ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
117 sonuç · toplam 117 · “Sadaka” · 2/5
01Kesret-Vahdet
(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…
Sultan
Kuvvet, kudret, zor, delil, padişah. tas. Velilere öteden beri Sultan ve şah unvanlarını vermek âdet olmuştur. Sultan Halil (Nakşi), Sultan Ahmed (Yesevi), Sultan Veled (Mevlevi), Emir Sultan (Bursa'da) Karaca Ahmed Sultan (İstanbul'da). So…
Vefa
Bağlılık. 2. tas. a Ruhu gaflet uykusundan uyandırmak, zihni dünya dağdağasıyla meşgul etmemek (sr 88). Sözde samimi olma, ruhun dürüstlük içinde bulunması. b Ezelde, bezm-i elestte Allah’a verilen söze, misaka bağlı kalmak. c Insanlara ver…
ihrâm keffâreti
ihrâm keffâreti a. Hac ve umre ibadeti sırasında “ihrâm” (bk. bu madde) yasaklarmm bozulması karşılığı yerine getirilmesi gereken bedeller için kullanılan terim. Bu konu Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi, 2 / 196 ve Mâ'ide suresi, 5 / 95”nde…
Berr
Q [Ar.] Sözlük anlamı “Sadakatli, vefakâr, iyiliksever” olan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın sıfatı olarak “Yarattığı kullarına karşı rahmeti ve mağfireti bol, lütfü ve ihsanı sonsuz” vasfmı ifade etmekte…
skât akçası
skât akçası a. Ölünün farz, vacip ve sair kalmış borçları için verilen sadaka.
fitre
G>^) [< Ar. sadakatü’l-fıtr < fatr] Sözlük anlamı, “Kesmek, yaratmak, ikfye ayırmak. ” olan “fatr” kökünden gelen bu söz, oruç açmayı ifade eden “sadakatü’l-fıtr” veya “zekâtü’l-fitr” (bk. bu madde) sözünün Türkçede kısaltılmış biçimidir. B…
amennâ ve saddaknâ
amennâ ve saddaknâ a. [Ar.] Genellikle Kur’ân-ı Kerîm veya ayetler okunduktan sonra söylenen “Sadaka-llahu’lazîm” ibaresi için “İnandık ve tasdik ettik.” anlamında kullanılan bir söz.
bedel
ÜJ lAr. ] Sözlük anlamı, “Karşılık, bir şeyin yerine geçen, ivaz, denk” olan bu söz, İslâmî terim olarak “1. Alışverişte satılan mala karşılık ödenen para veya verilen mal. 2. Bazı ibadet ve borçların aslî şekliyle yapılamaması durumunda uy…
Zekât
Belirli mal türlerinde nisap ve süre şartları gerçekleştiğinde hak sahiplerine verilmesi farz olan malî ibadet. Kelime arınma, bereket ve artma anlamlarını taşır. Zekât servetin tamamına değil, fıkıhta belirlenen şartları taşıyan kısmına uy…
karz
GAâ) [Ar. ] fik. İslâm hukukunda, altın ve gümüş benzeri para değerinde bir malı veya buğday, arpa gibi eşdeğer bir malı geçici bir süre için eşdeğerinin geri verümesi ilkesine bağlı olarak birine veya birilerine ödünç verilmesi konusunda k…
hak (D, -kkı
hak [ ja) huk. On yıl boyunca sorunsuz olarak kullanılan bir arazi üzerinde kazanılan mülkiyet hakkı. hakk-ı kazâ a. GLü ^ Yargı hakkı. hakk-ı mecrâ a. (^.^ jx) huk. İhtiyacı olan suyu getirmek için komşu gayrimenkulden su yolu geçirmek hak…
rü'yet-i hilâl
“Hilâlin görülmesi.” a lamındaki bu söz, dinî teri olarak kamerî ayların tesp tinde ayın hareketinin gö lenmesi anlamında kullan 575 rü'yetullah ri, maktadır. Buna göre oruç, me hac, fıtır sadakası, kurban gibi ibadetlerin ne zaman başlayac…
zekâtü’l-fitr
Pıtır sadakası, ramazan ayı içinde verilmesi uygun görü ze len zekât
hakk-ı nân ü nemek
Sadakat, bağlılık
Nâfile ibadet
Farz ve vâcip dışında, Allah’a yakınlık ve sevap amacıyla yapılan ibadet. Nâfile namaz, oruç, sadaka, zikir ve Kur’ân tilâveti bu çerçevede değerlendirilir. Tasavvuf yollarında nâfileler farzların yerine geçirilmez. Önce zorunlu ibadetler v…
Mübârek Geceler
İslâm dîninin kıymet verdiği geceler. Kadir, Arefe, Fıtr ve Kurban bayramı ile Mevlid, Berât, Mi'râc, Regâib, Muharrem, Aşûre geceleri. (Bkz. İlgili Maddeler) Mübârek gecelere saygı göstermelidir. Saygı göstermek, günâh işlememekle, ibâdet…
Devr
Bir şeyi elden ele aktarma. Vefât eden bir müslümanın sağlığında kılamadığı namaz, tutamadığı oruç ve veremediği zekât gibi borçlardan kurtulması için birkaç fakirin kendilerine ölünün vasî veya velîsi tarafından verilen fidyeyi alıp, gönül…
Tayyib
1. Helâl. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruyor ki: Ey îmân edenler! Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin tayyib olanlarından yiyin! (Bekara sûresi: 172) Ey îmân edenler! Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardıklarımızın…
Baş Koymak
Bir şeyin olması, yahut olmaması için canını, başını verircesine kendini ortaya koyup çalışmak anlamına gelir. Şâhîn’in,Evvel eşiğine koydum başımı İçeri aldılar, döktüm yaşımı Erenler yolunda gör savaşımı Koç kurban dediler, inana geldim.…
Mukarrebûn
1.1.2. Ebrâr, Sâbikûn ve Mukarrebûn Ebrâr ( راربأ لا), sâbikûn (ن وقباسلا) ve mukarrebûn (ن وبرقملا) kavramları mutasavvıflarca müminlerin ve özelde tasavvuf ehlinin dereceleri ile ilgili olarak sıklıkla atıfta bulunulan kavramlardır. Öyle…
İhbât
1.1.4. İhbât İhbât (ت ابخإ لا) Herevî’nin, eserinin “Ebvâb” bölümünde makam olarak ele aldığı bir kavramdır.118 Tuma’nîne kavramı ile yakın anlamlı bir terim olan ihbât, sözlükte “yerden daha alt seviyede olmak, huşû, tevazu göstermek, saki…
Te'dîb
1.Terbiye etme, edeblendirme. (Bkz. Edeb) Kişinin çocuğunu te'dîb etmesi, sadaka vermesinden daha hayırlıdır. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî) Rabbim beni en güzel bir edeb ile te'dîb etti. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî) 2. Suçluyu cezâla…
Kâmil
Tam, eksiksiz, olgun. Îmânı kâmil olanınız, ahlâkı güzel olanınızdır. (Hadîs-i şerîf-Müslim) Eğer îmânının kâmil olmasını istersen, kendini müslümanlardan yüksek görme. Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurdular ki: "Bir kişi îmân…