Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

46 sonuç · toplam 46 · “Avam” · 2/2

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tig-bend

(45 (تيغ Kılıç bağı, tas. Bektaşilikte kurbanın yününden örülen ve bele bağlanan kuşak. Talip, babanın huzuruna götürülürken rehber tiğbendi talibin boynuna takar. Baba tiğ-bende üç ilmik attıktan sonra talibin beline kuşatır. Üç ilmik Bekt…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vefa

Bağlılık. 2. tas. a Ruhu gaflet uykusundan uyandırmak, zihni dünya dağdağasıyla meşgul etmemek (sr 88). Sözde samimi olma, ruhun dürüstlük içinde bulunması. b Ezelde, bezm-i elestte Allah’a verilen söze, misaka bağlı kalmak. c Insanlara ver…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Recâ

1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Havf

1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Safâ

1.2.8. Safâ ve Istıfâ Safâ ( ءافصلا) ve ıstıfâ ( ءافطصإ لا) kavramları, tasavvuf kaynaklarının özellikle ıstılâhlar ile ilgili bölümlerinde ele alınmış kavramlardır. Söz gelimi sûfî müelliflerden Serrâc her iki kavramı, Hücvîrî ise yalnızca…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bast

1.2.5. Kabz ve Bast Kabz ( ضبقلا) ve bast ( ط سبلا) kavramları mutasavvıfların hal yahut makam olarak değerlendirdikleri iki kavramdır. Söz gelimi Serrâc, Kuşeyrî ve Hücvîrî eserlerinde kabz ve bast kavramlarına hal olarak yer verirlerken,…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tuma’nîne

1.3.8. T uma’nîne Tuma’nîne ( ةنينأمطلا) tasavvuf kaynaklarında yer alan ve bazı sûfîlerin makam olarak değerlendirdiği bir kavramdır. T uma’nîne kavramına Serrâc haller, Herevî ise “Vadiler” bölümündeki makamlar arasında yer vermiştir.591…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kerûbiyân

Azâb meleklerinin büyükleri. Kerûb kelimesinin Farsça çoğul şeklidir. Arabî çoğul şekli ise Kerûbiyyûn'dur. Kerûbiyân, meleklerin havâssı, yâni üstünlerindendir. Bu ve Cebrâil, İsrâfil, Mikâil, Azrâil gibi büyük melekler, peygamberlerden ba…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Edeb

1. Güzel hallere ve huylara sâhib olma ve utanılacak hareketlerden sakınma, her hususta haddini bilip, sınırı gözetme hâli. Edebi gözetmek, zikirden üstündür. Edebi gözetmeyen Hakk'a kavuşamaz. ( İmâm-ı Rabbânî ) Allahü teâlâya karşı edeb,…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâdî (el-Hâdî)

Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kullarından dilediğine doğru yolu gösteren, kullarının havâssına (seçilmişlerine) doğrudan insanların avâmına (havâsstan aşağı derecede olanlara) yarattıkları varlıkları vâsıtasıyla k…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

âmî

İlmi olmayan kimse. Mukallid. Çoğulu avâm'dır. (Bkz. Avâm)

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fârûk

"Doğru ile yanlışı birbirinden ayıran" mânâsına hazret-i Ömer'in lakabı. Bir gün Peygamber efendimize bir münâfık (kalbi ile inanmayıp inanır görünen) ve bir yahûdî bir dâvâ ile geldiler. Peygamber efendimiz aralarında hükmeyledi. Yahûdînin…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tâûn

Vebâ. Tâûn olan yere girmeyiniz ve Tâûn olan bir yerden başka bir yere gitmeyiniz, oradan kaçmayınız. (Hadîs-i şerîf-İhyâ) Tâûn hastalığı bulunan yerden kaçmak, muhârebede kâfir karşısından kaçmak gibi büyük günâhtır. (Hadîs-i şerîf-İhyâ) T…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Havâss

Seçilmişler. İlimde ve tasavvuf yolunda yüksek dereceye ulaşmış olan zâtlar. Sultanlar, milletin malını zâlimler ve haydutlardan korudukları gibi; havâss da, avâmın (dînî ilimlerden haberi olmayan câhillerin) îtikâdını (inancını) bid'atçile…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Etyemezler

Tasavvuf tarihinde vejeteryan diyet uygulayan sufiler vardı. Yine bunun gibi, yaz mevsimi nefsini körletmek üzere soğuk su içmeyenler de görülürdü. Bir küçük parça et yemenin, kalbi belli bir süre katılaştırdığı kanaatini taşıyan bazı sufil…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hikmet-İ Meskûtun Anha

Arapça, anlatılamayan hikmet demektir. Rüsum âlimlerinin ve avam tabakasının anlayamadığı hakikat sırları. Bu konuya şu hadis örnek getirilir: Peygamber Efendimiz (s), bir gün ashabıyla Medine sokaklarından geçerken önüne bir kadın çıkarak,…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kışr

Arapça, kabuk anlamına gelir, zahir anlamında da kullanılır, bâtın (öz, iç)’ı fesada uğramaktan korur. Şeriatın zahiri gerçekleştirilemezse öz çürür. Özün sıhhati, zahirî şeriatın sağlamca ve takva boyutunda yaşanmasına bağlıdır. Gazali, bu…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kimya

Elde bulunanla yetinmek, elde olmayana arzu duymayı terketmek demektir. Üç türlü kimya vardır: 1- Avamın kimyası: Bakî uhrevî metâı, fanî dünyevî olanla değiştirmek, 2-Havassın kimyası: Yaratanı tercih etmek suretiyle kalbin yaratılandan ku…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Umum-Husûs

Arapça, genel-özel anlamında iki kelime. Tasavvuf erbabı umum ve husus konusuna özen gösteregelmişlerdir. Çoğunluğa, toplu özellikler arzetmeleri nedeniyle ehl-i umum derken, herkesten farklı birtakım inceliklere özen gösterenlere de, ehl-i…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yyabancı

Türkçe, tanımadık kimse anlamına gelen, aynı zamanda Japonca’da aynı manada olmak üzere bulunan bir kelime. Başka tarikattan olanlara veya tasavvufla alâkası olmayan avam kesimine, yabancı denir. Aynı tasavvuf okulu mensuplarına “ihvan” (ka…

↗
21
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 49–56

Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i

↗
22
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 174–179

Muzaffer Ozak Külliyatı · dir. Misafirimdir, ona hizmet etmekten zevk duyarım) der. (Sana bir şeyler söyledi. Affedersin ben duyamadım, duâ mı etti?) diye sorunca: (Evet, her annenin evlâdına duâ ettiği gib

↗