ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
82 sonuç · toplam 573 · “Terbiye” · 2/4
01Lakit
Buluntu; nesebi belirsiz tas. Belli bir seyhten tasavvuf ve tarikat adabı öğrenmemiş, bir şeyhin gözetim ve denetimi altında sülûk ve terbiye görmemiş kimse. Böyleleri, başkalarını irşat ehliyetine asla sahip değillerdir. Tarikat babasını b…
Mârifet
Bilmek, tanımak ve tecrübeyle edinilen bilgi. Tasavvufta sûfînin mânevî hâlleri yaşayarak ve hakikatleri tadarak elde ettiği irfanı ifade eder. Hakk’a ilişkin bu bilgiye mârifetullah , sahibine ârif veya ârif-i billâh denir. Sûfîler mârifet…
Mecaz
Bir kelimeyi asıl anlamı dışında ilişki ve benzerlik yoluyla kullanma; geçici ve iğreti olan. Tasavvuf dilinde dünya ve yaratılmış güzellikler, kalıcı hakikate işaret eden mecazlar olarak okunabilir. Mecazdan hakikate “Mecaz hakikate köprüd…
Yesevî hikmeti
Yesevî çevresinde tevhid, tövbe, nefis terbiyesi, sünnete bağlılık ve âhiret şuurunu sade Türkçe manzum sözle öğreten irşad metni. Dîvân-ı Hikmet nüshaları farklı dönemlerin ortak hafızasını taşıdığı için her şiir doğrudan Ahmed Yesevî’ye a…
Nazar ber-kadem
Yürürken bakışı ve dikkati dağıtan şeylerden korumak; sâlikin attığı adımın yönünü ve niyetini gözetmesi. Hâcegân ve Nakşibendî terbiyesinde dış bakışın dağılmasını azaltarak kalp huzurunu ve mânevî dikkati korumayı anlatır.
Pîr-i mugân
Kelime olarak Mecûsîlerin başrahibi. Tasavvuf ve divan şiirinde aşk şarabını sunan kâmil mürşidi, kutbu ve hakikat rehberini anlatan mecazdır. “Meyhane”, “şarap” ve “sâkî” ile birlikte kullanıldığında dinî içkiyi değil, vecd, mârifet ve ilâ…
Riyazet
5) İdman, eğitme, terbiye ve ıslah etme, boyun eğdirme, çekici ama zararlı şeylerden uzak kalmaya, zor ama faydalı şeyleri yapmaya kendini alıştırma. Süfiler az yemeye, az konuşmaya az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikr ve tefekkür etmey…
Şeyh ia
Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…
Tehzib
(تهذ يب) Düzeltme, halis hale getirme, islah etme. tas. İlmi ve ameli, bunlara yakışmayan şeylerden arındırmak, hem bilgi, hem davranış yönünden temiz ve pak olmak; ilmi cehaletten, ameli riyadan arındırmak. Adetle ibadet olmaz. Âdet ikinci…
Üveysîlik
Bir kişinin yaşayan bir mürşidle fiziksel olarak görüşmeden, Hz. Peygamber’in veya daha önce yaşamış bir velinin ruhaniyetinden terbiye ve feyiz aldığına inanılan mânevî intisap biçimi. Adını, Hz. Peygamber’i görmediği hâlde ona derin bağlı…
Salât
Namaz; tekbirle başlayıp selâmla tamamlanan, kıyam, kıraat, rükû ve secdeden oluşan temel ibadet. Müslümanlara günde beş vakit farz kılınmıştır. Salât kelimesi bağlama göre dua ve rahmet anlamlarını da taşır. Hz. Peygamber’e salât etmek, on…
Cihad
Bir amaç uğrunda bütün gücüyle çalışmak ve gayret göstermek. İslâmî literatürde kişinin nefsiyle mücadelesinden toplumu savunmaya kadar farklı bağlamlarda kullanılan geniş kapsamlı bir terimdir. Tasavvuf kaynakları, kötü huyları yenme ve ne…
Felâh
Kurtuluş, selâmet ve murada erme. Dinî kullanımda insanın iman, salih amel ve güzel ahlâkla dünya ve âhiret saadetine ulaşmasını anlatır. Tasavvuf terbiyesinde felâh, nefsin bencil arzularından arınma ve kalbin Hakk’a yönelmesiyle ilişkilen…
Tevhid
Allah’ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve benzersiz olduğunu kabul etmek. İslâm inancının merkezidir. Tevhîd-i ulûhiyyet İbadetin yalnız Allah’a yöneltilmesi. Tevhîd-i rubûbiyyet Yaratma, yönetme ve terbiyenin mutlak sahibinin Al…
Nâzi'ât suresi
Nâzi'ât suresi a. [< Ar. “Sûretü’n- Nâzi'ât” ] Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş dokuzuncu, iniş sırasma göre seksen birinci suresi olup “Nebe' suresi” nden sonra ve “İnfitâr suresi” nden önce suresi olup Mekke döneminde nazil olmuş ve kırk altı âye…
edep, -bi
edep, -bi a. [Ar. ] 1 Bir toplumda gelenek ve göre nekler doğrultusunda ortak de ğerler olarak benimsenmiş iy davranışlar veya âdâbmuâşeret kuralları için kullanı lan bir terim, terbiye, hüsn-i ah lâk. İslâm dini sosyal hayat için de “edep”…
Teheccüd
Yatsı namazından sonra uyuyup gecenin bir bölümünde kalkarak kılınan nâfile namaz. Vakti yatsıdan fecr-i sâdığa kadardır; iki rekâttan başlanarak çift rekâtlar hâlinde kılınır. Kur’ân’da gece ibadeti özellikle İsrâ sûresinin 79. ve Secde sû…
Bayramiyye
Hacı Bayrâm-ı Velî’ye nispet edilen, 15. yüzyılda Ankara merkezli olarak teşekkül eden tasavvuf yolu. Teşekkül ve irşad anlayışı Hacı Bayram’ın Somuncu Baba diye tanınan Hamîdüddin Aksarâyî’den aldığı terbiye çevresinde gelişti. Şehirli, es…
sefer (II)
sefer (II) a. [Ar.] tas. Tasavvuf inancında, sûfîlerin nefsi terbiye etmek ve Allah’a ulaşmak için bedenle veya kalb yoluyla yaptığı yolculuk.
câmi-i selâtîn
Sultan camileri. câmi (III) cl [< Ar.cem'] Hadis biliminde, bünyesinde pek çok farklı konuyu içeren hadis kitapları. Bu konular, hadis biliminde sekiz olarak tespit edilmiş ve benimsenmiştir: İman ve aka’id. 2. İbadet ve mu’âmelât. 3. Ahlâk…
şarâb-ı aşk
Tasavvuf inancında “Aşk şarabı” anlamındaki bu uterim, sevgi ve muhabbet vanısıtası olarak nitelenmiş, mmaddî dünyadan sıyrılarak eti manevî dünyaya yönelme ve İlâhî aşka kavuşma için bir lış vasıta olarak görülmüştür. baka şarâb-ı cennet a…
Sırr-ı rubûbiyyet
Rab oluşun, terbiye ve idare edişin ilâhî sırrı. Kulun varlık ve yönelişinin Allah’ın rubûbiyyetiyle ilişkisini anlatan tasavvufî ifadedir.
Rab
Terbiye eden, yetiştiren, yöneten, sahip olan ve gözeten. Mutlak anlamda Allah için kullanılan temel Kur’ân kavramlarından biridir. Rab ismi yaratma ile terbiyeyi birlikte anlatır: Allah varlığı meydana getirir, ihtiyaçlarını karşılar ve on…
Fukara Keşkülü
Bazı tasavvuf okulları, eskiden nefis terbiyesi için, manevî eğitimin başlangıcında, halktan birşeyler istemeye çıkarlardı. Ellerinde, keşkül denen çukur bir kap ile dolaşırlar. İçini doldururlar, sonra da getirip şeyhe teslim ederlerdi. Şe…