Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-6953- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 266
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p><strong>Bir kelimeyi asıl anlamı dışında ilişki ve benzerlik yoluyla kullanma; geçici ve iğreti olan.</strong> Tasavvuf dilinde dünya ve yaratılmış güzellikler, kalıcı hakikate işaret eden mecazlar olarak okunabilir.</p><h2>Mecazdan hakikate</h2><p>“Mecaz hakikate köprüdür” sözü, yaratılmışlarda görülen güzelliğin kendinde son amaç sayılmayıp ilâhî güzelliğe götüren bir işaret olarak değerlendirilmesini anlatır.</p><dl><dt>Mecazî aşk</dt><dd>İnsana veya yaratılmış bir güzelliğe duyulan sevgi. İffet ve edep içinde kaldığında ilâhî aşka hazırlanma yolu olarak yorumlanabilir.</dd><dt>Hakikî aşk</dt><dd>Sevginin nihai yönelişini Hakk’a çevirmesi.</dd></dl><aside class="term-reading-note"><strong>Okuma notu</strong><p>Her beşerî sevginin kendiliğinden ilâhî aşka dönüşeceği kabul edilmez; kaynaklar iffet, niyet ve terbiyeyi belirleyici görür.</p></aside>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6435- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 266
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p><strong>Bir kelimeyi asıl anlamı dışında ilişki ve benzerlik yoluyla kullanma; geçici ve iğreti olan.</strong> Tasavvuf dilinde dünya ve yaratılmış güzellikler, kalıcı hakikate işaret eden mecazlar olarak okunabilir.</p><h2>Mecazdan hakikate</h2><p>“Mecaz hakikate köprüdür” sözü, yaratılmışlarda görülen güzelliğin kendinde son amaç sayılmayıp ilâhî güzelliğe götüren bir işaret olarak değerlendirilmesini anlatır.</p><dl><dt>Mecazî aşk</dt><dd>İnsana veya yaratılmış bir güzelliğe duyulan sevgi. İffet ve edep içinde kaldığında ilâhî aşka hazırlanma yolu olarak yorumlanabilir.</dd><dt>Hakikî aşk</dt><dd>Sevginin nihai yönelişini Hakk’a çevirmesi.</dd></dl><aside class="term-reading-note"><strong>Okuma notu</strong><p>Her beşerî sevginin kendiliğinden ilâhî aşka dönüşeceği kabul edilmez; kaynaklar iffet, niyet ve terbiyeyi belirleyici görür.</p></aside>
Köken ve kullanım
i. ar.
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Bir kelimeyi asıl anlamı dışında ilişki ve benzerlik yoluyla kullanma; geçici ve iğreti olan. Tasavvuf dilinde dünya ve yaratılmış güzellikler, kalıcı hakikate işaret eden mecazlar olarak okunabilir.
Mecazdan hakikate
“Mecaz hakikate köprüdür” sözü, yaratılmışlarda görülen güzelliğin kendinde son amaç sayılmayıp ilâhî güzelliğe götüren bir işaret olarak değerlendirilmesini anlatır.
- Mecazî aşk
- İnsana veya yaratılmış bir güzelliğe duyulan sevgi. İffet ve edep içinde kaldığında ilâhî aşka hazırlanma yolu olarak yorumlanabilir.
- Hakikî aşk
- Sevginin nihai yönelişini Hakk’a çevirmesi.
Her beşerî sevginin kendiliğinden ilâhî aşka dönüşeceği kabul edilmez; kaynaklar iffet, niyet ve terbiyeyi belirleyici görür.