ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
105 sonuç · toplam 105 · “Kase” · 2/5
01Mahabbet-i asliyye
Asli muhabbet, temel Sevgi. tas. Zatın, zatını başka şey için değil, sırf zatı için sevmesi, Diğer bütün sevgilerin kaynağı, bu sevgidir (kı).
Muhâdara
Kalbin Hakk’ın huzurunda bulunması. Tasavvuf kaynaklarında delil, zikir ve yoğun dikkat sayesinde kazanılan başlangıç huzurunu ifade eder. Muhâdara–mükâşefe–müşâhede Muhâdara: Kalbin delil ve zikirle huzura yönelmesi. Mükâşefe: Hakikatin ar…
Mücerret
08) Tecrit edilmiş, soyutlanmış. tas. a Tecrit ehli, dünya a > سن EE M——> 2 — Mükâşefe e na. ee. ».. Mükâseie işinden ve hayatından ilgisini kesmiş. b Kendisini maddi kirlerden ve kötü huylardan arındırmış. c Mal, mülk, ev bark edinmemenin…
Muizdver
254) 1. İşçi, ücretle çalışan. 2, tas. Muamele ehli, Allah'tan ecir ve sevap almak için çalışan, böylece cehennemden kurtulup cennete girmek için çabalayan kimse, abit. Halbuki arifler, Allah emrettiği ve O'nun hakkı olduğu için ibadet eder…
Rüya
ع Düş, uyku halinde zihinde beliren düşünceler ve olaylar. 2. Rüya üç çeşittir. Allah'tan olan rüya, melekten olan rüya, Şeytan'dan olan rüya. Birincisi açık olduğundan yoruma ihtiyaç göstermez, ikincisi rüya-yı sadıka olup yoruma muhtaçtır…
Sagar
ساغر) 1, Kadeh, kâse, 2. عم a Arifin gönlü. Buna humhane, meyhane ve meygede de denir. b İçinde gayb nurlarının temaşa edildiği şey (sr).
Şerbet
İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 | Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül…
Tedebbür
Düşünme, taşınma. tas. İşin sonunu düşünme. Mev'iza tedebbürü: İnsanın nefsi ve hali üzerinde düşünmesi. Hakikat ve mükâşefe tedebbürü: Kur’ân okurken üzerinde düşünmek (Nisa Suresi, 82; Muhammed Suresi, 24; Sad Suresi, 29). Hakikat ve mükâ…
Uzûbet
(عزوبة) Bekarhk. tas. İlk zahit ve süfilerin bazılarında görülen evlenmeme âdeti. “Bu ümmetin rahibi” unvanıyla tanınan Âmir b. Abdullah, Bişr Hafi gibi zahit ve süfiler bekâr yaşamayı tercih etmişlerdi. Ibrahim Edhem, Davud Tai ve Râbiatu'…
Vadi
Nebilerin, velilerin, âlimlerin kalpleri. Tür Dağı'ndan, yani feyz menbaından fışkıran marifet suları ve nefis mükâşefe halleri bu vadilerde akar (cim 69). Bkz. Tür. Vadi-i eymün (y+ ig’ $y) I. İlahi tecelliyi kabul edecek şekilde kalbi tas…
Vakfe
Duraklama, duraksama. tas. İki makam arasında kalma, burada mahpus olma (kı; iFM). Bunun sebebi, bir önceki makamın gereklerinin tam olarak yerine getirilmemesi, o makama hakkının verilmemiş olması, bu yüzden de bir sonraki makama yükselme…
Vazife
Vezâif Görev. 2. tas. a Süfilerin düzenli olarak icra ettikleri hususlar. b Şeyhin müride verdiği belli miktardaki zikir, hizb. Vecd (+e 3) + Mevacid 1. Bulma, varolma, hasıl olma, buluş. 2. tas. a Ekstaz; kulun herhangi bir kasdı ve çabası…
hülle
İslâm hukukunrda üç talak ile boşanmış bir kae dmın ayrıldığı kocasına tekrar idönebilmesi amacıyla bir başka şerkekle evlenmesi için kullanım lan bir terim. Bu durumun, get rek İslâm öncesinde gerekse İs- -i lâm’m ilk yıllannda erkeklerce…
neseb-i sahîh
neseb-i sahîh a. İslâm hukukunda, evlilik sırasmda veya evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocuklar. neseb-i vâkıf a. (uîlj ^ Bir vakfı kuran kimsenin cukları. nesep bilgisi a. bk. ensâb nesih, -hi (I) a. [Ar.] f İsl…
ahit, -hdi
ahit, -hdi a. [< Ar.ahd] “Antlaşma, taahhüt, yükümlülük, güven veren söz.” anlamında kelâm terimi. Kur’ân-ı Kerîm’de “mîsâk, kal ü belâ, ahid, belâ ahdi, rûz-ı elest, bezm-i ezel, bezm-i elest” gibi Allah ile kul arasındaki ahitlerden söz e…
muvâfakat
Hadi biliminde, çok tanmmış bir ha dis musanniflerinden birinin r vayet ettiği hadisi bir başka se netle onun şeyhine ulaşmak ve ya onunla birleştirmek
mühür, -hrü
[< f.müh “İmza, damga, kaşe veya yet iktidar.” anlamlarına gelen söz, bazı kelime ve terkiple yeni terimler oluşturmuştur. 499 mükâtebe lük § tam. mühr-i hümâyûn a. kol Padişahlarm mutöz, lak vekilliğini gösteren ve üzel sadrazamlara verile…
hulefâ-yı râşidîn
Ömer’in neşesinde şeriat, Hz. üş Osman’ın neşesinde tarikat, r! Hz. Ali’nin neşesinde hakikase ti görme anlamında terim. rıhulefâ-yı râşidîn ç. a. Dört halife (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osmı, man, Hz. Ali). Hz. Peygamm ber’den sonra halif…
nesih, -hi (I)
f İslâm hukukunda, şer'î bir hü mün daha sonra gelen şer'î delil ile kaldırılması. Allah önceki peygamberlere gönd diği vahiylerde bulunan hükmü, sonradan gelen p gamberler için gönderdiği v hiylerden tamamen kaldırm veya değiştirerek ona y…
Cevâd
Çok cömert. Allahü teâlânın isimlerinden. Allahü teâlânın isimleri tevkîfîdir, yâni İslâm dîninin bildirmesine bağlıdır. İslâmiyet'in bildirdiği ismi söylemelidir. İslâmiyet'in bildirmediği isim söylenmez. Ne kadar güzel isim olsa da, söyle…
İlm-i Bâtın
1.1.6. İlm-i Bâtın Tasavvuf epistemolojisinin esasını teşkil eden ilm-i bâtın (ملعلا نطابلا) kaynaklarda bir ıstılâh olarak yer alan ve özellikle Serrâc’ın üzerinde önemle durduğu bir kavramdır.71 Gazâlî de ilimler tasnifinde mükâşefe ilmi…
Tivele
Bir kadına kocası buğzedip (gizli düşmanlık edip) kendisinden soğuduktan sonra, kadının, kocasının sevgisini tekrar celbetmek (çekmek) için mutlak te'sir edeceğine inanarak sihir yapması. Tivele şirktir ( Allahü teâlâya eş, ortak koşmadır )…
Maraz-I Kalbî
Kalb hastalığı, bozuk îtikâd; kibir, hased (kıskançlık), kin ve riyâ (gösteriş) gibi kalb hastalıkları. Kalbin Allahü teâlâdan başka şeylere tutulması. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Onların kalblerinde maraz vardır. Cenâb…
Kıyâs
Bir şeyi diğer bir şeyle ölçme, bir şeyi başka şeye benzetme; hakkında nass (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîf) bulunmayan bir mes'elenin hükmünü, buna benzeyen ve hakkında nass bulunan başka bir mes'elenin hükmüne benzeterek anlama. Haşr sûre…