ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
2107 sonuç · toplam 2107 · “inşâ” · 9/88
01Aynullah
Allah'ın gözü ve zatı. Allah'ın el-Basir ismiyle tahakkuk eden, bu ismin mazharı olan kimse, Kutsi bir hadiste, “Bu kulumun gören gözü olurum da, o kul benimle görür,” buyrulmuştur. Bu mertebedeki kimse âlem olan her şeyi Allah'la görür, Al…
Bade
ه) 5) Şarap, içki. 2. tas. a sülûkün başlangıcındaki zayıf aşk; avamda da bulunan ask (11s; ). b İlahi inayet, ilâhî aşk. Bkz. Mey. Saki getir ol badeyi kim dafi-i gamdır Saykal vur mir'ata kim pür-jeng-i elemdir Rühi Ba Huda divâne baş Bâ…
Bahr
veya Bahir. ç. Buhür, Ebhar, Bihar. Deniz, derya, umman. 2. tas. a Hakk'ın sonsuz olan sıfat ve zat makamı ki, bütün eşya ve varlıklar bu sonsuz ummanın dalgalarıdır. b Külli varlık âlemi. Vahdet (birlik) umman, kesret (çokluk) bunun dalgal…
Bap
Kapı. tas. Insanın derununa açılan kapı. Bkz. Babii'l-ebvap. Bast—Kabz
Baran
Yağmur. tas. a Hak Teala'nın kapsamh rahmeti ve feyzi ki gayb âleminden imkân âlemine taşar, mümkün varlıklar yetenekleri ölçüsünde bundan nasiplerini alır. b İlâhî inayetin sâlike galebe çalması ve onu etkisi altına alması (sr).
Bargah
4) veya Bargeh İzinle girilen yüce makam, otağ-ı hümayun, Sultan sarayı. 2. tas. Hakk'ın yüce huzuru. Yogiken ol bârigâh varidi ol padisah Ah bu aşk elinden âh derd oldu derman bana Yünus Bargâh-ı elest Lâhüti makam, Hakk'ın yüce huzurunu i…
Behlül
ل) 414) Bühlül veya Pehlül. s. ar. Saf, güleç (dahhâk), safderun, budala, 2. tas. Meczup, mecnun, ehl-i cezbe. Behlüller tam zamanında söyledikleri vecize ve hikmetlerle insanları uyardıkları gibi anlamlı hal ve hareketleriyle de onlara der…
Behime
veya Behâim 1, Hayvan, insan hariç diğer canlılar, 2. tas. BLE XX Bela—Belva e are بي tela Belva Tasavvufta insanın bedensel arzuları ve nefsani eğilimleri genellikle behimiyet , ruhsal yönelişi ve istekleri insaniyet (melekiyet) terimleriy…
Ber çü-sim
Gümüş sine, tas. Sâlikin tabiatına uygun düşen terbiye; sâlikte hiçbir ters tutumun görülmemesi. Sıkıntı ve zorluk, terbiyenin sâlikin tabiatına aykırı düşmesinden hasıl olur.
Berzah
Farklı iki ortam arasında yer alan ve bu iki ortama tamamen benzemediği gibi tam olarak onlardan farklı da olmayan ara ortam; iki şeyi birbirinden ayıran üçüncü şey, ara bölge. 2. Ölümle başlayıp kıyamete kadar süren zaman, bu zaman içinde…
Bes
بس) Kafi, yeter. Allah bes, gayrı heves. Sivâ-ı Hak hevâ ile hevestir Hak anla Hak bil Allah bestir Besmele (4.4) Önemli olan her işe “Bismillah” denilerek başlandığından, Ibn Arabi, Allah'a göre kün (ol) ne ise insana göre besmele de odur.…
Bezli
طق Bir şeyhin çevresindekileri koruma ve kayırma amacıyla devlet adamları üzerinde sahip olduğu nüfuzu ve itibarı kullanması, Bezli nefs ve isâr-ı nefs Fedakârlık. Bezlü'l-muhaç En değerli şeylerin bile Hak uğruna seve seve harcanması ve Ha…
Bidâyet
Başlangıç, tas, sülûkün başlangıcı tasavvuf yolunun ilk merhalesi. Nefsin, kendi gücüyle kendi bedenini hal ve geleceği itibariyle faydalı olacak şekilde şeriata uygun olarak idare etmesi ve yönlendirmesi. Başlangıç halinde olan sâlik ve ta…
Bihüşi
Aklın baştan gitmesi ve insanın kendisinde olmaması hali, Beşeri sıfatların mahvolduğu ve silindiği hal, tams (siliklik) makamı. Sekr halinde olana bi-huş, bi-hod; sahv halinde olana bâ-huş, bâ-hod, huşyâr denir.
Bilal
(J (بلا Bkz. Hümeyra. Bilmek-bulmak-olmak, Bil-bul-ol Tasavvufta üç mertebe Kendini bilmek, Hakk'ı bulmak, “kendini bilen Rabb'ini de bilir,” insan-ı kâmil olmak. Bayram özünü bildi bilen'i anda buldu Bulan ol kendi oldu sen seni bil sen se…
Bi-reng-Bi-rengi
Renksiz, renksizlik. tas. Dinlerin birliği (vahdet-i edyan). Bütün renklerin aslı renksizlik olduğu gibi bütün dinlerin aslı da bir ve aynıdır. Bu da bütün insanların Elest Bezmi'nde kendilerinin kul, Allah'ın Rab olmasını kabul etmelerinde…
Bu'd
Uzaklık, ırak olma, tas, Kulun Allah'ın emir ve yasaklarına uymaması hali. Tevfik ve tahkikten uzak kalması, nefsin sıfatları ve bedenin hazları ile bağlı olması. Insan Hak'tan uzak kaldığı ölçüde halka, halktan uzak kaldığı ölçüde Hakk'a y…
Büthane
+. Puthane, tapınak. 2. tas. a Vahdet-i kül, lâhüti âlem. b Zat-ı ahadiyet, mazhar olma hali. e Maddi âlem, unsurlar âlemi, Büt-perest Âşık, hakiki tevhit ehli, aşka ve vahdete mazhar olmak. Büt vahdet Zünnar hizmete, put vahdete işarettir.…
Cah
(e (جا Resmi makam, sosyal mevki, itibar, şan, şöhret. tas. a İnsanların kalplerine malik ve hâkim olmak, onların Saygısını ve itaatini beklemek, Insanlar katında saygın kişi olmak için çalışmak tasavvufta makbul bir şey değil- Süfiler hubb…
Cam- nisti
Yokluk kadehi. tas, Esas niteliği yokluk olan a'yan-1 sâbite (sr), Can i fars. (9 (جا >. Can, ruh. nefs. tas. a İnsan ruhu, ilâhî (rahmani) nefes, Hakk'ın tecellileri. b Mevlevilikte derviş, mürit, Cant cânân dilemiş vermemek olmaz ey dil |…
Cân-ı nev
Yeni ruh, yeniden ruh bulma. tas. İnsan ruhu (sp).
Cefa
x, Iskence, azap. 2. tas. Sâlikin, gönlünü marifet ve temaşaya kapatması. Sevgilinin vefasızlığı. Bir dil-rübaya düştü gönül mubtelâsı çok Aşkın safası yok değil amma cefası çok Ş. Yahya Cefâ vu cevr ile mu'tadem onlarsız nolur halim Cefâsı…
Cemiyet
Derli toplu, düzenli ve huzurlu olma. Toplantı, demek. Mâsivâdan yüz çevirme ve dikkati yüce Allah’a teveccüh noktasında toplama. Kalbin huzursuz ve perişan (tefrika) halde olmaması, insanın zihnen ve kalben kendisini Hakk’a vermesi. Ham aç…
Cevher-i subbuhi
جو > صبو حى) Çok tesbih eden cevher. tas. a İnsanın meleküti ruhu. Buna mürğ-ü kuddusi çok takdis eden kuş da denir.