ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
53 sonuç · “Afet”
01Bârzân Hattı
Kuzey Irak'taki Bârzân Tekkesi'nin Nehrî çevresiyle tarihî irtibatı; doğrudan hilafet bağı kesin kabul edilmez.
Beyyûmiyye
Ali el-Beyyûmî'nin Bedevî-Halebî hilâfeti ile Halvetî-Demirtâşî terbiyesini Kahire'de birleştirerek teşkilâtlandırdığı Bedeviyye kolu.
Ervâdî–Gümüşhânevî Hattı
Hâlid el-Bağdâdî’den Ahmed el-Ervâdî’ye, ondan Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’ye uzanan; hadis tedrisi, ilmî icâzet ve irşad hilâfetini birlikte taşıyan Nakşibendî-Hâlidî aktarım hattı.
Abalı Hâfız Muhammed Haydar Bergamavî
Muhammed Haydar Efendi; Bergama veya Kırkağaç nispetiyle anılan, Mehmed Emin Kırkağacî’den hilâfet alan, Aksaray Şekerci Sokağı’ndaki dergâhta irşad eden ve Yahyâ Âgâh İstanbulî’ye Zenbûrî mirası aktaran şeyhtir.
Abdullah-ı Berzişâbâdî
Abdullah-ı Berzişâbâdî (789/1387–872/1467-68), Muhammed Pârsâ ve Ya‘kūb-i Çerhî’den Hâcegân-Nakşibendî terbiyesi, İshak Huttalânî’den Kübrevî hilâfeti alan; Horasan’daki irşad hattı daha sonra Zehebiyye silsilelerince geriye dönük olarak sahiplenilen sûfîdir.
Abdülmecid Şirvânî
Abdülmecid Şirvânî (ö. 1564-65 civarı), Şahkubâd-ı Şirvânî’den aldığı Halvetî terbiyeyi Tokat’a taşıyan; Şemseddin Sivâsî’yi yetiştirip hilâfet vererek Şemsiyye’nin teşekkül zeminini hazırlayan şeyhtir.
Ahmed el-Ervâdî
Ervâd, Trablusşam, Dımaşk, Kahire ve İstanbul arasında tahsil ve irşad faaliyetinde bulunan Ahmed el-Ervâdî, Hâlid el-Bağdâdî’nin halifesi ve Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’nin mürşididir. Hadis isnadı, ilmî icâzet ve tarikat hilâfetini aynı şahsiyette birleştirmiştir.
Ahmed Yekdest-i Cüryânî
Ahmed Yekdest-i Cüryânî (ö. 1707), Serhend’de Muhammed Ma‘sûm Sirhindî’den hilâfet alıp Mekke’de uzun yıllar irşad eden; Mehmed Emin Tokadî ve Abdürrahîm-i Buhârî üzerinden Müceddidiyye’nin Hicaz ve İstanbul bağlantısını kuran Nakşibendî şeyhidir.
Ali Alâeddin Köstendilli
Ali Alâeddin Köstendilli (1053/1643–1143/1730), Ali Fâzıl Lofçavî’den hilâfet alan; Köstendil, Hacı Evhad ve Selâmî Ali tekkelerinde irşad eden; Nûreddin Cerrâhî ile Ahmed Raûfî’yi yetiştiren Halvetî-Ramazânî şeyhidir.
Ali el-Arabî Efendi
Ali el-Arabî Efendi (ö. 1008/1599-1600), Antakya’dan İstanbul’a gelerek Bostan Efendi’den mülâzemet alan; Saraybosna ve Hezargrad’da müftülük, İstanbul’da fetva mukabelesi ve Babadağ’da müderrislik yapan Hanefî fakih ve Osmanlı âlimidir.
Ali er-Rızâ
Ali er-Rızâ (yak. 153/770 – 203/818), Medine'de ilim meclisi kurup yirmi yaşında fetva vermeye başlayan Ehl-i beyt âlimi; Halife Me'mûn tarafından istemeye istemeye veliaht ilân edilmiş, iki yıl sonra Tûs'ta âniden ölmüş ve gömüldüğü yer Meşhed adını almıştır.
Ali Nûreddin el-Beyyûmî
Ali Nûreddin el-Beyyûmî (1108/1696–1183/1769), Kahire'de Bedevî-Halebî hilâfetini Halvetî-Demirtâşî terbiye ve esmâ usulüyle birleştirerek Beyyûmiyye kolunu teşkilâtlandıran Mısırlı sûfî, muhaddis ve müelliftir.
Ali Örfî Efendi
Ali Örfî Efendi (ö. 1305/1887-88), Görice’den Mısır ve Selânik’e uzanan hayatında Muhammed Nûrü’l-Arabî’den hilâfet alan; evini irşad merkezi yapan, tasavvuf klasiklerini tercüme edip Niyâzî-i Mısrî, Üftâde ve Salih Lütfî şiirlerini şerh eden Rumeli Melâmî müellifidir.
Amasyalı Karabaş Abdurrahman Efendi
Amasyalı Karabaş Abdurrahman Efendi (ö. 1040/1630-31), Hoca Sâdeddin Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra Mekke Süleymaniye Medresesi’nde ders veren; vaazları, Abbâsî kıyafeti ve şehir ileri gelenleri arasındaki yeriyle tanınan Osmanlı âlimidir.
Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî
Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî (ö. 661/1262 [?]), Şihâbüddin Ömer es-Sühreverdî’den hilâfet alarak Mültan’da güçlü bir hankah kuran; Sühreverdiyye’yi Pencap ve Sind coğrafyasında kalıcılaştıran âlim, sûfî ve şehir önderidir.
Hilâfetnâme
Bir şeyhin yetiştirdiği müride belirli bir yol veya usulde irşad, temsil yahut görev yetkisi verdiğini bildiren yazılı belgedir. Belgenin kapsamı sınırsız değildir: zikir telkini, tekke postu, belirli bölge veya genel irşad yetkisi farklı olabilir. Hırka ve teberrük kaydı kendiliğinden hilâfetnâme sayılmaz.
Afet
ç. Afat Musibet, bela, zarar, ziyan. tas. a Kötü huylardaki tehlikeler ve zararlar; örn. gıybet afeti, yalan afeti, şöhret afeti. b Organların ahlak dışı yollarda ve günaha yol açacak biçimde kullanılması; örn. dilin afeti yalan söylemek, kulağın afeti gıybet dinlemek, elin afeti hırsızlık yapmaktır. c Sülük halinde bulunan salikin ilerlemesini engelleyen dünyevi bağlar (alaik) ve maddi عب karlar. “Süfiler için afet oğlanlarla düşüp kalkmakta, zıt görüşte olanlarla yarenlik etmekte ve kadınlardan hediye kabul etmektedir”. 4 Aşk. Dil verme gam-ı aşka ki aşk afet-i cândır Aşk afet-i cân olduğu meşhür-i cihândır Fuzali Afet-i tarik (2 bö 1) Tarikat afeti, keramet. Afitap i fars. ب) 5 1) Güneş. Afitâb-ı celal (ululuk güneşi) ve afitab-1 vücut (varlık OE
Çınarlı köyü
Kuşadası, Aydın · Türkiye · 1774'te doğduğu köy; okuma yazmayı annesinden burada öğrendi. İlişkili kişi dosyası Kuşadalı İbrâhim Efendi : Kuşadalı İbrâhim Efendi (1774–1846), Şâbâniyye'nin Çerkeşiyye hattından doğan İbrâhimiyye kolunun pîri; tekke ve kıyafet yerine sohbeti, iç terbiyeyi ve mânaya yönelişi öne çıkaran Osmanlı sûfîsidir.
Atpazarî Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Beypazarlı Ali Efendi'nin misafir olarak kaldığı tekkedir. Kuşadalı, anlamını çözemediği bir âyeti burada ona sormuş, aldığı yorum üzerine kendisine intisap etmiştir. İlişkili kişi dosyası Kuşadalı İbrâhim Efendi : Kuşadalı İbrâhim Efendi (1774–1846), Şâbâniyye'nin Çerkeşiyye hattından doğan İbrâhimiyye kolunun pîri; tekke ve kıyafet yerine sohbeti, iç terbiyeyi ve mânaya yönelişi öne çıkaran Osmanlı sûfîsidir.
Feyziyye Medresesi
İstanbul, Fatih · Türkiye · İstanbul'a gelince yerleştiği ve Hoca Emin Efendi'nin öğrencisi olduğu medrese; Mısır dönüşünde de bir süre burada kaldı. Bugün Millet Kütüphanesi olarak kullanılmaktadır. İlişkili kişi dosyası Kuşadalı İbrâhim Efendi : Kuşadalı İbrâhim Efendi (1774–1846), Şâbâniyye'nin Çerkeşiyye hattından doğan İbrâhimiyye kolunun pîri; tekke ve kıyafet yerine sohbeti, iç terbiyeyi ve mânaya yönelişi öne çıkaran Osmanlı sûfîsidir.
Sandıklı
Afyonkarahisar · Türkiye · Üveyik köyünde sığır çobanlığından sonra gittiği, ancak kılık kıyafeti yüzünden barındırılmadığı yerlerden. İlişkili kişi dosyası Hacım Sultan : Hacım Sultan, XIV. yüzyılda Germiyan sahasında yaşadığı anlaşılan; 1321 tarihli Susuz zâviyesi, konar göçer Türkmen çevresi ve erken Vilâyetnâmesi üzerinden tanınan, daha sonra Bektaşî geleneğin başlıca halife şahsiyetlerinden biri kabul edilen Kalenderî-Haydarî şeyhidir.
Adana (Sîs Kalesi çevresi)
Adana · Türkiye · Mir'âtü'l-ışk 'a göre Somuncu Baba'nın Bursa'dan göçüp Ceyhan kenarında Nebî Sûfî'nin evine yerleştiği bölge; kapıcıbaşı kıyafetini bırakıp buraya gelerek intisap etti. İlişkili kişi dosyası Hacı Bayram Velî : Hacı Bayrâm-ı Velî, Ankara merkezli Bayramiyye yolunun pîri; medrese ilmi, sohbet, ortak emek ve topluma hizmeti birleştiren 15. yüzyıl sûfîsidir.
Fatih Çarşamba (konağı)
İstanbul · Türkiye · Papasoğlu Medresesi'nin karşısında satın aldığı konak; 1833-1843 arasında irşadını burada sohbet meclisleriyle sürdürdü. Ahmed Cevdet Paşa'nın komşu olarak anlattığı konak budur. İlişkili kişi dosyası Kuşadalı İbrâhim Efendi : Kuşadalı İbrâhim Efendi (1774–1846), Şâbâniyye'nin Çerkeşiyye hattından doğan İbrâhimiyye kolunun pîri; tekke ve kıyafet yerine sohbeti, iç terbiyeyi ve mânaya yönelişi öne çıkaran Osmanlı sûfîsidir.
Sineklibakkal Tekkesi
İstanbul, Aksaray · Türkiye · 1820'de meşihatını kabul ettiği ve 1832'de yanan tekke; yeniden yapılmasına izin vermedi. İlişkili kişi dosyası Kuşadalı İbrâhim Efendi : Kuşadalı İbrâhim Efendi (1774–1846), Şâbâniyye'nin Çerkeşiyye hattından doğan İbrâhimiyye kolunun pîri; tekke ve kıyafet yerine sohbeti, iç terbiyeyi ve mânaya yönelişi öne çıkaran Osmanlı sûfîsidir.
Gülşenî Dergâhı
Kahire · Mısır · 1817'de hilâfet alıp irşad göreviyle gönderildiği Mısır'da ikamet ettiği dergâh; buradan şikâyet edilip İstanbul'a döndürüldü. İlişkili kişi dosyası Kuşadalı İbrâhim Efendi : Kuşadalı İbrâhim Efendi (1774–1846), Şâbâniyye'nin Çerkeşiyye hattından doğan İbrâhimiyye kolunun pîri; tekke ve kıyafet yerine sohbeti, iç terbiyeyi ve mânaya yönelişi öne çıkaran Osmanlı sûfîsidir.
İskenderiye
İskenderiye · Mısır · Yakınlarıyla birlikte zincire vurularak gemiye bindirildiği rivayet edilen liman. İlişkili kişi dosyası Kuşadalı İbrâhim Efendi : Kuşadalı İbrâhim Efendi (1774–1846), Şâbâniyye'nin Çerkeşiyye hattından doğan İbrâhimiyye kolunun pîri; tekke ve kıyafet yerine sohbeti, iç terbiyeyi ve mânaya yönelişi öne çıkaran Osmanlı sûfîsidir.
Dervişiyye Camii çevresi
Şam, Kanavat · Suriye · 1843 hac dönüşünden Ekim 1846'ya kadar ikamet ettiği yer; şehrin valisi Ali Paşa burada kendisine intisap etti. İlişkili kişi dosyası Kuşadalı İbrâhim Efendi : Kuşadalı İbrâhim Efendi (1774–1846), Şâbâniyye'nin Çerkeşiyye hattından doğan İbrâhimiyye kolunun pîri; tekke ve kıyafet yerine sohbeti, iç terbiyeyi ve mânaya yönelişi öne çıkaran Osmanlı sûfîsidir.
Râbiğ
Râbiğ · Suudi Arabistan · Hacıların ihrama girdiği mevki; ikinci hac yolculuğunda Medine'den Mekke'ye giderken burada koleradan vefat etti (1262/1846). İlişkili kişi dosyası Kuşadalı İbrâhim Efendi : Kuşadalı İbrâhim Efendi (1774–1846), Şâbâniyye'nin Çerkeşiyye hattından doğan İbrâhimiyye kolunun pîri; tekke ve kıyafet yerine sohbeti, iç terbiyeyi ve mânaya yönelişi öne çıkaran Osmanlı sûfîsidir.
Medine
Medine · Suudi Arabistan · Son yolculuğunda 100'ü aşkın müridiyle ziyaret ettiği şehir; buradan Mekke'ye giderken vefat etti. İlişkili kişi dosyası Kuşadalı İbrâhim Efendi : Kuşadalı İbrâhim Efendi (1774–1846), Şâbâniyye'nin Çerkeşiyye hattından doğan İbrâhimiyye kolunun pîri; tekke ve kıyafet yerine sohbeti, iç terbiyeyi ve mânaya yönelişi öne çıkaran Osmanlı sûfîsidir.
Şâbâniyye Adabı ve Miyâr Geleneği
Değişebilen şekiller ile kalıcı ahlâk amacını ayıran tarikatnâmeler üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbânî Kıyafet ve Sembol Dünyası
Hırka, renk, sarık, tâc, risâle, asâ, post ve seccadenin tarihî dili üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Tâc, Gül ve Derviş Eşyaları
Kıyafetin tarihî dili. Tezden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Tarikat Tâcını Nasıl Okumalı?
Genel tekke maddî kültürü rehberi. Derleme ve ana başvuru kaynakları ihtiyatla karşılaştırılarak hazırlanmıştır.
Nehrî'den Yayılan Kollar
Gayda, Norşin, Sûrsûre, Küfrevî, Arvâs ve Bârzân bağlantıları. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Hasan-ı Basrî'nin Zühd ve Hüzün Anlayışı
Dünyayı terk etmekten kalbi korumaya. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâzelî terbiyesinin beş esası ve çalışma hayatı
Takvâ, sünnet, halka ihtiyaçsızlık, teslimiyet ve Allah’a yöneliş ilkelerinin gündelik hayattaki karşılığı.
Mevlevî Kıyafetlerini Nasıl Okumalı?
Görev, eğitim, dönem ve sembolik yorum. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
Sikke, Tennure ve Hırkanın Sembol Dili
Mezar taşı, kefen ve nefsin mezarı yorumları. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
Semâhâne ve Semâdaki Sembol Haritası
Meydan, post, mutrib ve hareket düzeni. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
Minyatür ve Gravürlerde Mevlevîler
16. yüzyıldan 18. yüzyıla görsel tanıklık. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
Mevlevî Âyin-i Şerifinin Mûsiki Mimarisi
Mevlevî mukabelesinin tam akışı; icracıları, mekân düzeni, makam ve usûl örgüsü, dört selâmı, terennümleri, sembolik yorumları ve sahne icrasından farklarıyla birlikte.
SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ
Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş
HAKİKİ HİZMET EHLİ VE ONA BENZEYENLER
Avârifü’l-Maârif · 11. bölüm · Allahu Teâlâ, Hz. Dâvud’a (as) şöyle vahyetmiştir: “Ya Dâvud! Beni taleb eden (benim rızâmın peşine düşen) birisini gördüğün zaman, ona hizmetçi ol.” Hakk yolunda gidenlere hizmet
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 18–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · ğunu ileri sürmesine benzerler. Babasının kim olduğu bilinmeyen ve bir fahişeden dünyaya gelen ne idüğü belirsiz bir piçe, böyle bir zat: (Evlâdım...) diyebilir mi, bilmem? Insan,
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl
Sayfalar 29–34
Muzaffer Ozak Külliyatı · Dikkat edilirse; evlât, ana ve babasına itaât edecek, hem de Hz. Ismail gibi boynunu verircesine, canını ortaya koyarak, itaât edecek. Fakat şart; Allah yolunda, Allah'ın emirlerin
Sayfalar 31–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · «Liginanü Bidun ie selune şübelen je ejdalühu kavli lâ ilâhe illallah re ednahû imalati! con anit tariks rel hayau şübetün minel iyman. Lyman, yetmiş küsur şubedir. Bunun en efdali
Sayfalar 40–47
Muzaffer Ozak Külliyatı · mur etmiştir. Hâlet-i-ihtizardaki mü'mine, sağ tarafında cennetteki makamına nazar ettirir. Cennetteki makamını ve ona verilecek hurileri, sarayları, derecatı, hizmet ehli olan cen
Sayfalar 44–50
Muzaffer Ozak Külliyatı · O salih ve ârif zat-1 şerifin ruhu kabzolununca, beşyüz rahmet meleği cesedinin yanında kalırlar, yakınları kendisini gasletmeden melekler o velinin cesedini yıkarlar, cennetten ge
Sayfalar 73–79
Muzaffer Ozak Külliyatı · lâdına dehşetli bir düşmandır. Şeyh şeklinde görünür ve seni namazından, niyazından alıkoyar. Şeytan, mü'mine şu şekilde vesvese verir: — Namaz da ne imiş? der. — Yatıp, kalkmaktan
Sayfalar 73–78
Muzaffer Ozak Külliyatı · — 73 _ Hızır Aleyhisselâm, Cenab-i Allaha münacaat edip: «Yarabbi! Bana bir defter verip, o defterde sevdiklerinin ismini bildirdin. Bu zatın ismi burada yok. Bu kimlerdendir?» ded