye’nin hazırlanmasına arşiv desteği veren çağdaş şeyhtir.
Uzun Hasan Ata
Uzun Hasan Ata, Buhara'daki tahsilini bırakarak Zengî Ata'ya bağlanan dört arkadaştan ve onun irşad mertebesine ilk ulaşan halifesidir.
Yâd-I Daşt
Nakşibendiyye yolundaki on temel esastan biri. Zikrin, Allahü teâlâyı anmanın ve hatırlamanın kalbe yerleşmesi, meleke hâline gelmesi. Yâd-ı daşt en yüksek mertebedir. Ondan sonra mertebe yoktur. (İmâm-ı Rabbânî)
Daşt
Farsça, hatırda tutmak, zihinde tutmak manalarına gelen bir tâbir. Bu, Nakşibendî ıstılahıdır. Allah’ın sürekli görmekte ve bilmekte olduğunu bilmek ve bunun bilincinde olmaktır. Buna, ihsan da denir, huzur ber-gayret olarak tanımlayanlar da vardır. Kalp, Allah’ı düşünmekle güç bulur, meleke kazanır. Yad- daşt, her ân Allah’ın huzurunda olma halidir ki, buna murakabe de denir.YÂD–
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
SOHBETİN FAYDA VE TE’SİRLERİ
Avârifü’l-Maârif · 53. bölüm · İki şahıs arasındaki beraberliği ve sohbeti te’min eden şey, aralarındaki ortak cinsiyettir. Kişiyi, bir diğeri ile sohbet ve berâberliğe, bazen aralarında mevcut olan en umûmî vas
ALLAH İÇİN KARDEŞLİĞİN SORUMLULUKLARI
Avârifü’l-Maârif · 54. bölüm · Allahu Teâlâ, kardeşliğin hedefi ve edebi hakkında buyurmuştur ki: ‘‘İyilik ve takvâ hususunda birbirinizle yardımlaşınız.” (Mâide (5), 2.) Bir diğer âyette de şöyle buyurmuştur: “
SOHBET VE KARDEŞLİĞİN EDEBLERİ
Avârifü’l-Maârif · 55. bölüm · Ebû Hafs Haddad’a müridin sohbet ve arkadaşlıktaki edebi sorulunca şöyle demiştir: “Mürşid ve büyüklere hürmet etmeye, kardeşleriyle iyi geçinmeye, küçüklere nasihat etmeye, büyükl
Sayfalar 102–108
Muzaffer Ozak Külliyatı · zi tartıp ölçün bakalım, sizler gerçekten Allahu tealâ'ya lâyık kullar olabildiniz mi? Allahu tealâ, sizlere (KULUM) ve Resû-lü müctebâ (UMMETIM) diyor mu? Allahu tealâ, bir kimsey
Sayfalar 106–111
Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle bir âlem açılır ki, bu âlemi seyr-ü temaşa ederken ölüm acısını duymazlar. Zira, âşıklara ölüm bâbında vuslât-ı cemal, hayatlarında ise makam-ı kemal vardır. Bunun için, mü'mi
Sayfalar 345–350
Muzaffer Ozak Külliyatı · astığı astık, vurduğu vurduk, çaldığı çaldık oldu. Eskiden insanlar görmeden çalıyordu. Şimdi ise, zorla alıyor, vermiyeni öldürüyordu. Hükümetin başına gâile, insanların üstüne bi
Sayfalar 388–394
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cami-i şerife gelen, müslümanı beğenmiyor; gelmeyenler de müslümanlara sövüyor. Müslümanlar birbirlerini sevmiyor, birlik ve beraberlik içinde bulunamıyor, birbirlerine rahatı, ref
Sayfalar 493–499
Muzaffer Ozak Külliyatı · — «Ey sebeb-i hılkat-i kâ'inat olan Resûller Resûlü!.. Ey Habibim ve kalb-i selimim Ahmed!.. Resûl-ü emcedim yâ Muhammed!.. Âlemlerin Rabbi olan ve seni âlemlere rahmet olmak üzere
Sayfalar 508–514
Muzaffer Ozak Külliyatı · Rahman efendimiz hazretlerine taraf-ı ilâhiden nübüvvetlerini açıklamaları emr-i sübhanisi geldi ve âlemlerin Rabbinden velâyet sıfatı ile telâkki eyledikleri emirleri ve hükümleri