ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1271 sonuç · toplam 2038 · “Buy” · 1/53
01Buy
Koku, nefha. tas. Gönlün ilgi ve bağlantıdan (alâka ve ittisalden) haberdar olması ki, esasen başlangıçta cem makamındayken vardır ve şimdi de tefrika makamında değişik bir halde mevcuttur (us).
büyü
sihir
buyruk
ferman
Büyüklük Allah’a Mahsustur
Bu atasözü ya kibir satan kişiler için kullanılır, ya da konuşan kişi tarafından tevazu ve mahviyet maksadıyla söylenir. Allah büyüklenenlerin düşmanıdır. Zira bir kudsi hadiste Allah şöyle der: “Kibriya (büyüklük, ululuk) benim hırkamdır.…
âlem-İ Kebîr(büyük âlem)
İnsandan başka bütün mahlûkât, kâinat ve içindekiler. Âlem-i kebîrdeki mahlûkların en şereflisi ve en büyüğüArş'dır. (İmâm-ı Rabbânî)
Savaş Büyük Savaş
Hz. Peygamber (s) Tebük gazvesinden dönüşünde “küçük savaştan büyük savaşa döndük” demiştir. Ay, Ramazan ayı yani oruç ayı idi. O, bu şekilde oruca, yani nefisle mücadeleye büyük savaş adını vermişti. Savaşın büyüğü, bu şekilde, nefisle yap…
Ebu Yakubiyye
Ebu Yâkub el-Baveysî tarafından kurulan bir tasavvuf okulu.
Tevhîd-i zât
tevhîd-i zât a. GJj ^ji) tas. Tasavvuf inancma göre, Allah’ın birliğini ifade eden terim. Bunun karşıhğı “Lâ mevcûde illallah” tır. tevhîdât ç. a. [Ar. tevhîd ç. b. ] Tevhitler, bk. tevhîd tevhîdhâne a. [< Ar. tevh + F. hâne] tas. Bağımsız…
Aba
Dervişlerin ve müritlerin giydikleri kalın ve kaba kumaştan yapılan uzun ve bol elbise. Yoksul ve züğürtlerin giydiği basit bir elbise olduğu için süfiler ve dervişler bu elbiseyi fakr alameti ve züht nişanesi olarak giymeyi tercih etmişler…
Abdullah
(4 | (عبد Allah'ın kulu, Tanrı kulu. tas. a Allah'ın kendisinde bütün isimlerle tecelli ettiği kul. Allah ismine mazhar olan insan. Allah'ın kulları içinde derecesi en yüksek olan Abdullah'tır; çünkü o ism-i azamı kendisinde gerçekleştirmiş…
Âsitâne
Bir tarikatın pîr makamını veya merkez dergâhını ifade eden terimdir. Büyük ve tam teşkilatlı bazı tekkeler için de kullanılır. Her kaynakta aynı idarî dereceyi göstermez. Âsitâne, zâviye ve tekke adları dönem, yol ve coğrafya bağlamında de…
Ada
اعداء) t Adü veya Adüvv Düşmanlar. tas. Allah'ın dostlarına evliya veya evliyaullah dendiği gibi düşmanlarına da ada veya adâu'llah (aduvvu'llah) denir (Fussilet Suresi, 19, 28.) Bunların tekilleri kullanılarak veliyyu'llah ve aduvvu'llah d…
Âdâb
İ) t. Edep Uyulması gereken görgü kuralları, göz önünde tutulması gerekli olan esaslar, izlenmesi gereken yol yordam. En iyi hal ve hareketler, ölçülü davranışlar, kişiler arasındaki iyi ilişkileri düzenleyen esaslar. tas. Süfilerin uydukla…
Ahdâs
(! ع (احد Hades. Yeni yetmeler, oğlanlar, tüyleri yeni bitmiş yakışıklı ve güzel sesli çocuklar. Bazı mutasavvıflar bu nitelikteki oğlanları sohbet toplantılarına çağırmışlar, onlara ilâhî okutup coşmuşlardır. Râiha-i tayyibe, vechisabih ve…
Ahir
veya Ahir Son. 2. tas. a İnsanın sahip oldugu her cesit sifatin evvel ve ahiri Hak olup o, Hakk'ın evvel ve ahir sıfatları arasında anzi bir varlıkur. b İnsanın yeryüzündeki hilafeti evvel ile ahir arasında bir berzahur. c Evvel ve ahir bir…
Akit
Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…
Alaka
ç. Alaik Bağ, engel, neden. tas. Kulu bağlayıp Hakk’a giden yola girmesini, bu yola girdikten sonra da doğru bir şekilde ilerlemesini engelleyen maddi ve nefsani nedenler, dünyevi bağlar ve her türlü engel. Bu bağların kopanlıp atılmasına k…
Âlem
Kâinat; Allah dışında yaratılmış bütün varlıklar. Kelime ayrıca ortak bir niteliğe sahip varlıkların meydana getirdiği topluluk için kullanılır: insanlar âlemi, ruhlar âlemi ve hayvanlar âlemi gibi. Âlem, yaratıcısına işaret eden bir eser v…
Allah
Lafza-i celal, ism-i azam, yani Yüce Yaratıcı'nın en büyük ve en muazzam ismi. 2. Ma‘bûd bi'l-hak, mutlak ilah. Haklı ve meşru olarak yalnızca O'na kulluk edilip tapıldığından el-Ma‘bûd bi'l-hak, yani hakiki ve yegâne Mâbud denilmiştir O'na…
Arbede
Savaşmak, kavga etmek. tas, Cezbeli sâliklerin ve galebe halindeki bazı süfilerin Hak'la tartışmaları, çekişmeleri ve kavga etmeleri (BM 181); müşacere ve muhaseme de denir. Bir naz ve samimiyet halidir (Bakli, age, s 180). Hz. Ibrahim Alla…
Anz
(عا رض) ç Avârız. Engel, gelip gecici sey. tas. a Nefs ve seytandan gelip ruh ve kalplere ârız olan ve kötüye kılavuzluk yapan arzular, düşman tarafından kurulan tuzaklar, yola konulan engeller. Düşman denilen Şeytan ve nefsten gelen her şe…
Ars
Feleklerin felegi, en büyük felek, taht, mülk, hâkimiyet, ihata, zuhur, tecelli, tas a Azamet mazharı, tecelli mahalli, zatın hususiyeti, cism-i külli (cik 11:5). b Allah'ın mukayyet isimlerinin istikrar mahalli. c Külli cisim, mutlak varlı…
EE
اا حتت Ashab-ı kurb-i nevafil yolculuk sırasında asa bulundurmak süfilikte bir gelenektir. Hz. Ibrahim ve Hz. Musa'nın asalan vardı. Hz. Peygamber de asa kullanırdı (sa 136, 137, 142). Asaya muin ve müttekâ da denir. Asa o çağlarda hem sila…
Ashap
Bir ismin başına gelirse, genellikle o isme “-cilar” ve “-cular” NN Aşina anlamı kazandırır. Orn. ashab-ı yemin (sağcılar), ashab-ı şimal (solcular) gibi. Âsitân — Âsitâne i. Jar 1 - (آمعاان >. Atabe, eşik, dergâh. 2. tas, a Tekke, dergâh.…