ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
111 sonuç · toplam 178 · “İ‘câb” · 3/5
01Sehâ
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Bast
1.2.5. Kabz ve Bast Kabz ( ضبقلا) ve bast ( ط سبلا) kavramları mutasavvıfların hal yahut makam olarak değerlendirdikleri iki kavramdır. Söz gelimi Serrâc, Kuşeyrî ve Hücvîrî eserlerinde kabz ve bast kavramlarına hal olarak yer verirlerken,…
Cûd
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Tuma’nîne
1.3.8. T uma’nîne Tuma’nîne ( ةنينأمطلا) tasavvuf kaynaklarında yer alan ve bazı sûfîlerin makam olarak değerlendirdiği bir kavramdır. T uma’nîne kavramına Serrâc haller, Herevî ise “Vadiler” bölümündeki makamlar arasında yer vermiştir.591…
Sabır
1.1.8. Sabır ve Şükür Mutasavvıfların üzerinde önemle durdukları ve eserlerinde uzunca yer ayırdıkları sabır ( ربصلا) ve şükür (ر كشلا) kavramları hemen tüm tasavvuf kaynaklarında yer alan terimlerdir.197 Serrâc, Kelâbâzî, Ebû Tâlib el- Mek…
Evbe
1.2.5. Tevbe, İnâbe ve Evbe Mutasavvıfların ekseriyetine göre tevbe ( ةبوتلا), tasavvuftaki makamların ilki olmakla birlikte seyrü sülûkun her aşamasında önemini yitirmeyen bir kavramdır.356 Bazı tasavvuf kaynaklarında tevbe tek başına ele…
Vekâlet
Bir kimsenin, bir veya birçok işi yapmak için, başkasını kendi yerine koyması yâni başkasına iş havâlesi. Vekil edene sâhib veya müvekkil, vekâlet verilip yerine geçirilene vekîl denir. (Bkz. Vekîl) Vekâlet, îcâb ve kabûl ile olur. Yâni müv…
Mukayyed
Kayıtlanmış, bağlanmış; mutlak olmayan, bir sıfat, hâl, gâye veya şarta bağlı olan lafız (söz). Nisâ sûresinin doksan ikinci âyet-i kerîmesinde bir mü'mini hatâ ile öldürenin, keffâret (cezâ) olarak mü'min bir köle âzâd etmesi, buna gücü ye…
Sürûr
1.5.12. Sürûr Sürûr ( رورسلا) Herevî’nin eserinin “Velâyet” bölümündeki makamlar arasında ele almış olduğu bir kavramdır.893 Sözlükte “içte gizlenen sevinç ve ferahlık” anlamlarına gelmektedir.894 Herevî’ye göre sürûr, kapsamlı bir sevinmey…
Mukarrebûn
1.1.2. Ebrâr, Sâbikûn ve Mukarrebûn Ebrâr ( راربأ لا), sâbikûn (ن وقباسلا) ve mukarrebûn (ن وبرقملا) kavramları mutasavvıflarca müminlerin ve özelde tasavvuf ehlinin dereceleri ile ilgili olarak sıklıkla atıfta bulunulan kavramlardır. Öyle…
İhbât
1.1.4. İhbât İhbât (ت ابخإ لا) Herevî’nin, eserinin “Ebvâb” bölümünde makam olarak ele aldığı bir kavramdır.118 Tuma’nîne kavramı ile yakın anlamlı bir terim olan ihbât, sözlükte “yerden daha alt seviyede olmak, huşû, tevazu göstermek, saki…
Tâzim
2.2.4. Tâzim Tâzim ( ميظعتلا) kavramı, Herevî’nin, eserinin “Vadiler” bölümünde ele aldığı bir makamdır.995 Sözlükte “yüceltmek, ululamak ve büyük addetmek” anlamlarını ifade etmektedir.996 Tasavvufta ise tâzim, Allah’ın yüceliği karşısında…
Metânet
Sağlamlık, dayanıklı olma. Türklerde önce, itâat (söz dinlenme, emre uyma) duygusunu kırmak ve mânevî râbıtalarını (bağlarını) parçalamak, dînî metânetlerini zayıflatmak îcâb eder. Bunun da en kısa yolu, an'anât-ı milliyye (millî gelenekler…
Meşveret
Aklı, fikri kuvvetli, ileriyi gören kimse ile bir konu üzerinde fikir alış-verişinde bulunma; danışma. (Bkz. Müşâvere) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Onlar ki, Rableri için dâvete icâbet etmekte namazı dosdoğru kılmaktadırl…
Muğnî (el-Muğnî)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hikmeti îcâbı, her şeyin ihtiyâcını giderici, tamamlayıcı ve lütfuyla doyurucu.
Reyn
1.5.11. Reyn Çeşitli günahların yol açtığı mânevî hastalıklardan birini ifade eden reyn (ن يرلا) Serrâc ve Hücvîrî’nin tasavvuf ıstılâhları arasında yer verdiği bir kavramdır.884 Sözlükte “kir, pas ve örtü” gibi anlamlara gelen885 reyn, Ser…
Hal’u’l-âdât
Arapça, âdetlerden, alışkanlıklardan sıyrılmak, kurtulmak mânasını ifâde eder. Kulun, tabiat ve âdetlerinin icabettirdiği özellikleri terkederek, Hakk’ın emrine uyup, kulluğu gerçekleştirmesidir.
Kamer Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli dördüncü sûresi. Kamer sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Elli beş âyet-i kerîmedir. Ayın yarılıp bölünmesi mûcizesi anlatıldığından Sûret-ül-Kamer denilmiştir. Sûrede, kıyâmetin yakın olduğu, buna rağmen müşriklerin n…
Hakku’llah
Arapça, Allah hakkı demektir. Bektaşî tâbiridir. Hasat zamanı, baba veya dede vekillerinin, köylülerden topladığı belli miktardaki bir tür vergiye verilen ad. Ayrıca bir baba veya mürid, yolculuğa çıkacağı zaman, kendisine yapılan yardıma d…
Heyemân
2.3.8. Heyemân Heyemân (ن اميهلا) Herevî’nin eserinin “Ahvâl” bölümündeki makamlar arasında ele almış olduğu bir kavramdır.699 Sözlükte “hay- 694 Uludağ. 695 Kuşeyrî. 696 Âl-i İmrân, 3/175. Bkz. Kuşeyrî; ayrıca bkz. Serrâc, el-Luma‘; 697 Fâ…
Rehn (rehin)
Bir sebebden dolayı bir şeyi habsetmek, alıkoymak; ödenecek mal karşılığında bir malı, alacaklıda veya başka emin bir kimse elinde emânet bırakmak. İpotek etmek. Rehn ancak mal borcu için verilir ve zor ile alınmaz. Rehn akd ile yâni îcâb v…
Bekara (bakara) Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin ikinci ve en uzun sûresi. Bekara sûresi, Medîne-i münevverede nâzil olmuştur (inmiştir). İki yüz seksen altı âyettir.İçerisinde Allahü teâlânın varlığını, kudretini, büyüklüğünü, peygamberlere itâatin lâzım olduğunu göstere…
Teakkul
Aklı kullanarak, lüzumlu şeyleri öğrenirken, her şeyin haddini, sınırını aşmamak, yâni lüzumlu olanı terk etmemek, lüzûmsuz olanla meşgûl olmamak, bunlarla vakit öldürmemek. Hikmetten (ilimden) yedi şey meydana gelir: 1)Zekâ, 2)Sür'ât-ı sel…
Teennî
İlerisini düşünerek acele etmeden yavaş ve ihtiyatlı hareket etme. İşlerde acele etmemeli ve hemen karar vermemelidir. Acele ile verilen kararlara şeytan karışır. Hadîs-i şerîfte; " Acele şeytandandır. Teennî Rahmân'dandı r" buyruldu. Nefsi…