ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
278 sonuç · toplam 278 · “Husus” · 3/12
01Kesret-Vahdet
(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…
Kitap
Cem ve zam (toplama ve ekleme) mertebesi. Harfler bir araya getirilerek ve birbirine eklenerek metnin anlamı anlaşılır hale gelir. 2. Kaza ve kader. 3. Süfilere göre kitap da mâsivâdır, diğer maddi şeyler gibi onunla olan ilgiyi de kesmek l…
Lahat
ت) yay) Esyaya sirayet eden bir hayat olup bunun mahalli nâsüttur. Saf vahdete de lâhüt denir (TK 11:1312(. Bir gülün bin hârı, bir yârın nice ağyârı var Âlem-i lahata baksın Ozge seyran isteyen Hanif Lahz i. ar (لحظ) 1. Göz ucuyla bakma, a…
Lahz
Göz ucuyla bakma, atf-ı nazar etme; gamze. tas. Kendisine | aşikâr olsun diye kalbin gaybla ilgili hususlara yönelmesi. Lahzı (bakışı) faydalı olmayanın lafzı da (Söz) faydalı olmaz. Bkz. Nazar. |
Levh
Belli bir süreyle sınırlanmış yazı ve takdir. Kitab-ı mübin, külli nefs. Dört türlü levh vardır: Akl-ı evvel levhi, mahv ve ispattan evvelki kaza (takdir) levhidir. Levh-i mahfüz, birinci levhte külli olan hususların ayrınth hale getirildiğ…
Mebâdi
İlkler, 2. tas. Sâlikin sülükunun başlangıcında riayet etmesi lazım gelen namaz, oruç ve benzeri hususlar ve şer'i adap ki, mübtedilerin mutlaka bunlara uymaları icap eder (sr). Mebâdi'n-nihayat ( (مبا دى | لنهايا 1. Sonların ilkleri. 2. ta…
Mekr
(مكر) Oyun, kandırma, hile. tas. Allah'ın, emirlerini dinlemeyen bir kuluna nimet üzerine nimet vermesi, edepsizliğine rağmen durumunu olduğu gibi bırakması ve olağanüstü hususları başarmayı ona nasip etmesi (KI; CT; İFM; Gi 1:83). Bu anlam…
Melamet
Su) Kınama, ayıplama, kötüleme, karalama, tas. Melamet selameti terk etmektir (Hamdun Kassar). Kınayanların kınamasından çekinmeden doğru yolda yürümektir. Allah'ın kanunu öyledir ki, kim halkı hak yola davet et- se herkes onu kınar. Peygam…
Mesele-i gamiza
غا مضه) dr Çözümü güç, anlaşılması son derece zor mesele. 2. tas. Ayân-ı sâbitenin yok olma hali üzere baki olması ile birlikte, bunların Suretlerinde Hakk'ın zahir ismiyle tecelli etmesi, Bu husus keşf ve zevkle bilinir, akıl ve mantıkla a…
Mücâhede
Savaşmak, mücadele etmek. tas, a Şeriatça istenen fakat nefse zor gelen şeyleri nefs-i emmareye yükleyerek onunla savaşmak. Nefse karşı açılan savaş cihad-ı ekber'dir. b Nefsi ezmek, etkisiz hale getirmek, hatta ölmeden evvel öldürmek. e Çi…
Mürit i ar
:. İrade ve talep eden, ehl-i irade, isteyen, arzu eden 2. tas. a İradesi olmayan, iradesinden soyutlanan, iradesini kullanmayan b Kendisine semanın kapısı açılan ve isimle Hakk’a erenler arasına katılıp ona eren. c Kaynak işaretleri Basılı…
Marit
İrade ve talep eden, ehl-i irade, isteyen, arzu eden. tas, a İradesi olmayan, iradesinden soyutlanan, iradesini kullanmayan. b Kendisine semanın kapısı açılan ve isimle Hakk’a erenler arasına katılıp ona eren. ¢ Kaynak işaretleri Basılı söz…
Nübüvvet
Peygamberlik. tas. Allah'tan gelen tebliğ, Hak'tan inen haber, meleğin getirdiği ilâhî bilgi. Umumi nübüvvet: Bu nübüvvet kesintisizdir. Fakat bu nübüvvette teşri (yeni hükümler getirilmesi ve kanunlar konulması) söz konusu olamaz. Buna nüb…
Nüceba
(نجباء) 1, Seçkinler, soylular. 2. tas. Kırklar. Bunlar halkla ilgili hususları düzeltir, onların yüklerini taşır, yalnızca halkın hukuku konusunda faaliyet gösterirler (Kı). Son derece şefkatli ve yaratılıştan merhametli olduklarından taşı…
Nükeba
1, Nakipler, denetçiler, gözetleyenler. 2. tas. Bâtın ismiyle tahakkuk edip bu ismin mazharı olduklarından halkın içlerine bakıp (ruhlarını okuyup) oradaki en gizli hususları açığa çıkaran üçyüzler. Sırları örten perdeler onlar için ortadan…
Perde
) Hicap, örtü. 2. tas. Hak ile kulu arasındaki engel; âşığı maşukundan ayıran hususlar. Hak ile kul arasında kimi zülmetten (karanlık), kimi nurdan (ışık) binlerce perde vardır. Madde, menfaat, mal, mülk, nefs ve şehvet zulmani perdeler olu…
Renc
Dert, incinmek, meşakkat. tas. Gönül arzusunun aksine olarak bir hususun mevcut olması, gönlün istemediği hususların ortaya çıkması. Tasavvuf şairleri hep gönüllerinin arzuladığı şeyin aksi olan hususların vukua geldiğinden yakınmışlardır.…
Riyazet
5) İdman, eğitme, terbiye ve ıslah etme, boyun eğdirme, çekici ama zararlı şeylerden uzak kalmaya, zor ama faydalı şeyleri yapmaya kendini alıştırma. Süfiler az yemeye, az konuşmaya az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikr ve tefekkür etmey…
Rüya
ع Düş, uyku halinde zihinde beliren düşünceler ve olaylar. 2. Rüya üç çeşittir. Allah'tan olan rüya, melekten olan rüya, Şeytan'dan olan rüya. Birincisi açık olduğundan yoruma ihtiyaç göstermez, ikincisi rüya-yı sadıka olup yoruma muhtaçtır…
Sâlik
Lr, Yolcu. 2. tas. a Ehl-i sülûk, Allah’a giden yolu tutana seyr halinde bulunduğu sürece müritle müntehi arasındaki mutavassite sâlik denir. Imi ve tasavvuruyla değil, haliyle makamlarda seyreden sâlik bu haldeyken ayne'l-yakin türünden bi…
Seb'ul-mesâni
&)1. Fatiha Suresi, 2. tas, Ayn ve ilim mertebelerindeki yedi çeşit zuhuru itibariyle Hakk'ın Zatı (CİK 1:109). Sebzi (5 5x) Yeşillik. 2. tas. Hakiki vahdetle birleşen mutlak kemal (115; sr). Seccade (+ > te) 1. Üç yol. 2. Üzerinde namaz kı…
Sika
Güvenme, belbağlama, itimat. tas, Kalbin Hakk’a güvenmesi. Sika tevekkülün temeli, teslimin özü, tefvizin mayasidir. Vâsik elden kaçan dünyalığı ganimet bilir, dünyalığın gecikerek gelmesini vaktinde gelmesine tercih eder. Rızk konusunda Ha…
Sual
Sorma, isteme, dilek; dilenme. tas. a Bir hakikati talep etme. Bir şeyin hakikatini ve mahiyetini öğrenmek için süfilerin sordukları sorulara sual (es'ile), aldıkları bilgilere cevap (ecvibe), sual konusu olan hususa mesele
Sük-ı cennet
سو § جنة) Cennetteki pazar. tas. Cennette bulunan erkek ve ka dınlara ait türlü türlü suretler. Cennet ehli, cennetteki pazara gidip burada diledikleri suretleri alır, bu suretlere girerler ve bu suretlerle ailelerine dönerler. Bir sureti b…