HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Siroz'da ilim tahsili
Sirozlu Hasan Efendi, “Zarîfî” mahlasıyla tanındı. İlim tahsil ederek Kemalpaşazâde'nin çevresinde dânişmend oldu; ardından Şeyh Pîrî Efendi'ye intisap etti.
Bursa ve Kahire
Bursa'da irşad faaliyeti yürüttü. Hac yolculuğu sırasında Kahire'de İbrâhim Gülşenî ile buluştu ve onun çevresine katıldı. Gülşenî tarafından irşada yetkili kılındı.
Rumelihisarı ve İstanbul
Rumelihisarı'ndaki Ali Baba Zâviyesi'nde, sonraki adıyla Durmuş Dede Tekkesi'nde postnişin oldu. İbrâhim Gülşenî'nin İstanbul'a gelişi sırasında Rüstem Paşa'nın bir halife bırakılması talebi üzerine şehirde görevlendirildi; Langa Mahallesi'ndeki zâviye de hizmetine verildi.
Çok katmanlı tasavvuf eğitimi
957/1550 dolaylarında Gülşenî çevresine yönelik kuşkular arttığında Emir Buhârî Zâviyesi şeyhi Mahmud Efendi'ye de intisap ettiği aktarılır. Bu kayıt cehrî ve hafî zikir çevrelerinin aynı kişinin hayatında kesişebildiğini gösterir; önceki Gülşenî nispetini geçersiz kılmaz.
Eseri ve vefatı
Hadis, tefsir ve Mesnevî okuttu; Arapça, Farsça ve Türkçe şiir söyledi. Kâşifü'l-Esrâr ve Matla‘u'l-Envâr adlı Mesnevî şerhi ona aittir. 977/1569-70'te vefat ederek Rumelihisarı Kayalar mevkiine defnedildi.