Ara
Menü
ذ

Sürûr

Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları

Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları · Mahmud Esad Erkaya

1.5.12.

Sürûr Sürûr ( رورسلا) Herevî’nin eserinin “Velâyet” bölümündeki makamlar arasında ele almış olduğu bir kavramdır.893 Sözlükte “içte gizlenen sevinç ve ferahlık” anlamlarına gelmektedir.894 Herevî’ye göre sürûr, kapsamlı bir sevinmeyi ifade etmekte olup ferahtan daha saf bir anlama sahiptir.

Nitekim ferah bazen hüznü de içinde barındırabilmektedir.

Bundan dolayı Kur’an’da ferah dünyalık duygular için kullanılırken sürûr ise daha çok âhiret ile ilgili konularda sarf edilmiştir.895 Râgıb el-İsfahânî de ferahın elde edilen bir lezzet sonucu göğsün genişlemesi olduğunu belirterek bunun daha çok bedenle alâkalı yani dünyevî lezzetler dolayısıyla gerçekleştiğini ifade etmektedir.896 Sürûr 890 Mukatil b.

Süleyman, Tefsîr, IV, 623; Taberî, Tefsîr, XIV, 199.

891 Mutaffifîn, 83/14. 892 Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 83, no. 3334; İbn Mâce, Zühd, 29, no. 4244. Ayrıca bkz. Taberî, Tefsîr, XIV, 200 v.dğr.

893 Herevî. 894 Halîl b.

Ahmed, Kitâbü’l-ayn, II, 238; Râgıb el-İsfahânî; Zebîdî, Tâcü’larûs, XII, 9. 895 Herevî. 896 Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, s.

375.

kelimesinin içerisinde yer aldığı şu âyetler sürûrun âhiret ile ilgili konularda olduğuna birer örnektir:.

ارً ورُ سُ وَ ةً رَ ضْ نَ مْ هُ اقَّ لَوَ مِ وْ يَلْا كَ لِذَ رَّ شَ هُ لَّ لا مُ هُ اقَوَ فَ “(İşte bu ihlâs ve samimiyetleri sebebiyle) Allah da onları (kıyâmet) gününün şerrinden/azabından koruyacak; (yüzlerine) nur (gönüllerine) sürûr verecek.”897.

ارً ورُ سْ مَ هِ لِ هْ أَ ىلَِٕا بُ لِ قَ نْيَوَ ارً يسِ يَ ابًاسَ حِ بُ سَ احَ يُ فَ وْ سَ فَ هِ نِيمِ يَبِ هُ بَاتَكِ يَ تِوأُ نْ مَ امَّ أَفَ “ Amel defteri sağdan verilen kimse kolay bir hesaba çekilecek ve sürûr içinde cennetlikler arasındaki yerini alacak.”898 Görüldüğü gibi Kur’an’da sürûr ifadesi bazı âyetlerde özellikle âhiret ile ilgili mevzularda geçmektedir.

Herevî ise sürûr kavramı bağlamında bu âyetleri eserine almak yerine içerisinde ferah kelimesi geçen diğer bir âyeti delil getirmeyi tercih etmiştir.

Fakat buna rağmen yukarıdaki âyetlerde açık bir şekilde sürûrun yer almasından dolayı bu kavramı farklı türevleriyle Kur’an’da yer alan kavramlar arasında değerlendirmeyi uygun görmüş bulunuyoruz.

Herevî’nin sürûr ile ilgili eserinde yer vermiş olduğu âyette şöyle buyurulmaktadır:.

اوحُ رَ فْ يَلْفَ كَ لِذَ بِفَ هِ تِمَ حْ رَ بِوَ هِ لَّ لا لِ ضْ فَ بِ لْ قُ “De ki: ‘Ancak Allah’ın lütuf ve rahmetiyle, işte bunlarla sevins inler.’”899 Âyette Allah’ın müminlere ihsân ettiği Kur’an ve İslâm nimetleri ile sevinmeleri ve mutlu olmaları istenmektedir.

Nitekim müfessirler buradaki lütuf ifadesini “Kur’an”, rahmeti ise “İslâm” ile açıklamaktadırlar.900 Esasında bir önceki âyette de Kur’an’ın insanlar için bir öğüt, mânevî hastalıklar için bir şifâ, yol gösterici bir rehber ve rahmet olarak geldiğinin belirtilmesi de sevinilmesi gereken asıl sebebin Kur’an olduğunu göstermektedir.

Yine Sehl b.

Abdullah e t-Tüsterî, âyeti “tevhid ve Muhammed (sas) ile sevinsinler” şeklinde açıklamış, Hz.

Peygamber’in âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olmasını da bunun delili olarak öne sürmüştür.901 Herevî de gerçek sürûrun ancak İslâm’ı ve Kur’an’ı anlayıp hayata aktarmak ile 897 İnsân, 76/11.

898 İnşikâk, 84/7-9. Ayrıca bkz. Abdülbâkî, el-Mu‘cemü’l-müfehres, 349. 899 Yûnus, 10/58. Bkz. Herevî. 900 Bazı müfessirler lütfu İslâm, rahmeti ise Kur’ân olarak açıklamışlardır. Bkz. Mukatil b. Süleyman, Tefsîr, II, 242; Taberî, Tefsîr, XII, 194. 901 Enbiyâ, 21/107. Tüsterî, Tefsîr, s.

76.

mümkün olduğunu düşünmüş olmalı ki sürûr makamını bu âyete dayandırmıştır. Yine Hz.

Peygamber gibi bir nimetin müminlere gönderilmiş olması da Herevî’nin vurgulamak istediği hususlardan biri olmalıdır.

Öte yandan Râgıb el-İsfahânî’ye göre Allahu Teâlâ ancak bu âyette f erahlanmaya ruhsat vermiştir.902 Bu açıklamadan sevinilmeye en layık konunun âyette ifadesini bulmakta olduğu anlaşılmaktadır.

Bundan dolayı Herevî’nin söz konusu âyeti sürûr makamı ile ilişkilendirmiş olabileceği de düşünülebilir.

Her ne sebeple olursa olsun bazı nüanslar olmakla birlikte ferah kavramının sürûr ile eş anlamlı olduğu düşünüldüğünde söz konusu âyetin sürûr kavramı için kaynaklık etmiş olduğunu söyleyebiliriz.

2.

Mânâ ve Mefhum İtibariyle Kur’an’la İlişkilendirilen Tasavvuf Kavramları Tasavvuf kavramlarının bir kısmı anlam itibariyle Kur’an’ın genel ilkelerine uymasına rağmen kelime kökü itibariyle Kur’an’da yer almamaktadır.

Bundan dolayı mutasavvıflar bazı âyetleri ihtivâ ettikleri mânâ ve muhtevâları sebebiyle tasavvuf kavramları ile ilişkilendirerek bu kavramlar için bir delil olarak öne sürmüşlerdir.

Bir önceki bölümde farklı türevleri ile Kur’an’da yer alan kavramlar ele alınmıştı.

Burada ise Kur’an’da kök kelime olarak yer almayan ancak istidlâl edilen âyetlerin, ihtivâ ettikleri mânâları ile kaynaklık teşkil ettiği düşünülen 16 kavram ele alınacaktır.

2.1.

Bilgi ve Mârifet Kavramları Mutasavvıfların eserlerinde yer verdikleri bilgi ve mârifet konuları ile ilgili bazı kavramlar kök kelime olarak Kur’an’da yer almadığından dolayı mânâ ve mefhûm itibariyle istidlâl edilmiştir. Burada da bilgi ve mârifet kapsamında mütalaa edilebilecek kavramlardan bazıları ele alınacaktır.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça sevinç demektir. Üzüntünün mukabili olan sevinç, üç türlüdür: 1- Zevk sürürü. 2- Şühûd sürürü: ilim perdesinin açılmasıyla oluşan sevinç. 3- icâbet-i semâ sürürü: Vahşet izlerini gideren müşahede kapılarını açan, sâlikin ruhunu güldüren sürür.

Sözlüğe dön