Ara
Menü
ذ

Hikmet-İ Meskûtun Anha

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, anlatılamayan hikmet demektir. Rüsum âlimlerinin ve avam tabakasının anlayamadığı hakikat sırları. Bu konuya şu hadis örnek getirilir: Peygamber Efendimiz (s), bir gün ashabıyla Medine sokaklarından geçerken önüne bir kadın çıkarak, yemin ile bahçesine davet eder. Hz. Peygamber (s), ashabıyle birlikte bu davete icabet eder. Görür ki, kadıncağızın çocukları, alevli bir ateş etrafında oynuyorlar. Kadın, Hz. Peygamber (s.)’e “Ya Rasulallah Allah mı kullarına daha merhametli, yoksa ben mi çocuklarıma daha merhametliyim?” diye sorar. Hz. Peygamber (s)’e “Allah daha merhametlidir. Çünkü erhamürrâhimin (acıyanların en acıyanı) dir.” karşılığını verir. Kadın bunun üzerine “çocuklarımı ben, hiç şu âteşe atmayı ister miyim?” sorusunu yöneltir. Hz. Peygamber (s) “hayır” karşılığını verir. Bunun üzerine kadın “öyleyse kullarına daha çok acıyan Allah, kullarını ateşe nasıl atar?” deyince, Hz. Rasulullah (s) gözlerinden yaşlar dökerek “bana böyle vahyolundu” cevabını verir. işte bu tür ince sırlar, herkese anlatılmaz. Zira dinleyen anlamaz ve bunun sonucu olarak da sapıtır.

Sözlüğe dön