Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-1953- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 248
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>G&gt;^) [&lt; Ar. sadakatü’l-fıtr &lt; fatr] Sözlük anlamı, “Kesmek, yaratmak, ikfye ayırmak. ” olan “fatr” kökünden gelen bu söz, oruç açmayı ifade eden “sadakatü’l-fıtr” veya “zekâtü’l-fitr” (bk.</p><p>bu madde) sözünün Türkçede kısaltılmış biçimidir. Buna bazı bölgelerde “fitra” da denilmektedir. İslâmî inancm önemli ibadetlerinden olan fitre, sosyal ve bireysel anlamda manevî değere sahiptir.</p><p>Özellikle ramazan orucu içinde verilmesi caiz görülen bu sadakanm mezhepler arasmda farklı yorumlandığı da söz konusudur. Hanefîlere göre vacip olan bu ibadet, öteki mezheplerce, yani Şâfiî, Mâliki, ve Hanbelîlerce farz olarak değerlendirümiştir. Ancak bu son mezhepte farz ile vacip uygulama bakımmdan eşdeğerde görüldüğü için arada büyük bir uygulama sorunu söz konusu değildir.</p><p>Ergenlik çağma gelmiş her Müslüman’m fitre vermesi gerekli görülmüş; evli olmayan Müslüman kadınlarm fitreyi kendilerinin vermesi, evli olanların ise kocası tarafından karşılanması caiz görülmüştür. Yine çocuklann fitresi de babaya ait telakkî edilmiştir. Fitre miktarı ve fitre verilecek kimselerin durumları da İslâm hukukçuları tarafından makul ölçüler çerçevesinde her dönem için ayrı karara bağlanmıştır.</p><p>Özellikle fitre verilecek kimselerin, fitre verme yükümlülüğünde olmaması, muhtaç durumda bulunması, güzel ahlâklı olması gibi ölçütlere dikkat edilmesi salık verilmiştir.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-796- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 248
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>G&gt;^) [&lt; Ar. sadakatü’l-fıtr &lt; fatr] Sözlük anlamı, “Kesmek, yaratmak, ikfye ayırmak. ” olan “fatr” kökünden gelen bu söz, oruç açmayı ifade eden “sadakatü’l-fıtr” veya “zekâtü’l-fitr” (bk.</p><p>bu madde) sözünün Türkçede kısaltılmış biçimidir. Buna bazı bölgelerde “fitra” da denilmektedir. İslâmî inancm önemli ibadetlerinden olan fitre, sosyal ve bireysel anlamda manevî değere sahiptir.</p><p>Özellikle ramazan orucu içinde verilmesi caiz görülen bu sadakanm mezhepler arasmda farklı yorumlandığı da söz konusudur. Hanefîlere göre vacip olan bu ibadet, öteki mezheplerce, yani Şâfiî, Mâliki, ve Hanbelîlerce farz olarak değerlendirümiştir. Ancak bu son mezhepte farz ile vacip uygulama bakımmdan eşdeğerde görüldüğü için arada büyük bir uygulama sorunu söz konusu değildir.</p><p>Ergenlik çağma gelmiş her Müslüman’m fitre vermesi gerekli görülmüş; evli olmayan Müslüman kadınlarm fitreyi kendilerinin vermesi, evli olanların ise kocası tarafından karşılanması caiz görülmüştür. Yine çocuklann fitresi de babaya ait telakkî edilmiştir. Fitre miktarı ve fitre verilecek kimselerin durumları da İslâm hukukçuları tarafından makul ölçüler çerçevesinde her dönem için ayrı karara bağlanmıştır.</p><p>Özellikle fitre verilecek kimselerin, fitre verme yükümlülüğünde olmaması, muhtaç durumda bulunması, güzel ahlâklı olması gibi ölçütlere dikkat edilmesi salık verilmiştir.</p>
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
G>^) [< Ar. sadakatü’l-fıtr < fatr] Sözlük anlamı, “Kesmek, yaratmak, ikfye ayırmak. ” olan “fatr” kökünden gelen bu söz, oruç açmayı ifade eden “sadakatü’l-fıtr” veya “zekâtü’l-fitr” (bk.
bu madde) sözünün Türkçede kısaltılmış biçimidir. Buna bazı bölgelerde “fitra” da denilmektedir. İslâmî inancm önemli ibadetlerinden olan fitre, sosyal ve bireysel anlamda manevî değere sahiptir.
Özellikle ramazan orucu içinde verilmesi caiz görülen bu sadakanm mezhepler arasmda farklı yorumlandığı da söz konusudur. Hanefîlere göre vacip olan bu ibadet, öteki mezheplerce, yani Şâfiî, Mâliki, ve Hanbelîlerce farz olarak değerlendirümiştir. Ancak bu son mezhepte farz ile vacip uygulama bakımmdan eşdeğerde görüldüğü için arada büyük bir uygulama sorunu söz konusu değildir.
Ergenlik çağma gelmiş her Müslüman’m fitre vermesi gerekli görülmüş; evli olmayan Müslüman kadınlarm fitreyi kendilerinin vermesi, evli olanların ise kocası tarafından karşılanması caiz görülmüştür. Yine çocuklann fitresi de babaya ait telakkî edilmiştir. Fitre miktarı ve fitre verilecek kimselerin durumları da İslâm hukukçuları tarafından makul ölçüler çerçevesinde her dönem için ayrı karara bağlanmıştır.
Özellikle fitre verilecek kimselerin, fitre verme yükümlülüğünde olmaması, muhtaç durumda bulunması, güzel ahlâklı olması gibi ölçütlere dikkat edilmesi salık verilmiştir.