ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1805 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 23/76
01Selamet
>) Emniyet makamı, “Oraya emniyetli olarak selam (selamet) ile giriniz,” mealindeki ayetle buna işaret edilmiştir. 2. Dünyevi huzur ve refah, selamet, terk-i selamettir. Nefsin selameti ona muhalefet etmektir, felaketi ona uymaktır. “Selame…
Sema
Dinleme, işitme, kulak verme. 2. tas. a İlahileri dinleme, dini musikiyi dinleme. b Makam ve nagmeyle okunan dini metinleri dinleme. c Raksetme, devran etme, dinlenen dini musikinin tesiriyle coşup dönme. Dinleyene, söyleyene, maksada ve gu…
Ser-bürehne
Farsça başı açık demektir. Derviş kıyafeti, melâmet tavrı veya yas ve tevazu hâlini anlatan metinlerde kullanılır. Açık baş maddesine de bakınız.
Sereyân-ı vücüt Ose
يان و dr. Varlığın sirayeti. 2. tas. Rahmani nefes ve mukaddes feyz ki, âlem ve insan 0 tecellinin panlulandir (sr). Serir 1. Taht, padişahların üzerine kuruldukları taht. 2. tas. Mekânet-i ilahiyedeki rahmani mertebe, ilâhî meşhed. Hakk'ın…
Setair
+. Perdeler, hicaplar. 2. tas, Maddi şekiller (suver-i ekvân) Bu sekiller, ilâhî isimlerin mazharlandir (x). Setr (=) Örtme, perdeleme. 2, tas. a Sâlikle muradı arasındaki perde, kulla Hak arasındaki perde (hicap), maddi (cismani, kevni) ör…
Seyit
veya Seyyid. ع Sade, Sadat. Efendi, bey, saygı değer kisi. 2. tas. a Mutasavvıflar büyük süfilere ve şeyhlere genellikle seyyidt, sidt (efendim) şeklinde hitap ederler. b Hz. Peygamber'in torunu Hz. Hüseyn'in soyundan geldiklerine inanılan…
Sıdk
(صد ق) 7, Doğruluk. Verilen hükmün olguya uygun bulunması, 2. tas, a Mahvolmanın söz konusu olduğu yerlerde bile hak olanı söylemek. b Yalandan başka bir şeyin insanı kurtaramayacağı hallerde dahi doğruluktan ayrılmamak. ¢ Kişinin itikadınd…
Sıdk-ı nur
قنور) 40) + Doğru ışık. 2. tas. Sonrasında perdelenme Cistitâr) hali bulunmayan keşf hali. Bu keşf, ardından yağmur yağan şimşeğe benzer, Peş peşe tecelli ve istitâr haline maruz kalan sâlikin hali karışıktır; ama keşf ile cem maka- mına ul…
Sırr-ı tarikat
Tarikat sim, Müridin bütün بم » hallerini yalnızca mürşidine söylemesi, itirafları, 2, Beka billah makamında Hak ile hak olanların bu makamda yaşadıkları ruhi hazlar. 3. Şeyhin halifesine tevdi ettiği manevi emanet (sME 110; SME 33). Her ta…
Sille
Tokat; enseleme, yakalama. tas. İlahi darbe, Allah'ın Kahhâr ve Cebbâr ismiyle tecelli etmesi; manevi tokat (Duhan 16, Burüc 12). Hak sillesinin sadâsı yoktur Bir vurdu mu hiç devâsı yoktur Kam Silsile i ar. Zincir, tas. a Genel olarak halk…
Simurg
Otuz kuş, Anka, tas. İnsan-ı kâmil, Attarin Mantiku’t- Tayr'ında kuşların Padişahı; Hüdhüd kılavuzluğunda yola çıkan kuşların yedi vadiyi geçtikten sonra ulaştıkları Padişah; Allah. Bkz. Anka.
Sîne
Farsça göğüs . Tasavvuf şiirinde gönül ve sırların mahalli; mânevî bilginin ve ilâhî aşkın taşındığı iç merkez anlamında kullanılır.
Siyâh-rûyî
Yüz karalığı; mahcubiyet ve kötü hâl. Tasavvufî sembolizmde imkân âleminin eksiklik, perde ve bağımlılık yönünü anlatmak için kullanılabilir. Irk veya ten rengi bildiren bir tasnif değildir.
Sohbet
Söyleşi, hasbihal, arkadaşlık, yoldaş olma. tas. İlk süfiler sohbete büyük önem verir, tasavvufi bilgileri ehil ve hevesli gördükleri muhiblerine özel sohbetlerde aktarır, eğitim ve öğretimde sohbeti esas alırlardı. Sohbette istifade edilen…
Subha
Kara kilim, siyah zemin. tas, a Heyula adı da verilen hebâ. Hem belirsiz, hem de mevcut olmaması sebebiyle hebâya bu isim verilmiştir. Hebâ, kendi kendine değil, ondaki Suretler itibariyle vardır. b Heba bir siyahlıktır (zulmet) ki, Allah h…
Safi
T. Saf ve aba giyen. 2. tas. a Eren, ermiş. Gönlü saf (saf derün) ki- Şİ. b Mâlik ve memlük olmayan ¢ Nefsinden fani, Hak ile baki. d Zahirde halk ile bâtında Hak ile olan. e Sukat ettiği halde muhatabın sırrını okuyan. Nefsinde ölen, Hak i…
Suhte
1, Yanmış, bağrı yanik, süzgân. 2. tas, Kullukta kemal makamı, Hak ile hakikatlenme hali, “Çiğ idim, Piştim, yandım”. Dilde kim saz ola ney gibi nefesten bilinir. Hânenin şenliği içindeki sesten bilinir Aftabi Halilim, saz-i aşkı âteş-i aşk…
Sultan
Kuvvet, kudret, zor, delil, padişah. tas. Velilere öteden beri Sultan ve şah unvanlarını vermek âdet olmuştur. Sultan Halil (Nakşi), Sultan Ahmed (Yesevi), Sultan Veled (Mevlevi), Emir Sultan (Bursa'da) Karaca Ahmed Sultan (İstanbul'da). So…
Suret
Şekil, biçim. tas. İnsan-ı kâmil, Allah insanı kendi suretinde yarattığından, kâmil insan Hakk'ın suretidir; çünkü Hak, bütün isim ve sıfatlarıyla en mükemmel biçimde onda tecelli etmiştir. Yine bu yüzden o yeryüzünde Allah'ın halifesi olmu…
Sirdar
Sevinç. tas. Kulun bedenini ve ruhunu kapsayan, her türlü hüzünden arınmış neşe hali.
Şutur
Düzensiz; acılı tatlılı; deve (ester). tas. Insaniyet (us). Şuün-i zatiye A'yân ve hakâikin ahadiyet-i zatiyedeki nakışları. Bu aynlar ve hakikatler ağacının dallarının, yapraklarının ve meyvelerinin çekirdeğinde kuvve halinde bulunması gib…
Bee BUS Bile Şâd-Şâdi
Neşe, Sevinç. tas. Kabz ha. fe b linden sonra sâlikin bast haline geçmesi (sr), ae b Çalış gam-ginleri şâd etmeye şâd olmak istersen Be ee Sevindir kalb-i nasi gamdan âzâd olmak istersen ie ie Esad M. Pasa ue ne Bue Gönül yapmak habibim Ka'…
Şahit
> Tanık, gören, hazır olan 2. tas. a Kalpte hazır olup daha fazla hatırlanan ve sözü edilen. “Falan ilim şahidi iledir,” demek aklı fikri hep ilimle meşguldür, zihninde sürekli ilim konuşu vardır, zihindeki Şey âdeta gözünün önündedir,” dem…
Şarap
Meşrubat, içki, mey, bade. tas. Coşkun aşk halleri ki, sahibini kınanmayı gerektirecek hal ve hareketlerin içine sokar, Bu da sülûkün sonuna gelen kemal ehline mahsustur (us). Tasavvufta şarap aşkı, mahabbeti, şevki ve vecdi temsil eder. Şa…