Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

117 sonuç · toplam 117 · “Sadaka” · 1/5

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Sadaka

(«8 (صد Sevap kazanmak ve karşılığını Allah'tan beklemek maksadıyla yapılan bağış, yardım (cr). Sadâkat (5 4-2) i. ar. Cefa ve safada, lütuf ve kâhirde kalbin aynı durumda bulunmasi. Her halükârda Hakk'a aynı derecede bağlı kalma; Hakk'a ve…

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

sadaka-i mevkûfe

üa^) huk. Şeriat hukukuna göre vakfedilen bina için kulecilanılan terim. ere apı sadaka-i muharreme a. bir bk. sadaka-i an mevkufe. bu

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

sadaka-i muhbese

580 sadaka-i muhbese a. huk. bk. sadaka-i mevkûfe

↗
04
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

sadaka-i fıtr

Di Ramazan aymda verilen ve bu ihtiyaçtan fazla mah bulunan lla müminler için vacip olan sadaka. Al sadaka-i mahbûse a. huk. Şeriat hukukuna göre vakfedilen sadaka, saneldaka-i mevkufe. lla

↗
05
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Sadaka-İ Fıtır

İhtiyâcı olan eşyâdan ve borçlarından fazla olarak, nisâb yâni dinde zenginlik ölçüsü miktarında malı, parası bulunan her hür müslümanın, Ramazân bayramının birinci günü sabâhı, fakirlere vermekle yükümlü oldukları belli miktarlardaki buğda…

↗
06
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Sadâkat

Dostluk; bir kimseye Allahü teâlâ için kalbden bağlılık; doğruluk. İnsana sadâkat yaraşır görse de ikrâh, Doğruların yardımcısıdır hazret-i Allah. (Ziyâ Paşa)

↗
07
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

fıtır sadakası

fıtır sadakası a. İslâmî inanca göre, farz ve nafile olarak nitelenen sadaka ibadetinin vacip olam bu terim ile karşılanmıştır.

↗
08
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

nafile sadaka

nafile sadaka a. İslâmî inanca göre, farz ve nafile olarak nitelenen sadaka ibadetinin farz olanları zekât olarak adlandırılmış, vacip olanı ise “fitır sadakası” olarak adlandırılmıştır. Bunların dışında kalan ve yapanm büyük sevap kazanaca…

↗
09
Mekân · Ad / başlık eşleşmesi

Bursa’da Kâsım Subaşı Zâviyesi

Bursa · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Bursa’da Kâsım Subaşı Zâviyesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuş…

↗
10
İlişkili kol · Bağlam eşleşmesi

Sebtiyye (Medyeniyye)

Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Ca‘fer es-Sebtî’nin Merakeş merkezli irşadına nispet edilen; sadaka, cömertlik, fütüvvet ve toplumsal dayanışmayı öne çıkaran Medyenî kol.

↗
11
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Boyabatlı Dede Efendi

Boyabatlı Dede Efendi (ö. 971/1563-64), Cebel-i Gār adıyla anılan yerde kurduğu zâviyede vaaz, hadis ve tefsir dersleri veren; maaş ve sadaka kabul etmeyip tarımla geçinen ve mahsulünü yolcu, misafir ve gariplerin hizmetine ayıran Halvetî ş…

↗
12
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Ca‘fer es-Sebtî

Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Ca‘fer es-Sebtî (1130–1205), Sebte’den Merakeş’e uzanan ilim ve zühd hayatı, sadakayı tasavvufî ve toplumsal öğretisinin merkezine yerleştirmesi ve Medyeniyye’nin Sebtiyye koluyla tanınan Mağribli fakih ve şeyhtir.

↗
13
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Meczûb Cafer Dede

Meczûb Cafer Dede (ö. Safer 1129/1717), Halıcılar Köşkü çevresinde yaşayan, halkın ziyaret ve sadakalarına konu olan İstanbul meczubudur.

↗
14
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Şeyh Hasan Kabâdûz

Şeyh Hasan Kabâdûz (ö. 1010/1601), Bursa'da kabâ dikerek geçimini sürdüren; zanaat hayatı içinde Bayramî-Melâmî irşadı yürüten ve Hüseyin Lâmekânî'yi yetiştiren şeyhtir.

↗
15
Eser kaydı · Bağlam eşleşmesi

Eserleri ve metinleri

Hasan-ı Zarîfî · Vaktiyle boğazdan hamule ile 1stanbul'a gelen gemi­ lerden buraya odun kömür ihda olunurmuş. Tar'ih-i irtihalleri, bir rivayette 977 /( 1 569 )'dir. (Vefeyat·ı Ekabir-i İslamiyye) Şeyh Hasan-ı Şa'bani risalesinde gördüm: "B…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Anz

(عا رض) ç Avârız. Engel, gelip gecici sey. tas. a Nefs ve seytandan gelip ruh ve kalplere ârız olan ve kötüye kılavuzluk yapan arzular, düşman tarafından kurulan tuzaklar, yola konulan engeller. Düşman denilen Şeytan ve nefsten gelen her şe…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aşk

Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bel bağlamak

Şedd-i vast, kuşak bağlamak. tas. a Süfiler özellikle sefere çıkarken bellerine bir kuşak bağlarlar. b Fütüvvet ehli bir törenle, örgütlerine aldıkları üyelerine şet kuşatırlar, Mevlevilerde elifi nemed, Bektaşilerde trygbend kuşanılır. Kuş…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Deryüze

(دريوزه») 1. Dilenme, dilencilik, kapı kapı dolaşıp dilenmek ve sadaka toplamak. Deryüzeger Dilenci derviş.

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dostluk

Maddî veya mânevî bir karşılık beklemeden kurulan sevgi ve bağlılık. Tasavvuf dilinde kulun Hakk’a muhabbetini ve Hakk’ın kuluna yakınlığını anlatır; çıkar ilişkisine değil sadakat, vefa ve teslimiyete dayanır.

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ibâdet

Sözlük anlamı, “İtaat, kulluk, ale, çak gönüllülük, tapma. ” olan bu eterim, insanm Allah’a saygı, sevir gi ve bağlılığını ifade etmek, a O’nun hoşnutluğunu kazanmak nç üzere benimsediği ve uyguladığı davranışları ifade etmektedir. ç. Bu an…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hatem

Çı. Mühür, yüzük, son. tas. Sâlikin bütün makamları katetmesi ve nihayete ermesi (sr). Hâtemü'lenbiya Son peygamber. Hatm-ı nübüvvet zamanla sınırlı olup Hz. Peygamber'le sona erdiği halde, hatm-ı velayet zamanüstüdür; ezelden ebede kadar s…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hıfz-ı ahd

7, Sözde durma, vaadi yerine getirme. 2. tas. Sâlikin, Allah'ın kulları için belirlediği sınırda durması, hiçbir zaman yasaklanan sahada görülmemesi, daima emredilen hususların yanında olması (kn). Hıfz-ı ahd-i rububiyet ve ubüdiyet r. İlah…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İstihsan

Taliplerin yararını ve müritlerin iyiliğini düşünen muta- | savvıfların, bu maksadı gerçekleştirmek için kendi içtihat ve kanaatlariyle ortaya | koydukları, güzel gördükleri için savundukları hususlar. Hırka giydirmek, çile çıkarmak, tekke…

↗