ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
430 sonuç · toplam 430 · “Nebî” · 4/18
01Nübüvvet
Peygamberlik. tas. Allah'tan gelen tebliğ, Hak'tan inen haber, meleğin getirdiği ilâhî bilgi. Umumi nübüvvet: Bu nübüvvet kesintisizdir. Fakat bu nübüvvette teşri (yeni hükümler getirilmesi ve kanunlar konulması) söz konusu olamaz. Buna nüb…
Piç-i zülf
Kıvrım kıvrım saç. tas. a İlahi müşkil (us). b Imkan mertebesi, ç Uzun saç. Sınırsız varlıklar, çokluk ve taayyünler. Saç sevgilinin, yüzünü örttüğü gibi bunlar da gerçek Bir'in yüzünü (Zatını) örter. d Celali tecelliler. Pir i fars. (5) Ya…
Renk
(رنك) >. Boya. 2. tas, Beşeri bağlar, ilişkiler ve âdetler (kuyut, taallukat, rüsum). Tasavvufta renk ve renksizlik deyimleri çok kullanılır. Hatem Asam ölümün türlerini renklerle ifade etmişti (sr 93). Halvetilerde nefsin emmare, levvame,…
Sâdât
Seyyidler; efendiler ve büyükler. Seyyid kelimesinin çoğuludur. Tarikat dilinde bir silsilenin büyük şeyhleri için “sâdât-ı kirâm” denebilir. Bu kullanım her zaman Hz. Peygamber soyundan gelme iddiası taşımaz; nesep bağlamı ayrıca belirtili…
Sekinet
1, Vakar, ağırbaşlılık, sükünet. 2. tas, Gaybın (ve maneyi feyzin) gelişi esnasında kalbin bulduğu itmi'nan ve huzur hali. Sekinet nebi ve velilerin kalplerine iner, Nur, kuvvet ve ruhtan oluşur, korkan kişi o sayede sükün, mahzun teseli bu…
Şaraphane
Melekat âlemi, kâmil arifin bâtını. Şatah — Sathiye i ar شطحيه) — eles) 1, Hareket, kıpırdama, köpürme. tas. a Üzerinde benlik ve dava kokusu bulunan söz (cr). “Ene'l-Hak”, “Sübhâni mâ a'zame sani,” “Bir denize daldım ki, nebiler sahilinde…
Şuhüd ehli
Müşahede eden, gören. 2. tas. Hak talipleri üç kısımdır: Suhad ehli, ashab-ı kulüb. Bunlar Hakk'ı şuhüd ve zevkle tanır, onu her mazhar ve meclâda görür ve her surette kabul eder, hep Hak'la birlikte bulunur, onu her meşhedde me A CEE m (ma…
Tevbe
Pişmanlık, nedamet, dönme. tas. a Kalpteki kötülükte ısrar | düğümünü çözüp Hakk’a dönme ve Rabb'in hukukunu gözetme (cr). b Kötü ve | günah işlere pişman olup Hakk’a yönelme, Küfürden imaia dönmek kâfirlerin, kötü işlerden iyi işlere dönme…
Tevhit
Birlik. tas. a Allah'ın zatını, aklen tasavvur edilen ve zihnen tahayyül edilen her şeyden tecrit etmek (cr). “Allah'ı zihninizde dilediğiniz gibi tasavvur edin, ama bilin ki bu tasavvur Allah değildir.” b Tevhit üç türlüdür: Hakk'ın Hak iç…
Vadi
Nebilerin, velilerin, âlimlerin kalpleri. Tür Dağı'ndan, yani feyz menbaından fışkıran marifet suları ve nefis mükâşefe halleri bu vadilerde akar (cim 69). Bkz. Tür. Vadi-i eymün (y+ ig’ $y) I. İlahi tecelliyi kabul edecek şekilde kalbi tas…
Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…
Zahir-i mümkinat
yal) 1, Mümkün varılıkların dış yüzü. 2. tas. Hakk'ın, mümkünlerin a'yân ve sıfatlarının suretinde tecelli etmesi. Buna izafi vücut, zahir-i vücut ve ilâhî vücut ismi de verilir (KI; cr). Zahit i, s. ar. (زا هد) ¢. Zühhat Dünyaya rağbet etm…
Zü'lakl ve'l-ayn
5) Akıl ve göz sahibi. 2. tas, Hakk'ı halkta, halkı Hak'ta gören, bunlardan birini görmesi diğeri için perde teşkil etmeyen; bir olan varlığı bir yönden aynıyla Hak, diğer yönden halk olarak gören; çokluğu görme- -—~“: ا Zünnar ———— si birl…
hafi (I)
hafi (I) a. Ç^k) [Ar.] Sözlük anlamı “İkram eden, derinlemesine bilen.” olan bu söz, “Son derece iyilik sahibi, lütufkâr, her şeyi iyi bilen.” tanımıyla Kur’ân-ı Kerîm’de iki yerde geçmektedir. Birincisi, “Meryem suresi” nde olup “lütufkâr”…
tecessüs
İslâm düşünce dünyasında, bir kimsenin öğrenilmesini istemediği özel durumunu merak etme, araştınp soruşturma anlamında bir ahlâk terimi. techîz a. [Ar.] İslâmî inan göre, ölen bir kimsenin yıka masmdan kabre defnedilmes kadar yapılması ger…
emân
Bir İs ] lâm ülkesine girmek veya İslâm eordusuna teslim olmak isteyen e bir gayrimüslime can ve mal r güvencesi sağlayan taahhüdü veya akit belgesi. İslâm’ın yayıl ] dığı dönemlerde Müslüman ore duların kendiliğinden teslim e olan dümanlar…
istîlâd
Bir kimsenin çocuk edinme amacıyla cariyesini hamile bırakması ve cariyenin hürriyetine kavuşm ile sonuçlanan hukukî süreç. istilâm a. [Âr. ] flk. Hac deti sırasında tavaf yapılı “Hacerü’l-esved”in yanına lindiğinde el sürme, onu ö ya da te…
ukübât
îslâm hukukuna göre, şer! olarak belirlenmiş ya da konunun ehliyetli kimselerine bırakılmış bütün cezaları, ibadetler ile muameleleri hep birlikte değerlendiren “furû-ı fıkh”ın aslî nitelikteki üç bölümünden biri.
hülle
İslâm hukukunrda üç talak ile boşanmış bir kae dmın ayrıldığı kocasına tekrar idönebilmesi amacıyla bir başka şerkekle evlenmesi için kullanım lan bir terim. Bu durumun, get rek İslâm öncesinde gerekse İs- -i lâm’m ilk yıllannda erkeklerce…
mütevâtir sünnet
mütevâtir sünnet a. Hz. Peygamber’den yalan üzerine birleşmeleri asla mümkün olmayan bir sahab grubunun rivayet ettiği, daha sonra bu gruptan “tâbiûn” (bk. bu madde) ve “etbâu’ttâbiîn” (bk. bu madde) devirlerinde aynı grubun rivayet ettiği…
ceyyid
Sözlük anlamı “fyi, güzel” olan bu söz, hadis biliminde “sahih hadis” karşılığında bir terim. Bu söz, güvenilir râvder için “ceyyidü’l-hadîs” biçiminde de kullandmıştır. Ayrıca, “ceyyid”, “mahfûz, müstakîm, nebîl, sâbit, sâlih,” (bk. bu mad…
Ah li-ümm
Anne bir erkek kardeş. Aynı anneden doğduğu hâlde babası farklı olan erkek kardeşi gösteren klasik nesep ve ferâiz terimidir.
kadir gecesi namazı
kadir gecesi namazı a. Bu mübarek gecede kılman nafile namaz için kullanılan terim. Bu namazda her rekâtta “Fâtiha”dan sonra “Kadr suresi” ile üç kere “İhlâs suresi” okunur ve her iki rekâtte selâm verilir. Kaç rekât kılmacağı hakkında kesi…
ivâzsız akit
ivâzsız akit a. Satış, kira gibi tarafr larm birbirine bir bedel verme taahhüdünü içermeyen akit veya sözleşme. iyâl a. (jy [âr.] Bir kimsenin ev a içinde bakmakla yükümlü bu lunduğu aile bireyleri.