ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
38 sonuç · toplam 91 · “Himmet” · 1/2
01Himmet
2. Bir kemal halini veya diger bir şeyi elde etmek için bütün ruhani güçleriyle birlikte kalbin Hakk’a yönelmesi. 2. Halis ve iyi niyet. İsabetli ve sıhhatli karar her şeyden önde gelir, her şey buna bağlıdır (sr 388) 3. Ermiş kişilerin mak…
Himmetiyye
Himmet Efendi (ö. 1095/1684)’nin kurduğu bir tasavvuf okulu olup, Bayramiyye’nin kollarmdandır.
Himmetu Erbâbi’l-Himemi’l-âliye
Arapça, yüce himmetlere sahip olanların himmeti anlamında, zincirleme bir isim tamlaması. Sulukta üçüncü derecenin himmetidir. Bu derecede, sadece Hakk’a bağlanılır, O’nun gayrisine iltifat edilmez. Buradaki sâlik, hallere, makamlara, isiml…
Himmetu’l-Enefe
Arapça, keskin himmet demektir. Sulukta ikinci derece budur. Bu, enefe sahibini amel karşılığı ecir isteğine götürür. Öyle ki, sonunda, kalbine Allah’ın sevap olarak vâdettiği şeyin beklentisi, meşguliyet olarak gelir. Hakk’ı müşahededen ge…
Himmetu’l-İfâka
Arapça, bolluk ve iyilik himmeti demektir. Sülük (manevî tekamül eğitim; yolun) da, himmet derecelerinin ilki olup, bu derecede olan sâlik, faniyi terkeder, bakiye talib olur.
Halk bi'-himmet
1. Himmetle yaratma. Arifler himmetleriyle yaratma gücüne sahip olur (İFM; tex 88). Bkz. Himmet. Halk-ı cedit Yeniden Yaratma, Hakk'ın nefesinin mümkün varlıklara her an ve kesintisiz ulaşması sebebiyle bu varlıkların aralıksız varlıklarını…
Anz
(عا رض) ç Avârız. Engel, gelip gecici sey. tas. a Nefs ve seytandan gelip ruh ve kalplere ârız olan ve kötüye kılavuzluk yapan arzular, düşman tarafından kurulan tuzaklar, yola konulan engeller. Düşman denilen Şeytan ve nefsten gelen her şe…
Ayin-i niyaz
uy 1) Niyaz ayini. Bektaşiler Babaya gelip hayır ve himmet istemek için onun huzurunda yüz ve gözlerini yerlere sürerek yalvarırlar, buna niyaz etme ve niyaz ayini adı verilir (AM 220). 2. Mevlevilikte mukabele ayini bittikten sonra istek ü…
Bereket
(5 (بر 1. Feyz, himmet. Bkz. Teberrük.
Dâiye
¢. Devai. Saik, arzu, içten gelen istek, tas. Nefsin arzu ve eğilimlerine dâiye-i nefsani adı verilir (sr). Allah'ın nzasina uygun isteklere de dâiye-i Hak denir. Insan bir arzunun doğuşu ve eyleme dönüşmesi Şu aşamalardan geçer: nakru'l-hâ…
Edviye
Devalar, ilaclar. 2. tas. Su makamlara edviye denir: ihsan, ilim, hikmet, basiret, firaset; tazim, ilham, sekinet, tume'ninet, himmet (HM 29). ‘at-1 Ef'aki kulüb ( 45 J bi!) Deva 1. Gönül işleri. 2. tas. Sevgi, samimiyet, şükür, riza ve tev…
Envar-ı seba
Yedi nur. tas Halvetiye tarikatine göre, nefsin yedi mertebesinde görülen nurlar mavi, sarı, kırmızı, siyah, yeşil, beyaz, renksizdir (sme 35). Er x. Recul, erkek, mert. tas. Ricalullah ve merdan-i Huda'dan olan zat, Allah adamı, veli, ermi…
Eşik
Atebe, âsitâne ve dergâh. tas. Tasavvufta ve genelde doğulu kavimlerde eşiğin bir kutsiyeti vardır. Ulu kişilerin ululuğunu anlatmak için oturdukları evlerin eşiklerinin ululuğundan söz edilir. Eşik mahviyeti simgeler. Müridin, şeyhin kapıs…
Hâcis
le) ع Hevâcis Insanın zihnine gelip geçen şeyler. tas. İlk haur. Kalbe giden ilk his ve fikir. Genelikle hayır olduğu kabul edildiğinden buna Rabbani hâtır adı verilir. İlk hâtır hep isabetli olur, hiç hatalı olmaz. Bu hâtır nefste gerçekli…
İkrar vermek
Söz vermek, üstlenmek. 2. tas. Mevlevilikte ve Bektasilikte tarika- ظ 181 | İlim mm m Me A ال تاس رما te girmeye ve şeyhe bağlanmaya talibin söz vermesi, biat yapması (AM 260-266). Ikrar verilirken okunan tercemana terceman-ı ikrar denir; “…
Mülk
Şehadet âlemi, maddi ve cismani âlem. Şeriatta seninki senin, benimki benim Tarikatte seninki senin, benimki de senin Hakikatte ne seninki senin, ne de benimki benim, hepsi Hakk'ın Mülk âlemi-Meleküt âlemi Zahir âlem mülk âlemi, bâtın âlem…
Niyaz
Dua, yalvatma, tevazu gösterme, selam, himmet, baş kesmek. Ehl-i niyaz. Unf ile halkı kapından sürme Kimseye dâmen u dest öptürme Nâbi Niyaz ayini — Niyaz mukabelesi Mevlevilikte semâ ayini bittikten sonra semâ etkisinde kalan ve coşan kims…
Samt
+. Killet-ı kelâm, Süküt, susmak, hamüş olmak. 2. tas. Tasavvufta süküt etmek ve bir mecburiyet olmadıkça konuşmamak, konuşunca da gerektiği kadar konuşmak esastir. Samt iki türlüdür: zahiri sükat, lisanın konuşmamasıdır; batini süküt, zihn…
Savm
Oruç. Savmaa — Savâmi (a+! صو — dae yo) Mabet, ibadethane, rahiplerin ve keşişlerin ibadet ettikleri zaviyeler. tas. a Mescit. b Süfilerin ibadet için çekildikleri köşe, zaviye, ibadet için özel olarak ayrılan küçük yer. c Kalbin mâsivâdan…
Sayd
x, Avlama, av, 2, tas. a Cezbe. b Hicran makamı (sr). Saye >. Gölge, zil. 2. tas. Öze göre kabuk mesabesinde olan hakikatin gölgesi . Sâye-i pir, sdye-i erenler deyiminde, saye-i himmet ve inayet anlamında kullanıhr. Seâdü'l-vecheyn fi'd-dâ…
Sekinet
1, Vakar, ağırbaşlılık, sükünet. 2. tas, Gaybın (ve maneyi feyzin) gelişi esnasında kalbin bulduğu itmi'nan ve huzur hali. Sekinet nebi ve velilerin kalplerine iner, Nur, kuvvet ve ruhtan oluşur, korkan kişi o sayede sükün, mahzun teseli bu…
Tasarruf
Faaliyet göstermek, yetkiyi kullanarak iş yapmak. كما Keramet göstermek, olağanüstü yollardan iş yapmak ve tesir etmek; insanlara ve eşyaya hükmetmek ve onları idare etmek; Allah'ın eşyayı ve bütün varlıkları velisine musahhar kılması. Haki…
Zahir-i mümkinat
yal) 1, Mümkün varılıkların dış yüzü. 2. tas. Hakk'ın, mümkünlerin a'yân ve sıfatlarının suretinde tecelli etmesi. Buna izafi vücut, zahir-i vücut ve ilâhî vücut ismi de verilir (KI; cr). Zahit i, s. ar. (زا هد) ¢. Zühhat Dünyaya rağbet etm…
Müheymin (el-Müheymin)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (ism-i şerîflerinden); her mahlûkun (yaratılmışın) ömrünü, amelini, rızkını, ecelini, nefeslerini, sözlerini bilen, gören, onların bütün hallerinden haberdâr olan. Müheymin yalnız Allahü teâlâya mahsûs isi…