Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
hak [< Ar.hakk] (ç. b. hukûk)
- Doğruluk, doğru ve 281 hak gerçek olan şey, bâtıl karşıtı. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de 247 ayette “bâtıl” sözünün karşıtı olarak kullanılmıştır (M. F. Abdülbakî, el-Mu'cem, “hkk” maddesi). Öte yanda ayetlerde genellikle, gerçeğe uygun söz, doğru haber, doğru yol, inanç, uygun bilgi, adalet, görev veya ödev gibi anlamlar söz konusudur. Bu terim, yukarıda sözünü ettiğimiz anlamlar çerçevesinde hadislerde de yer almıştır (Wensinck, el-Mu'cem, “hfz” maddesi). 2. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de, hadislerde ve öteki İslâmî kaynaklarda “Esirgenmesi, korunması ve gözetilmesi veya sahibine geri ödenmesi gereken maddî ve manevî imkân, mal, eşya; görev, borç, sorumluluk.” anlamlarında da kullanılmıştır. 3. Allah’ın insanlar üzerindeki hakları yanında O’nun müminleri koruma, kollama, gözetme, yardım etme ve onları azaptan kurtarma gibi sıfatlarmı içeren ve “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olan bir ad, “cenâb-ı Hakk” (bk. bu madde). 4. fık. Sosyal hayatta insana dinin ve hukuk düzeninin tanıdığı yetki ve ayrıcalık olarak tanımlanan bir terim. 5. tas. Başlangıçta tasavvuf ehli tarafından Allah için kullanılan bu terim, zaman için O’ndan olan veya gelen her şey için de kullanılmıştır. Söz gelişi, peygamber hak, Kur’ân hak, Kur’ân’da mevcut her bilgi, öğüt ve emirler hak olarak kabul edilmiştir, 6.ftk. bk. kafîz-i tahhân § tam. hakk-ı civâr a. (J^ j^) huk. Komşuluk hakkı olarak tanımlanan bu terim, hukukî niteliği yanında özellikle komşular ile iyi geçinmek, onlara zarar vermemek konularmda da dinî ve ahlâkî bir özellik taşımaktadır. hakk-ı ihâd a. (jL jrx) Kul hakkı. hakk-ı intifâk a. (jiai j^) huk. Bir gayrimenkulden birkaç kişinin faydalanma hakkı. hakk-ı karâr a. (jl> ja) huk. On yıl boyunca sorunsuz olarak kullanılan bir arazi üzerinde kazanılan mülkiyet hakkı. hakk-ı kazâ a. GLü ^ Yargı hakkı. hakk-ı mecrâ a. (^.^ jx) huk. İhtiyacı olan suyu getirmek için komşu gayrimenkulden su yolu geçirmek hakkı olarak tanımlanan bu terim, yukarıdan geçen ihtiyaç fazlası suyun ortak su kanallarma ulaştırma ve bu işler için küçük yollar veya kanallar yaptırma için kullanılmıştır. hakk-ı mesîl a. CU^ 3=.) huk. Bir gayrimenkulden çıkan suları smırları dışına akıtma hakkı. hakk-ı muhâkeme a. 3^) huk. Hakkmı arama hukuku, mahkemeye çıkma hakkı. hakk-ı müdâfa'a a. (uiL ja) huk. Müdafaa hakkı. hakk-ı mürûr a. (^ 3a.) huk. Geçiş hakkı, anlamma gelen bu terim, birinin gayrimenkulden geçmeyi sağlayan hak veya umuma ait yollardan herkesin geçme hakkı için kullanılmıştır. hakk-ı müsâvât a. (öljU ja.) huk. Eşitlik: hakk-ı nân ü nemek a. (^ j jL 3a.) (ekmek ve tuz hakkı) Sadakat, bağlılık. hakk-ı rüchân a. (jL^^ja.) huk. 1. Hazine arazisini bir başkasma devretmede o yerde hakkı veya binası bulunan kimsenin ya da o yerdeki belde halkmdan olup arazi ihtiyacı bulunanlann belli bir ücret karşıhğı o yere sahip olabilmelerine öncelik tanıyan hak. 2. Bir hakkın elde edilmesinde öncelik bakımmdan kendinden sonra gelen hakka üstün olması durumu. hakk-ı süknâ a. (^ 3^) huk. Bir kimseye bir binada veya bu binanın muayyen bir kısımda oturma yetkisi veren hak. hakk-ı sükût a. ^) huk. Sus payı, susmalık. hakk-ı şefe a. (<ü ja.) huk. Dudak hakkı, anlamma gelen bu terim, insanlarm ve hayvanlarm su içme hakkı ile yemek pişirmek, abdest almak, gusletmek, çamaşır yıkamak gibi günlük ihtiyaçlannı karşılamak için gerekli suyu alma hakkı için kullanılmıştır. hakk-ı şürb a. L^i ja) huk. Bir akarsudan tarla, bağ, bahçe ve hayvan sulamak için elde edilen yararlanma hakkı veya nöbeti, bk. hakk-ı şefe hakk-ı takdim a. Çjjü ja) bk. hakk-ı rüchân hakk-ı tapu a. G^Lk ja) huk. Hazine arazisini belli bir bedel ödeyerek elde etme. hakk-ı teşri a. (^^ ja.) huk. Bir devletin kendi ülkesinde kanun koyma hakkı. hakk-ı zamm a. (^ ja) huk. Velilerin çocuğu yanmda bulundurma hakkı. hakka'l-yakîn a. (jjJl ja.) tas. Birlik makammda Hakk’ı görme; kesinlik bakımmdan en ileri derecede bulunan duğru bilgi anlamında kullanılan bir terim. İslâmî kaynaklarda doğru bilginin kriterleri üç kategoride ifade edilmiştir. Bunlar, hakka’lyakîn (iç duyu ya da tecrübe ile elde edilen bilgi), ayne’lyakîn (gözlem ve duyu yollarıyla elde edilen bilgi) (bk. bu madde), ilme’l-yakîn (akla ve İlmî delillerle edinilen bilgi) (bk. bu madde). Tasavvuf ehline göre bu terim, kulun Allah’ta fâni olması, O’nunla sadece ilmen değil, hem ilim, hem gözlemleme hem de hâl itibariyle bekâ bulmasmı ifade etmektedir. hakku'l-hakk a. (jJija) tas. Gerçek olan varlığm daim olması anlamında kullanılan terim.
- Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de, hadislerde ve öteki İslâmî kaynaklarda “Esirgenmesi, korunması ve gözetilmesi veya sahibine geri ödenmesi gereken maddî ve manevî imkân, mal, eşya; görev, borç, sorumluluk.” anlamlarında da kullanılmıştır. 3. Allah’ın insanlar üzerindeki hakları yanında O’nun müminleri koruma, kollama, gözetme, yardım etme ve onları azaptan kurtarma gibi sıfatlarmı içeren ve “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olan bir ad, “cenâb-ı Hakk” (bk. bu madde). 4. fık. Sosyal hayatta insana dinin ve hukuk düzeninin tanıdığı yetki ve ayrıcalık olarak tanımlanan bir terim. 5. tas. Başlangıçta tasavvuf ehli tarafından Allah için kullanılan bu terim, zaman için O’ndan olan veya gelen her şey için de kullanılmıştır. Söz gelişi, peygamber hak, Kur’ân hak, Kur’ân’da mevcut her bilgi, öğüt ve emirler hak olarak kabul edilmiştir, 6.ftk. bk. kafîz-i tahhân § tam. hakk-ı civâr a. (J^ j^) huk. Komşuluk hakkı olarak tanımlanan bu terim, hukukî niteliği yanında özellikle komşular ile iyi geçinmek, onlara zarar vermemek konularmda da dinî ve ahlâkî bir özellik taşımaktadır. hakk-ı ihâd a. (jL jrx) Kul hakkı. hakk-ı intifâk a. (jiai j^) huk. Bir gayrimenkulden birkaç kişinin faydalanma hakkı. hakk-ı karâr a. (jl> ja) huk. On yıl boyunca sorunsuz olarak kullanılan bir arazi üzerinde kazanılan mülkiyet hakkı. hakk-ı kazâ a. GLü ^ Yargı hakkı. hakk-ı mecrâ a. (^.^ jx) huk. İhtiyacı olan suyu getirmek için komşu gayrimenkulden su yolu geçirmek hakkı olarak tanımlanan bu terim, yukarıdan geçen ihtiyaç fazlası suyun ortak su kanallarma ulaştırma ve bu işler için küçük yollar veya kanallar yaptırma için kullanılmıştır. hakk-ı mesîl a. CU^ 3=.) huk. Bir gayrimenkulden çıkan suları smırları dışına akıtma hakkı. hakk-ı muhâkeme a. 3^) huk. Hakkmı arama hukuku, mahkemeye çıkma hakkı. hakk-ı müdâfa'a a. (uiL ja) huk. Müdafaa hakkı. hakk-ı mürûr a. (^ 3a.) huk. Geçiş hakkı, anlamma gelen bu terim, birinin gayrimenkulden geçmeyi sağlayan hak veya umuma ait yollardan herkesin geçme hakkı için kullanılmıştır. hakk-ı müsâvât a. (öljU ja.) huk. Eşitlik: hakk-ı nân ü nemek a. (^ j jL 3a.) (ekmek ve tuz hakkı) Sadakat, bağlılık. hakk-ı rüchân a. (jL^^ja.) huk. 1. Hazine arazisini bir başkasma devretmede o yerde hakkı veya binası bulunan kimsenin ya da o yerdeki belde halkmdan olup arazi ihtiyacı bulunanlann belli bir ücret karşıhğı o yere sahip olabilmelerine öncelik tanıyan hak. 2. Bir hakkın elde edilmesinde öncelik bakımmdan kendinden sonra gelen hakka üstün olması durumu. hakk-ı süknâ a. (^ 3^) huk. Bir kimseye bir binada veya bu binanın muayyen bir kısımda oturma yetkisi veren hak. hakk-ı sükût a. ^) huk. Sus payı, susmalık. hakk-ı şefe a. (<ü ja.) huk. Dudak hakkı, anlamma gelen bu terim, insanlarm ve hayvanlarm su içme hakkı ile yemek pişirmek, abdest almak, gusletmek, çamaşır yıkamak gibi günlük ihtiyaçlannı karşılamak için gerekli suyu alma hakkı için kullanılmıştır. hakk-ı şürb a. L^i ja) huk. Bir akarsudan tarla, bağ, bahçe ve hayvan sulamak için elde edilen yararlanma hakkı veya nöbeti, bk. hakk-ı şefe hakk-ı takdim a. Çjjü ja) bk. hakk-ı rüchân hakk-ı tapu a. G^Lk ja) huk. Hazine arazisini belli bir bedel ödeyerek elde etme. hakk-ı teşri a. (^^ ja.) huk. Bir devletin kendi ülkesinde kanun koyma hakkı. hakk-ı zamm a. (^ ja) huk. Velilerin çocuğu yanmda bulundurma hakkı. hakka'l-yakîn a. (jjJl ja.) tas. Birlik makammda Hakk’ı görme; kesinlik bakımmdan en ileri derecede bulunan duğru bilgi anlamında kullanılan bir terim. İslâmî kaynaklarda doğru bilginin kriterleri üç kategoride ifade edilmiştir. Bunlar, hakka’lyakîn (iç duyu ya da tecrübe ile elde edilen bilgi), ayne’lyakîn (gözlem ve duyu yollarıyla elde edilen bilgi) (bk. bu madde), ilme’l-yakîn (akla ve İlmî delillerle edinilen bilgi) (bk. bu madde). Tasavvuf ehline göre bu terim, kulun Allah’ta fâni olması, O’nunla sadece ilmen değil, hem ilim, hem gözlemleme hem de hâl itibariyle bekâ bulmasmı ifade etmektedir. hakku'l-hakk a. (jJija) tas. Gerçek olan varlığm daim olması anlamında kullanılan terim.
- Allah’ın insanlar üzerindeki hakları yanında O’nun müminleri koruma, kollama, gözetme, yardım etme ve onları azaptan kurtarma gibi sıfatlarmı içeren ve “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olan bir ad, “cenâb-ı Hakk” (bk. bu madde). 4. fık. Sosyal hayatta insana dinin ve hukuk düzeninin tanıdığı yetki ve ayrıcalık olarak tanımlanan bir terim. 5. tas. Başlangıçta tasavvuf ehli tarafından Allah için kullanılan bu terim, zaman için O’ndan olan veya gelen her şey için de kullanılmıştır. Söz gelişi, peygamber hak, Kur’ân hak, Kur’ân’da mevcut her bilgi, öğüt ve emirler hak olarak kabul edilmiştir, 6.ftk. bk. kafîz-i tahhân § tam. hakk-ı civâr a. (J^ j^) huk. Komşuluk hakkı olarak tanımlanan bu terim, hukukî niteliği yanında özellikle komşular ile iyi geçinmek, onlara zarar vermemek konularmda da dinî ve ahlâkî bir özellik taşımaktadır. hakk-ı ihâd a. (jL jrx) Kul hakkı. hakk-ı intifâk a. (jiai j^) huk. Bir gayrimenkulden birkaç kişinin faydalanma hakkı. hakk-ı karâr a. (jl> ja) huk. On yıl boyunca sorunsuz olarak kullanılan bir arazi üzerinde kazanılan mülkiyet hakkı. hakk-ı kazâ a. GLü ^ Yargı hakkı. hakk-ı mecrâ a. (^.^ jx) huk. İhtiyacı olan suyu getirmek için komşu gayrimenkulden su yolu geçirmek hakkı olarak tanımlanan bu terim, yukarıdan geçen ihtiyaç fazlası suyun ortak su kanallarma ulaştırma ve bu işler için küçük yollar veya kanallar yaptırma için kullanılmıştır. hakk-ı mesîl a. CU^ 3=.) huk. Bir gayrimenkulden çıkan suları smırları dışına akıtma hakkı. hakk-ı muhâkeme a. 3^) huk. Hakkmı arama hukuku, mahkemeye çıkma hakkı. hakk-ı müdâfa'a a. (uiL ja) huk. Müdafaa hakkı. hakk-ı mürûr a. (^ 3a.) huk. Geçiş hakkı, anlamma gelen bu terim, birinin gayrimenkulden geçmeyi sağlayan hak veya umuma ait yollardan herkesin geçme hakkı için kullanılmıştır. hakk-ı müsâvât a. (öljU ja.) huk. Eşitlik: hakk-ı nân ü nemek a. (^ j jL 3a.) (ekmek ve tuz hakkı) Sadakat, bağlılık. hakk-ı rüchân a. (jL^^ja.) huk. 1. Hazine arazisini bir başkasma devretmede o yerde hakkı veya binası bulunan kimsenin ya da o yerdeki belde halkmdan olup arazi ihtiyacı bulunanlann belli bir ücret karşıhğı o yere sahip olabilmelerine öncelik tanıyan hak. 2. Bir hakkın elde edilmesinde öncelik bakımmdan kendinden sonra gelen hakka üstün olması durumu. hakk-ı süknâ a. (^ 3^) huk. Bir kimseye bir binada veya bu binanın muayyen bir kısımda oturma yetkisi veren hak. hakk-ı sükût a. ^) huk. Sus payı, susmalık. hakk-ı şefe a. (<ü ja.) huk. Dudak hakkı, anlamma gelen bu terim, insanlarm ve hayvanlarm su içme hakkı ile yemek pişirmek, abdest almak, gusletmek, çamaşır yıkamak gibi günlük ihtiyaçlannı karşılamak için gerekli suyu alma hakkı için kullanılmıştır. hakk-ı şürb a. L^i ja) huk. Bir akarsudan tarla, bağ, bahçe ve hayvan sulamak için elde edilen yararlanma hakkı veya nöbeti, bk. hakk-ı şefe hakk-ı takdim a. Çjjü ja) bk. hakk-ı rüchân hakk-ı tapu a. G^Lk ja) huk. Hazine arazisini belli bir bedel ödeyerek elde etme. hakk-ı teşri a. (^^ ja.) huk. Bir devletin kendi ülkesinde kanun koyma hakkı. hakk-ı zamm a. (^ ja) huk. Velilerin çocuğu yanmda bulundurma hakkı. hakka'l-yakîn a. (jjJl ja.) tas. Birlik makammda Hakk’ı görme; kesinlik bakımmdan en ileri derecede bulunan duğru bilgi anlamında kullanılan bir terim. İslâmî kaynaklarda doğru bilginin kriterleri üç kategoride ifade edilmiştir. Bunlar, hakka’lyakîn (iç duyu ya da tecrübe ile elde edilen bilgi), ayne’lyakîn (gözlem ve duyu yollarıyla elde edilen bilgi) (bk. bu madde), ilme’l-yakîn (akla ve İlmî delillerle edinilen bilgi) (bk. bu madde). Tasavvuf ehline göre bu terim, kulun Allah’ta fâni olması, O’nunla sadece ilmen değil, hem ilim, hem gözlemleme hem de hâl itibariyle bekâ bulmasmı ifade etmektedir. hakku'l-hakk a. (jJija) tas. Gerçek olan varlığm daim olması anlamında kullanılan terim.
- Hazine arazisini bir başkasma devretmede o yerde hakkı veya binası bulunan kimsenin ya da o yerdeki belde halkmdan olup arazi ihtiyacı bulunanlann belli bir ücret karşıhğı o yere sahip olabilmelerine öncelik tanıyan hak. 2. Bir hakkın elde edilmesinde öncelik bakımmdan kendinden sonra gelen hakka üstün olması durumu. hakk-ı süknâ a. (^ 3^) huk. Bir kimseye bir binada veya bu binanın muayyen bir kısımda oturma yetkisi veren hak. hakk-ı sükût a. ^) huk. Sus payı, susmalık. hakk-ı şefe a. (<ü ja.) huk. Dudak hakkı, anlamma gelen bu terim, insanlarm ve hayvanlarm su içme hakkı ile yemek pişirmek, abdest almak, gusletmek, çamaşır yıkamak gibi günlük ihtiyaçlannı karşılamak için gerekli suyu alma hakkı için kullanılmıştır. hakk-ı şürb a. L^i ja) huk. Bir akarsudan tarla, bağ, bahçe ve hayvan sulamak için elde edilen yararlanma hakkı veya nöbeti, bk. hakk-ı şefe hakk-ı takdim a. Çjjü ja) bk. hakk-ı rüchân hakk-ı tapu a. G^Lk ja) huk. Hazine arazisini belli bir bedel ödeyerek elde etme. hakk-ı teşri a. (^^ ja.) huk. Bir devletin kendi ülkesinde kanun koyma hakkı. hakk-ı zamm a. (^ ja) huk. Velilerin çocuğu yanmda bulundurma hakkı. hakka'l-yakîn a. (jjJl ja.) tas. Birlik makammda Hakk’ı görme; kesinlik bakımmdan en ileri derecede bulunan duğru bilgi anlamında kullanılan bir terim. İslâmî kaynaklarda doğru bilginin kriterleri üç kategoride ifade edilmiştir. Bunlar, hakka’lyakîn (iç duyu ya da tecrübe ile elde edilen bilgi), ayne’lyakîn (gözlem ve duyu yollarıyla elde edilen bilgi) (bk. bu madde), ilme’l-yakîn (akla ve İlmî delillerle edinilen bilgi) (bk. bu madde). Tasavvuf ehline göre bu terim, kulun Allah’ta fâni olması, O’nunla sadece ilmen değil, hem ilim, hem gözlemleme hem de hâl itibariyle bekâ bulmasmı ifade etmektedir. hakku'l-hakk a. (jJija) tas. Gerçek olan varlığm daim olması anlamında kullanılan terim.
- Bir hakkın elde edilmesinde öncelik bakımmdan kendinden sonra gelen hakka üstün olması durumu. hakk-ı süknâ a. (^ 3^) huk. Bir kimseye bir binada veya bu binanın muayyen bir kısımda oturma yetkisi veren hak. hakk-ı sükût a. ^) huk. Sus payı, susmalık. hakk-ı şefe a. (<ü ja.) huk. Dudak hakkı, anlamma gelen bu terim, insanlarm ve hayvanlarm su içme hakkı ile yemek pişirmek, abdest almak, gusletmek, çamaşır yıkamak gibi günlük ihtiyaçlannı karşılamak için gerekli suyu alma hakkı için kullanılmıştır. hakk-ı şürb a. L^i ja) huk. Bir akarsudan tarla, bağ, bahçe ve hayvan sulamak için elde edilen yararlanma hakkı veya nöbeti, bk. hakk-ı şefe hakk-ı takdim a. Çjjü ja) bk. hakk-ı rüchân hakk-ı tapu a. G^Lk ja) huk. Hazine arazisini belli bir bedel ödeyerek elde etme. hakk-ı teşri a. (^^ ja.) huk. Bir devletin kendi ülkesinde kanun koyma hakkı. hakk-ı zamm a. (^ ja) huk. Velilerin çocuğu yanmda bulundurma hakkı. hakka'l-yakîn a. (jjJl ja.) tas. Birlik makammda Hakk’ı görme; kesinlik bakımmdan en ileri derecede bulunan duğru bilgi anlamında kullanılan bir terim. İslâmî kaynaklarda doğru bilginin kriterleri üç kategoride ifade edilmiştir. Bunlar, hakka’lyakîn (iç duyu ya da tecrübe ile elde edilen bilgi), ayne’lyakîn (gözlem ve duyu yollarıyla elde edilen bilgi) (bk. bu madde), ilme’l-yakîn (akla ve İlmî delillerle edinilen bilgi) (bk. bu madde). Tasavvuf ehline göre bu terim, kulun Allah’ta fâni olması, O’nunla sadece ilmen değil, hem ilim, hem gözlemleme hem de hâl itibariyle bekâ bulmasmı ifade etmektedir. hakku'l-hakk a. (jJija) tas. Gerçek olan varlığm daim olması anlamında kullanılan terim.