Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

144 sonuç · toplam 308 · “diyet” · 3/6

Arşivin bazı koleksiyonları şu anda güncellenemiyor. Sonuçlar eksik veya son başarılı okumaya ait olabilir.

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kül

Bütünlük, tümlük. tas. a Kul, Allah'tan başkasına az ya da çok bagimh olduğu sürece Hakk’a bütünüyle (külliyen) kul olamaz. “Sen her şeyinle ona yönelirsen o her şeyi sana yöneltir”. b Isimleri kendisinde toplayan ilâhî birlik (vahidiyet) m…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahbup - Habip

ب - حبيب) >) I. Sevgili, yar. 2. tas. Mutlak olarak Hak. İster sevsinler, ister sevmesinler, herkesin hakiki mahbubu O'dur. Mahbup olması daha çok abdiyet ve ubüdiyet itibariyledir (us).

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahv

Silmek, yok etmek; bir şeyin, izi kalmayacak şekilde ortadan kalkması tas. Kulun fiillerinin Hakk'ın fiillerinde fani olması. | Yüksek derecedeki kullarını Hak kendine çeker, onların nefeslerini mahv (yok) | eder, onları kendi katında var k…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mebâdi

İlkler, 2. tas. Sâlikin sülükunun başlangıcında riayet etmesi lazım gelen namaz, oruç ve benzeri hususlar ve şer'i adap ki, mübtedilerin mutlaka bunlara uymaları icap eder (sr). Mebâdi'n-nihayat ( (مبا دى | لنهايا 1. Sonların ilkleri. 2. ta…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mebna-i tasavvuf

ف) yar el) 7, Tasavvufun temeli. 2, tas. Fakirlik ve ihtiyaç haline sımsıkı sarılmak, cömert ve diğerkâm olma halini gerçekleştirmek, teşebbüs | ve iradeyi terk (: Kİ). Mecâli-i külliye (4.15 «J lees) Varlığın genel tecelli yerleri, tecelli…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Melamet

Su) Kınama, ayıplama, kötüleme, karalama, tas. Melamet selameti terk etmektir (Hamdun Kassar). Kınayanların kınamasından çekinmeden doğru yolda yürümektir. Allah'ın kanunu öyledir ki, kim halkı hak yola davet et- se herkes onu kınar. Peygam…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Menzil

Makam, konak, durak, mertebe seyr ve sülûk esnasında varılan ve geçilen konaklama yerleri. Merâtib-i külliyye (415 تب | 5) Umümi mertebeler, genel kategoriler. tas. Varlığın külli mertebesi altıdır: zat-ı ahadiyet, hazret- i vahidiyet, müce…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mestüri

Gizlilik. 2. tas. Ermişler ve peygamberler de dahil olmak üzere kâinatta hiçbir kimsenin idrakının ulaşamadığı ilâhî mahiyetin künhü (115). Gayb-ı mutlak, Zat-ı ahadiyet. Meşârik-i feth (55 5 _ +) veya Meşârik-ı subh 1. Fetihlerin doğuş yer…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Meşârik-i şems-i hakikat

Hakikat güneşinin doğuş yerleri. 2. tas. Cem ahadiyetinin aynında tam bir fena hali hasıl olmadan önceki zati tecelliler (kı). Meşhet (445) ç. Meşâhit 1. Hakk'ın tecelli ettiği yer, mazhar tecelligâh. b Şehitlerin gömülü oldukları yerler, k…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mey

Eğilim. tas. Esas ye maksattan habersiz gayr-i ihtiyari olarak her şeyin tabii bir halde kendi aslına dönmesi, Maddelerin tabiatlara (kuruluğa, yaşlığa, sıcaklığa, soğukluğa) dönüşmesi, tabiatların da iradesiz olarak kendi asıllarina dönmel…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mizan

Ölçü, terazi, tas. Insanın doğru düşünceye, isabetli söze ve güzel işe ulaşmasını ve bunları zıtlarından ayırt etmesini sağlayan esaslar. Şeriattarikat-hakikat bilgisini içeren hakiki vahdetin gölgesi olan adalet budur. Ahadi- yet-i cem ve…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Münâzele

(45 (منا Mesafe alma, menzillerde yol alma. Biri iniş, diğeri çıkış halinde bulunan iki zatın yüzyüze gelmeleri. 2. tas. a Hakk'ın kuluna inmeyi irade etmesi ve kulunun kalbinde ona doğru gitme arzusunu yaratması ve böylece bir karşılaşma h…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müstehlek

Helak ve mahvolan. tas. Geriye bir iz ve belirti رط Müştak m — ا rakmayacak şekilde zat-ı ahadiyette fani olan (kı), Müstened-i marifet (5 1, Marifetin istinadgâhı, 2. tas. Bütün isimlerin kaynağı olan vahidiyet mertebesi. Müsterih 5 ar, (س…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müstevâ-i ism-i azam

عظم) | port (مسحوئ + Ism-i azam alanı. عم Hakk'ı içine alan Beytu'l-haram, Yani insan-ı kâmilin kalbi (kn). Müşahede; ar. (o (مشا هد x, Görme, perdenin açılması, temaşa ve seyretme. tas. a Hakk'ın gönüllerde hazır olması, Müşahedenin doğru…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nun

N harfi, tas. a Kün (ol) emrindeki ikinci harf, b Özet bilgi (ilm-i icmâli). Hazret-i ahadiyetteki özet bilgiye nun, hazret-i tafsile kalem denir. Hokkadaki mürekkep özet bilgiyi, kalem ise ona göre daha ayrıntılı olan bilgiyi simgeler. c K…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Rue Hee aes Rab

Yetiştiren, besleyen, kayıran, perverdigar; Al- = = lah. tas. Mürebbi, seyit, malik, sahip. Rab-abd, rububiyetasf es ubüdiyet, kayıran-kayrılan ilişkisi tasavvufta önemlidir. Tüm as a varlıklar ve şeyler Allah'ın bir ismine bağlıdır. Allah'…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sefer

Yolculuk, mesafe katetme, yolda yürüme. tas. Hakk’a yönelmeye başlayan kalbin zikirle seyretmesi ve manevi yolculuk yapması. Dört çeşit sefer vardır: Seyr ile'llâh, yani Allah’a doğru yolculuk. Nefs menzillerinden başlar, ufuk-i mübine kada…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Seyr

veya Seyir Yürümek, yolda gitmek, seyyahat. tas. Hakk’a ermek üzere manevi yolculuk yapmak. Seyr iki türlüdür: Seyr ila’llah, Hakk’a doğru yürümek; sâlik Hakk'ı tanıyınca bu yolculuk biter. Seyr filâh, Hak'ta yürümek; birinci seyr bittikten…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sırr-ı tecelliyat

سرتجليا ت) +. Tecellilerin sırrı, 2. tas. Her şeyin her şeyde temaşa edilmesi, Bu da ilk tecellinin kalbe görünmesi, böylece bütün isimler arasında müşterek olan ahadiyetin seyr edilmesiyle olur. İsim öbür isimlerin hepsinin özelliklerini t…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sille

Tokat; enseleme, yakalama. tas. İlahi darbe, Allah'ın Kahhâr ve Cebbâr ismiyle tecelli etmesi; manevi tokat (Duhan 16, Burüc 12). Hak sillesinin sadâsı yoktur Bir vurdu mu hiç devâsı yoktur Kam Silsile i ar. Zincir, tas. a Genel olarak halk…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sük-ı cennet

سو § جنة) Cennetteki pazar. tas. Cennette bulunan erkek ve ka dınlara ait türlü türlü suretler. Cennet ehli, cennetteki pazara gidip burada diledikleri suretleri alır, bu suretlere girerler ve bu suretlerle ailelerine dönerler. Bir sureti b…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şutur

Düzensiz; acılı tatlılı; deve (ester). tas. Insaniyet (us). Şuün-i zatiye A'yân ve hakâikin ahadiyet-i zatiyedeki nakışları. Bu aynlar ve hakikatler ağacının dallarının, yapraklarının ve meyvelerinin çekirdeğinde kuvve halinde bulunması gib…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şâkird

(شا كرد) veya Şâgırd Şeyhe üstat, müride şâkird (öğrenci, çömez) denir. Özellikle fütüvvet ehli olan ustalar çıraklarına şâkird derdi. Yetenekli çırak için de “şâkirdi, ustasına peştemal kuşatır,” denir. Şâkirdleri taş yonarlar, yonup üstad…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Secere

Ağaç. 2. tas. a Tarikat silsilelerini gösteren şema. b Külli cisim kitlesini yöneten kâmil insan (İFM, ct; İbn Arabi Şeceretü”1-kevn). Şecere-i marifet Marifet ağacı; marifetullah ( SF). Şecere bir ağaçtır ki, Hz. Musa o ağacın olduğu taraf…

↗