ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
57 sonuç · toplam 469 · “Hafîz” · 1/3
01hâfiz (II)
hâfiz (II) s. ve a. [< Ar.hıfz] Hadis biliminde, hadis rivayet ve nakil konusunda uzmanlaşmış ve pek çok hadisi ezberlemiş kimse; eşanlamhsı: “hâkim, hüccet, imâm, muhaddis, emîrü’lmü'minîn fi’l-hadîs” (bk. bu maddeler).
hâfiz-ı hadîs
Hadis biliminde, pek çok hadisi ezberlemiş ve bunlar üzerinde çahşmış kimse. bk. hâfiz (II), emîrü’lmü'minîn fi’l-hadîs
hâfiz-ı kütüb
Bir kütüphanede kitapları düzenleyen, koruyan ve okuyucunun hizmetine sunan kimseler. Bu kimseler için “emîn-i kütüb, hâzin, hâzini kütüb” terimleri de kullanılmıştır. Bu unvanı alabilecek kimselerde, “esâmî-yi kütüb-i mu'tebereye arif, müd…
Hâfıza
Hıfz etme (ezberleme) ve hatırda tutma kuvveti. His organları ile duyulmayan fakat duyulanlardan çıkarılan mânâları saklayan mânevî duygu merkezlerinden biri. Hocam Vekî'e hâfızamın zayıflığından şikâyet ettim. Günâhları terketmemi söyledi.…
kurrâ hâfız
kurrâ hâfız a. Esas mesleği Kur’ân mi okumak olan ve geçimini bu yollla sağlayan deneyimli hafızlar. yet kurtuluşa erenler a. Kur’ân-ı e Kerîm’de “felâh, iflâh, fevz, n mefâze” kavramlarıyla geçen ı” bu terim, kurtuluşa ermek, tasa r ve kay…
adlü’n-hâfızûn
Hadis ravîlerinin adaletli ve hafız, yani yetkin olması durumu
Ayyar
Olar. Kurnaz, açıkgöz, avare, durmadan dolaşan. Devletlerin zayıfladığı ve devlet gücünün tesirini yitirdiği dönemlerde ortaya çıkan, bazen kendilerine göre bir düzen kuran çapulcular, şehir eşkiyası, başı bozuklar, zorbalar, efeler, kabada…
Cehri zikir
& >>) Yüksek sesle yapılan zikir. Nakşbendiye gibi bazı tarikatler, müritlerin ancak kendilerinin işitebilecekleri kadar pes bir sesle zikre izin verir. Buna hafi zikir, diğerine cehri veya aleni zikir denir. Kadiriye ve Mevleviye gibi tari…
emir
Bir ülkenin başı, bey reis. 2. Kumandan, vali veya bey yerine kullanılan bir terim Kur’ân-ı Kerîm’de sadece bir yerde (Nisâ suresi, 4 / 59 “ûlü’l-emr” biçiminde geçmek tedir. Hadislerde ise sıkça kulla nılmıştır (Wensinck, el-Mu’cem “emr”).…
Gina
Zenginlik. tas. Tam ve kâmil mülkiyet. Mutlak olarak gani Allah'tır; çünkü her şeyin zatı onundur (kı). Mâliku'l-mülk O'dur, insanlar ise fakirdir. Hak ile kendini zengin bilen (istigna bi’l-Hak) ondan başkasına muhtaç Gönül etmek olmaz; zi…
Hamd
Nimetini, lütfunu ve yüce vasıflarını dile getirerek yapılan övgü. Saygıyla yapılan güzel ve samimi medih. Ezeli ve ebedi sevgilinin 4 kemallerini, ona hürmet ve tazim maksadıyla cemal ve celal sıfatları halinde dile getirme (sr). Bkz. Kavl…
İbâhiye
با حيه) ( “Biz günahtan kaçınma gücüne sahip değiliz,” deyip Müslümanların mal ve namuslarını mübah sayan süfi zümresi (TK 1:126; SL 538; CN 19). Ibahiyeci mutasavvıflar yalnızca kendi keyiflerine bakarlar ve “başkasına za- Tar verme de, ne…
Yesevî hikmeti
Yesevî çevresinde tevhid, tövbe, nefis terbiyesi, sünnete bağlılık ve âhiret şuurunu sade Türkçe manzum sözle öğreten irşad metni. Dîvân-ı Hikmet nüshaları farklı dönemlerin ortak hafızasını taşıdığı için her şiir doğrudan Ahmed Yesevî’ye a…
Yeseviyye’de cehrî zikir
Tevhid ve Hay isimlerinin ses, nefes ve beden ritmiyle topluca icra edildiği Yesevî zikir usulü. Hafî zikir bütünüyle reddedilmez; müridin hâline göre eğitim yöntemi değişebilir.
Teveccüh
Yönelme, öz alaka. tas. a Şeyhin Hakk’a, müridin mürşide yönelmesi, gönlünü ona bağlaması. b Nakşilikte muhabbet râbıtasının bir şekli. Mürit, şeyhin ruhaniyetine muhabbet yoluyla teveccüh eder, teveccüh esnasında öyle bir istiğrak (trans)…
Umena
Emin ve güvenilir kişiler. tas. Melamet ehli. İçlerinde olandan dışlarında eser görülmeyen Melamiler (kn). İçlerine tevdi edilen ilâhî sırı ve hakikati, ehlinden başkasına kesinlikle ifşa etmediklerinden bunlara ümena denilmiştir. Melamiler…
Zikir
veya Zikr Anmak, hatırlamak, yâd etmek. 2. tas. a Allah'ı anmak ve hatırlamak; onu unutmamak ve gaflet halinde olmamak. b Allah kelimesini veya lâilahe illallah cümlesini söylemek ve tekrarlamak, İlkine lafza-i celal zikri, ikincisine kelim…
adi
Adalet, doğruluk, hakkaniyet. 2. Hakkı ve eşitliği gözetme, dürüst davranma, “cevr” ve “zulm” karşıtı. 3. Bu terim, “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah'ın adları) ndan olup Kur’ân-ı Kerîm’de pek çok ayette zikredilmiştir. Ayrıca “Adi” adı Allah’ın doksa…
müfîd
Hadis biliminde, muhaddis mertebesinden üstün kabul edüen, fakat hafız derecesine ulaşamayan hadis bilginleri.
âdıd
âdıd a. (iüiL) [Ar.] Hadis biliminde, kusuru bulunan bir rivayeti bu kusurundan armdıran ve onu sağlıklı biçimde destekleyen ikinci bir hadis. 2. Aralarmda hafıza eksikliği bulunan bir ravînin rivayet ettiği hadisin aynısı, bir başka yoldan…
ihtilât
fık. Yaşlanma veya çeşitli sebeplerle aniden hafıza bozukluğuna uğrama.
cerh ve ta'dîl
Hadis biliminin en önemli konularmdan olup sahih hadis ile zayıf hadisi ayırt etme işine verilen ad ve bu konuyu araştıran bilim dalı. Bu sorunu râviler “metâ'in-i aşere” [on kusur) veya “ta'n sebepleri” olarak on kusurda incelemişlerdir. K…
hâkim (II)
hâkim (II) a. ve s. [< Ar. hükm] Hadis biliminde uzmanlaşmış ve mesleğinin zirvesine çıkmış kimseler. Bu seviyeye ulaşabilmek için bir kimse, rivayet edilen bütün hadisleri metin, sened, râvilerin durumu ve öteki teknik özellikleriyle bilme…
hafaza
hafaza ç.a. (<kk) [Ar.hâfiz’ın ç. b.] Hafızlar (bu anlamda pek kullanılmamıştır). 2. İnsanm amellerini yazmakla ve korumakla görevli melekler. İnsanm amellerini yazmakla ve korumakla görevli melekler.