Ara
Menü

İsmâil Rusûhî Ankaravî

İsmâil Rusûhî Ankaravî (ö. 1041/1631, İstanbul); yirmi bir yıl Galata Mevlevîhânesi şeyhliği yapmış, Mesnevî şerhiyle “Hazret-i Şârih” unvanını kazanmıştır. Bayramî ve Halvetî iken göz tedavisi için gittiği Konya'da Mevlevî olmuştur.

Vefat
1631
Unvan
Galata Mevlevîhânesi şeyhi · Mesnevî şârihi ve müellif

Ankara'dan Konya'ya

XVI. yüzyılın ikinci yarısında Ankara'da doğdu. Doğum tarihi belli değildir. İlk öğrenimine Ankara'da başladı. Tasavvuf yoluna girmeden önce şer'î ilimleri tahsil etti. Arapça ve Farsça bilgisini, bu dillerde eser verecek ve şiir yazacak derecede ilerletti.

Daha sonra Ankara ve çevresinde yaygın olan Bayramiyye tarikatına intisap ederek şeyhlik makamına kadar yükseldi. Bu arada Halvetiyye tarikatından da icâzet aldı.

Bayramî şeyhi olarak irşad vazifesine devam ederken gözlerinden rahatsızlandı. Tedavi maksadıyla gittiği Konya'da Mevlevî dergâhı şeyhlerinden Bostan Çelebi ile tanışarak onun teşvikiyle Mevleviyye tarikatına girdi. Mevlevîliğin usul, âdâb ve erkânını kısa sürede öğrenip sülûkünü tamamladı.

Galata Mevlevîhânesi

Daha sonra İstanbul'a gitti. Devrin ilim ve fikir hareketleriyle yakından ilgilenerek bilgisini genişletti. Kısa sürede ilim ve tasavvuf çevrelerinin saygı duyduğu önemli bir şahsiyet haline geldi.

1610 yılında Galata Mevlevîhânesi şeyhi oldu ve ölümüne kadar yirmi bir yıl bu makamda kaldı. Mezarı adı geçen mevlevîhânenin hazîresindedir. Ölümüne “hitâm” ve “irtihâl-i irfân” (1041) kelimeleri tarih düşürülmüştür.

Şârihliği

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin Mesnevî'sine yazdığı şerhle meşhur olan ve bundan dolayı “Hazret-i Şârih” diye de anılan Ankaravî, çağındaki ilim ve fikir hayatına hâkim olan şerhçiliğin tesiriyle Herevî, İbnü'l-Arabî, İbnü'l-Fârız ve Mevlânâ gibi büyük mutasavvıfların eserlerini şerhetti. Çok geniş tasavvuf kültürü sayesinde meselelere getirdiği yorumlar bakımından eserleri şerh ve hâşiyenin de ötesinde bir değer taşır. Özellikle Mesnevî şârihliği alanında büyük bir otorite olarak kabul edilir.

Meşrebi

Ankaravî, Mevlevîliğin esaslarına sadık, mutedil ve Ehl-i sünnet ilkelerine bağlı bir mutasavvıftır. Sohbeti halvete tercih eder, hizmeti inzivâdan daha önemli sayardı. Bu anlayış ve tutumunun bir sonucu olarak hem şeriatın zâhirî hükümlerine önem vermeyen mutasavvıflara karşı cephe almış, hem de tasavvufu tamamen veya geniş ölçüde bid'at sayan zâhir ulemâsına ve medrese mensuplarına reddiyeler yazmıştır.

Galata Mevlevîhânesi'nin inşa tarihini (897/1491-92) gösteren “er-Rusûh” kelimesini Rusûhî şeklinde mahlas olarak kullanmıştır.

Türbesi ve türbe çevresinde teşekkül eden hâtıra

Şârih'in Galata Mevlevîhânesi'ndeki kabri Vassâf'ın gördüğü günlerde bakımlı bir ziyaretgâhtı. Bugünkü kârgir ve mermer türbe, hulefâ-yı Mevleviyye'den Hâlet Saîd Efendi'nin eseridir; kapı yanındaki sebîl ile üstündeki kütüphane de ona aittir. Yapı 7 Mart 1820'de tamamlanmış, 13 Nisan 1820'de bütün tarikat şeyhlerinin davet edildiği bir merasimle açılmıştır. Şârih'in yanındaki sandukalarda Şeyh Îsâ, Şeyh Selîm ve Şeyh Hüseyin Efendiler medfundur.

Türbe penceresinin yanında Şeyh Gâlib'in taşa kazınmış beyti okunur: Râh-ı Mevlânâ'da ey Gâlib budur şeyhu'ş-şuyûh / Hazret-i Şârih Rusûhî kudve-i ehl-i rusûh. Sefîne ayrıca, her beyti 'Hazret-i Şârih' redifiyle biten uzun bir medhiyeyi de nakleder. Türbeyi yaptıran Hâlet Saîd Efendi'nin kendisi Konya'da idam edilmiş, cesedi Mevlânâ Türbesi civarına, kesik başı ise Galata Mevlevîhânesi'nde kapı yanındaki türbeye defnedilmiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA6 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi6 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 4 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Göz tedavisi için gidip yol değiştirmek

Bayramî şeyhliğinden Mevlevîliğe.

Metni gösterMetni daralt

Bayramî şeyhi olarak irşad vazifesine devam ederken gözlerinden rahatsızlandı. Tedavi maksadıyla gittiği Konya'da Mevlevî dergâhı şeyhlerinden Bostan Çelebi ile tanışarak onun teşvikiyle Mevleviyye tarikatına girdi.

Çerçeve. Dikkat çekici olan, hâlihazırda şeyhlik makamında bulunan ve ayrıca Halvetî icâzeti de olan bir kişinin yeni bir yola girmesidir. Kaynak bunu bir keramet veya rüya ile değil, tamamen dünyevî bir sebeple — hastalıkla — açıklar. Mesnevî şerhi tarihinin en tesirli ismi, Konya'ya bir hekim aramaya gitmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankaravî, İsmâil Rusûhî”, c. 3.
BİYOGRAFİK KAYIT

Mahlası bir bina tarihinden

“er-Rusûh” = 897.

Metni gösterMetni daralt

Galata Mevlevîhânesi'nin inşa tarihini (897/1491-92) gösteren “er-Rusûh” kelimesini Rusûhî şeklinde mahlas olarak kullanmıştır.

Çerçeve. Ebced hesabında harflerin sayı değerleri toplanarak tarih çıkarılır; er-Rusûh kelimesi şeyhi olduğu mevlevîhânenin inşa yılını verir. Kelimenin mânası da (“sağlamlık, kök salma”) ilimde rüsûh sahibi olmakla örtüşür. Bir mutasavvıfın mahlasını bina kitâbesinden alması nâdirdir; kendisini o mekâna bağladığını gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankaravî, İsmâil Rusûhî”, c. 3.
BİYOGRAFİK KAYIT

Ölümüne düşürülen iki tarih

“Hitâm” ve “irtihâl-i irfân”.

Metni gösterMetni daralt

Mezarı adı geçen mevlevîhânenin hazîresindedir. Ölümüne “hitâm” ve “irtihâl-i irfân” (1041) kelimeleri tarih düşürülmüştür.

Çerçeve. Hitâm “son, bitiş”; irtihâl-i irfân ise “irfanın göçüp gitmesi” demektir. İkisi de aynı yılı (1041/1631) verir. İkinci terkip, kaybın şahsî değil ilmî olduğunu vurgular — devrin onu bir şeyh kadar bir âlim saydığının işaretidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankaravî, İsmâil Rusûhî”, c. 3.
BİYOGRAFİK KAYIT

İcâzetnâmelerdeki kayıt

“…şârih Ankaravî'nin tahkikatına uyarak.”

Metni gösterMetni daralt

Mesnevî okutacak kişilere verilen icâzetnâmelerde, “…şârih Ankaravî'nin tahkikatına uyarak” şeklinde bir kaydın bulunması, Ankaravî'nin Mevlevî tekkelerindeki tesirini göstermesi bakımından son derece önemlidir.

Çerçeve. Bu bir övgü değil, bir şarttır: mesnevîhanlık icâzeti verilirken hangi şerhin esas alınacağı yazıya geçirilmiştir. Böylece Ankaravî'nin yorumu Mevlevî tekkelerinde resmî okuma çerçevesi haline gelmiştir. Başta Nicholson olmak üzere Batı'da Mevlânâ ve Mesnevî üzerinde çalışanlar en çok Ankaravî'den faydalanmışlardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankaravî, İsmâil Rusûhî”, c. 3.

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Eserlerinin sayısında iki ayrı hesap

Sefîne, Ankaravî'nin eserlerini Bursalı Tâhir Bey'in yirmi iki, Ayvansarâyî'nin ise büyük küçük kırk altı parça saydığını yan yana kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

Vassâf, Şârih'in telifatının sayısında iki kaynağın uyuşmadığını açıkça yazar: Tâhir Bey mecmû-ı âsârını yirmi iki kadar göstermişken, Hâfız Hüseyin Ayvansarâyî eserinde 'büyük küçük kırk altı parça telifi vardır' demektedir. Sefîne bu iki rakamı birbirine tercih etmeden aktarır.

Çerçeve. Fark, muhtemelen 'eser' sayılan şeyin tanımından doğar: müstakil kitaplarla birkaç varaklık risâleleri ayrı ayrı sayan bir listenin toplamı, yalnız büyük telifleri sayan bir listenin iki katına çıkabilir. Bu sebeple her iki rakam da bir bibliyografya değil, bir sayım ölçütünün izidir; Ankaravî'nin eser listesi ancak nüsha tespitiyle kesinleşir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
ESER / METİN

Mecmûatü'l-letâif ve matmûretü'l-maârif (Mesnevî Şerhi)

“Hazret-i Şârih” unvanını kazandıran eser.

Metni gösterMetni daralt

Gerek ilmî kudretini göstermesi gerekse bıraktığı tesirler bakımından Ankaravî'nin eserleri içinde en dikkate değer olanıdır. Ankaravî bu eserinde bir yandan Mevlânâ'nın fikirlerini açıklarken diğer yandan tasavvufun umumi kaidelerini sade bir ifadeyle ortaya koymuştur.

Eseri Cengî Yûsuf Dede (ö. 1080/1669) tarafından kısaltılarak el-Menhecü'l-kavî (Kahire 1289) adıyla Arapça'ya, İsmet Settârzâde tarafından da Şerh-i Kebîr-i Ankaravî ber Mesnevî-i Ma'nevî-i Mevlevî (Tahran 1348) adıyla Farsça'ya tercüme edilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankaravî, İsmâil Rusûhî”, c. 3.
ESER / METİN

Mesnevî ile ilgili diğer eserleri

Beş yardımcı çalışma.

Metni gösterMetni daralt

Fâtihu'l-ebyâtMesnevî'nin ilk on sekiz beytinin ve bazı güç kelimelerin şerhi; “Mesnevî Şerhi”nin 1257 ve 1289 basımlarının başında yayımlanmıştır.

Câmiu'l-âyâtMesnevî'deki âyet ve hadislerle Arapça beyitlerin şerhi · Hall-i Müşkilât-ı Mesnevî — hikâyeleri açıklar; tek nüsha (Beyazıt Devlet Ktp., Veliyyüddin Efendi, nr. 1672) · Tuhfetü'l-berere — seçme beyitlerin şerhi, içinde kendi şiirleri de vardır · Simâtü'l-mûkınîn — dîbâceyi şerheden Arapça risâle.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankaravî, İsmâil Rusûhî”, c. 3.
ESER / METİN

Minhâcü'l-fukarâ

Şerhten sonra en meşhur eseri.

Metni gösterMetni daralt

Bulak 1256; İstanbul 1286. Ankaravî'nin “Mesnevî Şerhi”nden sonra en meşhur eseridir.

Ankaravî, Derecâtü's-sâlikîn (Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 2674) ile Şeyhülislâm Yahyâ Efendi'nin isteği üzerine yazdığı Nisâb-ı Mevlevî (Süleymaniye Ktp., Serez, nr. 1524; Lala İsmâil, nr. 231) adlı eserlerinde Minhâcü'l-fukarâ'daki konuları tekrarlamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankaravî, İsmâil Rusûhî”, c. 3.
ESER / METİN

İbnü'l-Fârız ve İbnü'l-Arabî şerhleri

Tâiyye, Mîmiyye, Hamriyye ve Fusûs.

Metni gösterMetni daralt

Ankaravî, İbnü'l-Fârız'ın “Tâiyye” kasidesini el-Makāsıdü'l-aliyye fî şerhi't-Tâiyye, “Mîmiyye” ve “Hamriyye” kasidelerini de Şerh-i Kasîdeti'l-Mîmiyye ve'l-Hamriyye adlarıyla şerhetmiştir.

Zübdetü'l-fuhûs fî nakşi'l-Fusûs (İstanbul 1328) — İbnü'l-Arabî Fusûsü'l-hikem adlı eserini yine kendisi Nakdü'n-nusûs adıyla kısaltmış, daha sonra Câmî bu eseri Şerh-i Nakş-ı Fusûs adıyla Farsça'ya çevirerek şerhetmiştir. Ankaravî'nin Zübdetü'l-fuhûs'u bu şerhin Türkçe tercümesidir.

Îzâhu'l-hikemSühreverdî el-Maktûl'ün Heyâkilü'n-nûr adlı eserinin Türkçe tercümesi ve şerhidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankaravî, İsmâil Rusûhî”, c. 3.
ESER / METİN

Tefsir, belâgat ve diğer eserleri

Fâtiha, Âyetü'n-nûr ve Miftâhu'l-belâga.

Metni gösterMetni daralt

Fütûhât-ı Ayniyye (İstanbul 1328) Fâtiha sûresinin, Misbâhu'l-esrâr ise Nûr sûresinin 35. âyetinin tefsiridir; bu iki eser de tasavvufî mâhiyettedir.

el-Hikemü'l-münderice fî şerhi'l-Münferice (Bulak 1300; İstanbul 1327) · Risâle-i Uyûn-i İsnâ Aşere (on iki tasavvufî manzume; tek nüsha İÜ Ktp., TY, nr. 6394) · Cenâhu'l-ervâh (tevhid inancına dair).

Miftâhu'l-belâga ve misbâhu'l-fesâha (İstanbul 1284) — Kazvînî'nin Telhîsü'l-Miftâh'ı ile Mahmûd-ı Gâvân'ın Menâzırü'l-inşâ adlı eserlerini esas alarak yazdığı, lisana dair bir eser olup Osmanlı Türkçesi bakımından önemlidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankaravî, İsmâil Rusûhî”, c. 3.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Türbesinin 1820'de yeniden yapılışı

Galata Mevlevîhânesi'ndeki türbesi bugünkü kâgir hâlini 1820'de Hâlet Saîd Efendi'nin himmetiyle almış, açılışı bütün tarikat şeyhlerinin çağrıldığı bir merasimle yapılmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Vassâf'ın gördüğü türbe, Şârih'in defnedildiği ilk yapı değildir. Şeyh Gâlib'in dostlarından ve hulefâ-yı Mevleviyye'den Hâlet Saîd Efendi, her tarafı tam kârgir ve mermerden mâmul bugünkü türbeyi inşa ettirmiş; kapının yanındaki sebîl ile üstündeki kütüphane de aynı hayrın parçası olarak kayda geçmiştir. Kütüphanenin kitapları sonradan Süleymaniye Kütüphanesi'ne nakledilmiştir.

İnşaatın bitişi 21 Cemâziyelevvel 1235 (7 Mart 1820) Çarşamba gününe rastlamış, açılış ise 29 Cemâziyelâhir 1235 (13 Nisan 1820) Perşembe günü yapılmıştır: bütün tarikat şeyhleri davet edilmiş, türbe önünde hatm-i şerîf okunmuş, şerbet içilip pilav ve zerde yenmiş, sebîlhâneden gelenlere şerbet dağıtılmıştır. Şârih'in yanındaki sandukaların yazılarından, orada Şeyh Îsâ (1185/1771-72), Şeyh Selîm (1191/1777) ve Şeyh Hüseyin (1197/1783) Efendilerin de medfun olduğu anlaşılır.

Çerçeve. Bu kayıt, bir mürşidin hâtırasının nasıl kurumsallaştığını gösterir: vefatından yaklaşık iki asır sonra, Mevlevî çevresinin nüfuzlu bir mensubu türbeyi taştan yeniden kurar ve açılış, tek bir tarikatın değil İstanbul'daki bütün tarikatların katıldığı bir merasime dönüşür. Tarih, gün ve maliyet ayrıntıları belgesel değere sahiptir; buna karşılık türbenin etrafında sonradan teşekkül eden ziyaret âdâbı ve menkıbeler gelenek anlatısının alanına aittir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Şeyh Gâlib'in türbe penceresindeki beyti

Türbe penceresinin yanına taşa kazınmış beytinde Şeyh Gâlib, Ankaravî'yi Mevlevî yolunun şeyhülmeşâyihi ve 'ehl-i rusûhun önderi' olarak anar.

Metni gösterMetni daralt

Vassâf, türbe penceresinin yanında taşa mahkûk şu beyti okuduğunu söyler: Râh-ı Mevlânâ'da ey Gâlib budur şeyhu'ş-şuyûh / Hazret-i Şârih Rusûhî kudve-i ehl-i rusûh. Beyit, Şârih'in Rusûhî mahlasıyla 'rusûh' (bir ilimde derinleşip yerleşmek) kelimesi arasındaki oyunu kurar ve onu Mevlevî yolunda şeyhlerin şeyhi sayar.

Çerçeve. Bir asır sonranın en büyük Mevlevî şairinin, kendi mevlevîhânesinde yatan seleflerinden yalnız birini böyle bir beyitle anması, Ankaravî'nin Mevlevî çevresindeki yerinin şârihlikten öteye geçtiğini gösterir. Beyit taşa kazınmış somut bir kitâbedir; onu Şeyh Gâlib'in Ankaravî'ye manevî bağlılığının delili sayan yorum ise geleneğin okumasıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

'Hazret-i Şârih' redifli medhiye

Sefîne, Ankaravî için yazılmış, her beyti 'Hazret-i Şârih' redifiyle biten uzun bir medhiyeyi kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

Vassâf, Şârih'e sunulan ve her beyti onun unvanıyla biten bir medhiyeyi kitabına alır: Ey kâşif-i esrâr-ı nihân Hazret-i Şârih diye başlayan manzume, onu Mesnevî'nin kapalı yerlerini şüpheye yer bırakmadan çözen, ilm-i ledünnîdeki derinliği sebebiyle 'Rusûhî' lakabını hak etmiş bir kimse olarak över ve 'ser-menkabe-i Mevleviyân' sayar.

Çerçeve. Medhiye, tarihî bilgi taşımaz; taşıdığı şey Ankaravî'nin Mevlevî muhitindeki itibarının şiire dönüşmüş hâlidir. Bir şârihin adının bir unvana ('Hazret-i Şârih') dönüşüp redif olacak kadar yerleşmesi, şerh faaliyetinin bu gelenekte ne kadar merkezî sayıldığını gösterir. Manzumenin içindeki övgüler biyografik kayıt değil, gelenek anlatısıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Mevlânâ'yı İbnü'l-Arabî ile okumak

Bir yorum geleneğinin son şeklini alışı.

Metni gösterMetni daralt

Mesnevî'yi şerhederken geniş ölçüde İbnü'l-Arabî'nin tesirinde kalması, Mesnevî'nin ve Mevlânâ'nın olduğundan farklı bir şekilde anlaşılmasına yol açmıştır.

Aslında bu iki mutasavvıf birçok noktada birleşmiş gibi görünseler de bazı esaslarda birbirinden ayrılırlar. Vahdet-i vücûd nazariyesini temellendiren İbnü'l-Arabî'nin tasavvuf anlayışı irfan ve mârifete dayanan nazarî ve felsefî bir tasavvuftur; Mevlânâ'da ise asıl olan aşk, cezbe ve vecd gibi hallerdir.

Mevlânâ'yı ve Mesnevî'yi İbnü'l-Arabî'nin tasavvuf telakkilerine göre anlama ve yorumlama temayülü daha önce başlamış, ancak Ankaravî buna son şeklini vermiştir. Bu yorum tarzı fazla değişikliğe uğramadan sonraki yüzyıllarda da devam etmiştir.

Çerçeve. Bu, tasavvuf tarihinin en tesirli kaynaşmalarından biridir: Mevlevîliğin nazarî omurgası, kendi pîrinin değil, İbnü'l-Arabî'nin sistemi üzerine kurulmuştur. Ankaravî'nin şerhi hem Mevlevî tekkelerinde hem Batı'daki ilk ilmî neşirlerde esas alındığı için bu okuma bugüne kadar sürmüştür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankaravî, İsmâil Rusûhî”, c. 3.
KAVRAM

Yedinci cilt meselesi

Sahte bir cildin şerhedilmesi.

Metni gösterMetni daralt

Ankaravî'nin, aslında Mesnevî'nin Mevlânâ'ya ait olmayan yedinci cildini onun sanarak şerhetmesi birtakım tenkitlere yol açmıştır. Ancak bu hatayı öne sürerek onu aşırı derecede eleştirmek de doğru değildir.

Birçok defa basılan (Mısır 1221, 1242, 1251; İstanbul 1257, 1289) Mesnevî şerhlerinde yedinci cilde yer verilmemiştir.

Çerçeve. Mesnevî altı ciltten ibarettir; “yedinci cilt” sonradan uydurulmuş bir metindir. Ankaravî'nin bunu fark edememesi kendi çağındaki nüsha şartlarıyla ilgilidir; nitekim baskılarda bu bölüm çıkarılmıştır. Kaynağın “aşırı eleştirmek doğru değildir” kaydı yerindedir — asıl şerh olduğu gibi kullanılmaya devam etmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankaravî, İsmâil Rusûhî”, c. 3.
TARİHÎ KAYIT

Sohbeti halvete tercih etmek

Mevlevî usulünün ayırt edici tavrı.

Metni gösterMetni daralt

Sohbeti halvete tercih eder, hizmeti inzivâdan daha önemli sayardı.

Bu anlayış ve tutumunun bir sonucu olarak hem şeriatın zâhirî hükümlerine önem vermeyen mutasavvıflara karşı cephe almış, hem de tasavvufu tamamen veya geniş ölçüde bid'at sayan zâhir ulemâsına ve medrese mensuplarına reddiyeler yazmıştır.

Çerçeve. Halvet yalnızlık, sohbet birliktelik yoluyla terbiyedir. Halvetiyye adını birinciden alır; Mevlevîlik ve Nakşibendiyye ise sohbet esaslıdır — Mevlevî terbiyesi zaten mutfakta, semâhânede ve hizmette, yani başkalarıyla birlikte yürür. Ankaravî'nin hem Halvetî icâzeti alıp hem sohbeti tercih etmesi, tercihinin bilinçli olduğunu gösterir. İki yönlü reddiye yazması da bu ortada durma tavrının sonucudur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankaravî, İsmâil Rusûhî”, c. 3.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Beyoğlu, İstanbul · TürkiyeGalata Mevlevîhânesi hazîresi1610'da şeyhi olduğu ve ölümüne kadar yirmi bir yıl kaldığı mevlevîhâne; mezarı hazîresindedir. “Rusûhî” mahlası da bu binanın 897/1491-92 inşa tarihini veren “er-Rusûh” kelimesinden alınmıştır. İlişkili kişi dosyası İsmâil Rusûhî Ankaravî : İsmâil Rusûhî Ankaravî (ö. 1631), Galata Mevlevîhânesi şeyhi; Mesnevî’nin en etkili Osmanlı şerhlerinden birini yazan, semâ ve Mevlevî erkânını savunan âlim ve mutasavvıftır.Ankara · TürkiyeAnkaraXVI. yüzyılın ikinci yarısında doğduğu, ilk öğrenimini gördüğü ve nisbesini aldığı şehir; Bayramiyye'ye burada intisap etmiştir. İlişkili kişi dosyası İsmâil Rusûhî Ankaravî : İsmâil Rusûhî Ankaravî (ö. 1631), Galata Mevlevîhânesi şeyhi; Mesnevî’nin en etkili Osmanlı şerhlerinden birini yazan, semâ ve Mevlevî erkânını savunan âlim ve mutasavvıftır.Konya · TürkiyeMevlânâ DergâhıGöz tedavisi için gittiği ve Bostan Çelebi ile tanışıp Mevleviyye'ye girdiği yer; sülûkünü burada tamamlamıştır. İlişkili kişi dosyası İsmâil Rusûhî Ankaravî : İsmâil Rusûhî Ankaravî (ö. 1631), Galata Mevlevîhânesi şeyhi; Mesnevî’nin en etkili Osmanlı şerhlerinden birini yazan, semâ ve Mevlevî erkânını savunan âlim ve mutasavvıftır.Ankara · TürkiyeAnkara (Hacı Bayram Camii ve Türbesi)İlk bağlandığı ve şeyhlik makamına kadar yükseldiği Bayramiyye'nin merkezi; “Ankara ve çevresinde yaygın olan” yol budur. İlişkili kişi dosyası İsmâil Rusûhî Ankaravî : İsmâil Rusûhî Ankaravî (ö. 1631), Galata Mevlevîhânesi şeyhi; Mesnevî’nin en etkili Osmanlı şerhlerinden birini yazan, semâ ve Mevlevî erkânını savunan âlim ve mutasavvıftır.Kahire · MısırKahireMesnevî Şerhi 'nin Cengî Yûsuf Dede tarafından el-Menhecü'l-kavî adıyla Arapçaya çevrilip basıldığı (1289) ve şerhin Mısır baskılarının yapıldığı şehir. İlişkili kişi dosyası İsmâil Rusûhî Ankaravî : İsmâil Rusûhî Ankaravî (ö. 1631), Galata Mevlevîhânesi şeyhi; Mesnevî’nin en etkili Osmanlı şerhlerinden birini yazan, semâ ve Mevlevî erkânını savunan âlim ve mutasavvıftır.Tahran · İranTahranŞerhinin İsmet Settârzâde tarafından Şerh-i Kebîr-i Ankaravî adıyla Farsçaya tercüme edilip basıldığı şehir (1348 hş.). İlişkili kişi dosyası İsmâil Rusûhî Ankaravî : İsmâil Rusûhî Ankaravî (ö. 1631), Galata Mevlevîhânesi şeyhi; Mesnevî’nin en etkili Osmanlı şerhlerinden birini yazan, semâ ve Mevlevî erkânını savunan âlim ve mutasavvıftır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankaravî, İsmâil Rusûhî”, c. 3
  3. [3]Uşşâkīzâde İbrahim Hasîb, Zeyl-i Şakāik, Âdem Dede maddesi; Âdem Ceyhan, ‘17. Asır Mevlevî Edebiyatından Bir Portre: Antalyalı Âdem Dede’, Türkiyat Mecmuası 21 (2011), s. 141-166; TDV İslâm Ansiklopedisi, ‘Galata Mevlevîhânesi’
  4. [4]Kişi kartı kaynak paketi — İsmâil Rusûhî Ankaravî
Ortak kaynak kataloğunu aç →