ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
404 sonuç · toplam 404 · “rivayet” · 2/17
01el-Cevâhir ve geriye kalan hizbler
İBRÂHÎM-İ DESSÛKÎ HAZRETLERİ · Halvethânesinde inzivaya çekildiği yıllarda bazı eserler telif ettiği rivayet edilirse de vefat ettiğinde geriye yalnız birkaç hizb ile el-Cevâhir adlı eseri kalmıştı.
Müsnedü İbrâhîm b. Edhem ez-Zâhid
İbrâhim b. Edhem · İbn Mende'nin derlediği elli bir rivayet.
Şataḥâtü's-sûfiyye
Bâyezîd-i Bistâmî · Söz ve şiirlerini içerdiği rivayet edilen risâlelerin neşri.
Kitâbü't-Tevhîd ve'l-ihlîlce
Ca‘fer es-Sâdık · Mufaddal b. Ömer'in rivayeti.
Eserleri ve metinleri
Hasan-ı Zarîfî · Vaktiyle boğazdan hamule ile 1stanbul'a gelen gemi lerden buraya odun kömür ihda olunurmuş. Tar'ih-i irtihalleri, bir rivayette 977 /( 1 569 )'dir. (Vefeyat·ı Ekabir-i İslamiyye) Şeyh Hasan-ı Şa'bani risalesinde gördüm: "B…
Eserleri ve metinleri
Seyyid Mahmud Celâleddin Efendi · Mu harrir-i fakir buraya sinln-i medtde devam ile müşarünileyhin enfas-ı kudsiyyesinden müsteftd olanlardanım. Ba'zı haftalar mübahasar-ı tasavvufiyye o kadar şiddetlenir idi ki, hazırGn mütehayyir kalırla…
Sa‘dî Efendi'nin icazetnâmesi
Necmî Efendi · Hadis, tefsir, fıkıh ve rivayet alanlarını kapsayan öğretim izni.
ed-Dürrü’l-mensûr
Celâleddîn es-Süyûtî · Kur’an âyetlerini rivayet malzemesi üzerinden açıklayan geniş rivayet tefsiridir.
Cem‘u’l-cevâmi‘
Celâleddîn es-Süyûtî · Yaklaşık 100.000 rivayeti toplamayı hedefleyen, vefatıyla yarım kalan büyük hadis derlemesidir.
Silsile
Tasavvuf terbiyesi, zikir telkini veya icazet bağını şeyhten şeyhe Hz. Peygamber'e ulaştıran mânevî aktarım zinciridir. Silsile yalnız kronolojik bir isim listesi değildir. Sohbet, sülûk, hilâfet, hırka, teberrük ve rivayet gibi farklı bağ…
Çile-i ma'kusa
Sede) Ters çile. tas. Bir zahidin, baş aşağı gelecek şekilde kendini bir kuyuya asarak çile çıkardığı rivayet edilir (ATE 802, 803); buna Salat-ı maklup da denir. Harut ile Marut'un çâh-ı Babil'de (Babil kuyusunda) bu şekilde çile doldurduk…
Dâr
“Zarar veren, zarar veren şeyleri yaratan, zarar verenleri cezalandıran.” anlamında “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimlerı)dan olan bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de bu anlamların karşıtı “nâfi” (hayır ve rahme ve faydalı olmak) kavramlarıyla bi…
Dildar
Gönüle malik ve hâkim olan gönül sultanı, sevgili. 2. tas. Bast sıfatı ve neşe hali ki, kalpteki sevinç ve sevgiden ibarettir (us), Bkz. Azra, Dilenmek/Dilenci Çeşitli sebeplerle dilenerek geçinen dilenci dervişlere rastlanmıştır. Özellikle…
Engüşt
Parmak. Tasavvufî sembolizmde Allah’ın her şeyi kuşatan ihâta sıfatına işaret eden Farsça kelime. Kalplerin Rahmân’ın kudreti altında oluşunu anlatan rivayet ve ifadelerde parmak mecazı kullanılır; bu anlatım fiziksel organ isnadı olarak an…
Hatem
Çı. Mühür, yüzük, son. tas. Sâlikin bütün makamları katetmesi ve nihayete ermesi (sr). Hâtemü'lenbiya Son peygamber. Hatm-ı nübüvvet zamanla sınırlı olup Hz. Peygamber'le sona erdiği halde, hatm-ı velayet zamanüstüdür; ezelden ebede kadar s…
İcâzetnâme
Bir kimseye belirli bir ilmi öğretme, eseri rivayet etme veya tarikatta irşad ve hilâfet görevini yürütme yetkisinin verildiğini gösteren yazılı belge. Tarikat icâzetnâmelerinde yetkiyi veren şeyh, icâzet alan kişi, silsile, izin verilen zi…
Levlâke levlâk
(9 Y (لو لا ك لى “ya Muhammed sen olmasaydın sen, felekleri yaratmazdım ben,” anlamına gelen ve kutsi bir hadis olarak rivayet edilen ibarenin ilk kısmı (ax 11:164). Libs
Uzûbet
(عزوبة) Bekarhk. tas. İlk zahit ve süfilerin bazılarında görülen evlenmeme âdeti. “Bu ümmetin rahibi” unvanıyla tanınan Âmir b. Abdullah, Bişr Hafi gibi zahit ve süfiler bekâr yaşamayı tercih etmişlerdi. Ibrahim Edhem, Davud Tai ve Râbiatu'…
Zevâid
Fazlalıklar ve artan şeyler. Tasavvuf dilinde gönüldeki nurların, yakînin ve gayba imanın artmasını ifade eder. İman ve yakîn güçlendikçe hâl, makam, irade ve davranışlardaki doğruluk ile ihlâsın da çoğalması beklenir. Hadis literatüründeki…
Müzemmil suresi
Müzemmil suresi a. jl>) [< Ar. “Sûretü’l-Müzemmil ] Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş üçüncü, iniş sırasına göre üçüncü suresi olup “Kalem suresi” nden sonra ve “Müdessir suresi” nden önce Mekke döneminde nazil olmuştur ve yirmi ayetten meydana gelm…
İnfirâd
Tek kalma ve yalnızlaşma. Hadis ilminde bir rivayetin senedinin herhangi bir tabakasında râvi sayısının bire düşmesi yahut benzeri bulunmaması durumudur. Tasavvuf dilinde infirâd ayrıca sâlikin kalabalıktan çekilip ibadet ve murakabeye yöne…
şuyûh kitapları
şuyûh kitapları ç. a. Yalnız bir hocanın rivayet ettiği hadisleri [< içeren kitaplar. )] ci, şühedâ a. GM) lAr.] Allah yolunnci da ölen veya öldürülen kimseler si” için Kur’ân-ı Kerîm’de (“Âl-i u imrân suresi, 3 t 140”; “Nisâ dö suresi, 4 /…
hafi (IH)
hafi (IH) a. [Ar.] tas. Nakşibendiyye tarikatinde önemli bir aşama olan “letâ'if-i hamse”nin kalp, ruh, sır, hafi, ahfâ olarak sıralanan unsurlarmdan dördüncü vasfa verilen ad. Buradaki “hafî”lik, yani gizlilik veya kapalılık, bir sözdeki ö…
adi
Adalet, doğruluk, hakkaniyet. 2. Hakkı ve eşitliği gözetme, dürüst davranma, “cevr” ve “zulm” karşıtı. 3. Bu terim, “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah'ın adları) ndan olup Kur’ân-ı Kerîm’de pek çok ayette zikredilmiştir. Ayrıca “Adi” adı Allah’ın doksa…