Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

102 sonuç · toplam 200 · “Rüya” · 1/5

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Rüya

ع Düş, uyku halinde zihinde beliren düşünceler ve olaylar. 2. Rüya üç çeşittir. Allah'tan olan rüya, melekten olan rüya, Şeytan'dan olan rüya. Birincisi açık olduğundan yoruma ihtiyaç göstermez, ikincisi rüya-yı sadıka olup yoruma muhtaçtır…

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Er Doğruya Hak Doğruya

Konuşurken sözün doğru olduğunu açıklamak için veya doğruluğunu öğütlemek için kullanılan bir deyim.

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Miyâr-ı tarikat

Mürşid-mürid ilişkisi, günlük vird, zikir, halvet, rüya yorumu, kıyafet ve davranış adabını düzenleyen Şâbânî tarikatnâme geleneği.

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zâviye

Genellikle tekkeden daha küçük irşad, ibadet, barınma veya yolcu ağırlama birimi için kullanılan tarihî terimdir. Sınır bölgelerinde ribât, şehirlerde mahalle tekkesi veya bir şeyhin sohbet mekânı işlevi görebilir. Tekke, hankah ve zâviye k…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Agâh

Vâkıf, muttali, müteyakkız, arif, aşina, dikkatli, haberdar, uyanık. tas. Halden anlayan, doğru yolu gösteren, maddi ve manevi olarak darda kalanların imdadına yetişen bilgin ve olgun; Hak adamı, hoşgörülü ve kalp gözü açık veli. Eski kayna…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahlâm

Rüya, düş. 2. tas. a Hayal mertebesi, misal mertebesi. İnsan uyurken, nefs maddi âlemle ilişkisini tamamen keserse, o nefse misal âleminin suretleri yansır, tıpkı bir şeyin aynaya yansıması gibi. Sadık rüya ve ahlâm bu durumda ortaya çıkar…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Allah

Lafza-i celal, ism-i azam, yani Yüce Yaratıcı'nın en büyük ve en muazzam ismi. 2. Ma‘bûd bi'l-hak, mutlak ilah. Haklı ve meşru olarak yalnızca O'na kulluk edilip tapıldığından el-Ma‘bûd bi'l-hak, yani hakiki ve yegâne Mâbud denilmiştir O'na…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bekçi

Koruyan, gözeten ve muhafaza eden kimse. Tasavvufî halk inanışında bazı şehir ve beldelerin mânevî koruyucusu kabul edilen velîler için mecazen kullanılır. Okuma notu Bir beldenin “mânevî bekçisi” olduğu düşüncesi gelenek içi velâyet tasavv…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çehar-yâr-i güzin

Ik dort halife, hulefa-i raşidin. Kasr-ı şer'inde Ebu Bekr u Ömer ol Şâhın Dahi Osmân u Ali oldular erkân-ı bina Biri sıdk ile, biri adl ile bihemtâdır Biri hilm ile, biri ilm ile ferdu yektâ Biri bahr-i atâdır, birisi kulzum-i dâd Birisi k…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hab u hayal

Uyku ve rüya. 2. tas. Dünya, mâsivâ. Haci. ar. (>) 1. Ziyaret. 2. Bir Müslümanın Belli kurallara uyarak zilhicce ayında Kâbe'yi ziyaret etmesi. 3. tas. Hakk’a ermek için yapılan manevi ve ruhsal yolculuk (11s). Allah'ın inayetine güvenen sâ…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hort

ör. Zillet, meskenet. 2. tas. a Tevazu, alçak gönülü olmak. b Ulu Allah'ın huzurunda zelil olan aziz olur. Nefsini zelil bilen Hakk'ın izzetiyle izzetlenir (sr). “Allah kendini aşağı göreni yükseltir, yüksek göreni alçaltır” (ax 11:242). Bk…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İstihare

i ar. Hayır dilemek. 2. Bir iş konusunda, hayırlı olanı göster- | İstikamet 10 te mesini Allah'tan niyaz etmek, ondan bir işaret beklemek. Bunun çeşitli yolları geliştirilmiştir; bunlardan birisi Kur’ân'ı rastgele açıp bir ayet okumak ve ay…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kesret-Vahdet

(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kışr-Lüb

(J — (قشر Kabuk-öz, çekirdek-iç. tas. Bâtın ilmini bozulmaktan koruyan zahir ilmi, kışr; bu ilmin koruduğu bâtın ilmi, lüb'dür (iç, öz). Zahir ve bâtın ayrı iki şey değildir; aynı şeyin biri dışı (kabuk) diğeri içidir. Şeriat, tarikat, haki…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kol

Şube. tas. Tarikat kurucusu şeyhin ölümünden sonra çeşitli guruplara ayrılan tarikat şubeleri. Tarikati kuran şeyh vefat edince, bazen halifelerinden her biri bağımsız bir şeyh olarak ortaya çıkar ve çevresinde birçok mürit toplar. Halifele…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mâh-rüy

Ay Yüz. İster rüyada görülsün, ister uyanıkken

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mana

Anlam. tas. Hakikat, sır, marifet. Bir şeyin sahtesi ve taklidine dava, hakikatine ve ruhuna mana (ma'ni) denir. Âlem-i mana: Rüya âlemi, bazen gayb ve misal âlemi. Marifet-i şuhüdi Eydürsin kim gözüm görür dâviyi, ma'niye irür Gündüzün gün…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yesevî halveti

Oruç, Kur’an tilâveti, hikmet okuma, gece zikri, sınırlı yemek, rüyanın mürşide arzı ve dua ile yürütülen kırk günlük toplu eğitim düzeni.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mübeşşire

Müjdeleyen şey. Hadis dilinde peygamberlikten geriye kaldığı belirtilen sâlih ve doğru rüyalar için kullanılır. Tasavvuf çevrelerinde yol gösterici veya teselli edici rüya anlamı taşır; tek başına dinî hüküm ve kesin tarihî bilgi kaynağı sa…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nakip

Şeyhin yardımcısı olan en kıdemli mürit. Bkz. Nükeba, Allah ki mücid-i cihandır Her türlü nikabtan iyandır M. Naci Nâkus i ar. (95 b) r. Can, 2, tas. a Cem makamı. b Sâlikin tevbe edip ibadete ve zühde yönelmesini sağlayan bir uyanış (intib…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ruhsat

Kolaylık, belli mazeretler sebebiyle bazı dini hükümlerin hafifletilmiş olarak uygulanması. tas. Dini hükümlerin hafif ve cevaz esası dahilinde uygulanması. Süfiler dini hükümleri ruhsat ve cevaz dairesinde değil, azimet ve kemal dairesinde…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sâhip

Le) Ashab. tas, a Sohbete katılan, mürit, derviş. b Yoldaş, musahip. c Ehl. d Bir beldeyi veya şehri manen koruyan ve ona bekçilik eden veli veya yatır; örn. Üsküdar'ın sahibi Aziz Mahmud Hüdai, Konya'nınki Hz. Mevlânâ'dır. Bekçi. Sahk 1. E…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Savm

Oruç. Savmaa — Savâmi (a+! صو — dae yo) Mabet, ibadethane, rahiplerin ve keşişlerin ibadet ettikleri zaviyeler. tas. a Mescit. b Süfilerin ibadet için çekildikleri köşe, zaviye, ibadet için özel olarak ayrılan küçük yer. c Kalbin mâsivâdan…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Taayyün

Belirme, belirlenme, belli olma, ortaya çıkma. 2. tas. Müşahhas hale gelme, birbirinden seçilme, ayırt edilme, ayn olarak ortaya çıkma. Ilk taayyün, vahdet mertebesi; ikinci taayyün ise vahidiyet mertebesidir. Süfilere göre Hakk'ın zatında…

↗