ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
2107 sonuç · toplam 2107 · “inşâ” · 15/88
01Mecaz
Bir kelimeyi asıl anlamı dışında ilişki ve benzerlik yoluyla kullanma; geçici ve iğreti olan. Tasavvuf dilinde dünya ve yaratılmış güzellikler, kalıcı hakikate işaret eden mecazlar olarak okunabilir. Mecazdan hakikate “Mecaz hakikate köprüd…
Mekr
(مكر) Oyun, kandırma, hile. tas. Allah'ın, emirlerini dinlemeyen bir kuluna nimet üzerine nimet vermesi, edepsizliğine rağmen durumunu olduğu gibi bırakması ve olağanüstü hususları başarmayı ona nasip etmesi (KI; CT; İFM; Gi 1:83). Bu anlam…
Melamet
Su) Kınama, ayıplama, kötüleme, karalama, tas. Melamet selameti terk etmektir (Hamdun Kassar). Kınayanların kınamasından çekinmeden doğru yolda yürümektir. Allah'ın kanunu öyledir ki, kim halkı hak yola davet et- se herkes onu kınar. Peygam…
Menzil
Makam, konak, durak, mertebe seyr ve sülûk esnasında varılan ve geçilen konaklama yerleri. Merâtib-i külliyye (415 تب | 5) Umümi mertebeler, genel kategoriler. tas. Varlığın külli mertebesi altıdır: zat-ı ahadiyet, hazret- i vahidiyet, müce…
Mesh
Bir şeklin veya sûretin bozulup başka bir şekle dönüşmesi. Tasavvufî kullanımı Kalbin mânevî biçiminin değişmesi; insanın Hakk’a yönelişten uzaklaşıp nefsin haz ve arzularına bağlanması sebebiyle iç dünyasının bozulması anlamında kullanılır…
Meşrep
(4 (مشثى a İçmek, içecek yer, çeşme. b Tabiat, fıtrat. tas. “Tasavvuf veya melamet aslında bir meşreptir,” sözü tasavvuf bir hayat tarzı, bir duyuş ve tutum biçimidir, anlamına gelir. Süfilerin ve melamet ehlinin kendine özgü bazı inanışlar…
pîr
ve a [F.] tas. Sözlükte, er) “Koca, yaşlı adam, ihtiyar.” olarak tanımlanan bu söz, bir ar tarikatın kurucusu veya öncüsü m’m anlamında terim, eşanlamlısı rz” “mürşid, velî, şeyh” (bk. bu nde maddeler). şan pîr-i çarh 554 § tam. pîr-i çarh…
Meydan
Açık alan, görünme ve karşılaşma yeri. Tasavvuf dilinde muhabbet, zikir, vecd ve mânevî mücadelenin sahası için kullanılır. Tekke hayatında Mevlevîlikte “meydan”, dede ve dervişlerin belirli bir düzen içinde toplanıp murakabede bulunduğu me…
Mir'âta hazreteyn
İki hazretin aynası, tas. Zaruret ve imkân sahaları, yani insan-ı kâmil, Mir'ât-ı hazret-i ilahiye İnsan-ı kâmil. Mir'ât-ı kevn Oluş aynası. Tek olan mutlak varlık; çünkü kevnler (oluşumlar) ve bunların vasıfları ve hükümleri ancak mutlak v…
Mizan
Ölçü, terazi, tas. Insanın doğru düşünceye, isabetli söze ve güzel işe ulaşmasını ve bunları zıtlarından ayırt etmesini sağlayan esaslar. Şeriattarikat-hakikat bilgisini içeren hakiki vahdetin gölgesi olan adalet budur. Ahadi- yet-i cem ve…
Muheymun
Daima Hakk'ın güzelliğini temaşa eden, Hakk'ın temaşasına dalmış ve kendilerinden tamamıyla geçmiş olmaları yüzünden Allah'ın Âdem'i yarattığını bile bilmeyen melekler. Çok yüksek seviyede bulunan bu me- lekler mâsivâdan gâib olmaları ve gü…
Murakkaa
Hırka, yamalı elbise, eski püskü giysi. tas. Saf, aba, süfilerin giydikleri basit, eski, yamalı ve değersiz bir elbise. Melamet ehli hariç, diğer süfilerin çoğu bu elbiseye önem ve değer verirler. Bu evliyanın zineti, vefa ehlinin kıyafetid…
Mustasvife
1. Süfi olmadığı halde süfi görünen ve geçinen; süfiliği | çıkarı için alet olarak kullanan. Süfi nefsinden fani, Hak ile baki olan kişidir. Mu- | tasavvıf, mücâhede ile süfinin derecesine ulaşmaya çalışan sâliktir. Mustasvife ise sırf mal…
sm
Çil) [Ar. ] Sözlük anlamı, “Geri bırakmak, gecikmek. ” olan bu söz, insanı günaha sokan, işlendiğinde kötüleme, kınama ve cezalandırmayı gerektiren dinen yasaklanmış eylemleri veya davranışları yapma işi için kullanılan bir terimdir. Bu söz…
Münasafe
(ste (منا x, Insaf, eşitlik, nasafat. 2. tas. Hak'la, halkla güzel m لل İŞ m dn GERE dm NN e GM RR
Mürâiyye
Riya ile hareket eden, dindarlık veya sûfîlik görüntüsünü insanlar nezdinde itibar kazanmak için kullanan kimseler. Tasavvuf ahlâkında ihlâsın karşıtı olan gösterişçi tutumu ifade eder.
Mürüvvet
Adamlık, insanlık, mertlik. tas. a Din ve akıl yönünden öğülmeye değer güzel davranışların ortaya çıkmasını sağlayan nefsin bir kuvveti, ruhi yetenek (cr). b Allah için yapılan işleri gogumsamamak. c Dostların kusurlarını görmezlikten gelme…
Müstehlek
Helak ve mahvolan. tas. Geriye bir iz ve belirti رط Müştak m — ا rakmayacak şekilde zat-ı ahadiyette fani olan (kı), Müstened-i marifet (5 1, Marifetin istinadgâhı, 2. tas. Bütün isimlerin kaynağı olan vahidiyet mertebesi. Müsterih 5 ar, (س…
Müstevâ-i ism-i azam
عظم) | port (مسحوئ + Ism-i azam alanı. عم Hakk'ı içine alan Beytu'l-haram, Yani insan-ı kâmilin kalbi (kn). Müşahede; ar. (o (مشا هد x, Görme, perdenin açılması, temaşa ve seyretme. tas. a Hakk'ın gönüllerde hazır olması, Müşahedenin doğru…
Nâsût
İnsanın ve âlemin maddî, beşerî ve görünür yönü için kullanılan terim. Tasavvuf ve özellikle vahdet-i vücûd literatüründe ilâhî ve mânevî yönü anlatan lâhût ile karşılaştırılır. Nâsût ile lâhût iki bağımsız tanrı veya cevher anlamına gelmez…
Nefs
veya Nefis. ع Nüfus Can, benlik, ruh; aşağı duygular. tas. a Kulun kötü huyları ve çirkin vasıfları, kötü his ve huyların mahalli olan latife, cism-i latif. Bu anlamdaki nefs kişinin en büyük düşmanı olduğundan onu ezmek, kırmak ve mücâhede…
Nevbe
Nevbe , bazı Rifâî, Kādirî, Bedevî ve Sa‘dî tekke çevrelerinde mukabele, hilâfet merasimi, kandil ve bayramlarda vurmalı sazların topluca icra edilmesine ve bu icrada kullanılan deri gerili özel ritim sazına verilen addır. Nevbe çıkarmak Ku…
Nevm
Hab, uyku. tas. Tasavvufta az uyumak (hillet-i menâm, taklil-i menam) esastır. Uyku ile geçen zaman boşa gider. Zira uyku ölümün kardeşidir. “Insanlar uyuyorlar, ölünce uyanırlar,” hadisi bu düşünceyi ifade eder. Eğerçi uykuya Hak dedi: râh…
Ney
Kamıştan yapılan nefesli saz. Tasavvuf ve özellikle Mevlevîlikte insan ruhunun aslî vatanından ayrılışını, ilâhî nefesle ses bulmasını ve mürşidin irşadını anlatan güçlü bir semboldür. Ayrılık Kamışlıktan kesilen ney, ruhun mânevî vatanında…