ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
548 sonuç · toplam 1105 · “akar” · 2/23
01Çarpmak
Bir ermişin veya yatırın gazabına uğramak. Velilere, ermişlere, yatırlara veya kutsal şeylere hakaret eden kişilerin ermişlerin ve yatırların maneviyatı ve ruhaniyeti tarafından cezalandırılması. 2. Bâtın kılıcı, tahta kılıç. Bkz. Çarpmak.…
Der-bahten
با ختن) 55) + Oyun oynamak; kumarbazlık; kumarda kaybetmek, zarara uğramak. 2..كما Önceden işlenen amellerin mahvolması ve gözden kaybolması (115). Hak âşıklarının aşkları uğruna en değerli sermayeleri olan amel ve ibadetleri bile gözden çı…
Dua
Yakarış, yalvarış, niyaz, dilek dileme, halini arz etme. tas. Kulun Hakk’a yakarışı. Halkın duası lisanla, zahitlerinki fiille, ariflerinki hal diliyedir. Dua sevgiliye özlem duymaktır. Dua Hakk'ın huzuruna utanarak çıkmaktır *.
fetvâ
huk. Sözlük anlamı, “Bir olayın hükmünü açıklayan veya hükmü koyan ya da karmaşık konuları çözen. ” olan bu söz, İslâm hukukunda şeyhülislâm veya müftü tarafından dinî-hukukî konularda verilen şeriate uygunluk veya aykırılık hükmü ya da kar…
Fasl
Ayrılma, kopma. tas. Âşıkın sevgilisinden umduğu şeyi elden kaçırması, ayrı düşmesi. Tasavvufta, vaslın hazzı faslın elemiyle, ermenin zevki ayrılmanın acısıyla karışık olarak bulunur. Vasılsız fasl, fasılsız vasl olmaz. Faslu’l-vasl Ermede…
Feryat
Çığlık, haykırma. tas. Mecburi (ve yüksek sesle) yapılan zikir. Kendinden geçip kendini bırakarak avaz avaz Allah’a yakarma. Fuzüli kıldı feryâd u figânın tire gerduni Henüz ol mâh sormaz kim ne feryâd u figândır bu
Fütüvvet
6 43) Gençlik, yiğitlik, mertlik. 2. tas. a Fedakârlık, feragat, mertlik, adamlık, insanlık, bir kimsenin sırf insani mülahazalarla başkalarının hak ve menfaatini kendisininkinden önde tutması; toplumun ve fertlerin kurtuluşu ve mutluluğu i…
Gıybet
Çekiştirme, koğuculuk. tas. Bir kişinin fena hallerini ve kötü huylarını gıyabında söyleme. Yüzüne karşı söylenirse buna hakaret, şetm denir. Bir kimseden, onun bulunmadığı yerde, duyması halinde hoşlanmayacağı bir biçimde söz etmek.
Habbetu's-sevda
Siyah habbe. 2. Çöreotu. Divan şiirinde sevgilinin beni, eskiden nazara karşı kullanılan çöreotuna benzetilir. Bkz. Sevda. Çöreotu. Divan şiirinde sevgilinin beni, eskiden nazara karşı kullanılan çöreotuna benzetilir. Bkz. Sevda.
Halvet
Uzlet, inziva, yalnızlık, tek başına yaşamak topluma karışmamak, ihtilat halinde olmamak. 2. tas. a Ne bir meleğin ne de diğer herhangi bir 1 kimsenin bulunmadığı bir halde ve yerde Hak ile sirren (manen) konuşmak, ruhen sohbet etmek (İFM;…
Hasta
Hasta-dil, tasavvuf yolunda ve sülükta geri kalan (sr). 2. Bimâr, âşık, sevdalı. Ey her maraz ilâcına hükm eyleyen tabib Bimar-i dert-i aşk olanın yok mu çâresi Fuzüli Bir hastaya vardın ise bir içim su verdin ise Yarın anda karşı gele Hak…
Hat
Ayva tüyü, delikanlının yüzündeki sakal. tas. a Gayb âlemi. b Varlık mertebelerinin en yakını olan âlem-i ervahın taayyünatına işaret c Mücerret ruhlar âleminden ibaret olan kibriya âlemi (sr). Hatt u hâlin iki böldü bu cihânın halkını Biri…
inşân
“Beşer, insan topluluğu. ” anlamında olan “ins” sözünden gelen bu terim, erkek veya dişi bu türün her ferdi için kullanılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de altmış beş yerde aynı anlamda kullanılan bu söz, varlık olarak bütün yön leriyle ifade edil…
Hız
Koruma. tas. a Evliyanın günah işlemekten ve hatada ısrar etmekten korunma hali. Peygamberlerin ismet sıfatına karşılık, ermişlerin hıfz sifatı vardır. Peygamberler masum, veliler mahfuzdur. Allah peygamberi günah işlemekten, veliyi günahta…
Hilm
Yumuşak huylu olmak. tas. Ofke ve hiddet zamanında gösteri- | len sükunet, hiddet gerektiren halde sakin ve serinkanlı olmak. Haksızlık yapana karşılık vermeyi ertelemek (cr). Tahammüllü ve hazımlı olma, öfkeyi yutma, halkın eza ve cefasına…
Hort
ör. Zillet, meskenet. 2. tas. a Tevazu, alçak gönülü olmak. b Ulu Allah'ın huzurunda zelil olan aziz olur. Nefsini zelil bilen Hakk'ın izzetiyle izzetlenir (sr). “Allah kendini aşağı göreni yükseltir, yüksek göreni alçaltır” (ax 11:242). Bk…
Hürmet
Saygı göstermek, değerini ve sınırını gözetmek. Tasavvuf terbiyesinde ilâhî hükümlere aykırı davranmaktan kaçınmayı; mürşide, yol arkadaşlarına, insana ve mahlûkata karşı edepli olmayı ifade eder. Hürmet yalnız dış biçim veya şahsa bağlılık…
İbâhiye
با حيه) ( “Biz günahtan kaçınma gücüne sahip değiliz,” deyip Müslümanların mal ve namuslarını mübah sayan süfi zümresi (TK 1:126; SL 538; CN 19). Ibahiyeci mutasavvıflar yalnızca kendi keyiflerine bakarlar ve “başkasına za- Tar verme de, ne…
İhvan
(0! (ا خو Kardeşler. 2. tas. Belli bir tarikate ve şeyhe bağlı olanlar birbirinin kardeşi (ihvan), bunun dışında kalanlar ecnebi, ağyâr; diğerandır (başkaları). Bazı hallerde yabancıların tarikat ayinlerine alınmaları, şeyhin özel sohbetine…
Ima
x, Işaret, hissettirme. 2. tas. a İşaretsiz ve ibaresiz hitap. b Organ hareketiyle olan işaret, işmar. c Bir bilgiyi ve manayı, kimsenin farkedemeyeceği şekilde gizlice muhataba intikal ettirme. İmâmân i ar, ماما ن) 1) 1. Iki imam. 2. tas.…
İnfak
ق) 5!) Harcama, karşılıksız yardım. tas. Hak yolunda malı ve canı seve seve feda etmek (sr).
Isar
Fedakârlık, başkalarının hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerinden önde tutma. 2. tas. Bir insanın, fayda sağlama ve zarardan korunma | konusunda kendisinden çok başkalarını, özellikle dostlarını ve din kardeşlerini düşünmesi ( 122,…
İstihare
i ar. Hayır dilemek. 2. Bir iş konusunda, hayırlı olanı göster- | İstikamet 10 te mesini Allah'tan niyaz etmek, ondan bir işaret beklemek. Bunun çeşitli yolları geliştirilmiştir; bunlardan birisi Kur’ân'ı rastgele açıp bir ayet okumak ve ay…
İtisam
( طر اق ( Başı önüne eğme, önüne bakarak yürüme. Zahit ve süfiler lüzumsuz bakışlardan sakınır, önlerine bakarak yürür, Rab'larından hayâ ettiklerinden dik başlı olarak yürümez; hal ve hareketleriyle alçak gönüllü olmaya çalışırlar. Nakşili…