ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
791 sonuç · toplam 791 · “Edeb” · 2/33
01dîvân edebiyâtı
dîvân edebiyâtı a. bk. İslâmî edebiyât
an ulûm-ı edebiyye
ah Edebiyata üişkin büimler, a- bügüer
Sû'-İ Edeb
Edebsizlik, edeb dışı hareket, insanlara iyi muâmele etmemek, haddini bilmemek. Namaz ta'dîl-i erkânına uymadan yâni rükû ve secdeleri tam yapmadan kılınırsa, Allahü teâlâya münâcâtta (yalvarmada) sû'-i edeb edilmiş olur. (Muhammed bin Kutb…
Şâbâniyye'nin Edebiyat ve Musiki Hafızası
Nutuklar, divanlar, ilâhiler, bestekârlar ve hat eserleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Bektaşî Nefesleri ve Edebî Hafıza
Yedi Ulu Ozan tasnifi, cönkler, mahlaslar ve musikiyle aktarım
Tahirü’l-Mevlevî: Mesnevî, Mahfil ve Yakın Dönem Dinî Edebiyat
Tahir Olgun’un Mesnevîhanlık, şerh, Mahfil dergisi ve dinî şiir faaliyetini geç Osmanlı-erken Cumhuriyet geçişinde ele alan kişi dosyası.
TASAVVUFTA EDEB
Avârifü’l-Maârif · 31. bölüm · Rasûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: ‘‘Beni Rabbim terbiye etti ve edebimi de ne güzel yaptı.”272 Edeb; insanın içini ve dışını güzelleştirmesidir. Kulun zâhiri ve bâtını terbiye olu
EHLULLAHIN İLÂHÎ HUZURDAKİ EDEBİ
Avârifü’l-Maârif · 32. bölüm · Bütün edebler, Rasûlullah Efendimiz’ den (s.a.v) alınıp öğrenilir. Çünkü Efendimiz (sav), zâhiren ve bâtınen bütün edeplerin kaynağıdır. Allahu Teâlâ, O’nun huzûr-u ilâhiyedeki güz
ABDESTİN EDEB VE SIRLARI
Avârifü’l-Maârif · 34. bölüm · Abdeste başlarken, önce misvak kullanmalıdır. Bu konuda, Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî’nin, bize, Zeyd b. Halid el-Cühenî’den rivâyet ettiği bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a
NAMAZIN EDEBLERİ VE SIRLARI
Avârifü’l-Maârif · 38. bölüm · Namaz kılan kimsenin riâyet edeceği edeblerin en güzeli, kalbinin, az veya çok, hiçbir dünyevî şeyle meşgul olmamasıdır. Çünkü uyanık kalbli akıllı kimseler, namazı kendilerine emr
ORUCUN EDEBLERİ
Avârifü’l-Maârif · 41. bölüm · Sûfilerin oruçtaki edebleri, zâhir ve bâtını kontrol altına almak; nefsi yemeiçmeden alıkoyduğu gibi, âzaları da günahlardan alıkoymak, sonra nefsi, geçim ve diğer dünya meşgaleler
SÛFİLERİN GİYİM-KUŞAMDAKİ EDEBLERİ
Avârifü’l-Maârif · 44. bölüm · Yemek, açlığı gidermek için nefsin bir ihtiyacı olduğu gibi, giyecek de vücudun sıcak ve soğuktan korunması için zarûri ihtiyaçlarındandır. Nefis, kendisine yetecek yiyeceğe kanaat
SOHBET VE KARDEŞLİĞİN EDEBLERİ
Avârifü’l-Maârif · 55. bölüm · Ebû Hafs Haddad’a müridin sohbet ve arkadaşlıktaki edebi sorulunca şöyle demiştir: “Mürşid ve büyüklere hürmet etmeye, kardeşleriyle iyi geçinmeye, küçüklere nasihat etmeye, büyükl
Hacı Ali Tûrâbî Dedebaba
Hacı Ali Tûrâbî Dedebaba (1786–1868), Şahkulu çevresinde yetişerek 1849–1868 arasında Hacıbektaş Pîrevi dedebabalığını yürüten; divanı, manzum risalesi, icâzetnâmesi ve geniş Bektaşî hizmet ağıyla tanınan şair ve mürşiddir.
Mehmed Ali Hilmi Dedebaba
Mehmed Ali Hilmi Dedebaba (1842, İstanbul – 21 Şubat 1907); Bektaşî dedebabası ve şair. Şahkulu Sultan Dergâhı'nın ikinci bânisi sayılır; “Hilmî” mahlaslı mürettep divanı ve bestelenen nefesleriyle tanınır.
Tedebbür
Düşünme, taşınma. tas. İşin sonunu düşünme. Mev'iza tedebbürü: İnsanın nefsi ve hali üzerinde düşünmesi. Hakikat ve mükâşefe tedebbürü: Kur’ân okurken üzerinde düşünmek (Nisa Suresi, 82; Muhammed Suresi, 24; Sad Suresi, 29). Hakikat ve mükâ…
nya tedebbür
Bir işin baher şmda, konunun sonucunu dü erin şünerek, hesabmı kitabını yapa sal rak hareket etme. erle
Mehmed Ali Hilmi Dedebaba Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH MEHMED ALİ HİLMİ DEDEBABA EL-BEKTAŞİ” adıyla, BEKTAŞİYYE çevresinde, KADIKÖY/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi GÖZCÜBABA HAZİRESİ'NDE, HIZIR REİS SK. NO:6 İrtihal…
Hacı Ali Türâbî: Dedebabalık, Dîvân ve Nefeslerin Dolaşımı
Dedebabalık dönemi Ali Türâbî’nin 1849–1868 arasındaki post hizmeti, 1826 sonrasında Bektaşîliğin kurumlarını yeniden kurmaya çalıştığı döneme rastlar. Şahkulu Dergâhı ve Hacıbektaş Pîrevi kayıtları bu kurumsal çizginin iki durağıdır. Dîvân…
Ahmed Celâleddîn Dede (Baykara)
Ahmed Celâleddîn Dede (1853–1946), Gelibolu'da doğup Kahire Mevlevîhânesi'nde yetişen; Üsküdar ve Galata postlarında Mesnevî, mûsiki ve şiir geleneğini sürdüren son dönem Mevlevîliğinin başlıca temsilcilerindendir.
Ali Dede Buhârî
Ali Dede Buhârî, XV. yüzyıl başlarında Emîr Sultan’ın yol arkadaşlarıyla Buhara’dan Hicaz üzerinden Bursa’ya gelen; İncirli Hamamı yakınında tekke kurup burada yaşayan ve Eşrefzâde Tekkesi çevresine defnedilen sûfîdir.
Sa‘dî-i Şîrâzî
Sa'dî-i Şîrâzî (yak. 610-615/1213-1218 – 691/1292), Gülistân ve Bostân 'ın müellifi; gazeli müstakil bir tür olarak mükemmelliğe kavuşturmuş, sözleri atasözüne dönüşmüş ve tesiri Fars edebiyatını aşarak Türk, Urdu ve Batı dünyasına ulaşmışt…
Sincede Büzür Bitmez
Sin, Türkçe’de mezar anlamına gelir. Büzür (doğrusu bizr olacak) de, Arapça tohum demektir. Bu şekilde, atasözünün anlamı “mezarda tohum bitmez” şeklinde olur. Erbab-ı tarikat, sır konuşulurken, yanlarında yabancı birisi varsa, bu atasözünü…
Edime'de Debbağhane Kabristanı
Edirne · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Edime'de Debbağhane Kabristanı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki defin, ziyaret ve çevresindeki kişi bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuşt…