ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
452 sonuç · toplam 452 · “Rücû‘” · 15/19
01Yemen Kādiriyyesi: Erken Şubeler ve Nispet Ağları
Yemen'deki on iki erken Kādirî nispetini tarih, kurucu ve alt kol ilişkileriyle düzenleyen kaynak dosyası.
Irak ve Anadolu'da Üç Kādirî Nispet
Irak ve Osmanlı coğrafyasındaki üç Kādirî nispeti kurucu, tekke, post ve menkıbe ayrımlarıyla ele alan dosya.
Desûkıyye'nin Kolları ve Silsile Güven Düzeyleri
Dört klasik kol Harîrîzâde Şernûbiyye, Âşûriyye, Tâziyye ve Süyûtiyye kollarının İbrâhim ed-Desûkî'ye ulaşan silsilelerini kaydeder. Şehâviyye Şehâviyye yakın dönem Mısır listelerinde anılır; fakat klasik silsile kaydı açık değildir. Bu seb…
Desûk Mevlidi ve Sonraki Semâ Geleneği
Pîrin tutumu Kaynaklar İbrâhim ed-Desûkî'nin semâa yer vermediğini bildirir. Sonraki dönüşüm Halifeler ve yerel topluluklar zamanla semâ ve mevlid toplantılarını Desûkî geleneğin görünür unsurlarına dönüştürdü. Bir tarikatın uygulamaları ku…
Senûsiyye'nin Çoklu Silsilesi
Ana yakın hat Muhammed b. Ali es-Senûsî'nin yakın mürşidi Ahmed b. İdrîs'tir; bu bağ İdrîsiyye üzerinden Şâzeliyye'ye ulaşır. Diğer icazetler Kurucu Kādirî, Nâsırî, Şâzelî, Hıdrî, Üveysî ve Nakşibendî aktarım yollarını da kaydetti. Bunlar a…
Câğbûb'dan Kufra'ya Senûsî Merkezleri
Câğbûb Kurucu 1855'te Câğbûb'a yerleşti; zâviye, medrese, kütüphane, tarım alanı ve kervan merkezi oluşturdu. 1859'da buraya defnedildi. Kufra'ya taşınma Muhammed el-Mehdî dış baskı ve gözetim endişesiyle 1895'te Kufra'ya geçti. Böylece har…
Senûsiyye ve Osmanlı Devleti
İhtiyat ve tanıma Kurucunun bazı Osmanlı yerel yöneticilerine ihtiyatı zamanla resmî tanıma ve iş birliğine dönüştü. 1856 ve 1860 heyetleri İstanbul'da kabul edildi. 1865 fermanı Hicaz, Trablusgarp ve Bingazi idarecilerine Senûsî tekke ve m…
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
Sayfalar 88–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · -- Yâ Resûl.. Benim dostlarım da on sınıf kimsedir: Birincisi, zâlim hükümdar ve beylerdir, halkın üzerine âmir olanlardır. Ikinci dostlarım, kibirlilerdir. Üçüncüsü, zâlimlere uşa
Sayfalar 247–255
Muzaffer Ozak Külliyatı · zun olarak gezenler, bu sıfatlara bürünen kişiyi temsil ederler. Bayram günü aç gezenler de, dünyada orucunu tutmamış, aç kimseleri doyurmamış oldukları için mahşerde aç ve susuz o
Sayfalar 314–321
Muzaffer Ozak Külliyatı · yaz edip, sana rücu ediyor, imanımızı tazeliyoruz, bizi kabul et. Bizi bâbından kovma! Bizi Muhammedinden ayırma. Buyurun mü'minler cemi günahlarımıza estağfirullah. Namazı alâ kad
Sayfalar 381–387
Muzaffer Ozak Külliyatı · ara vermeden birbirine ekli olarak kefaret orucu tutması ve bir gün de bozduğu orucu kaza etmesi gerektiği cevabını aldı. Padişah daha kolay bir yol olup olmadığını sordu ve: - Can
Sayfalar 473–478
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve hicapsız olur. Uçûncü kapıdan, cehenneme nazar ederler. Dünyada onlara zulm eyleyen zâlimlerin halini seyrederler. Dördüncü kapıdan hûriler gelir, bunlara ikram ederler, dedigin
Sayfalar 663–669
Muzaffer Ozak Külliyatı · --663 - (Her defasında, bu cennet meyvelerinden bir şeyle rızıklandıkları vakit: BİZ BUNU DÜNYADA DA YE- MİŞTİK diyecekler.) âyet-i celilesi ile beyan buyrulmaktadır. Üçüncü nimet
Sayfalar 670–679
Muzaffer Ozak Külliyatı · .— 670 — Allah'a ve Resûlüllah'a rücû ettiğin gün aziz olacaksın. Bugünkü zilletimizin sebebi, güneşe arkasını dönenin karanlıkta kalması gibidir. Biz, islâm dinine ve ahlâk-1 Muha
Abdülmün‘im b. Abdünnebî Ali el-Kādirî
Abdülmün‘im b. Abdünnebî Ali el-Kādirî el-Mâlikî (ö. 1986), Muhammed Habîbullah eş-Şinkītî’den aldığı Kādirî irşadını Mısır’da Şer‘iyye adıyla düzenleyen; evrâd ve zikir meclisi esaslarını eserlerinde kayda geçiren sûfîdir.
Ahmed el-Bedevî
596/1200’de Fas’ta doğan, Mekke’de yetişen ve Irak seyahatinden sonra Tantâ’ya yerleşen Ahmed el-Bedevî, Bedeviyye’nin pîridir. Abdül‘âl b. Fakih’in kurumsallaştırdığı irşad halkası, Tantâ’yı Mısır tasavvuf tarihinin başlıca merkezlerinden…
Ahmed Kâsânî Mahdûm-ı A‘zam
Ahmed Kâsânî Mahdûm-ı A‘zam (866/1461–949/1542), Muhammed Kādî-i Semerkandî’nin yanında on iki yıl yetişen; Dehbîd’i büyük bir Nakşibendî irşad merkezine dönüştüren, hafî ve cehrî zikri müridin kabiliyetine göre uygulayan ve otuz civarında…
Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî
Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir.
Akşehirli Abdullah Dede
Akşehirli Abdullah Dede (ö. 968/1560-61), Akşehir yakınında zâviye ve misafirhane kuran, yolcuları ağırlayan ve gelen bağışları aynı gün ihtiyaç sahiplerine dağıtan derviştir.
Alâeddin Ali Ahmed Sâbir
Alâeddin Ali Ahmed Sâbir Kalyerî (1196-1291), Baba Ferîd Genc-i Şeker’in halifesi ve Çiştiyye’nin Kalyar merkezli Sâbiriyye koluna adını veren pîrdir.
Arslan Baba
Arslan Baba, tarihleri bilinmeyen; Yesevî geleneğinde Ahmed Yesevî’nin ilk mürşidi, Mansûr Ata’nın babası ve peygamberî emanet menkıbesinin taşıyıcısı olarak anılan Türkistan sûfîsidir.
Aziz Mahmud Hüdâyî
Aziz Mahmud Hüdâyî (1541-1628), Üftâde’nin irfanını Üsküdar merkezli ilim, vaaz, şiir, vakıf ve irşad ağına dönüştüren; Celvetiyye’yi teşkilâtlandırıp Anadolu ve Balkanlara taşıyan mutasavvıf, âlim ve şairdir.
Baba Zâkir
Baba Zâkir (ö. 1407 veya 1417), kaynaklarda Ali, mezar taşında Alâaddin adıyla anılan; Emîr Sultan’ın zâkirbaşısı ve halifesi olarak Bursa Namazgâh çevresinde mescid ve zâviye kuran sûfîdir.