ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
28 sonuç · “şârih”
01Abdullah Bosnevî
Abdullah Bosnevî (1584–1644), Bayramî-Melâmî terbiyesini Hasan Kabadûz’dan alan; İbnü’l-Arabî’nin Fusûsu’l-hikem’ine yazdığı Türkçe ve Arapça şerhlerle tanınan sûfî müelliftir.
Abdullah Salâhî Uşşâkî
Abdullah Salâhî Uşşâkī (1117/1705, Kesriye – 29 Muharrem 1197 / 4 Ocak 1783, İstanbul); Halvetî-Uşşâkī şeyhi, şair ve şârih. Uşşâkıyye'nin Salâhiyye kolunun pîri ; on iki tarikattan nasip aldığı için “câmiu't-turuk” denmiştir. İbnü'l-Arabî'yi metinden değil ruhaniyetinden istimdadla anladığını söyler.
Abdullah-ı İlâhî
Abdullah-ı İlâhî (Molla İlâhî, Simavî; ö. 896/1491), Ubeydullah Ahrâr'a intisap edip Nakşibendiyye'yi Anadolu ve Rumeli'de yayan mutasavvıf; Şeyh Bedreddin'in Vâridât 'ının ilk şârihidir.
Ahmed Avni Konuk
Ahmed Avni Konuk (1868–1938), Selânikli Mehmed Esad Dede’den Mesnevî icazeti alan; Mesnevî ve Fusûsu’l-hikem üzerine büyük Türkçe şerhler kaleme getiren, Hânende’yi hazırlayan, Mevlevî âyinleri besteleyen hukukçu ve müelliftir.
Ali Örfî Efendi
Ali Örfî Efendi (ö. 1305/1887-88), Görice’den Mısır ve Selânik’e uzanan hayatında Muhammed Nûrü’l-Arabî’den hilâfet alan; evini irşad merkezi yapan, tasavvuf klasiklerini tercüme edip Niyâzî-i Mısrî, Üftâde ve Salih Lütfî şiirlerini şerh eden Rumeli Melâmî müellifidir.
Garîk Arabzâde Mehmed (Kudsî)
Garîk Arabzâde Mehmed Kudsî (ö. 12 Cemâziyelevvel 969/Ocak 1562), Sahn ve Süleymaniye müderrisliklerinden Mısır kadılığına yükselen; el-Hidâye hâşiyesi yazma nüshayla doğrulanan Osmanlı âlimi ve şairidir. Görev yerine giderken Rodos-İskenderiye hattındaki deniz kazasında vefat etti.
Gazâlîzâde Abdullah Efendi
Gazâlîzâde Abdullah b. Abdülkādir (ö. Zilhicce 977/1570), Osmanlı ilmiye ve kadılık görevlerini Seyyid Velâyet’in Zeynî terbiyesiyle birleştiren; Âşıkpaşa Tekkesi meşihatını sürdüren ve esmâ-i hüsnâ şerhi yazan âlim-şeyhtir.
Hacı Ahmed Niksârî
Hacı Ahmed Niksârî (1863–1937), Şiranlı Mustafa Rûmî’den ilim ve tarikat icâzeti alan; Yağıbasan Medresesi, Niksar Ulu Camii ve bölgesel irşad ağıyla tanınan Nakşibendî-Hâlidî âlim ve mürşiddir.
Hasan-ı Zarîfî
Hasan-ı Zarîfî (ö. 977/1569-70), Siroz'da yetişen; İbrâhim Gülşenî'nin yanında irşad izni alan, Rumelihisarı'ndaki Ali Baba/Durmuş Dede Zâviyesi'nde görev yapan şair ve Mesnevî şârihidir.
İlmî Dede el-Mevlevî
Asıl adı Molla Hüseyin Ferehşâd olan Bağdatlı İlmî Dede, Irak ve Mısır’daki tahsilinden sonra Şam’da Kartal Dâlî Dede’ye bağlandı. Cezîre-i Mesnevî şerhi, akaid, fıkıh ve tefsir eserleriyle Dîvân sahibidir.
İsmâil Rusûhî Ankaravî
İsmâil Rusûhî Ankaravî (ö. 1041/1631, İstanbul); yirmi bir yıl Galata Mevlevîhânesi şeyhliği yapmış, Mesnevî şerhiyle “Hazret-i Şârih” unvanını kazanmıştır. Bayramî ve Halvetî iken göz tedavisi için gittiği Konya'da Mevlevî olmuştur.
Kāsım bin Süleyman (Sâhibü't-Tatbîk)
Kāsım bin Süleyman (ö. 970/1563), Niğde doğumlu; Vikāye metnine Tatbîk adlı şerhi yazan ve Siroz Selçuk Sultan Medresesi'nde ders veren âlimdir.
şârih
Bir ayeti, bir hadisi veya bir kitabı şerh eden kimse.
Cend
Cend · Kazakistan · Cendî'nin doğduğu şehir; nisbesi buradan gelir. Doğum tarihi, ailesi ve ilk yılları hakkında bilgi yoktur. Nisbesinin bazı kaynaklarda “Cenedî” biçiminde kaydedilmesi yanlıştır — Cened, Yemen'de bir kasabanın adıdır. Tasavvufa yönelme kararından sonra annesinden kalan mirası babasına bağışlayıp hanımına mehrini ödeyerek hacca gitmek üzere buradan ayrıldı. Tarihî şehrin bugünkü yeri kesinleştirilmediğinden koordinat verilmemiştir.
İznik Medresesi (Orhan Gazi Medresesi)
İznik, Bursa · Türkiye · 1336'da inşaatı biten ilk Osmanlı medresesi; Orhan Gazi onu 30 akçe maaşla ilk müderris tayin etti ve ölümüne kadar on beş yıla yakın burada ders verdi. İlişkili kişi dosyası Dâvûd-i Kayserî : Dâvûd-i Kayserî (yaklaşık 1260-751/1350), Abdürrezzâk el-Kâşânî'nin öğrencisi, İbnü'l-Arabî ve Sadreddin Konevî çizgisinin güçlü şârihi ve İznik'teki ilk Osmanlı medresesinin yaklaşık on beş yıl müderrisliğini yapan âlim-mutassavvıftır.
Nahîfî'nin Topkapı dışındaki kabri
İstanbul · Türkiye · Vefatından sonra Topkapı dışına, Mesnevî şârihi Sarı Abdullah Efendi'nin kabri yanına defnedildi. Kabir, günümüzde Maltepe caddesi üzerinde bulunan “Fransız Müslüman Mezarlığı” köşesindeydi; 1944 yılından sonra cadde genişletmeleri sırasında ortadan kalkmıştır. Bugün ayakta değildir.
Mısrî Âsitânesi (Bursa)
Bursa · Türkiye · Sefîne'ye göre hankâh-ı şerifte seccâde-i irşada oturmuş ve 1146/1733-34'te vefat edince Bursa'daki Mısrî Âsitânesi'nde defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed-i Sahfî : Muhammed Sahfî (ö. 1733-34), Bursa’da kitap ticareti ve ilimle uğraşırken Niyâzî-i Mısrî’den hilâfet alan; Mısrî Âsitânesi postunda hizmet eden şair ve şârihtir.
Şehâbeddin Mahallesi (Bursa)
Bursa · Türkiye · Uzun süre zâhirî ilimleri tahsil ettiği ve kitap alım satımıyla meşgul olduğu mahalle; “Sahfî” mahlası bu meşgalesinden gelir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed-i Sahfî : Muhammed Sahfî (ö. 1733-34), Bursa’da kitap ticareti ve ilimle uğraşırken Niyâzî-i Mısrî’den hilâfet alan; Mısrî Âsitânesi postunda hizmet eden şair ve şârihtir.
Sadreddin Konevî Zâviyesi
Konya · Türkiye · Cendî'nin Sadreddin Konevî ile muhtemelen ilk defa görüştüğü ve sülûkünü tamamladığı yer. Şeyhine on yıl hizmet etti. Füsûsü'l-hikem 'in girişini Konevî kendisi için sözlü olarak şerhetmiş, Cendî o sırada mazhar olduğu feyizle eserin bütün muhtevasını bu şerhin içinde bulmuş, daha sonra Konevî'nin arzusu üzerine eserin tamamını şerhetmiştir. Koordinat Konya şehir merkezine göredir.
Çınardibi (kabri)
İznik, Bursa · Türkiye · Mezarının İznik'te Çandarlı Halil Paşa Camii'nin karşısında, bugün Çınardibi denilen yerde olduğu rivayet edilir. İlişkili kişi dosyası Dâvûd-i Kayserî : Dâvûd-i Kayserî (yaklaşık 1260-751/1350), Abdürrezzâk el-Kâşânî'nin öğrencisi, İbnü'l-Arabî ve Sadreddin Konevî çizgisinin güçlü şârihi ve İznik'teki ilk Osmanlı medresesinin yaklaşık on beş yıl müderrisliğini yapan âlim-mutassavvıftır.
Kayseri
Kayseri · Türkiye · Kaynakların çoğuna göre 1260 civarında doğduğu ve tahsil hayatına başladığı şehir; nisbesini “er-Rûmî el-Kayserî” şeklinde verir. İlişkili kişi dosyası Dâvûd-i Kayserî : Dâvûd-i Kayserî (yaklaşık 1260-751/1350), Abdürrezzâk el-Kâşânî'nin öğrencisi, İbnü'l-Arabî ve Sadreddin Konevî çizgisinin güçlü şârihi ve İznik'teki ilk Osmanlı medresesinin yaklaşık on beş yıl müderrisliğini yapan âlim-mutassavvıftır.
Bağdat
Bağdat · Irak · Konevî'nin 673'te (1274) vefatı üzerine Cendî'nin gidip onun halifesi sıfatıyla irşad faaliyetinde bulunduğu şehir. Burada mehdîlik iddiasında bulunan bir şahsa karşı çıkınca bir süre sıkıntı çekti. İbnü'l-Arabî'nin Mevâkı‘u'n-nücûm adlı eserini de burada şerhetti; bu şerh günümüze ulaşmamıştır.
Kahire
Kahire · Mısır · Dinî ilimlerde bilgisini artırmak için gittiği yer; ne zaman gittiği, ne kadar kaldığı ve kimlerden ders aldığı belli değildir. İlişkili kişi dosyası Dâvûd-i Kayserî : Dâvûd-i Kayserî (yaklaşık 1260-751/1350), Abdürrezzâk el-Kâşânî'nin öğrencisi, İbnü'l-Arabî ve Sadreddin Konevî çizgisinin güçlü şârihi ve İznik'teki ilk Osmanlı medresesinin yaklaşık on beş yıl müderrisliğini yapan âlim-mutassavvıftır.
Sinop
Sinop · Türkiye · Bağdat'tan ayrılan Cendî'nin gittiği, o sırada Pervâneoğulları'nın hâkimiyeti altındaki şehir. Farsça Nefhatü'r-rûh ve tuhfetü'l-fütûh 'u, Farsça bilen ve tasavvufa ilgi duyan itibarlı bir hanımın ricası üzerine burada yazdı. Vefat tarihi ve yeri kesin olarak bilinmemektedir.
Sâve
Sâve · İran · Tasavvuf yolunda üstadı olduğunu söylediği Abdürrezzâk el-Kâşânî ile muhtemelen burada tanıştı. İlişkili kişi dosyası Dâvûd-i Kayserî : Dâvûd-i Kayserî (yaklaşık 1260-751/1350), Abdürrezzâk el-Kâşânî'nin öğrencisi, İbnü'l-Arabî ve Sadreddin Konevî çizgisinin güçlü şârihi ve İznik'teki ilk Osmanlı medresesinin yaklaşık on beş yıl müderrisliğini yapan âlim-mutassavvıftır.
Sefîne'nin Mevlevîler Zeyli
Şairler, Mesnevî şârihleri ve İstanbul Mevlevîhâneleri. Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5 tam metni üzerinden hazırlanmış editoryal dosya.
Mesnevîhanlar ve Şerh Geleneği
Mevlevîhâneden cami dersine, sözlü takrirden kapsamlı şerhlere
Sayfalar 361–369
Muzaffer Ozak Külliyatı · reyim ki, onların kötü amellerini ve çirkin işlerini benden başka kimse bilmesin ve öğrenmesin... Cenab-1 vâhib-ül-atâyâ, Habib-i edibine vahyederek buyurdu: — Ey Habibim!.. Senin