Ara
Menü

İsmâil Ankaravî

Şeyh İsmâîl-i Ankaravî Galata Mevlevîhânesi şeyhi idi. Şeyh Gâlib Dede onun türbesinde medfûndur. Bu zât hakkında Bursalı Mehmed Tâhir Bey, sûret-i mahsûsada terceme-i hâl yazmıştır. Ekâbir-i Mevleviyye’den fâzıl, ârif bir zâttır. Ulûm-ı mütedâvileyi maskat-ı re’sleri olan Ankara ulemâsından ba’de’t-tahsîl tarîkat-ı aliyye-i Bayramiyye’ye intisâb ile meşgûl-i ilm ü ibâdet oldukları esnâda gözlerine ârız olan hastalığın tedâvîsi içün,…

Vefat
1631
Unvan
Mesnevî şârihi ve Galata şeyhi

Hayatı ve irşad çevresi

Şeyh İsmâîl-i Ankaravî
Galata Mevlevîhânesi şeyhi idi. Şeyh Gâlib Dede onun türbesinde medfûndur.
Bu zât hakkında Bursalı Mehmed Tâhir Bey, sûret-i mahsûsada terceme-i hâl
yazmıştır. Ekâbir-i Mevleviyye’den fâzıl, ârif bir zâttır. Ulûm-ı mütedâvileyi maskat-ı
re’sleri olan Ankara ulemâsından ba’de’t-tahsîl tarîkat-ı aliyye-i Bayramiyye’ye
intisâb ile meşgûl-i ilm ü ibâdet oldukları esnâda gözlerine ârız olan hastalığın
tedâvîsi içün, bâ-işâret-i ma’neviyye Konya’ya azîmetle cümle-i kerâmât-ı Cenâb-ı
Mevlânâ ile ber’-i tâmma nâil ve bu sebeble tarîkat-ı feyz-refîk-ı Mevlevî’ye dâhil
olarak çilleyi ikmâle âyîn-i meslek-i Mevlânâ’yı telakkî ve istihsâle muvaffakiyyetten
sonra, "er-rusûh" (‫ )الرسوخ‬kelimesinin delâlet ettiği 897/(1492) târîhinde İskender Paşa
tarafından Galata Mevlevîhânesi’nde post-nişîn olan Kâsımpaşa Mevlevîhânesi bânîsi
Abdi Dede Efendi yerine ta’yîn olarak Der-saâdet’e gelip, ilâ-âhiri’l-ömr tedrîs ve

terbiye ile dem-güzâr oldular ki, Vecdî ve Cevrî gibi urefâ-yı şuarâ bu âvân-ı feyz- iktirânda perveriş-yâb-ı kemâl olan tâlibîn-i irfânın mütemeyyizlerindendir. Zamân-ı âlîlerinde âyîn ü erkân-ı mutasavvıfa hakkında zuhûr eden i’tirâzâta karşı müdâfaa-i fâzılâne vü ârifânede bulunan irfân ashâbının yegânelerindendir. Hattâ bu husûsa dâir ârif-i esrâr-ı ilâhî Azîz Mahmûd-ı Hüdâyî hazretlerinin, ( ‫رسخ ﷲ‬ ‫)القوى قدم إقدام الرسوخى فى مقابلة المقابلين وشحذ سيف أبحاثه فى حسم عروق إشكال المعاندين‬91 ibâresiyle musaddar olan takdîr-nâmelerine mazhar olmuşlardır.

Mesnevî-i şerîfin yedinci cildi olmak üzere, o târîhlerde meydâna çıkan cüz’ü de eczâ-yı şerîfe-i Mesneviyye’den zannıyla ayrıca şerh etmişlerse de, her nasılsa bu bâbda zuhûl ettikleri fâzıl-ı şehîr Cevdet Paşa merhûmun resâil-i mevkûteden Mekteb gazetesinin 8 Haziran 1311/( 20 Haziran 1895) târîh ve 30 numaralı nüshasıyla münteşir cevâb-nâmelerinden müstebân olmaktadır.

Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi merhûm Ebu’l-bürhân Celâleddîn Dede Efendi hazretleri buyururlar ki: “Şârih-i Mesnevî İsmâîl-i Ankaravî hazretleri üçüncü cildin şerhi mukaddimesinde üçüncü cildi kalb-i Mesnevî kılmak için ibtidâ-yı Mesnevî’deki 18 beyt-i şerîfi bir cild i’tibâr ederek mecmû’-ı Mesnevî-i şerîfin bu tertîb ile yedi cild olduğunu îzâh u beyân buyurmuşlar ise de, bu da hiçbir delîl ve esere müstenid değildir. Belki sonradan yedinci cild olmak üzere Hz.

Pîr’e izz ü isnâd olunan kitâb-ı ma’hûdu mecbûren kabûl ve şerh eylemesiyle merdûd ve menkûz olduğu erbâb-ı tedkîk nezdinde muayyendir.” Hâce-i irfânım Muhammed Es’ad el-Mevlevî hazretleri, suâlim üzerine fakîre buyurmuşlardı ki: “Oğlum! Yedinci cild yoktur. Mesnevî-i şerîf altı cilddir. Altıncı cildin ibtidâsında, ‫بيشكش مى آرمت اى معنوى‬ ‫جلد سادس در تمام مثنوى‬ ‫شش جهت را نورده زين شش صحف‬

‫كى يطوف حوله من لم يطف‬
buyurmuşulardır. Bu muhakkaktır, yedinci cild yoktur. Yedinci cild diye ortada
mütedâvil eser, İdrîs-i Bitlîsi’nin olup, Hz. Pîr’in değildir. Hz. Şârih Ankaravî, o
zamân uzayan dedi-koduya nihâyet vermesi için pâdişâh tarafından cebren
"Allah, karşılananları karşılarken Rusûhî'nin adımlarına kuvvet versin. Düşmanlarının vücutlarındaki
damarları kesmede söz kılıcını keskinleştirsin." (H)
"Ey Ma'nevî! Mesnevî'yi tamamlayan altıncı cildi sana hediye getirdim.Bu altı kitap altı cihete nur
saçıyor, tavaf etmeyen bunu tavaf etsin" (H)

müşârünileyhe, ya’nî İsmâîl-i Ankaravî’ye şerh ettirilmiştir. Buna şerh denilmez, te’vîl nâmı verilir. Müşârünileyh cebr ü tazyîk ile bunu te’vîl etmiştir.” Hz. Şârih, kerâmât-ı kevniyye ve maârif-i ma’neviyyeye sâhibdir. Sefîne-i Mevleviyye’de tafsîlât vardır. 1041/(1631-32)’de irtihâl-i dâr-ı naîm eylediler. Elyevm ziyâret-gâh olan türbe-i şerîfeleri ma’mûrdur. Şeyh Gâlib’in türbe penceresi yanında, taşa mahkûk şu beyti okunur: Râh-ı Mevlânâ’da ey Gâlib budur şeyhu’ş-şuyûh Hazret-i Şârih Rusûhî kudve-i ehl-i rusûh "Hıtâm" (‫ )ختام‬târîh-i irtihâllerini müş’irdir.

Mecmû’-ı âsârını Tâhir Bey yirmiiki kadar yazmış ise de, Hâfız Hüseyn-i Ayvansarâyî, eserinde, “Büyük-küçük kırkaltı parça te’lîfi vardır.” diyor. Bu rubâî müşârünileyhindir: Bu tekye bizim tekye-i işret-gedemizdir Dervîşleriz Hazret-i Âdem dedemizdir Mesken ezelî Cennet idi bizlere ammâ Dûr eyleyen andan bizi Havvâ anamızdır * * * Gel Rusûhî’nin sözin dinle semâa hâzır ol (‫)كى تكون بين اهل العشﻖ من اهل الشرف‬93 Ma’lûm olabilen âsârı: 1. Şerh-i Mesnevî-i Şerîf el-müsemmâ bi-Mefâtîhi’l-Ebyât. Matbû’dur. 2. Şerh-i Fusûsu’l-Hikem. Matbû’dur. 3. Hall-i Müşkilât-ı Mesnevî. 4. Şerh-i Kasîde-i Tâiyye-i İbn-i Fâriz. 5.

Şerh-i Kasîde-i Münferice. Matbû’dur. 6. Minhâcü’l-Fukarâ. Matbû’dur. 7. Şerh-i Heyâkili’n-Nûr el-müsemmâ bi-Îzâhü’l-Hükm. 8. Huccetü’s-Semâ’. Semâ’ ve devrân hakkındadır. 9. Câmiu’l-Âyât. 10. Tefsîr-i Sûre-i Fâtiha el-müsemmâ bi'l-Fâtihatü’l-Gaybiyye.

"Aşk ehli arasında şereflilerden olmak için Rusûhî'nin sözünü dinle de semâa hazır ol." (H)

11. Simâtü’l-Mûkınîn fî-Şerhi’l-Elfâzi’l-Arabiyyeti’l-Vâkıati fî-Dîbâceti’l-
Mesnevî.
12. Misbâhu’l-Esrâr.
13. er-Risâletü’t-Tenzîhiyye fî-Şe’ni’l-Mevleviyye.
14. Şerh-ı Ehâdîs.
15. Şerhu Nakşi’l-Fusûs el-müsemmâ bi-Zübdeti’l-Fuhûs.
16. el-Fâtihatü’l-Gaybiyye.
17. Şerhu Mâ-vakaa fî-Kitâbi’l-Mesnevî mine’l-Ebyâti’l-Arabiyye.
18. Miftâhu’l-Belâğa ve Mısbâhu’l-Fesâha. Edebî, mühim bir eserdir.
19. Müretteb Dîvân.
20. Nikâbü’l-Mevlevî fî-İntihâbi’l-Mesnevî.
21. Minhâcü’s-Sâlikîn.
22. Tarîkat-nâme.

Şeyh Gâlib, Hz. Şârih’e şu sûretle medhiyye-hân oluyorlar:

Ey kâşif-i esrâr-ı nihân Hazret-i Şârih
Rû-pûş-ı tecellî-i ayân Hazret-i Şârih
Bâ-nûr-ı yakîn sâlik-i etvâr-ı hakîkat
Sâhib-kadem-i keşf ü beyân Hazret-i Şârih
Olmuş lakabın ilm-i ledünnîde Rusûhî
İrfân ile memdûh-ı cihân Hazret-i Şârih
Var şerhine hem Mesnevî-i Pîr’de îmâ
Hem her sühanın mahrem-i cân Hazret-i Şârih
Hem-nâm-ı zebîh olduğunu eyledi icrâ
Zemzem gibi bu nutk-ı revân Hazret-i Şârih
Vasfın bu vilâyetde velâyetle değil mi
Ser-menkabe-i Mevleviyân Hazret-i Şârih
Var ise senin cevher-i tahkîklerindir
Reşk-âver-i yem gıbta-i kân Hazret-i Şârih
Te’vîline tevfîkına hayrân olur âdem
Pür-fazl u hüner nâdire-dân Hazret-i Şârih
Hakkâ ki şerîatda tarîkatda mükedder
İtmek ile ref’-i halecân Hazret-i Şârih
Her beyt birer meh-rû anın pertevi şerhin
Eyler nice dilde lemeân Hazret-i Şârih
Müşkil komayup Mesnevî-i Pîr’de hakkâ
Halleyledi bî-rayb u gümân Hazret-i Şârih
Başdan başa yâkût u zümürrüdle komuşdur
Cân ka’besine seng-i nişân Hazret-i Şârih
Geçdi nice devrân dahi el’ân yine sensin
Ser-kâfile-i nükte-verân Hazret-i Şârih
Tafsîl ider icmâlini tafdîl ider el-hak
Anlar bunu rindân-ı zamân Hazret-i Şârih
Sultân-ı semâînin idüp dergehin ihyâ
Tâ arşda itdi devrân Hazret-i Şârih
İskender ü Hızr âb-ı hayât isteyen âşık
Gel bundadır itme cevelân Hazret-i Şârih

Diğer:

Merhabâ ey muktedân-ı âşıkân-ı Mevlevî
Şeyh İsmâîl şârih kahramân-ı ma’nevî
Meşrebindir çeşme-i irfân u feyzin maksemi
Kalb-i pâkin vâris-i mîrâs-ı genc-i Mesnevî
Mazhar-ı Hızr-ı hayât odur ger istersen delîl
Olduğudur tekye-i İskenderî'de münzevî
Muhbir-i fazlından itsün bâde-i tahkîki nûş
Zanniden efsâne câm-ı bî-nefâz-ı hüsrevi
Dir gören mecmûa-i esrârını budur hemân
Tâmmetü’l-kübrâda cem’ olan kibâr-ı Kübrevî
Mesnevî’nin yek-be-yek şerh eyleyen ebyâtını
Arş-ı a'lâsında olmuş çerhı aşkın müstevî
Ayru düşmez zerresi metnin sevâd-ı şerhine
Sâye salmış gûyiyâ ol âftâbın pertevi
Süllem-i ebyâtı tatbîk eyleyüp âyâta heb
Her sözü olmuş delîl-i tâm bürhân-ı kavî
Himmetin Hızr eyleyüp ey reh-nümâ-yı sâlikân
Koyma bî-kes Gâlib-i güm-geşte râh-ı kec-revi
Hz. Şârih’in üzerine yapılan türbe ahşâbdan idi. Şeyh Gâlib’in ahibbâsından
ve hulefâ-yı Mevleviyye’den Hâlet Saîd Efendi, hâl-i hâzırda görülen türbeyi inşâ
etmiştir ki, her tarafı tâm kârgîr ve mermerden masnû’dur. Nitekim bâlâdaki resimde
görülür. Kapının yanındaki sebîl ve fevkına kütüb-hâne ve kapının yanındaki türbeyi
onun eser-i hayrı olmak üzere âsâr kayd eder.
İkmâl-i inşâât 1235 senesi Cemâziye’l-evvelinin yirmibirinci (7 Mart 1820)
Çarşamba gününe müsâdif olmağla, 29 Cemâziye’l-âhir 1235/(13 Nisan 1820)
Perşembe günü bi’l-umûm turuk-ı aliyye meşâyıhı da’vet olunarak türbe-i muallâ-yı
Hz. Şârih önünde hatm-i şerîfden sonra şerbetler içilerek pilav, zerde yenilerek ve
sebîlden sebîl-hâneden şerbetler tevzî’ olunarak resm-i güşâdı icrâ olunmuştur.

Muhammed Hâlet Saîd Efendi

Hulefâ-yı Mevleviyye’den olup Sultân Mahmûd Hân-ı sânî devrinde târîh-i
Osmânî’de yer tutmuş ve Konya’da i’dâm olunarak cesedi türbe-i Hz. Mevlânâ
civârında ve ser-i maktûu da İstanbul’da Galata Mevlevîhânesi’nde kapının yanındaki
türbede Kudretullâh Efendi’nin ayak ucunda defn olunmuştur. Orada bir taş vardır.
İzzet bu mısrâ’-ı tâm târîh-i mâtem efendi
Hâlet Saîd Efendi pîrâna hem-dem olsun
( ‫)حالت سعيد افندى بيرانه همدم اولسون‬
11 Rabîu’l-evvel 1338/(4 Aralık 1919)
Tevkîî-i Dîvân-ı Hûmâyûn idi. Hayât-ı siyâsiyyesi Cevdet Târîhi’nde tafsîlen
vardır. Âsitâne-i Pîr’de Muhammed Saîd Hemdem Çelebi tarafından nâil-i icâzet
olmuş ve destârlı sikkeye nâiliyyetle şeref bulmuştur.
Hâlet Saîd Efendi’nin, bu mevlevîhânenin sokak üstünde bir kütüb-hânesi
vardır. Kütüb-i nefîse ile tezyîn olunmuş idi. Bu kütüb-hânenin kitâbları ahîren
Süleymâniye Kütübhâne-i umûmîmisine nakl olunmuştur. Sene: 1346/(1927).
* * *
Hz. Şârih’in yanındaki sandukalarda “Şeyh Îsâ Efendi (sene: 1185/1771-72)”,
“Şeyh Hüseyin Efendi (sene: 1197/1783)” ve “Şeyh Selîm Efendi (sene: 1191/1777)”
yazılarından zevât-ı müşârünileyhin medfûn oldukları müstebân olur.
Şeyh Hüseyin Âdem Dede Efendi
Antalyalıdır. Hz. Şârih’in hizmetinde bulunup mazhar-ı feyz oldu. Rıhletinde
zâviye-nişîn olarak Hicâz’dan avdetinde Mısır’da irtihâl etti. Orada mevlevîhânede
defn olundu. "Şehin-şâh-ı ârifân" (‫ )شهنشاه عارفان‬târîhidir (1063/1653). Âsâr ve eş’ârı
vardır.
Sükût itsem safâlanmaz açılsam bana râm olmaz
Kıyâmet kopmayınca kıssa-i aşkım tamâm olmaz

Görünce bildim Âdem ben anın keyfiyyet-i hâlin

Olur gâhî safâ-yı câm-ı mey ammâ müdâm olmaz

Galata Mevlevîhânesi — XVIII. yüzyıl ön cephe gravürü
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIGalata Mevlevîhânesi — XVIII. yüzyıl ön cephe gravürü

Galata Mevlevîhânesi’nin XVIII. yüzyıldaki ön cephesini gösteren tarihî gravür. Mimari ayrıntılar, üretildiği dönemin görsel tanıklığı olarak değerlendirilmelidir.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Kaynakta aktarılan metin

Şerhu Mâ-vakaa fî-Kitâbi’l-Mesnevî mine’l-Ebyâti’l-Arabiyye. 18. Şârih’e şu sûretle medhiyye-hân oluyorlar: Ey kâşif-i esrâr-ı nihân Hazret-i Şârih Rû-pûş-ı tecellî-i ayân Hazret-i Şârih Bâ-nûr-ı yakîn sâlik-i etvâr-ı hakîkat Sâhib-kadem-i keşf ü beyân Hazret-i Şârih Olmuş lakabın ilm-i ledünnîde Rusûhî İrfân ile memdûh-ı cihân Hazret-i Şârih Var şerhine hem Mesnevî-i Pîr’de îmâ Hem her sühanın mahrem-i cân Hazret-i Şârih Hem-nâm-ı zebîh olduğunu eyledi icrâ Zemzem gibi bu nutk-ı revân Hazret-i Şârih Vasfın bu vilâyetde velâyetle değil mi Ser-menkabe-i Mevleviyân Hazret-i Şârih Var ise senin cevher-i tahkîklerindir Reşk-âver-i yem gıbta-i kân Hazret-i Şârih Te’vîline tevfîkına hayrân olur âdem Pür-fazl u hüner nâdire-dân Hazret-i Şârih Hakkâ ki şerîatda tarîkatda mükedder İtmek ile ref’-i halecân Hazret-i Şârih Her beyt birer meh-rû anın pertevi şerhin Eyler nice dilde lemeân Hazret-i Şârih Müşkil komayup Mesnevî-i Pîr’de hakkâ Halleyledi bî-rayb u gümân Hazret-i Şârih Başdan başa yâkût u zümürrüdle komuşdur Cân ka’besine seng-i nişân

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç
Gelenek içi anlatı

Bu bölüm, bağlı topluluğun aktardığı menkıbe hafızasıdır; tarihî biyografiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.

Kaynakta aktarılan metin

Şerhu Mâ-vakaa fî-Kitâbi’l-Mesnevî mine’l-Ebyâti’l-Arabiyye. 18. Şârih’e şu sûretle medhiyye-hân oluyorlar: Ey kâşif-i esrâr-ı nihân Hazret-i Şârih Rû-pûş-ı tecellî-i ayân Hazret-i Şârih Bâ-nûr-ı yakîn sâlik-i etvâr-ı hakîkat Sâhib-kadem-i keşf ü beyân Hazret-i Şârih Olmuş lakabın ilm-i ledünnîde Rusûhî İrfân ile memdûh-ı cihân Hazret-i Şârih Var şerhine hem Mesnevî-i Pîr’de îmâ Hem her sühanın mahrem-i cân Hazret-i Şârih Hem-nâm-ı zebîh olduğunu eyledi icrâ Zemzem gibi bu nutk-ı revân Hazret-i Şârih Vasfın bu vilâyetde velâyetle değil mi Ser-menkabe-i Mevleviyân Hazret-i Şârih Var ise senin cevher-i tahkîklerindir Reşk-âver-i yem gıbta-i kân Hazret-i Şârih Te’vîline tevfîkına hayrân olur âdem Pür-fazl u hüner nâdire-dân Hazret-i Şârih Hakkâ ki şerîatda tarîkatda mükedder İtmek ile ref’-i halecân Hazret-i Şârih Her beyt birer meh-rû anın pertevi şerhin Eyler nice dilde lemeân Hazret-i Şârih Müşkil komayup Mesnevî-i Pîr’de hakkâ Halleyledi bî-rayb u gümân Hazret-i Şârih Başdan başa yâkût u zümürrüdle komuşdur Cân ka’besine seng-i nişân

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5.

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 1

Hattâ bu husûsa dâir ârif-i esrâr-ı ilâhî Azîz Mahmûd-ı Hüdâyî hazretlerinin, ( ‫رسخ ﷲ‬ ‫)القوى قدم إقدام الرسوخى فى مقابلة المقابلين وشحذ سيف أبحاثه فى حسم عروق إشكال المعاندين‬91 ibâresiyle musaddar olan takdîr-nâmelerine mazhar olmuşlardır. Mesnevî-i şerîfin yedinci cildi olmak üzere, o târîhlerde meydâna çıkan cüz’ü de eczâ-yı şerîfe-i Mesneviyye’den zannıyla ayrıca şerh etmişlerse de, her nasılsa bu bâbda zuhûl ettikleri fâzıl-ı şehîr Cevdet Paşa merhûmun resâil-i mevkûteden Mekteb gazetesinin 8 Haziran 1311/( 20 Haziran 1895) târîh ve 30 numaralı nüshasıyla münteşir cevâb-nâmelerinden müstebân olmaktadır. Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi merhûm Ebu’l-bürhân Celâleddîn Dede Efendi hazretleri buyururlar ki: “Şârih-i Mesnevî İsmâîl-i Ankaravî hazretleri üçüncü cildin şerhi mukaddimesinde üçüncü cildi kalb-i Mesnevî kılmak için ibtidâ-yı Mesnevî’deki 18 beyt-i şerîfi bir cild i’tibâr ederek mecmû’-ı Mesnevî-i şerîfin bu tertîb ile yedi cild olduğunu îzâh u beyân buyurmuşlar ise de, bu da hiçbir delîl ve esere müstenid değildir.

Metni gösterMetni daralt

Hattâ bu husûsa dâir ârif-i esrâr-ı ilâhî Azîz Mahmûd-ı Hüdâyî hazretlerinin, ( ‫رسخ ﷲ‬ ‫)القوى قدم إقدام الرسوخى فى مقابلة المقابلين وشحذ سيف أبحاثه فى حسم عروق إشكال المعاندين‬91 ibâresiyle musaddar olan takdîr-nâmelerine mazhar olmuşlardır. Mesnevî-i şerîfin yedinci cildi olmak üzere, o târîhlerde meydâna çıkan cüz’ü de eczâ-yı şerîfe-i Mesneviyye’den zannıyla ayrıca şerh etmişlerse de, her nasılsa bu bâbda zuhûl ettikleri fâzıl-ı şehîr Cevdet Paşa merhûmun resâil-i mevkûteden Mekteb gazetesinin 8 Haziran 1311/( 20 Haziran 1895) târîh ve 30 numaralı nüshasıyla münteşir cevâb-nâmelerinden müstebân olmaktadır. Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi merhûm Ebu’l-bürhân Celâleddîn Dede Efendi hazretleri buyururlar ki: “Şârih-i Mesnevî İsmâîl-i Ankaravî hazretleri üçüncü cildin şerhi mukaddimesinde üçüncü cildi kalb-i Mesnevî kılmak için ibtidâ-yı Mesnevî’deki 18 beyt-i şerîfi bir cild i’tibâr ederek mecmû’-ı Mesnevî-i şerîfin bu tertîb ile yedi cild olduğunu îzâh u beyân buyurmuşlar ise de, bu da hiçbir delîl ve esere müstenid değildir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 2

Mesnevî-i şerîfin yedinci cildi olmak üzere, o târîhlerde meydâna çıkan cüz’ü de eczâ-yı şerîfe-i Mesneviyye’den zannıyla ayrıca şerh etmişlerse de, her nasılsa bu bâbda zuhûl ettikleri fâzıl-ı şehîr Cevdet Paşa merhûmun resâil-i mevkûteden Mekteb gazetesinin 8 Haziran 1311/( 20 Haziran 1895) târîh ve 30 numaralı nüshasıyla münteşir cevâb-nâmelerinden müstebân olmaktadır. Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi merhûm Ebu’l-bürhân Celâleddîn Dede Efendi hazretleri buyururlar ki: “Şârih-i Mesnevî İsmâîl-i Ankaravî hazretleri üçüncü cildin şerhi mukaddimesinde üçüncü cildi kalb-i Mesnevî kılmak için ibtidâ-yı Mesnevî’deki 18 beyt-i şerîfi bir cild i’tibâr ederek mecmû’-ı Mesnevî-i şerîfin bu tertîb ile yedi cild olduğunu îzâh u beyân buyurmuşlar ise de, bu da hiçbir delîl ve esere müstenid değildir. Pîr’e izz ü isnâd olunan kitâb-ı ma’hûdu mecbûren kabûl ve şerh eylemesiyle merdûd ve menkûz olduğu erbâb-ı tedkîk nezdinde muayyendir.” Hâce-i irfânım Muhammed Es’ad el-Mevlevî hazretleri, suâlim üzerine fakîre buyurmuşlardı ki: “Oğlum!

Metni gösterMetni daralt

Mesnevî-i şerîfin yedinci cildi olmak üzere, o târîhlerde meydâna çıkan cüz’ü de eczâ-yı şerîfe-i Mesneviyye’den zannıyla ayrıca şerh etmişlerse de, her nasılsa bu bâbda zuhûl ettikleri fâzıl-ı şehîr Cevdet Paşa merhûmun resâil-i mevkûteden Mekteb gazetesinin 8 Haziran 1311/( 20 Haziran 1895) târîh ve 30 numaralı nüshasıyla münteşir cevâb-nâmelerinden müstebân olmaktadır. Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi merhûm Ebu’l-bürhân Celâleddîn Dede Efendi hazretleri buyururlar ki: “Şârih-i Mesnevî İsmâîl-i Ankaravî hazretleri üçüncü cildin şerhi mukaddimesinde üçüncü cildi kalb-i Mesnevî kılmak için ibtidâ-yı Mesnevî’deki 18 beyt-i şerîfi bir cild i’tibâr ederek mecmû’-ı Mesnevî-i şerîfin bu tertîb ile yedi cild olduğunu îzâh u beyân buyurmuşlar ise de, bu da hiçbir delîl ve esere müstenid değildir. Pîr’e izz ü isnâd olunan kitâb-ı ma’hûdu mecbûren kabûl ve şerh eylemesiyle merdûd ve menkûz olduğu erbâb-ı tedkîk nezdinde muayyendir.” Hâce-i irfânım Muhammed Es’ad el-Mevlevî hazretleri, suâlim üzerine fakîre buyurmuşlardı ki: “Oğlum!

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 3

Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi merhûm Ebu’l-bürhân Celâleddîn Dede Efendi hazretleri buyururlar ki: “Şârih-i Mesnevî İsmâîl-i Ankaravî hazretleri üçüncü cildin şerhi mukaddimesinde üçüncü cildi kalb-i Mesnevî kılmak için ibtidâ-yı Mesnevî’deki 18 beyt-i şerîfi bir cild i’tibâr ederek mecmû’-ı Mesnevî-i şerîfin bu tertîb ile yedi cild olduğunu îzâh u beyân buyurmuşlar ise de, bu da hiçbir delîl ve esere müstenid değildir. Pîr’e izz ü isnâd olunan kitâb-ı ma’hûdu mecbûren kabûl ve şerh eylemesiyle merdûd ve menkûz olduğu erbâb-ı tedkîk nezdinde muayyendir.” Hâce-i irfânım Muhammed Es’ad el-Mevlevî hazretleri, suâlim üzerine fakîre buyurmuşlardı ki: “Oğlum! Altıncı cildin ibtidâsında, ‫بيشكش مى آرمت اى معنوى‬ ‫جلد سادس در تمام مثنوى‬ ‫شش جهت را نورده زين شش صحف‬ ‫كى يطوف حوله من لم يطف‬ buyurmuşulardır.

Metni gösterMetni daralt

Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi merhûm Ebu’l-bürhân Celâleddîn Dede Efendi hazretleri buyururlar ki: “Şârih-i Mesnevî İsmâîl-i Ankaravî hazretleri üçüncü cildin şerhi mukaddimesinde üçüncü cildi kalb-i Mesnevî kılmak için ibtidâ-yı Mesnevî’deki 18 beyt-i şerîfi bir cild i’tibâr ederek mecmû’-ı Mesnevî-i şerîfin bu tertîb ile yedi cild olduğunu îzâh u beyân buyurmuşlar ise de, bu da hiçbir delîl ve esere müstenid değildir. Pîr’e izz ü isnâd olunan kitâb-ı ma’hûdu mecbûren kabûl ve şerh eylemesiyle merdûd ve menkûz olduğu erbâb-ı tedkîk nezdinde muayyendir.” Hâce-i irfânım Muhammed Es’ad el-Mevlevî hazretleri, suâlim üzerine fakîre buyurmuşlardı ki: “Oğlum! Altıncı cildin ibtidâsında, ‫بيشكش مى آرمت اى معنوى‬ ‫جلد سادس در تمام مثنوى‬ ‫شش جهت را نورده زين شش صحف‬ ‫كى يطوف حوله من لم يطف‬ buyurmuşulardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 4

Düşmanlarının vücutlarındaki damarları kesmede söz kılıcını keskinleştirsin." (H) "Ey Ma'nevî! Mesnevî'yi tamamlayan altıncı cildi sana hediye getirdim.Bu altı kitap altı cihete nur saçıyor, tavaf etmeyen bunu tavaf etsin" (H) müşârünileyhe, ya’nî İsmâîl-i Ankaravî’ye şerh ettirilmiştir. Müşârünileyh cebr ü tazyîk ile bunu te’vîl etmiştir.” Hz.

Metni gösterMetni daralt

Düşmanlarının vücutlarındaki damarları kesmede söz kılıcını keskinleştirsin." (H) "Ey Ma'nevî! Mesnevî'yi tamamlayan altıncı cildi sana hediye getirdim.Bu altı kitap altı cihete nur saçıyor, tavaf etmeyen bunu tavaf etsin" (H) müşârünileyhe, ya’nî İsmâîl-i Ankaravî’ye şerh ettirilmiştir. Müşârünileyh cebr ü tazyîk ile bunu te’vîl etmiştir.” Hz.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 5

Şeyh Gâlib’in türbe penceresi yanında, taşa mahkûk şu beyti okunur: Râh-ı Mevlânâ’da ey Gâlib budur şeyhu’ş-şuyûh Hazret-i Şârih Rusûhî kudve-i ehl-i rusûh "Hıtâm" (‫ )ختام‬târîh-i irtihâllerini müş’irdir. Mecmû’-ı âsârını Tâhir Bey yirmiiki kadar yazmış ise de, Hâfız Hüseyn-i Ayvansarâyî, eserinde, “Büyük-küçük kırkaltı parça te’lîfi vardır.” diyor. Bu rubâî müşârünileyhindir: Bu tekye bizim tekye-i işret-gedemizdir Dervîşleriz Hazret-i Âdem dedemizdir Mesken ezelî Cennet idi bizlere ammâ Dûr eyleyen andan bizi Havvâ anamızdır * * * Gel Rusûhî’nin sözin dinle semâa hâzır ol (‫)كى تكون بين اهل العشﻖ من اهل الشرف‬93 Ma’lûm olabilen âsârı: 1.

Metni gösterMetni daralt

Şeyh Gâlib’in türbe penceresi yanında, taşa mahkûk şu beyti okunur: Râh-ı Mevlânâ’da ey Gâlib budur şeyhu’ş-şuyûh Hazret-i Şârih Rusûhî kudve-i ehl-i rusûh "Hıtâm" (‫ )ختام‬târîh-i irtihâllerini müş’irdir. Mecmû’-ı âsârını Tâhir Bey yirmiiki kadar yazmış ise de, Hâfız Hüseyn-i Ayvansarâyî, eserinde, “Büyük-küçük kırkaltı parça te’lîfi vardır.” diyor. Bu rubâî müşârünileyhindir: Bu tekye bizim tekye-i işret-gedemizdir Dervîşleriz Hazret-i Âdem dedemizdir Mesken ezelî Cennet idi bizlere ammâ Dûr eyleyen andan bizi Havvâ anamızdır * * * Gel Rusûhî’nin sözin dinle semâa hâzır ol (‫)كى تكون بين اهل العشﻖ من اهل الشرف‬93 Ma’lûm olabilen âsârı: 1.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 6

Mecmû’-ı âsârını Tâhir Bey yirmiiki kadar yazmış ise de, Hâfız Hüseyn-i Ayvansarâyî, eserinde, “Büyük-küçük kırkaltı parça te’lîfi vardır.” diyor. Bu rubâî müşârünileyhindir: Bu tekye bizim tekye-i işret-gedemizdir Dervîşleriz Hazret-i Âdem dedemizdir Mesken ezelî Cennet idi bizlere ammâ Dûr eyleyen andan bizi Havvâ anamızdır * * * Gel Rusûhî’nin sözin dinle semâa hâzır ol (‫)كى تكون بين اهل العشﻖ من اهل الشرف‬93 Ma’lûm olabilen âsârı: 1. Şerh-i Mesnevî-i Şerîf el-müsemmâ bi-Mefâtîhi’l-Ebyât.

Metni gösterMetni daralt

Mecmû’-ı âsârını Tâhir Bey yirmiiki kadar yazmış ise de, Hâfız Hüseyn-i Ayvansarâyî, eserinde, “Büyük-küçük kırkaltı parça te’lîfi vardır.” diyor. Bu rubâî müşârünileyhindir: Bu tekye bizim tekye-i işret-gedemizdir Dervîşleriz Hazret-i Âdem dedemizdir Mesken ezelî Cennet idi bizlere ammâ Dûr eyleyen andan bizi Havvâ anamızdır * * * Gel Rusûhî’nin sözin dinle semâa hâzır ol (‫)كى تكون بين اهل العشﻖ من اهل الشرف‬93 Ma’lûm olabilen âsârı: 1. Şerh-i Mesnevî-i Şerîf el-müsemmâ bi-Mefâtîhi’l-Ebyât.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Tarikî ve tarihî bağlantı 1

Sefîne-i Mevleviyye’de tafsîlât vardır. 1041/(1631-32)’de irtihâl-i dâr-ı naîm eylediler. Elyevm ziyâret-gâh olan türbe-i şerîfeleri ma’mûrdur. Şeyh Gâlib’in türbe penceresi yanında, taşa mahkûk şu beyti okunur: Râh-ı Mevlânâ’da ey Gâlib budur şeyhu’ş-şuyûh Hazret-i Şârih Rusûhî kudve-i ehl-i rusûh "Hıtâm" (‫ )ختام‬târîh-i irtihâllerini müş’irdir.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne-i Mevleviyye’de tafsîlât vardır. 1041/(1631-32)’de irtihâl-i dâr-ı naîm eylediler. Elyevm ziyâret-gâh olan türbe-i şerîfeleri ma’mûrdur. Şeyh Gâlib’in türbe penceresi yanında, taşa mahkûk şu beyti okunur: Râh-ı Mevlânâ’da ey Gâlib budur şeyhu’ş-şuyûh Hazret-i Şârih Rusûhî kudve-i ehl-i rusûh "Hıtâm" (‫ )ختام‬târîh-i irtihâllerini müş’irdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5.
TARİHÎ KAYIT

Tarikî ve tarihî bağlantı 2

Elyevm ziyâret-gâh olan türbe-i şerîfeleri ma’mûrdur. Şeyh Gâlib’in türbe penceresi yanında, taşa mahkûk şu beyti okunur: Râh-ı Mevlânâ’da ey Gâlib budur şeyhu’ş-şuyûh Hazret-i Şârih Rusûhî kudve-i ehl-i rusûh "Hıtâm" (‫ )ختام‬târîh-i irtihâllerini müş’irdir. Mecmû’-ı âsârını Tâhir Bey yirmiiki kadar yazmış ise de, Hâfız Hüseyn-i Ayvansarâyî, eserinde, “Büyük-küçük kırkaltı parça te’lîfi vardır.” diyor.

Metni gösterMetni daralt

Elyevm ziyâret-gâh olan türbe-i şerîfeleri ma’mûrdur. Şeyh Gâlib’in türbe penceresi yanında, taşa mahkûk şu beyti okunur: Râh-ı Mevlânâ’da ey Gâlib budur şeyhu’ş-şuyûh Hazret-i Şârih Rusûhî kudve-i ehl-i rusûh "Hıtâm" (‫ )ختام‬târîh-i irtihâllerini müş’irdir. Mecmû’-ı âsârını Tâhir Bey yirmiiki kadar yazmış ise de, Hâfız Hüseyn-i Ayvansarâyî, eserinde, “Büyük-küçük kırkaltı parça te’lîfi vardır.” diyor.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5.
TARİHÎ KAYIT

Tarikî ve tarihî bağlantı 3

Şârih’e şu sûretle medhiyye-hân oluyorlar: Ey kâşif-i esrâr-ı nihân Hazret-i Şârih Rû-pûş-ı tecellî-i ayân Hazret-i Şârih Bâ-nûr-ı yakîn sâlik-i etvâr-ı hakîkat Sâhib-kadem-i keşf ü beyân Hazret-i Şârih Olmuş lakabın ilm-i ledünnîde Rusûhî İrfân ile memdûh-ı cihân Hazret-i Şârih Var şerhine hem Mesnevî-i Pîr’de îmâ Hem her sühanın mahrem-i cân Hazret-i Şârih Hem-nâm-ı zebîh olduğunu eyledi icrâ Zemzem gibi bu nutk-ı revân Hazret-i Şârih Vasfın bu vilâyetde velâyetle değil mi Ser-menkabe-i Mevleviyân Hazret-i Şârih Var ise senin cevher-i tahkîklerindir Reşk-âver-i yem gıbta-i kân Hazret-i Şârih Te’vîline tevfîkına hayrân olur âdem Pür-fazl u hüner nâdire-dân Hazret-i Şârih Hakkâ ki şerîatda tarîkatda mükedder İtmek ile ref’-i halecân Hazret-i Şârih Her beyt birer meh-rû anın pertevi şerhin Eyler nice dilde lemeân Hazret-i Şârih Müşkil komayup Mesnevî-i Pîr’de hakkâ Halleyledi bî-rayb u gümân Hazret-i Şârih Başdan başa yâkût u zümürrüdle komuşdur Cân ka’besine seng-i nişân Hazret-i Şârih Geçdi nice devrân dahi el’ân yine sensin Ser-kâfi

Metni gösterMetni daralt

Şârih’e şu sûretle medhiyye-hân oluyorlar: Ey kâşif-i esrâr-ı nihân Hazret-i Şârih Rû-pûş-ı tecellî-i ayân Hazret-i Şârih Bâ-nûr-ı yakîn sâlik-i etvâr-ı hakîkat Sâhib-kadem-i keşf ü beyân Hazret-i Şârih Olmuş lakabın ilm-i ledünnîde Rusûhî İrfân ile memdûh-ı cihân Hazret-i Şârih Var şerhine hem Mesnevî-i Pîr’de îmâ Hem her sühanın mahrem-i cân Hazret-i Şârih Hem-nâm-ı zebîh olduğunu eyledi icrâ Zemzem gibi bu nutk-ı revân Hazret-i Şârih Vasfın bu vilâyetde velâyetle değil mi Ser-menkabe-i Mevleviyân Hazret-i Şârih Var ise senin cevher-i tahkîklerindir Reşk-âver-i yem gıbta-i kân Hazret-i Şârih Te’vîline tevfîkına hayrân olur âdem Pür-fazl u hüner nâdire-dân Hazret-i Şârih Hakkâ ki şerîatda tarîkatda mükedder İtmek ile ref’-i halecân Hazret-i Şârih Her beyt birer meh-rû anın pertevi şerhin Eyler nice dilde lemeân Hazret-i Şârih Müşkil komayup Mesnevî-i Pîr’de hakkâ Halleyledi bî-rayb u gümân Hazret-i Şârih Başdan başa yâkût u zümürrüdle komuşdur Cân ka’besine seng-i nişân Hazret-i Şârih Geçdi nice devrân dahi el’ân yine sensin Ser-kâfi

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5.
TARİHÎ KAYIT

Tarikî ve tarihî bağlantı 4

Şeyh Gâlib’in ahibbâsından ve hulefâ-yı Mevleviyye’den Hâlet Saîd Efendi, hâl-i hâzırda görülen türbeyi inşâ etmiştir ki, her tarafı tâm kârgîr ve mermerden masnû’dur. Kapının yanındaki sebîl ve fevkına kütüb-hâne ve kapının yanındaki türbeyi onun eser-i hayrı olmak üzere âsâr kayd eder. İkmâl-i inşâât 1235 senesi Cemâziye’l-evvelinin yirmibirinci (7 Mart 1820) Çarşamba gününe müsâdif olmağla, 29 Cemâziye’l-âhir 1235/(13 Nisan 1820) Perşembe günü bi’l-umûm turuk-ı aliyye meşâyıhı da’vet olunarak türbe-i muallâ-yı Hz.

Metni gösterMetni daralt

Şeyh Gâlib’in ahibbâsından ve hulefâ-yı Mevleviyye’den Hâlet Saîd Efendi, hâl-i hâzırda görülen türbeyi inşâ etmiştir ki, her tarafı tâm kârgîr ve mermerden masnû’dur. Kapının yanındaki sebîl ve fevkına kütüb-hâne ve kapının yanındaki türbeyi onun eser-i hayrı olmak üzere âsâr kayd eder. İkmâl-i inşâât 1235 senesi Cemâziye’l-evvelinin yirmibirinci (7 Mart 1820) Çarşamba gününe müsâdif olmağla, 29 Cemâziye’l-âhir 1235/(13 Nisan 1820) Perşembe günü bi’l-umûm turuk-ı aliyye meşâyıhı da’vet olunarak türbe-i muallâ-yı Hz.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5.
TARİHÎ KAYIT

Tarikî ve tarihî bağlantı 5

Kapının yanındaki sebîl ve fevkına kütüb-hâne ve kapının yanındaki türbeyi onun eser-i hayrı olmak üzere âsâr kayd eder. İkmâl-i inşâât 1235 senesi Cemâziye’l-evvelinin yirmibirinci (7 Mart 1820) Çarşamba gününe müsâdif olmağla, 29 Cemâziye’l-âhir 1235/(13 Nisan 1820) Perşembe günü bi’l-umûm turuk-ı aliyye meşâyıhı da’vet olunarak türbe-i muallâ-yı Hz. Şârih önünde hatm-i şerîfden sonra şerbetler içilerek pilav, zerde yenilerek ve sebîlden sebîl-hâneden şerbetler tevzî’ olunarak resm-i güşâdı icrâ olunmuştur.

Metni gösterMetni daralt

Kapının yanındaki sebîl ve fevkına kütüb-hâne ve kapının yanındaki türbeyi onun eser-i hayrı olmak üzere âsâr kayd eder. İkmâl-i inşâât 1235 senesi Cemâziye’l-evvelinin yirmibirinci (7 Mart 1820) Çarşamba gününe müsâdif olmağla, 29 Cemâziye’l-âhir 1235/(13 Nisan 1820) Perşembe günü bi’l-umûm turuk-ı aliyye meşâyıhı da’vet olunarak türbe-i muallâ-yı Hz. Şârih önünde hatm-i şerîfden sonra şerbetler içilerek pilav, zerde yenilerek ve sebîlden sebîl-hâneden şerbetler tevzî’ olunarak resm-i güşâdı icrâ olunmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5.
TARİHÎ KAYIT

Tarikî ve tarihî bağlantı 6

Şârih önünde hatm-i şerîfden sonra şerbetler içilerek pilav, zerde yenilerek ve sebîlden sebîl-hâneden şerbetler tevzî’ olunarak resm-i güşâdı icrâ olunmuştur. Muhammed Hâlet Saîd Efendi Hulefâ-yı Mevleviyye’den olup Sultân Mahmûd Hân-ı sânî devrinde târîh-i Osmânî’de yer tutmuş ve Konya’da i’dâm olunarak cesedi türbe-i Hz. Mevlânâ civârında ve ser-i maktûu da İstanbul’da Galata Mevlevîhânesi’nde kapının yanındaki türbede Kudretullâh Efendi’nin ayak ucunda defn olunmuştur.

Metni gösterMetni daralt

Şârih önünde hatm-i şerîfden sonra şerbetler içilerek pilav, zerde yenilerek ve sebîlden sebîl-hâneden şerbetler tevzî’ olunarak resm-i güşâdı icrâ olunmuştur. Muhammed Hâlet Saîd Efendi Hulefâ-yı Mevleviyye’den olup Sultân Mahmûd Hân-ı sânî devrinde târîh-i Osmânî’de yer tutmuş ve Konya’da i’dâm olunarak cesedi türbe-i Hz. Mevlânâ civârında ve ser-i maktûu da İstanbul’da Galata Mevlevîhânesi’nde kapının yanındaki türbede Kudretullâh Efendi’nin ayak ucunda defn olunmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5.