Köken ve kullanım
i. ar.
د
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Savaşmak, kavga etmek.
- tas, Cezbeli sâliklerin ve galebe halindeki bazı süfilerin Hak'la tartışmaları, çekişmeleri ve kavga etmeleri (BM
181); müşacere ve muhaseme de denir. Bir naz ve samimiyet halidir (Bakli, age, s
180). Hz. Ibrahim Allah'la tartışmıştı (Hud Suresi, 74). Hz. Musa Allah’a, “Bu senin
fitnendir” (Araf Suresi, 155) demişti. En güzel arbede Hz. Berhiya ile ilgilidir. Hz.
Musa kavmiyle birlikte yağmur duasına çıkınca, Cenab-ı Hak, Berhiya isimli kulu
dua etmedikçe o günahkâr kavme yağmur vermeyeceğini söylemiş, Hz. Musa gi-
dip onu bulmuş, alıp dua yerine getirmiş, dua etmesini rica etmiş, Berhiya da Allah’a hitaben şöyle demiş: “Bu yaptığın şey senin ne fiiline ne de hilmine yaraşır!
Ne gördün de rahmetini kestin! Rüzgârlar mı emrini dinlemiyor, rahmetin mi tü-
kendi, yoksa günahkârlara gazabın mı şiddetlendi! Bu günahkârları yaratmadan
önce affedici değil miydin! Rahmeti yarattın, şefkatli olmayı emrettin, ama sen
böyle yapıyorsun! Yoksa rahmetini bizden esirgiyor musun, yoksa bizi elinden
kaçıracağından korktuğun için hemen cezalandırmak mı istiyorsun?” Berhiya Al-
lah'a böyle nice sözler söylemiş. Sözü biter bitmez gökte bulutlar belirmiş, sicim
gibi yağmur yağmaya başlamış. Hz. Musa, Berhiya'nın bu sözlerine çok öfkelen-
İİİ İÇİM >“ö“—«< EAEö.
Arif
e eee ee د
miş. Allah ise ona: “Ya Musa! Berhiya beni her gün üç defa güldürür,” demiş. (ci
Iv:331). Yünus'un şiirlerinde de bu türlü çekişmeli dizeler vardır:
Sen temâşâ kılasın ben hod yanam
Hâşâ lillah senden ey Rabbu’l-Enam