ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
640 sonuç · toplam 903 · “Tâbi” · 3/27
01Fehvâniye
Misal âleminde Hakk'ın doğrudan hitabı (İFM; Kı; cr).
Fıtrat
Dini kabule uygun ve hazır tabiat, yaratılış ve yapı (cr, sr).
Firaset
Sezmek, hissetmek. tas. Yakin, keşfetme ve gaybı görme. Gaybı bilme, hads. Tabii firaset: Bazı karinelerle bazı hususları bilme. Bu genel firasettir. İlahi lütuf olarak firaset: Allah'ın kalplere verdiği ilhamla bir şeyi bilme.
Fütur
Yarmak, yarık. tas. Belirme ve buna tabi olan hususlar ile halkın Hak'tan seçilir hale gelmesi ve farklılaşması.
Gamze
a Güzel gözde, özellikle gözün kuyruğunda görülen insanı mest eden hareket; yan bakış, göz süzme. b Çene ve yanaktaki hafif çukur. tas, Idrak edilen işaretler (115). Gamzen cefâsı âşıka ayn-vefâ gelir Bimâre iltifatı tabibin devâ gelir Yaki…
Hal‘-i na‘leyn
İki nalını çıkarıp atmak. Hz. Mûsâ’ya mukaddes vadide ayakkabılarını çıkarmasının emredildiği âyetin tasavvufî yorumundan doğan tabirdir. Sembolik olarak iki cihandan, yani dünya ve âhiret karşılığında çıkar gözetme düşüncesinden vazgeçmeyi…
Hasta
Hasta-dil, tasavvuf yolunda ve sülükta geri kalan (sr). 2. Bimâr, âşık, sevdalı. Ey her maraz ilâcına hükm eyleyen tabib Bimar-i dert-i aşk olanın yok mu çâresi Fuzüli Bir hastaya vardın ise bir içim su verdin ise Yarın anda karşı gele Hak…
Hayâ
(حياء) Utanma. Kınanma endişesi sebebiyle nefsin bir şeyi yapmaktan veya yapmamaktan sıkılması. İki türlüdür: tabii hayâ, mahrem yerlerin açılmasından insanın utanması gibi; dini hayâ, yani Allah'tan korkan bir müminin günah işlemekten utan…
Heba
Toz, zerreler. tas. Içinde âlemdeki bütün suretlerin açıldığı, şe- killerin meydana geldiği madde. Bununla beraber hebanın vücutta bir aynı yoktur. Yalnızca içinde bulundurduğu suretler itibariyle vardır. Aslı itibariyle yoktur. Bu bakımdan…
Hitap i ar
خطا ب) Flestii bi-Rabbiküm hitabı; Allah'ın ezelde kullarına “Ben sizin | Rabb'iniz değil miyim?” diye seslenmesi. Bezm-i elest. Bkz. Hutbe-i kün, |
Huluk
ç. Ahlak Huy, tabiat. 2. tas. Fazla düşünüp taşınmaya ihtiyaç göstermeden iyi davranışların kolaylıkla sergilenmesini sağlayan bir meleke (Tk 1:426; CT; ). Huluk-i azim Fevkalade mükemmel huy. Sâlikin iki cihanı terk edip bütün varlıgıyla A…
Huşyari
») Ayık, şuurlu ve aklı başında olma hali. 2. tas. Coşkun, aşk hallerinden zahir ve bâtın sıfatların ifâkât bulması, aşkın galebesiyle kendinden geçen sâlikin kendine gelmesi hali. İlk sahiv hali (us); tevhit makamı, sâlikin istikamet üzere…
İhtiyar
(ا ختيا ر) x. İrade, seçme, tercih etme. 2. tas. Allah'ın kul içinde yaptığı tercih. Kul, Allah'ın kendisi için yaptığı tercihi yine onun inayetiyle tercih eder; daha doğrusu kendi iradesiyle değil, Hakk'ın iradesiyle irade eder. Sâlikin Ha…
İkrar vermek
Söz vermek, üstlenmek. 2. tas. Mevlevilikte ve Bektasilikte tarika- ظ 181 | İlim mm m Me A ال تاس رما te girmeye ve şeyhe bağlanmaya talibin söz vermesi, biat yapması (AM 260-266). Ikrar verilirken okunan tercemana terceman-ı ikrar denir; “…
İnâyet
Le) Lütuf, ihsan, kayırma. tas. Allah'ın kulunu kayırması, İnayet-i hak İlahi inayet; Hakk'ın insanı kayırması, koruması ve kollaması, ona İnfisal a e disa destek olması. İki cihan zindan ise gerek bana bostân ola Ayruk bana ne gam gussa, ç…
Kâf u nün
Nr. Arapçada, külli iradenin sureti kün (ol) emrini oluştu- | ran k ve n harfleri, 2. tas. Ahah yaratmayı dilediği bir şeye “ol” (kün) der, o şey derhal olur. Allah yaratmayı irade ettiği şeyi kün kelimesi aracılığıyla yaratır. Bkz. Kelime,…
Kalp
Gönül; insanın mânevî idrak merkezi. Kelimenin kökündeki dönme ve değişme anlamı, kalbin hâlden hâle geçmesiyle ilişkilendirilir. Tasavvufî anlamı Kalp ilâhî hitabın muhatabı, marifet ve irfanın mahalli kabul edilir. Nefis terbiyesi ve ziki…
Kass
veya Kussâs (Ge Les) Kıssacı, kıssa anlatan, kıssahan, kıssagü. 2. tas. İlk zahitler döneminden başlayarak camilerde, sohbet toplantılarında ve hatta çarşıda pazarda kıssa anlatan ve bu yolla halkı etkilemeye çalışan vaiz ve zahitler vardır…
Kavâmi
Köstekler, engeller. tas. Tabiatın, nefsin, hevâ ve hevesin ica- | bına göre insanın hareket etmesine engel olan köstekler. Kavâmi Allah’a doğru | seyreden ve o tarafa yönelen inayet ehline gelen isim imdatlan | ve ilâhî teyitleridir (kn).…
Kesret-Vahdet
(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…
Kin
Öç, intikam. 2. tas. Kahhariyet sıfatının baskın durumda olması (us). Kirişme (4+, (كير veya Girişme 1. Gamze, naz, işve. 2. tas. Celali tecelli (sr). Kitab-ı cami Akıl ve ruh ibariyle insan-ı kâmil. Buna hakikati camia da denir. Kitab-ı il…
Kitap
Cem ve zam (toplama ve ekleme) mertebesi. Harfler bir araya getirilerek ve birbirine eklenerek metnin anlamı anlaşılır hale gelir. 2. Kaza ve kader. 3. Süfilere göre kitap da mâsivâdır, diğer maddi şeyler gibi onunla olan ilgiyi de kesmek l…
Kün
Ol, Allah bir seyi yaratacağı zaman ona “ol” (kün) der, o da oluverir |. Tasavvufta Allah'ın bu sözlü emrine kelimetu'l-hazret ve kelime-i tekvin, kün hitabi denir. Ol (Kün) dedi bir kerre var oldu cihan Olma derse mahvolur ol dem heman 5.…
Levh
Belli bir süreyle sınırlanmış yazı ve takdir. Kitab-ı mübin, külli nefs. Dört türlü levh vardır: Akl-ı evvel levhi, mahv ve ispattan evvelki kaza (takdir) levhidir. Levh-i mahfüz, birinci levhte külli olan hususların ayrınth hale getirildiğ…